Google+

HAFTASONU TEKİRDAĞ KAÇAMAĞI

HAFTASONU TEKİRDAĞ KAÇAMAĞI

GÖKÇE YILMAZGold Yazar11 Eki 2011101091 Yorum

Yolculuk başlıyor, hastaneden bir arkadaşımla beraber hastaların üstümüzde yarattığı travmayı atmak üzere yola çıkacağız birazdan. Buluşma sonrası kendimizi TEM’e atıyoruz. Cuma akşamı her zaman olduğu gibi berbat bir trafik var, herkes sözleşmiş gibi kendini İstanbul’un cehennem sıcağından çevre illere atıyor. Neyse Silivri civarına gelince tatil alışverişi eksiklerini tamamlamak üzere Maxi Alışveriş Merkezi’ne uğruyoruz. E-5 üzerinde mola verilebilecek güzel bir mekan bana göre. Deniz için terlik ve yeni bikini alışverişinden sonra, kendimizi Mado’ya atıyoruz. Öyle ya, koca hafta sonu için enerjiye ihtiyacımız var!

Tekirdağ’a varışımız yol çalışmaları olduğundan dolayı akşam 7’yi buluyor. İlk konaklama yerimiz Şarköy’e yakın Mürefte! Tekirdağ’dan sonra yol için 2 seçeneğimiz var. Birincisi, Malkara yolundan devam edip Şarköy’e inmek, diğeri ise deniz kenarından Kumbağ, Hoşköy üzerinden devam eden sahil yolu. Ben 10 yıl önce sahil yolunu kullanmıştım, o zamanlar çok bozuktu, yine de 10 yılda bir şeyler değişmiştir diye umarak, deniz çocuğu olduğumdan sanırım, sahil yolunu tercih ettik. Bol virajlı, kenarında ‘taş düşebilir’ diye tabelalar bulunduran, böbrek taşı düşürmeye bire bir sahil yoluna çevirdik rotayı. Yaklaşık 70km sonrasında Mürefte’ye vardık. Otelin kapısına gelince bizde biraz hayal kırıklığı uyandırsa da misafir umduğunu değil bulduğunu yer mantığıyla odamıza yerleştik. Saat 22.30 olsa da hemen giyinip kendimizi Şarköy’e attık.

Şarköy 17.000 nüfusu olan küçük bir sahil kasabası. Arabayı bir yere park ettikten sonra sahilde yol yorgunluğunu atabilmek için soğuk bir bira içebileceğimiz bir pub aradık. Tabii ara ki bulasın… insan sahil kasabası ve turistik bir mekan olunca her yerin cafe ve barlarla dolu olduğunu düşünüyor. Bir o tarafa yürüyoruz, bir bu tarafa, yok da yok. Güzel cafeler var fakat, sebebini bilmediğim bir şekilde deniz kenarında değil. Birkaç seyyar satıcıya da sorduktan sonra, boynumuzu bükerek, Ajdar’dan bir ton daha iyi olan bir solistin olduğu ve tüm masaları boş olan bir bara geçtik. Öyle ya misafir umduğunu değil, bulduğunu yermiş. Uzaktan bakınca iskelenin orada başka bir mekanı gözümüze kestirdik, buradaki şarkıcının bize kattığı yorgunluğu da üzerimize alarak, iskeleye doğru yol aldık. Bu arada tavsiye edebileceğim, müzikleri hoş olan bir pub’un önünden geçtik, yanlış hatırlamıyorsam cafe de paris…, ama Tuborg tekelinde olduğundan tercihimizi yine iskele yönünde kullandık. İskeleye 2-3 tane yan yana balık restoranı yapmışlar. Akşam rakı balık yapmak isteyenlere şiddetle tavsiye edilir. Kumkapı usulu çalgıcılar bir taraftan, akşamın serin rüzgarı bir taraftan gerçekten dinlendirici bir ortam. Sabah erken kalkmamız gerektiğinden eğlenceyi kısa kesip tekrar mürefte’ye dönmeye karar verdik. Ama dönmeden Şarköy’de yaptıracağımız son bir şey kaldı. Tabelası da aynı olan ‘tatil dövmesi’…. Benim omzuma kelebek konduktan ve arkadaşım Özge’nin bacağına sarmaşıklar sarıldıktan sonra gece 2 gibi ancak otele varabildik. Ama gece henüz bitmedi. Şükürler olsun ki otelde canlı müziğini kaçırdığımız terastaki barına çıktık. Otel hakkındaki tüm hayal kırıklığımız bir anda uçtu gitti. Terasa sakin, manzarası alabildiğine deniz olan, hizmette sınır olmayan bir bar kurmuşlar. 1 duble rakı eşliğinde koyu bir sohbete başladık. Ayaklarımızı uzatıp denizi izledik. Derken garsonlardan birisi tek müşteri biz olduğumuzdan yanımıza gelerek sohbetimize katıldı. Daha önce internetten araştırmama rağmen yöresel şarap yapım atölyelerinin telefonlarını bulamadığım için garsonumuz İsmail’e bu konuda danıştım. Konu şaraptan açılınca hemen kalkıp bize tadımlık bir şişe şarap getirdi. Aker şarapçılık diye bir imalathane varmış Mürefte’de.

