Göbeklitepe'nin Az Bilinen Tarihi

Bugünlerde sıkça gündeme gelen insanlık tarihinin 0 noktası diye anılan Göbeklitepe’yi geçen yaz ziyaret etme fırsatım olmuştu. 2019 yılı Göbeklitepe yılı ilan edilmişken bu kadar yakınımızda yatan tarihi göz ardı edemezdik. Yaz aylarında ziyaret ettiğim için Güneydoğu’nun o kavurucu sıcağı ile iç içe bir seyahat oldu. Biz önce Halfeti’yi gezip sonra Göbeklitepe’ye geçtiğimiz için alana Halfeti Şanlıurfa yolundan ayrılan eski bir yolu kullanarak ulaştık. Bu yolu kullanırsanız yol boyunca Göbeklitepe yazan hiçbir levhaya rastlamıyorsunuz, ta ki son yol ayrımına kadar. Ancak telaşlanmayın doğru yere çıkıyor. Şanlıurfa şehir merkezinden gidecekler Urfa-Mardin otoyolunu takip ederek Göbeklitepe’ye ulaşabilir. Araçla gidemeyecek ziyaretçiler içinse şehir merkezinden günde iki karşılıklı sefer şeklinde 100 numaralı otobüs çalışıyor.

1

Göbeklitepe’nin tarihine şöyle bir bakacak olursak insanlığın başladığı noktaya dönüyoruz. Şöyle ki tarihin eski yapılarından biri olarak kabul eden Stonehenge’den 6000 yıl önce inşa edilmiş ilk yaşam alanından bahsediyoruz.  Burada keşfedilen sadece insanoğlunun en eski kalıntıları değildi. Göbeklitepe’nin buluşu insanlık tarihi adına bilinen bir gerçeği de değiştirdi. Çünkü insanlığın önce tarımı keşfettiği, sonra yerleşik hayata geçtiği daha sonra din olgusunun gelişerek tapınaklar inşa ettiği ve sonrasında şehirlerin oluştuğuna inanılıyordu. Ancak Göbeklitepe’dekeşfedilen şey yerleşik hayattan daha öncesine dayanıyor, yani insanlığın tarımdan da önce tapınaklar inşa ettiklerini işaret ediyordu.

2

Göbeklitepe’nin aslında pek bilinmeyen hikayesi 1986’ya uzanıyor. Arazi sahibi Mahmut Amca bugün kalıntıların bulunduğu noktanın yöre halkı tarafından yıllardır kutsal sayıldığını, buraya tarım işçiliği için geldiklerinde tuvalet ihtiyaçlarını dahi gidermediklerini, bugünkü kalıntıların bulunduğu noktanın çevresinde dönerek kendilerince bir ibadet gerçekleştirdiklerini anlatıyor. 1986’da bir gün tarlada çalışırken sabanın ısrarla bir şeye takıldığını hatta babasının sinirlenerek taşı kırdığını kendi mizahi diliyle anlatıyor Mahmut Amca. Çıkan taşı belediyeye götürdüklerini ancak kimsenin önemsemediğini hatta çöpe atmayı düşündüklerini söylüyor. Sonrasında 1994 yılında Alman arkeolog Klaus Schmidt kazılarıyla resmi olarak keşfedilmiş oluyor ve bugün ziyaret edebildiğimiz 300 metre çapındaki bu alan gün yüzüne çıkarılıyor. Alan içerisinde 200’den fazla sütun, 20 farklı daire oluşturacak şekilde inşa edilmiş. Sütunların her biri tonlarca ağırlıkta ve o dönemki koşullar düşünüldüğünde böylesine bir yapının nasıl inşa edilmiş olacağına hala anlam verilemiyor.

3

Mahmut Amca ‘nın anlattığı bir diğer hikaye ise bölgede bulunan dilek ağacıyla alakalı. Burası henüz dümdüz bir araziyken bölge halkının buraya gelerek bu ağacın altında dua edip dilek dilediklerini ve dualar ettiklerini söylüyor. Sonrasında yapılan kazılarda burada ortaya çıkan buluntular buranın ibadethanenin merkezi olabileceğini işaret ediyor. Yine ağacın hemen aşağısındaki alanda çocuğu olmayan kadınların çocuk sahibi olmak için dua ettiklerini ve yapılan kazılardan buranın bir doğumhane olabileceğine dair işaretlere olduğuna değiniliyor. Bütün bu bilgiler bölgenin gizemini iyice artırırken insan, henüz ortaya çıkarılmamış alanlarda da tamamlandığında elde edilecek olan bulguları merak etmeden duramıyor.

4

2018 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alınan Göbeklitepe’yi haftanın her günü ziyaret edebilirsiniz. Müzekart ile ücretsiz  giriş yapabileceğiniz gibi bilet ile giriş sağlanabiliyor. Bilet fiyatı 36 TL. Ören yerinin haricinde müzenin tarihinin ve kazı çalışmalarının anlatıldığı ve sinevizyon gösterilerinin yapıldığı bir alan daha mevcut. İlk olarak bu alana giriş yapıyorsunuz ve bu noktadan kalkan servisler ile kazı alanına geçiş sağlayabiliyorsunuz.

5

Göbeklitepe şehir merkezinden yaklaşık 10 km uzaklıkta çevrede buradan başka alan mevcut değil. Yeme - içme seçenekleri için Urfa şehir merkezindeki restoranları kullanabilirsiniz. Urfa mutfağından ciğer ve terbiyesiz tavuk denemenizi tavsiye edeceğim lezzetler.