Güneş Tokyo’dan Yükselir! (Bölüm 2)

Japonya, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından gerçekleştirmiş olduğu kararlı, planlı ve hızlı kalkınma sayesinde dünya ekonomisinin ve teknolojisinin gelişiminde kilit rol oynayan bir aktör haline gelmiştir. Hangi markalar var diyecek olursak;

Toyota, Honda, Canon, Nissan, Sony, Panasonic, Lexus, Subaru, Bridgestone, Mazda, Suzuki, Shiseido, Komatsu, Daikin, Asics, Hitachi bunlardan sadece birkaçıdır ve sokakları ışıl ışıl dünya markaları ile süslenmiştir.

033857c5-7916-415c-85ec-6b7c8801b517 0

Bazen "Japon ürünü mü Çin ürünü mü?" diye karıştırsak da Çin ve Kore dünya markalarını Japonya’dan satın almaya başladı bile! Sony, Panasonic, Sharp bildiklerimiz.

Bunun sebebi, dijital teknolojinin hayatımızı kaplaması ve büyük bir rekabet ortamı oluşturmasıdır. Küçük bir çiple bile yüksek çözünürlüklü bir televizyon görüntüsünün elde ediliyor olması ve bunu ucuza mal eden Çin ve Kore’nin piyasa şartlarına hakim olması diye düşünebiliriz.

Her ne kadar teknolojinin hayatımızı kapsadığı alanlar tüm dünyada aynı etkiyi yaratsa da şu bir gerçek ki bir bölgeyi en iyi tanıtan şey yemek kültürüdür.

8b0cfb7e-5684-4a4f-80b4-d31b0359c2f2

Japon yemekleri, ilk başta genellikle pek sevilmez. Bildiğimiz bir lezzet vardır ki o da sushi’dir. Sushi’yi de en iyi Tokyo balık pazarında tadabilirsiniz. Tabi sadece bu lezzetleri ile kıyaslayamıyoruz. Tempura, sukiyaki, udon, okonomiyaki, soba, ramen gibi yemekleri ile çeşitlidir.

Japon mutfağı denilince pirincin önemi geçilemez. Biz de ekmek nasılsa Japonlarda da pirinç öyledir ve siz istemeden masanızda yerini alır. Birçok kaynak Japonların uzun yaşamalarını yemek adetlerine bağlar. Çünkü, Japonlar doğaya bağlılıklarından dolayı, mümkün olduğunca yiyeceklerin doğal lezzetini bozmadan tüketirler.

Aşırı baharatlı, tuzlu, çok tatlı yemekleri, Japon mutfağında pek rastlamazsınız. Ve biz de yemek tadılmadan nasıl tuz ekilirse, orada da soya sosu kullanılır. Bu arada sushi bizim bildiğimiz çiğ balık değildir. Sushi sirkesi ile hazırlanmış sushi pilavı yemekleridir.

c8350300-74c7-48c0-ae19-924f4e2f1839 0

Türkiye’de nasıl kendin pişir kendin ye varsa; Japon kültüründe de Yakiniku var. Japon mutfağında ızgarada kızartılmış et ve sebzeler için kullanılan bir tanımdır. Dünyanın birçok yerinde, yaygın olarak "Japon barbeküsü" olarak da anılır. Ayrıca bir de Yakuniki’den farklı olarak Tepenyaki restaurantları vardır ki; anlatılmaz yaşanılır dedirtren cinsten.

Bir şefin kara bir masa etrafında herkese özel yemek pişirdiği ve bunu da şova dönüştürdüğü bu tür restoranlara dünyanın değişik kentlerinde rastlasak da Tokyo’da yediğimiz kobe etlerinin lezzetini hiçbir yerde alamayız. Kobe ya da Japonların tabiriyle wagyu sığır cinsi bir hayvan ve bu hayvanı kurban etmeden evvel çok iyi bir bakımla besliyorlar. Hayvana özel masajlar yapılıyor ve sinir oluşmaması için hareket ettirilmiyor. Tamamen gıda amaçlı yetiştiriyorlar. Her yemek yiyen o yemeğin lezzetini bilemez!