Tekirdağ lokasyonunda bir çok otel seçeneği var. Bunlardan ilginç bulabilecekleriniz Rodosto Hotel, Hotel 59 Tekirdag, Sarievler. Siz de şehir merkezine yakın kalıp da ekonomi yapmayı tercih edenlerdenseniz Hotel 59 Tekirdag, Golden Yat Hotel gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik oteller isterseniz Hotel Yayoba, Hotel 59 Tekirdag, Golden Yat Hotel otelini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Tekirdağ aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Bize birer kadeh Cabarnet- savignon ikram etti. Aman tanrım o da ne? Galiba hayatımın en güzel şarabını içtim. Ben şaraptan pek anlamam, ama sanki meyve suyu içiyorum. İnanmadığımdan şişesini kontrol etmek istedim, gerçekten bu içtiğim sıvıda %12 alkol mü var yani?? Evet, gerçekten varmış…

Sabah uyandığımızda ilk işimiz yamaç paraşütü yapmak. Biraz geç uyandığımızdan kalkıp apar topar Uçmakdere’ye yol alıyoruz. Buluşma yerimiz iniş alanı. Bu arada belirtmem gerekir ki hiçbir Tekirdağ’lının kilometre hesabına güvenmeyin. Ya onlar mil üstünden hesap yapıyorlar, ya da benim kilometre sayacım bozuldu. Yan yana oturan insanlara bile aynı yeri sorduğunuzda birisi 30, diğeri ise 80km diyebiliyor çünkü. Üstelik 30 km çok virajlı bir yolun 15 dakika süreceğini iddia edenler bile oldu. Tekirdağ yöresinde neden bilmem tabela eksiği olduğundan yolda gördüğümüz konuşabilen her canlıya iniş alanına ne kadar kaldığını sorduk. Aldığımız en güzel cevap; köprü, dere ve çeşme kombinasyonunu görünce sağa sapın cevabı oldu. Verdikleri kilometre hesabına güvenmediğimden bu kombinasyonu yakalamak daha mantıklı geldi. Sonuçta yaklaşık 25 dakika sonrasında iniş alanına vardık. Kadir bey’le buluştuktan sonra teker teker yukarı çıkıldığından önce ben attım kendimi kurban olarak. Arabayla 10 dakika mesafedeki tepeye çıktık. Malzeme hazırlığı da bitince uçmaya hazırım artık. Kadir bey bana ne kadar şu yöne koş dese de ben paraşütün çekim kuvvetinden kurtulamadığımdan sadece sağa sola saçma savrulma hareketleri yapabildim. Bana rağmen havalanabildik. Adam çuval taşısaydı muhtemelen onun için daha kolay olurdu. Ama havalandıktan sonra gerçekten muhteşem bir his, ayaklarınız yerden kesilmiş, havadasınız, yerçekimi hissetmeden yaşayabileceğiniz bir 10 dakika. İnişe geçerken denizin üstünde birkaç tur dönmeniz gerekiyor. Valla ne yalan söyleyeyim ben gözlerimi kapattım, kusmaya ramak kalmıştı çünkü. Ben indikten sonra sıra özgeye geldi, o sırada araç sorunu çıktığından hemen paraşütü paketleyip attık arabaya. Transporter gibi olmasa da sonuçta zirveye ulaşmayı başardım. Aynı paraşütün serilmesi hazırlıklar ve sonrası kabus koşu… yine de özge koşması gereken hedefi benden daha iyi tutturdu, ve havalanabildiler. arkalarından birkaç kare çekme çabam sonrası inişlerine yetişebilmek için bayırdan aşağı saldım ben de kendimi. İniş alanına vardığımda Kadir bey bir sonraki uçuş için tepeye doğru yola çıkmıştı bile.

