Gemi ile Malta Gezisi

Gemimiz MSC Preziosa, Valletta limanına sabahın erken saatinde yanaştı.

Bütün gün buradayız ve geçen gelişimizde yaptığımız hatayı bu gün  tekrarlamayacağız. Geçen sefer HopOnHopOff Bus’lara binmiştik ve kalabalıktan ve geminin yarım gün burada kalmasından dolayı sıkıntı yaşamıştık. Bu sefer sabah sabah, limandan çıkınca sağ tarafımıza doğru yürüyor ve orada 1 € verip şehir asansörü ile şehrin üst mahallesine, Üst Baracca bahçelerinin içersine çıkıyoruz. Buradan çok güzel bir liman manzarası ve bakımlı bahçe ve binaları seyrediyoruz ve gördüklerimi sizler için fotoğraflıyorum.

Daha sonra Malta’nın en eski kilisesi önümüze çıkıyor. (Church of Our Lady of Victoria) İçerisini geziyoruz ama restorasyonda olduğundan kısa oluyor. Belediye binası ve ara sokaklardan kıvrılarak, ana cadde Republic Street’e ulaşıyoruz.

Bütün binaları korunmuş veya aslına uygun şekilde inşa edilmiş olduğundan, muhteşem mimarı ve mühendislik harikası olan bu şehre hayran olmamak ne mümkün. Başıboş olarak bu sokaklara kendinizi salın ve kaybolun. Yolunuzun üzerindeki St. John Katedrali’ni görün ve içersini gezin. 6700 kişilik nüfusa sahip bu şehirde 16.Yüzyıldan kalma ve Kudüs hâkimi St. John şövalyelerinin izleri bulunmaktadır. Sarı taşlarından dolayı altın şehir olarak da adlandırılan adayı ve şehri, bu seferimizde belediye otobüsü ile gezmeye karar verdik. 3€ ya bütün gün geçerli bilet alıp kendimizi Mdina yollarına vurduk. Malta şövalyelerinin ilk ikametgâhı ve üstatlar sarayının da bulunduğu bu korunaklı şehri bir defa daha görmek nasip oldu. Sokaklarında bir defa daha dolaştık ve surlarla çevrili bu şehrin en yüksek noktası olan bu Fontenella Cafe’de de bir kahve free wi-fi molası vererek, uzaktan hem Valletta’yı hem de diğer kasabalar Mosta ve Rabat’ı uzaktan seyrettik.

2 saatlik bir Mdina turundan sonra tekrar otobüse binip Valletta’ya geri döndük. Belediye otobüsleri merkez kalkış ve iniş yeri Triton çeşmesinin de bulunduğu meydanı da bir kere görmeniz lazım. Burada ana cadde olan Republic Street’e tekrar giriyoruz ve boylu boyunca uzanan lüks ve hediyelik eşya satan mağazaları inceliyoruz. Yolun sonunda St. Elmo Kalesi'ne varıyoruz. Tabii ki yolumuz üzerinde Yeni Parlamento binası, 2. Dünya Savaşı’nda bombalanan Royal Opera binası, Manoel Tiyatrosu Ulusal kütüphane ve Adliye binalarının muhteşemliğini görebilir, içerilerini gezebilirsiniz.

Evet, hava da kararmaya başladı ve yağmura yakalanmadan en yakın yoldan limana iniyoruz ve gemimize kavuşmak üzere iken beklenen yağmur bastırıyor. İşte bu mevsimin de sürprizleri bunlar. Eğer yaz aylarında buraya gelirseniz, kesinlikle Malta’nın o kendine has renkleri ve stilinde yapılmış olan kayıkları ile denizden bir çevre gezisi yapmak, hatta sualtı güzelliklerini de seyretmenizi öneririm.

Eveeet gemide akşam yemeğimiz ve şovlarımız bizi bekliyor. Kabinimizde duşumuzu aldıktan sonra artık hava karardığından limandan gemimiz ayrılıyor. Işıklandırılmış Valletta manzarasını kaçırmak istemiyorum. Yavaş yavaş Akdeniz’de yeni limanlara doğru süzülürken, derin düşüncelere dalıp, bir kadeh cin tonik içmek istiyor canım. Şerefe! Size de tavsiye ederim.

Hepinize iyi seyirler ve yolculuklar diliyorum. 
H. Oğuz Esen
hoguzesen@gmail.com

Yazı dizisinin diğer yazıları:
http://gezimanya.com/GeziNotlari/izmir-santos-transatlantik-seyahatine-baslangic
http://gezimanya.com/GeziNotlari/cruise-ile-dunyanin-kesfi-lizbon
http://gezimanya.com/GeziNotlari/lizbonu-kesif
http://gezimanya.com/GeziNotlari/cruise-ile-dunyanin-kesfi-tenerife-la-laguna-orotavahttp://gezimanya.com/GeziNotlari/kanarya-adalarinin-baskenti-santa-cruz-de-tenerife

Etiketler

H. OĞUZ ESEN

Yazar Hakkında

H. OĞUZ ESEN

İş güç ve çoluk çocuk işlerini bitirdikten sonra emeklik günlerimi tadında geçirmek için, sıhhat ve akıl fikir yerinde iken gezmeyi seçenlerdenim.