Ulaşım biraz karmaşık ama şehir o kadar istasyonlar bakımından gelişmiş ki fazla vakit kaybetmeden en kısa zamanda ulaşımı hedeflemişler. Her semte ulaşım için istasyon haritaları vardır.  Narita Havalanindan trenle yaklasik 1 saatlik bir yolculukla Tokyo, Shinjuku veya Ueno Station’a varmak mümkündür.

8971977f-7e11-4d88-91d1-dca1d414f9bd

Tokyo’da semt semt gezilecek birçok alan mevcut. Tokyo semtlerinde muazzam bir bina yapısı hakim ve nereye bakarsanız bakın binalar çelikten inşa edilmiştir. Çünkü Japonlar yaşanan depremler dolayısı ile sağlam yapılara odaklanmıştır. Depremler olur ve evlerinden, işyerlerinden çıkmadan depremi sakin bir şekilde hatta telefonlara kaydederek karşılarlar ve sakin bir şekilde de uğurlarlar.

d714272e-7726-415c-84e8-9c17a99cfe3f

Fazla yüksek binaların olmadığı, eski Tokyo’nun yaşandığı, Asakusa, Sensoji Kannon tapınağını ve yanında hediyelik eşya alabileceğiniz sokağı ile görülmesi gereken yerlerden birisidir.

Büyük bir banliyö merkezi olan, geleneksel istasyonları ile ünlü Ueno Station, görülmeye değerdir.  "Gel vatandaş gel, almadan gitme" sözlerini de burada duymanız muhtemeldir. Ueno’dan, Yanaka, Nezu, Honko gibi civar semtlere de yürüyebilirsiniz. Buralarda kafeler, tofu fabrikası, tapınaklar ve tatami ustalarını (tatami=yere serilen Japon hasırı) görebilirsiniz.

Büyük bir parkın içinde yer alan, eskiden İmparator EDO’nun kalesi olan İmparatorluk Sarayı, Japonya İmparatoru’nun Tokyo’da bulunan resmi ikametgahıdır. Geniş binası, kubbeli yapısı ile tarihi de içinde barındıran bir yapıya sahiptir. Parkın doğu bölümünde de müzeler yer almaktadır. 

0417544c-0786-4327-88cf-6b154e045a7f

Gökdelenlerin, kalabalık insanların, adeta 15.000 kişinin aynı anda karşıya geçtiği izlenimi verdiği yoğun bir semt de Shıbuya’dır. Yüksek binalarca çevrili semtin ortasında çok büyük bir kavşak bulunur ve burası gençlerin eğlendiği bir yer konumundadır. Yine bu kadar yoğun olmasının bir nedeni de ünlü mağazaların burada olması ve oldukça gelişmiş olmasıdır.

Elektronik meraklıları için tam kalbi olan diğer bir semt de Asakusabashi’dir. Aslında burası toptancıların yer aldığı, geleneksel Japon bebeklerinin satıldığı, ambalaj ve malzemeleri ile alışveriş ideal yerlerden biridir. 250'den fazla dükkân (Electric Town) burada gezilebilir, fakat bizim gördüğümüz kadarı ile fiyatlar çok da ucuz değildi.

08416b46-c529-4a07-905a-eaf7d2795e65

Büyük iş merkezleri, eğlence, alışveriş dediğimiz zaman Shinjuku, Tokyo'nun uzun mesafeli karayolu otobüsleri için ana duraklarından biridir. Batı yönünde 40-50 katlı dev gökdelenler mevcuttur. Işıl ışıl bir levha şöleni yaşanan bu semtin istasyonu ise yerin altında bir yaşam daha olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Tokyo’nun gece hayatının merkezlerinden olan Kabukicho ise Shinjuku’da yer alıyor. Geleneksel üç beş kişinin bir arada oturduğu barlar ise burada sıra sıra yer alıyor. Tokyo’ya giden birinin kesinlikle dönmeden önce mutlaka görmesi gerektiğine inandığım bir yer Kabukicho!