Özge’yle buluştuktan sonra zil çalan karnımızı doyurmak üzere yolda gelirken gördüğümüz bir kaç kır lokantasında yemek yemeye gitmek üzere arabaya atladık. Şarköy yönüne ilerlerken Hoşköy’ü biraz geçtikten sonra çınar kamp alanında durduk. Ya biz çok açtık, ya da yemekler çok lezzetliydi bilmiyorum ama kurt gibi acıkmışız. Muhteşem Tekirdağ köftelerinin ardından deniz kenarına attık kendimizi. Ne yalan söyleyeyim deniz berbattı, belki Karadeniz çocuğu olduğumdan ben alışmışım güzel kumsallara, burası ise genelde taşlık. Deniz de çok bulanıktı, yüzdüğüm yerin dibini görmüyorum, bilmediğim deniz, akıntı ihtimaline karşı açılamıyorum. Ama Marmara adasının manzarası eşliğinde denize girdik, güneşlendik, biraz da kestirdik. Uyandığımızda saat 7 buçuk olmuştu, eyvah diye feryat ederek, dün gece içtiğimiz harika aker şarap satış mağazasının kapanmamış olduğunu umarak tekrar Mürefte’ye döndük. Saat 8 olmasına rağmen hala açıktı. İnanılmaz güzel bir yer, inanılmaz güzel bir aile, inanılmaz güzel bir ortam ve en önemlisi inanılmaz güzel şaraplar. Mahzeni gezdik. Arabanın alabildiği kadar şarabı sağa sola sıkıştırmak suretiyle tekrar yola koyulduk, ikinci gece için konaklama yerimiz Marmara Ereğlisi. Bu kez dönerken Kumbağ değil, Naip üstünden devam ettik, yol nispeten daha iyi, yaklaşık 1,5 saat sonra Tekirdağ’a vardık. Daha önce niyetlendiğimiz gibi Tekirdağ’da ufak bir peynir tatlısı molası verdik. Tam meydana yakın, balkan pastahanesinden peynir tatlısı yemenizi tavsiye ederim. Ama dikkat mutlaka üstüne dondurma koydurun, çünkü o kadar tatlı ki, dondurma bile yanında tuzluymuş gibi kalıyor.

Küçük molamızın sonrasında Marmara Ereğli’sine devam ediyoruz. Her ne kadar nüfusu 10.000 olsa da bence Şarköy’e göre çok daha güzel ve daha turistik bir mekan. Otele yerleştikten sonra daha önce araştırdığım safir club, yeni spice olan mekana gittik. Gerçekten çok güzel bir mekan yapmışlar, müzikler güzel, dansçı kızlar zaten harika, yaklaşık bir saat mekanda takıldıktan sonra ortamı gençlere bırakmaya karar vererek otele döndük, sabaha kadar sahilde oturduk, İstanbul’un keşmekeşinden sonra biraz sakinlik iyi gelmedi desem yalan olur.

Ertesi sabah kahvaltı sonrası Tekirdağ’a döndük. Tekirdağ içinde çok kalamadık ama, zar zor navigasyonla bulduğumuz Namık Kemal evinin Pazar günleri kapalı olduğunu görmek açıkçası hayal kırıklığına uğrattı bizi. Ne yapalım hediyelik peynir helvaları da aldıktan sonra kendimize güzel bir plaj bulmaya karar verdik. Tabii ara ki bulasın… Durmadığımız benzinlikçi, sormadığımız pompacı kalmadı. Yine şahane yol tarifleri, kimi 5 km sonra diyor, kimisi 40 km sonra. Oteldeyken resepsiyondaki görevli gidilebilecek en uygun plajın Marmara Ereğlisi ile Tekirdağ yolu arasındaki Dallas olduğunu söylemişti. Dallas’ı bulamayınca başka bir yerde durduk. Şezlong yok, büfe yok, tuvalet yok. Tam bir hayal kırıklığı yani. Ama kafaya koyduk bulacağız Dallas’ı. Tekrar yola koyulduk, en güvenilir tarif olan, birinci camiden değil ikinci camiden sal aşağı kendini. Sonunda bulduk Dallas’ı. Şezlong bulunca harbi bir küp altın bulmuş kadar sevindim. Medeniyet böyle bir şey işte ya ama Tekirdağ plajları bizden geçer not alamadı.

Saat 7 buçuk gibi dönme vaktinin geldi, ama daha bitti mi? Tabii ki hayır. Tekirdağ sınırlarından çıksak da yenecek harika bir akşam yemeğimiz var, tabii ki Silivri ve tabii ki kılçık. Harika mezeler eşliğinde güzel bir günbatımı ile tatili bitirdik. İstanbul’a kalan 55 km mi? İşte o kısmı ne siz sorun ne de ben söyleyeyim. Ama yine de kulağınıza küpe olsun bence TEM’i tercih etmeyin.


Sehir Merkezine En Yakin Tekirdağ Otelleri

En Uygun Fiyatlı Tekirdağ Otelleri

Sizin İçin Seçtiğimiz Tekirdağ Otelleri

Ücretsiz WiFi hizmeti sunan Tekirdağ Otelleri

Tekirdağ için en uygun uçak biletlerini Skyscanner aracılığıyla görmek için hemen tıklayın.

Yorum yazmak için

Yorumlar

Yorumlar

öner akalın kullanıcısının resmi

öner akalın 21 May 2014

Selamlar güzel yere gitmişsiniz.En son iki veya üç sene önce bende gitmiştik gündüzleri sıcak akşamları serin oluyor.Fotoğraf için güzel kareler yakalama şansı var...

İlgili İçerikler

Editör
14 Eki 2013
Galeri
Tekirdağ, Türkiye’nin kuzeybatısında, Marmara denizinin kuzeyinde ve tamamı Trakya topraklarında yer alan 3 ilden biri olup, 6313 km2 yüzölçümüne sahiptir. Nüfus: 2000 yılı sayım sonuçlarına göre, 623.591’dir. Türkiye geneline göre İlde nüfus artışı düşüktür. Turistik özellikleri, ticari ve sanayi gelişime uygunluğu bakımından hızlı bir nüfus birikimine elverişlidir. Fotoğraf: WorldTurkey
Marmara denizi ve Karadeniz’e kıyısı bulunan Tekirdağ ili; Türkiye’de iki denize kıyısı olan 6 ilden biridir. Marmara denizinin kuzeyinde ve tamamı Trakya topraklarında yer alan Tekirdağ; doğudan Silivri ve Çatalca ilçeleriyle, kuzeyden Kırklareli iline bağlı Vize, Lüleburgaz, Babaeski ve Pehlivanköy ilçeleriyle çevrili olup, Kuzeydoğudan Karadeniz’e 1.5 km'lik bir kıyısı bulunmaktadır. Fotoğraf: WorldTurkey
Tekirdağ genel nemlilik oranlarına göre, yarı nemli iklim tipi içine girmektedir. Yağış rejimi bakımından Akdeniz yağış rejimi kategorisinde bulunmaktadır. Fotoğraf: WorldTurkey
Şarköy 17.000 nüfusu olan küçük bir sahil kasabasıdır. 60 km uzunluğundaki sahilleriyle Türkiye'nin en uzun 31. dünyanın ise en uzun 62. sahiline sahiptir. Fotoğraf: WorldTurkey
Tekirdağ'a gelmişken, muhteşem Tekirdağ köftelerinin tadına bakmadan dönmemelisiniz. Fotoğraf: WorldTurkey

Tekirdağ - Türkiye

Tekirdağ, Türkiye’nin kuzeybatısında, Marmara denizinin kuzeyinde ve tamamı Trakya topraklarında yer alan 3 ilden biri olup, 6313 km2 yüzölçümüne sahiptir. Nüfus: 2000 yılı sayım sonuçlarına göre, 623.591’dir. Türkiye geneline göre İlde nüfus artışı düşüktür. Turistik özellikleri, ticari ve sanayi gelişime uygunluğu bakımından hızlı bir nüfus birikimine elverişlidir. Fotoğraf: WorldTurkey
Gold Yazar
11 Eki 2011
Gezi Notu

