Google+

Arama formu

GLADYATÖRLERİN DÜNYASI: ROMA

Roma demek gladyatörler demek, Roma demek tarih demek… Bir zamanların imparatorluk topraklarında belki de dünyada sadece bir şehir iki ülkeye birden aynı anda başkentlik yapıyor. İtalya’nın başkenti olan Roma aynı zamanda Hristiyanlığın merkezi Vatikan’a da bir nevi başkentlik ve ev sahipliği yapması ile daha da ilginç bir özelliğe sahip. Her noktası tarih kokan bu “Gladyatörler Şehri” gerçekten bambaşka ve gladyatörlerin dünyasına hoşgeldiniz…

Roma

Roma’da nerede kalınır derseniz; ben kesinlikle Termini bölgesini tavsiye ederim. Termini hem tren istasyonunun olduğu hem de otobüs duraklarının olduğu bir bölge ve Roma’nın bir başka yüzü… Buradan her yere ulaşmak çok daha kolay ve oteller daha ekonomik. Sırtçantalıların uğrak yeri ve diğer bölgelere göre daha canlı bir nokta. İlk yapılması gereken ise bir harita edinmek. İlk nereye gitmeli derseniz ise tabii ki Colosseum, Roma’nın simgesi. Elips şeklinde yapılmış olan bu arena gerçekten Roma İmparatorluğu’nu simgeleyen en önemli yapı. Çok ihtişamlı ve son derece etkileyici… Termini’den Colosseum’a yürüyerek 15 dakikada ulaşılabilir ve ben yürümeyi tercih edenlerdenim.  
 
Colosseum’dan sonra ise her nereye yönünüzü çevirseniz, bir tarihin içindesiniz. Colosseum’dan 5 dakika gibi kısa bir yürüyüş mesafesinde Roma’nın tam merkezinde Venezia Piazza ile karşılaşıyorsunuz ve tamamı mermerden yapılmış bu yapı gerçekten muhteşem! Roma’nın en önemli meydanı burası ve meydanda bulunan bu sarayı gündüzleri ziyaret edip Roma’yı ve etrafını tepeden muhteşem bir manzara ile görebilirsiniz. İçerisinde müze ve kitabevi bulunan bu yapının üst katında kafeteryası da mevcut.

Roma-1
Venezia

Roma bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Artık eski şehre dalmanın zamanı ve en etkileyici mekânlarından bir tanesi Pantheon Tapınağı oldu benim için. Tapınağa giriş ücretsiz ve çok güzel bir tapınak sizi bekliyor. Buradan Trevi Çeşmesi (Aşk Çeşmesi) yürüyerek 5 dakika gibi bir mesafede ve ne yazık ki benim gittiğimde tadilatta idi. Her ne kadar tadilatta da olsa burada bulunan heykeller ve yüksekliği, Trevi Çeşmesi’nin ne kadar etkileyici bir yer olduğunu göz önüne serebiliyor. Heykellerin olduğu arka platform yaklaşık 25 metre yüksekliğinde ve 20 metre genişliğinde muhteşem bir yapı. İspanyol Merdivenleri ise benim için tamamı ile bir fiyasko oldu ama İtalyanlar işte her şeyi bir güzelliğe dönüştürüyorlar. Buraya İspanyol Merdivenleri denmesinin sebebi ise İspanya Konsolosluğu’nun burada olmasındanmış. Adamlara bak ya…

Roma şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Locanda Del Sole, Capricci Romani, La Girandola Bed & Breakfast. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Bed&Bicycle GuestHouse, Hotel Tritone Rome, Hotel Giolli Nazionale gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Volturno House, Alessandro Palace Hostel & Bar, Legends tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Roma aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Roma-2
Pantheon Tapınağı

Roma-3
İspanyol Merdivenleri

Tabii ki Roma’nın her yeri gibi gündüzü ayrı güzel, gecesi ayrı güzel… Gündüz gittiğim Navona Meydanı, en beğendiğim meydanlardan ve buradaki restoranlarda pizza yemenizi ya da en azından meşhur Roma dondurmasını burada tatmanızı öneririm.

Roma-4

Roma içinde bir başka ülke Vatikan… Bana sorarsanız tam bir saçmalık. İstediğin gibi meydanına girebildiğin, askeri koruması İsviçreli muhafızların olduğu… Meydanı ise İtalyan polislerin kontrolü altında olan bir yer devlet olamaz ama olsun bakalım. Maksat Hristiyanlık merkezini dini alet ederek üst seviyede tutmak diye buna derim ben. Tam bir turist akınına uğrayan Vatikan’a 40 numaralı otobüslerle herhangi bir duraktan gidebiliyorsunuz ya da Termini’den metro ile de gitmek mümkün. Ben sabahı metro ile akşam dönüşü  ise otobüs ile yaptım. Her ikisini de tavsiye ederim. Biletler tek yöne 1,50 Euro. Günlük bilet ise 6 Euro. Vatikan’daki bahçeleri ben gezmedim ama kubbesine çıktığımda zirveden tüm Roma’yı ve Vatikan bahçelerini de görme imkânı buldum. O nedenle gitmezseniz hiçbir şey kaybetmezsiniz. Ama zirveye 7 Euro verilip çıkılır, bunu da mutlaka yapın.
 
Vatikan’a giren ana yolun aşağısında ise St. Angelo Kalesi var ve burası bir zamanlar Cem Sultan’ın da tutsak olarak tutulduğu bir kale. Çok tat aldığım bir yer olmadı. İçimde kötü bir his hissettim burası için ve girmek istemedim. Akşamları ise buradan bir fotoğraf molası için güzel bir mekân.

Roma-5
St. Angelo Castle (Cem Sultan’ın tutuklu kaldığı kale)

Roma-6
St. Angelo Castle

Roma’nın bir başka özelliği ise aslında denize çok yakın olması. Yine Roma Termini Tren İstasyonu’ndan yarım saatlik bir seyahatle denize ulaşılabiliyor. Tabii çok güzel plajlar beklemek hayal kırıklığı olabilir ama yine de denize girilebilecek sahil ve plajlar mevcut. Ostia adı verilen sahilin gayet ideal olduğu söyleniyor. Ben gitmedim ama en azından denenebilir.

Roma-7
Venezia’dan Colosseum görünümü

Roma-8
Roma’dan bir görünüm

Roma-9
Roma’dan bir görüntü

Roma… Asla 2 günde bitirilemeyecek kadar güzel bir şehir ama 2 günde gezilebilecek kadar da birbirine yakın bölgeleri olan ve gezmesi zevkli bir şehir…


Yazar Hakkında

UFUK AKKUŞ

Gezgin, Fotoğrafçı 1977 Karabük doğumlu, Safranbolu da yaşıyor.. Mesleğini çok seven bir sigortacı. Hayallerinin peşinden düştü yollara. Farklı kültürleri tanımayı çok seviyor. Gittiği ülkelerde şehirlerin gece fotoğraflarını çekmek en büyük tutkusu. Özellikle doğa fotoğrafları çok önemli onun için ve Kelebek fotoğrafları olmazsa...