Paris’te yer alan Eyfel kulesinin aynısı olan Tokio Tower’e ise mutalaka çıkılmasını öneriyorum. Hamamatucho semtinde yer alan ve iki aşamalı çıkış yapısına sahip olan kule tamamen çelikten yapılmış ve Tokyo’nun da simge yerlerinden birisidir.  Eşsiz manzara desem de birbirinden büyük gökdelenleri, devasa yapıları görebileceğiniz, teknolojinin kalbini izleyebileceğiniz Tokyo’nun en canlı semtlerinden birisi tam da burasıdır.

d5f998b0-4e50-4674-8a71-a66a5b18e01a

Shinagawa İstasyonu, Japonya'nın başkenti Tokyo'da bulunan bir tren istasyonudur. İstasyonun adına karşın Shinagawa Minato özel semtinde yer almaktadır. Tokaido Shinkansen ile Miura Yarımadası, Izu Yarımadası ve Tokai bölgesine giden diğer tüm trenler buradan geçmektedir. İstasyon güzergâhlarını gitmeden incelemek isterseniz biraz anlamakta zorlanabilirsiniz. 24 yol işareti yer almakta, bilet kapısı ayrı bir güzergâh, transfer kapısı ayrı bir güzergâhta, tabi kuzey transfer güney transferi de düşünürsek, çık çıkabilirsen!

Tokyo'da bulunan demiryolu hatlarından birisi ve bence en önemli olan Yamanote Line ise 34.5 km uzunluğunda olup; Tokyo'nun şehir merkezinin etrafından geçiyor. Hattın rota yapısı sanki çokgeni hatırlatıyor. Ana merkeze bağlı en önemli semtleri bu hat ile dolaşabiliyorsunuz. Üzerinde 28 hat olan istasyon üzerinden geçen her semt Tokyo’nun bir gerçeğidir.

Ünlü markalar, ünlü mağazalar dersek, Ginza’dan bahsetmeden geçemeyiz. Ginza, şehrin ünlü bir alışveriş ve ünlü markaların mağazalarını görebileceğiniz caddedir. Versace ve Dolce&Gabana mağazalarını görmeye gideceğinizi sanmıyorum ama meraklıları için en marka cadde de burasıdır sanırım!

db20a869-a58d-40fa-ab5e-48670ff68bf7

Tsukiji Fish Market ise mutlaka gidilmesi gereken bir yer. 200-300 kiloluk dondurulmuş ton balığı satışları sabah 05:00’te başlıyor. Sadece ton balığı değil, envai çeşit deniz ürünlerini görebileceğiniz bir markettir burası.  En uygun saat ise sabah 8 ve 9 arasıdır.  Çünkü ilerleyen saatlerde bu kadar çeşit ürünü bir arada görmeniz mümkün olmayabilir.

Tokyo’nun en eski tapınaklarından olan, Sensoji Tapınağı, etrafındaki pazar sokağı, devasa giriş kapısı ve renkli mimarisiyle çok sayıda turist tarafından ziyaret edilmektedir. Tapınak, eskiden Budizmin Tendai mezhebi ile ilişkiliyken II. Dünya Savaşı'ndan sonra bağımsız hale gelmiş.

68e7ea7a-b5b7-416f-9ee3-de7c5cc667ca 0

İnşasının 645'te tamamlandığı bilinen tapınağın o dönemde yaşayan iki kardeş tarafından yapıldığı efsanelerde anlatılmaktadır.

Efsaneye göre iki kardeş, bölgedeki Sumida Nehri'nde balık tutarken merhamet tanrıçası Kannon'un heykelini yakalayıp nehre attı. Fakat heykel her defasında nehirden çıkarak yanlarına geldi. Bunun üzerine kardeşler, kutsallığına saygı göstermek istedikleri tanrıça Kannon adına Sensoji Tapınağı'nı inşa etti.

Tapınağı ziyaret edenleri ilk olarak "yıldırım kapısı" anlamına gelen "Kaminarimon" ismi verilen devasa kapı karşılıyor. Zarif mimarisiyle görenleri büyüleyen kapının önünde tavana asılmış büyük kırmızı fener bulunuyor. Etrafındaki dört ayrı halat yardımıyla sallanabilen dev fener, akşam vakitlerinde renkli görüntülere sahne oluyor.

2074d0e1-17ef-4592-a87b-bbc5badfdf64 2

Sensoji tapınağının önünde bir çeşme yer almakta. Suyu dolduruyoruz ve elimizi yıkıyoruz. Su devamlı akmaktadır. Bir de tapınakta tütsü yer almakta. Tütsüden çıkan dumanı yüzümüze getirerek duanın gücüne inanıyoruz. Yani burada iyi ahlak, etik değerler çok  önemli. Şinto inancına göre kötülükten arınmanın ne denli önemli olduğu burada vurgulanmaktadır.