HAFTASONU TEKİRDAĞ KAÇAMAĞI

Yolculuk başlıyor, hastaneden bir arkadaşımla beraber hastaların üstümüzde yarattığı travmayı atmak üzere yola çıkacağız birazdan. Buluşma sonrası kendimizi TEM’e atıyoruz. Cuma akşamı her zaman olduğu gibi berbat bir trafik var, herkes sözleşmiş gibi kendini İstanbul’un cehennem sıcağından çevre illere atıyor. Neyse Silivri civarına gelince tatil alışverişi eksiklerini... daha fazla

40 dak 21 sn önce
Gezi Notu

BAHARIN CENNET KÖŞESİ ALAKIR

Antalya’nın en güzel manzarası Beydağları'nın gelinbaşı gibi tepelerinde, karlar yavaş yavaş erirken bahar da tüm renkleriyle kendini gösterdi bile. Fırtınalarla, kuvvetli yağışlarla geçen kışın ardından havaların birden ısınmasıyla doğa yeni bir bahara uyandı. Karlar zirvelerden buz gibi akıp inerken yemyeşil ormanlar bin bir çeşit çiçeklerle süslendi. Böylesine güzel... daha fazla

Silver Yazar
14 saat 55 dak önce
Gezi Notu

MUTLU İNSANLAR ÜLKESİ SRİ LANKA: BENTOTA VE COLOMBO

Bugün, Sri Lanka’daki son günümüz ama uçağımız sabaha karşı 01.30’da kalkacağı için tüm günümüz bize ait. İlk durağımız, Kosgoda’da bulunan deniz kaplumbağalarının yetiştirildiği ve bakıldığı merkez. Yetiştirildiği derken, hakikaten bir nevi kurtarıldığı ve belli bir büyüklüğe getirildikten sonra denize bırakıldığı yer diyebiliriz. Kosgoda sahilinde yumurtaların korunması... daha fazla

Bronz Yazar
15 saat 17 dak önce
Galeri

Teknolojinin gelişmesi ve uçak endüstrisindeki yenilikler günden güne bu alandaki yolcu sayısını arttırmakta. Her yıl 1 milyar turistin yurtdışı seyahati gerçekleştirdiğini düşünürsek, havaalanları bu insanların transit geçişlerinde önemli rol oynuyorlar.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Barajas Havaalanı

İspanya’nın en büyük havaalanı Barajas başkent Madrid’de yer alıyor. En çok ziyaret edilen 3. ülke olan İspanya’ya inen yolcu sayısı ise 41 milyon.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Changi Havaalanı

Asya Kaplanları’nın en küçük üyesi, tarımsal faaliyetlerin bulunmadığı yegane ülke Singapur’daki bu havaalanına ortalama 54 milyon yolcu iniyor.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Schiphol Havaalanı

Avrupa’nın önemli aktarma merkezlerinden biri olan ve Hollanda’da yer alan havaalanına uğrayan yolcu sayısı 55 milyonun biraz üzerinde.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Atatürk Havaalanı

Asya ile Avrupa arasında kalan, ülkemizin ve bölgenin en büyük havaalanı, konumu itibariyle geniş bir hinterlanda sahip ve 2014 rakamlarıyla 56 milyon insana hizmet vermiş.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

En Yoğun Havaalanları

Teknolojinin gelişmesi ve uçak endüstrisindeki yenilikler günden güne bu alandaki yolcu sayısını arttırmakta. Her yıl 1 milyar turistin yurtdışı seyahati gerçekleştirdiğini düşünürsek, havaalanları bu insanların transit geçişlerinde önemli rol oynuyorlar.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Bronz Yazar
16 saat 6 dak önce
Galeri
La Tomatina Adına Her Şey

Her yıl Ağustos ayının son haftası düzenlenen Domates Festivali bu yıl 70. kez gerçekleşecek.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

İspanya, Valencia’da Bunol adındaki küçük bir kasabada kutlanan festival 1945 yılında başlamış.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

10 bin nüfuslu kasabaya her yıl festival dolayısıyla 40-60 bin turist gelmekte.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Birkaç yıl öncesine kadar katılımın ücretsiz olduğu festivalde günümüzde çeşitli kapsamlarda biletler satılmakta ve fiyatları 3-10 € arasında değişmektedir.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Her yıl 100  tondan fazla domatesin kullanıldığı festivalde kent, kızıl bir renk alıyor. 

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

La Tomatina Adına Her Şey

Her yıl Ağustos ayının son haftası düzenlenen Domates Festivali bu yıl 70. kez gerçekleşecek.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Bronz Yazar
16 saat 44 dak önce
Galeri

Güney Kafkasya’da denizden uzak, yalnız bırakılmış bir ülke Ermenistan. Tarih boyunca aramızın limoni olduğu komşumuz. Bakalım bu ülkede bizleri nasıl sürprizler bekliyor.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Kavimler Göçü’nden etkilenmeyen, Moğol akınlarından korkmayan Ermeniler, topraklarını pek sevmişler ve diyarlarından göç etmemişler. Tıpkı komşuları Gürcüler gibi kendilerine has bir alfabeleri ve uzun bir geçmişe sahip yerleşim birimleri mevcut.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Hristiyanlığın temellerinin 300 yılına dayandığı bu topraklarda, daha İslamiyet ortada yokken koca koca kiliseler, mabetler inşa etmişler.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Fakat bu tarihi görünümünün yanında bir de modern tarafı var ki başkent Erivan ülkenin en önemli kenti. 

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Step ikliminin tüm özelliklerini, güzelliklerini yaşayan Ermenistan’da en çok tutulan içecek konyak ve brandy. Bir de bizden esinlendikleri lavaş, tescilli olarak bir Ermeni ekmeği.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Ermenistan Hakkında “Hmm” Dedirten 10 Şey

Güney Kafkasya’da denizden uzak, yalnız bırakılmış bir ülke Ermenistan. Tarih boyunca aramızın limoni olduğu komşumuz. Bakalım bu ülkede bizleri nasıl sürprizler bekliyor.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Bronz Yazar
24 May 2015
Galeri

Her yaz, her bayram yurtdışlarından, gurbet ellerden gelen vatandaşlarımız; çikolata, şampuan gibi buralarda pek kaliteli olmayan ürünleri getirirlerdi. Alman araçlarının cazibesi, o giyim kuşamları bizi cezbetse de madalyonun bir de öbür yüzü var.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Tayland

Şayet damak tadına uyum sağlarsanız; turistik, ucuz büyüyen ve politik stabiliteye sahip olan Tayland’da iş bulabilmeniz çok kolay.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Kuveyt

Ülke nüfusunun azınlıklar karşısında bir azınlık olduğu Kuveyt’in % 80 kadarı gelen göçmen işçi ve ailelerinden oluşuyor. İşçi açığını varın, siz düşünün.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Suudi Arabistan

Petrol zengini, su fakiri Arabistan’da yaşamak biraz pahalı olsa da riyaller cebinize bol bol girecek. Fakat memlekete döndüğünüzde benzin fiyatları aklınızı başınızdan alabilir.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Güney Afrika

Kara kıta Afrika’nın açık ara en gelişmiş ülkesi Güney Afrika Cumhuriyeti; kültürel yapısı, doğal harikaları ile tam yaşanacak yer. Ancak buralarda denize Ocak ayının ortalarında giriyorlar haberiniz ola.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Gurbetçi Olmak İçin İdeal 10 Ülke

Her yaz, her bayram yurtdışlarından, gurbet ellerden gelen vatandaşlarımız; çikolata, şampuan gibi buralarda pek kaliteli olmayan ürünleri getirirlerdi. Alman araçlarının cazibesi, o giyim kuşamları bizi cezbetse de madalyonun bir de öbür yüzü var.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Silver Yazar
24 May 2015
Gezi Notu

MUTLU İNSANLAR ÜLKESİ SRİ LANKA: BENTOTA

Bugün benim ve çocuklar için keyif, eşim için macera günü. İlk 1991 yılında dalış brövelerimizi almak için beraber kursa katılıp, sonra senelerce Çanakkale kömür limanına Cuma gecesinden gidip çadır kurar hafta sonunu dalarak geçirir, Pazar günü evimize dönerdik. Çocukların doğumu ile ben biraz dalışı ikinci plana attım ama eşim için her zaman bir tutku olarak kaldı. Dünyanın... daha fazla

Editör
24 May 2015
Duyuru

Erden Eruç ile "Barışa Yolculuk" başladı

AKUT sporcusu ve dünyanın en önde gelen okyanus kürekçisi Erden Eruç, New York’tan başlayarak Atlantik Okyanusu ve Akdeniz’i geçip, Çanakkale’ye ulaşacak. Dün itibariyle Erden Eruç, iki kişilik özel teknesinde New York’tan Gelibolu Yarımadası’na doğru kürekle yola çıktı ve böylece “Barışa Yolculuk” 23 Mayıs’ta saat 12.00’de North Cove Marina'dan başlamış oldu. Geçişin Fas’a... daha fazla

Bronz Yazar
24 May 2015
Galeri

Yazın sıcak günleri kendini hissettirmeye başlamışken gezegenin en çok turist çeken kenti de gittikçe canlanıyor. 85 milyondan fazla turistin geldiği Fransa’da yaklaşık 50 milyon insanın rotasında Paris var. Dünyanın en çok ziyaret edilen şehri Paris’i çekici kılan değerlere gelin bir göz atalım.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Louvre Müzesi

Dünyanın en büyük müzelerinden biri olan Louvre, eski bir kraliyet sarayı. Fransız Devrimi’nin ardından müzeye çevrilen yapının en ilgi çekici parçası ise kuşkusuz Mona Lisa.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Champs-Elysees

Metrekaresinin yaklaşık 30 bin TL olduğu “Şanzelize” alışveriş için dünyaca ünlü markaların toplandığı, aradığınız şeyleri astronomik fiyatlara bulabileceğiniz Paris’in en ünlü caddesi.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Eiffel Kulesi

Devrimin 100. yılı anısına EXPO fuarı için yapılan kulenin mimarı Gustave Eiffel. 300 metrelik kulenin üstünde yine uçuk rakamlarla hizmet veren bir restoran bulunuyor.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Pere Lachaise Mezarlığı

Ünlü Fransız bilginlerinin, edebiyatçılarının, sanatçılarının yattığı mezarlıkta Oscar Wilde, Moliere önde gelen isimlerden.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Paris’in Can Alıcı 10 Noktası

Yazın sıcak günleri kendini hissettirmeye başlamışken gezegenin en çok turist çeken kenti de gittikçe canlanıyor. 85 milyondan fazla turistin geldiği Fransa’da yaklaşık 50 milyon insanın rotasında Paris var. Dünyanın en çok ziyaret edilen şehri Paris’i çekici kılan değerlere gelin bir göz atalım.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

24 May 2015
Galeri

Evet İrlanda’nın yaptığı son hareket dünya çapında konuşuldu. Eşcinsel evliliği yasal olarak kabul etmesi pek çoklarını sevindirdi, insanların yüzünü güldürdü. Fakat İrlanda’dan önce de bunu kabul eden ülkeler vardı. Bilelim, öğrenelim.
Fotoğraf: www.opposingviews.com

1.Hollanda (2000)

Evet herkesin aklına gelen ilk isim. Hollanda eşcinsel evliliğe 2000 yılında yasal olarak izin verdi bu sebepten olsa gerek genellikle akıllara ilk gelen de o oluyor.
Fotoğraf: eideard.com
 

2.Belçika (2003)

Çikolata, bira, patates, Brugge ve üstüne bu. Biz gidiyoruz.
Fotoğraf: libertyalliance.com

3.Kanada (2005)

Kanada’nın göçmen alacağını buradan hatırlatabiliriz.
Fotoğraf: abcnews.go.com

4.İspanya (2005)

İspanyolcayı öğrenmek kolay aslında söylemleri arasında ne yapsak, tası tarağı toplayıp gitsek mi?
Fotoğraf: www.telegraph.co.uk

Eşcinsel Evliliğin Yasal Olarak Kabul Edildiği 20 Ülke

Evet İrlanda’nın yaptığı son hareket dünya çapında konuşuldu. Eşcinsel evliliği yasal olarak kabul etmesi pek çoklarını sevindirdi, insanların yüzünü güldürdü. Fakat İrlanda’dan önce de bunu kabul eden ülkeler vardı. Bilelim, öğrenelim.
Fotoğraf: www.opposingviews.com