Google+

Arama formu

HAFTA SONU YAKIN YÖRELERE GEZİ ROTALARI – 2

Bu yazı Gezimanya üyesi nevinsalman tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

CUMALIKIZIK – Orijinal Dokusunu Yitirmemiş 700 yıllık bir Osmanlı – Türk Köyü

Aralık 30, hava sıcaklığı sıfır derece dün gece yağan karla, hani "ısırıyor" derler ya öyle bir hava olsa da beyazın güzelliği de bambaşka. Köy, Uludağ’ın eteklerinde kurulmuş olduğundan olsa gerek ciddi anlamda soğuk ama biz Bursa'nın şirin ve tarihi Cumalıkızık köyünün meydanındayız. Bazı arkadaşlarımız kahvaltı, gözleme yapan kafe sahiplerinin "sobamız yanıyor" teklifine dayanamayıp sıcak bir ortamı tercih ederken biz, gezgin ruhlu birkaç arkadaş yola koyulduk bile.. gezgin olmak, gezgin ruhu böyle bir şey. 

Gölyazı

Meydana park etmek yasak ama az ileride büyükçe bir otopark var. Meydandaki anıt ağaç ve hemen önündeki UNESCO Dünya Mirası tabelası ilk gözüme ilişenler. 700 yılı aşkın bir geçmişe sahip ve adeta bir açık hava müzesini andıran tarihi Osmanlı köyü, birkaç sene öncesine kadar çok da bilinmezken bir televizyon dizisi ile ünlenmiş, 2015 yılında da Bursa’nın tarihi yerleri ile birlikte Unesco tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınınca ünü hepten yayılmış. 

Gölyazı-1

Taş döşeli ve yukarı doğru hafif bir yokuş sokakta sağlı sollu sıralanmış eski evlerin altlarındaki hediyelik eşya dükkanları soğuk havaya rağmen sokak tezgahlarını açmışlar, yılbaşı üzeri... İnsancıklar az da olsa para kazanma umudunda. Tezgahları ev yapımı tarhana, erişte, salça, turşu gibi yiyecekler, köyde yetişen doğal meyvelerden yapılmış reçeller (köyde yetişen ceviz, incir, kestane, ahududu) ceviz, kestane yanısıra hediyelik eşyalar ile oldukça çeşitli ve zengin. Katkıda bulunmayı ihmal etmeyin:) 

Gölyazı-2

Erken Osmanlı sivil mimarisinin en çarpıcı örneklerinden 250 civarı tarihi ev sokakların her iki yanına sıralanmış, biz de bu evleri fotoğraflayarak yukarı doğru tırmanıyoruz. Köyün ana caddesi ile ilgili ilginç bir detay da yassı taş döşemeli dar sokakların orta kısımları yağmur suyun akıp gitmesi için hafif çukur bir kanal olması, köyün özgün yapısının bir parçası. 

Gölyazı-3

Taş, ahşap ve kerpiçten yapılmış iki katlı köy evlerinin hemen hepsi avlulu, pencereleri kafes ya da cumbalı, iki kanatlı ahşap kapılarının üzerlerinde demir tokmaklar var.  Bir çoğu otantik ve orijinal dokusu korunarak restore edilmiş, birçoğunda da halen restorasyon devam ediyor, birçoğu da kullanılamayacak kadar harap durumda.

Gölyazı-4

Yokuşun üst bölümüne yakın bir evin üzerindeki “UNESCO Derneği, Proje Uygulama Evi” yazan tabelayı görünce içeriye giriyoruz. Bir baba - oğul avluda soğuk havaya rağmen bizi sıcacık karşılıyorlar. Galoşlarımızı giyip evi gezmeye başlıyoruz. Çok otantik eşyalar ve atmosfer beni yılların çok gerisine götürüyor, kendimi adeta yıllar önce yaşanmış sıcacık bir aile ortamında buluyorum, hatta çocukluğumda bizim de evimizde bulunan bazı eşyalar beni çok eskilere götürüyor, duygulanıyorum, dokunmak yasak ama içimden her biri ayrı ayrı güzel eşyalara dokunmak geliyor.

Gölyazı-5

Bu ana caddeye ve birbirine açılan sağlı sollu daracık sokaklar var, bazen iki kişinin yan yana geçemeyeceği kadar dar ya da çıkmaz sokaklara da rastlayacaksınız. Tepede bir sokağı göstererek  “dünyanın en dar sokağı” diyor köy halkından bir bey, ancak tamirat olduğu için giremedik. 

Gölyazı-6

Kuruluş hikayesi 1300’lü yıllara kadar uzanan Cumalıkızık’da tarihin içinde bir yolculuğa çıkmış gibiyiz. Dağ eteklerinde kurulan köyler için “kızık” sözcüğünün kullanıldığı eski dönemlerde Uludağ çevresindeki 7 kızık köyünden Cumalıkızık, Derekızık, Hamamlıkızık, Fidyekızık ve Değirmenlikızı köyleri günümüze ulaşmış.

Gölyazı-7

Bursa'ya giderseniz bu köye uğramadan dönmeyin. Güzel bir hafta sonu restore edilerek otel, pansiyon olarak hizmet veren sevimli konaklarda kalarak, ister günübirlik, tarih ve doğa ile iç içe güler yüzlü köy kadınlarının açtığı incecik, nefis gözlemeler ve doğal ürünleri tadabilirsiniz. Bahar aylarında Uludağ’dan gelen mis gibi, bol oksijenli bir hava, kış aylarında ise sobalı, şömineli, mekanlarda kestane keyfi ile hoş bir hafta sonu geçirirsiniz. Tarihi dokuyla kendinizi bir anda yılların çok gerisinde bulacaksınız, bir Dünya Mirası görmüş olmak da bu gezinizin artısı olacak.

Buradan Uluabat kıyısındaki tarihi bir Rum köyü Gölyazı’ya (Apolyont) gidiyoruz. 

Yazı dizisinin tüm bölümlerini aşağıda bulabilirsiniz.
Birinci Bölüm
İkinci Bölüm
Üçüncü Bölüm
Dördüncü Bölüm
Beşinci Bölüm
Altıncı Bölüm

Etiketler


nevinsalman kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

nevinsalman

Ankara da doğdum, TED Ankara Koleji ve Gazi Üniversitesi Mimarlık fakültesi mezunuyum. 6 sene Londra'da yaşadım, sonraki yıllarda İstanbul'a yerleştim ve serbest çalıştım. 10 senedir ise kış aylarında İstanbul'da, Mayıs-Aralık 7-8 ay Bodrum’da yaşadıktan sonra artık tamamen Bodrum’lu oldum. Tam bir Bodrum sevdalısıyım, en büyük keyfim seyahat...