Kentsel dönüşüm projesi ile başlanılan Roppongi Hills ise  Nisan 2003 tarihinde açılmış ve  Minato'nun Roppongi semtinde yer almaktadır. Roppongi, yerel halkın ve turistlerin hareketli gece barları ve kulüplerinde bir araya geldiği canlı bir eğlence bölgesi olduğu gibi gündüzleri ise gökdelen kompleksi, seyir terası, tasarımcı imzalı giyim butikleri ve uluslararası çağdaş sanat eserlerinin dönüşümlü olarak sergilendiği Mori Sanat Müzesi'yle kalabalıkların akımına uğrayan bir merkez konumunda.

e6920d0e-e413-4e32-96ac-0f67bded66d9

 “Dünyanın en yüksek kulesi” unvanı ile Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş olan Tokyo Sky Tree kulesi 24 Kasım 2006’da, aşağıdaki 3 konsept temel alınarak tamamlanmış.Geleceğe uygunluk (fütürist) ve Japonya’nın geleneksel güzelliğine uygunluk önemi vurgulanarak tasarlanmış. Kulenin en alt kısmı, yerden 350 m yüksekliğinde tripod benzeri bir yapıdadır.  Silindirik yapıdaki kule çok güçlü rüzgârlara karşı dayanabilmektedir.

6beb335d-d382-4683-b0bf-1d7b585f76d0

Kulenin 350. m’de 2000 kişilik ve 450.m yükseklikte ise 900 kişilik kapasitede olmak üzere toplam iki gözlemevi bulunuyor. Bu gözlem katlarına hızlı asansörler ile 50 ve 80 saniyede çıkılıyor. Gözlem katlarında, iki kafe ve bir restoran bulunmakta ve özel camlardan aşağıya direkt olarak bakılabilmektedir. Dış cephesi, aijiro olarak bilinen, geleneksel mavimsi Japon rengi baz alınan orijinal Skytree rengi ile boyanmış kuleden muhteşem bir Tokyo manzarasına tanıklık edeceksiniz. 

f9a4cfe7-c520-4a74-bc65-59153fe22eaf

Öyle bir şehir ki hem sokaklarında kayboluyor hem sokaklarından etkileniyorsunuz. İnsan karmaşası olsa da her şey bir düzen içinde! Öyle ki sigara dahi yürürken içilemez, küllerinin izmaritlerin düzeni bozacağı inancındalar. Tokyo, sokaklarda sigara içme alanları dışında sigara içmenin yasak olduğu bir şehirdir.

Bu eşsiz şehre nasıl mı ulaşacağız?

Tokyo'da iki büyük havaalanı var, bunlardan biri Narita diğeri ise Haneda. Uluslararası uçuşlar genellikle Narita'ya yapılıyor. Haneda ise daha çok iç hat seferleri için kullanılıyor. Üç ayrı terminalden oluşan Narita Havaalanında ise THY uçuşları 1. terminale yapılıyor.

0c481b92-2ca2-4674-8130-79d5d5db1f7e 0

THY 52 sefer saylı Boeing 777-300 ER tipi uçağı ile direkt Narita 11 saat 45 dk. da varıyorsunuz Dönüş yine Narita üzerinden 12 saat 30 dk’da İstanbul’a iniyorsunuz. Uçakta internet, telefon serbest. Tabi çekiyor da. Ayrıca Avrupa’nın ve Ortadoğu’nun tüm sayılı başkentlerinden de her gün düzenli olarak Tokyo’yo seferler bulunuyor.

Güneş kimin haklı kimin haksız olduğunu bilmez. Sadece parlar ve herkesi ayrım yapmadan ısıtır. Güneşli ve güzel günlere uyanabilmek dileğiyle GEZEKALIN!

13ed5082-7526-437b-8f4e-d4bee1564555 0

Taiyō wa tsuneni atarashī hi ni noboru!

GÜNEŞ HER ZAMAN YENİ BİR GÜNE DOĞAR!

 

Suat ŞİMŞEK

Yazar Hakkında

Suat ŞİMŞEK

Avukat, eğitmen, yazar, gurme, rehber ve gezgin. 19 Ocak 1973 tarihinde Berlin’de doğdu. 1995 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu.