Güneydoğunun Başkenti Gaziantep

Güneydoğu denilince ilk akla gelen şehirlerden biri Gaziantep. Güneydoğu'nun Paris'i de derler, bir nevi başkenti o bölgenin. Fiyakalı iş adamları da hep buralardan çıkar ya… Eski adı Ayıntab, sonradan Antep olarak anılmaya başlanmış. Kurtuluş Savaşı sonrası,  halkın mücadelesinden dolayı şehir Gazi unvanını almıştır.

Gaziantepaynı zamanda sanayi alanında da en gelişmiş şehrimizdir. Şehrin girişinde çok fazla sayıda fabrika ve sanayi odası var. İş adamlarının yoğunluğundan da bahsettim zaten.  Merinos ve Şölen  fabrikaları da burada. Bu bölge aynı zamanda  İpek yolu güzergahıdır. Bu sebeple bolca deve görmemiz mümkün. İpek yolu olan yerde de çok fazla deve olurmuş.

Fıstığıyla meşhur Antep. Ama fabrikasının burada olmasına rağmen fıstık üretiminin sadece  yüzde 40'ını karşılayabiliyormuş.  Kalan yüzde 60'lık kısım Urfa halkının...Şehrin iki büyük ilçesi Şahinbey ve Şehitkamil. Atatürk’ün nüfus kaydının olduğu yer de Bey Mahallesi / Şahinbey. Şehitkamil'i de az sonra öğreneceksiniz. Gezilecek yerleri kısaca yazmaya başlıyorum.

İlk Durak: Zeugma Müzesi

İlk durağımız Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi. Müze önünde deve heykelleri karşıladı bizi.
Zeugma Müzesi'ne Müzekart ile giriş yapılıyor. Kartınız yoksa burada çıkartabilirsiniz. Girişte sol tarafta bir odada müzenin tanıtımı yapılıyor. Bunun yanında kentin oluşumu ve bazı mozaiklerin hikayesi anlatılıyor 3 boyutlu görüntü ile.

İki tane şehri birleştirmek için kurulmuş köprü anlamına gelen Zeugma Antik kenti 2 katlı bir müze ve tabii ki Hatay’daki kadar büyük değil. Müzede çok fazla sayıda eser var. Çoğunun yanlarında anlamları yazıyor ama en güzeli ve özeli Gaziantep’in simgesi haline gelmiş Çingene Kızı. Bütün bloglarda, fotoğraf karelerinde başı çeken ünlü mozaik, üst katta karanlık, özel bir odada sergileniyor.

25 Aralık, Antep’in kurtuluşuymuş. Bunu sembolize eden bir panorama müzesi açılacakmış yakında.

Tahmis Kahvesi'ni Denemeden Dönmeyin

Gezimize devam ediyoruz. Sırada oldukça meşhur bir kahveci var. Eskiden Tekke Cami Külliyesi binası içinde kahve ve kütüphane olarak kullanılıyormuş bu mekan, şu anda Tahmis Kahvesi olarak geçiyor ismi. Sütlü menengiç kahvesi meşhurmuş ancak yer bulmak  çok zor çünkü çok kalabalık. Karşılıklı iki dükkan, kahve satın alabilirsiniz .

Bakırcılar Çarşısı, bakırlarıyla meşhur. Eskiden kalaycı teyzeler vardı, işte onların kalayladığı bakır bu.

Savaş Müzesi Çok Etkileyici

Halkın Kurtuluş savaşı sırasında verdiği mücadeleden bahsetmiştim. Bunu sembolize etmek adına açılan ‘Savaş Müzesi’ şehirde en çok etkilendiğim yer oldu. Özellikle Şehit Kamil’in annesinin bıçaklandığı anın maketinde yüz ifadeleri gerçek gibiydi. Tüylerimiz ürperdi.

Üst katta o dönemin silahları ve  kesici aletlerinin olduğu bir bölüm var. Alt katta yaralıların tedavisi o kadar gerçekçi anlatılmış ki…
Antepte olunca acı kaçınılmaz. Biberler ve baharatlar bütün tezgahlarda ve tabii ki kuru patlıcan... Bu arada salça ve nar ekşisi almak isterseniz Zeytin Han'ı tavsiye ederim.Tezgahların olmazsa olmazı fıstık. Meşhur Antep fıstığı olarak bildiğimiz kırmızı kırmızı kabuklu yemiş, Ağustos ayında oluyormuş, Eylül ortalarında bitiyormuş.

Antep Mutfağının Tadına Doyum Olmaz

Ve Antep mutfağı. Meşhur Kebapçı İmam Çağdaş ama farklı bir yer denemek adına Yasemek adında, yöresel mutfağın sunulduğu bir restorandan yana kullandık tercihimizi.

Girişte bütün yemekler, camekanlı yerde sunuluyor. Alinazik, patlıcan dolması, beyran, analı kızlı, yuvalama ve içli köfte meşhur lezzetler. Hepsinden yiyesi geliyor insanın ama analı kızlıyı tercih ederim denemiş biri olarak.

analı kızlı

 

Nil Kurt

Yazar Hakkında

Nil Kurt

Tam anlamıyla bir seyahat tutkunuyum. Aktif olarak çalışıyor olmam sebebiyle sadece hafta sonlarımı,yıllık izinlerimi ve özel dönemleri kullanarak seyahat etmeye çalışıyorum.