img-script
Google+

HAFTASONU TEKİRDAĞ KAÇAMAĞI

HAFTASONU TEKİRDAĞ KAÇAMAĞI

GÖKÇE YILMAZGÖKÇE YILMAZGold Yazar11 Eki 2011304171 Yorum

Yolculuk başlıyor, hastaneden bir arkadaşımla beraber hastaların üstümüzde yarattığı travmayı atmak üzere yola çıkacağız birazdan. Buluşma sonrası kendimizi TEM’e atıyoruz. Cuma akşamı her zaman olduğu gibi berbat bir trafik var, herkes sözleşmiş gibi kendini İstanbul’un cehennem sıcağından çevre illere atıyor. Neyse Silivri civarına gelince tatil alışverişi eksiklerini tamamlamak üzere Maxi Alışveriş Merkezi’ne uğruyoruz. E-5 üzerinde mola verilebilecek güzel bir mekan bana göre. Deniz için terlik ve yeni bikini alışverişinden sonra, kendimizi Mado’ya atıyoruz. Öyle ya, koca hafta sonu için enerjiye ihtiyacımız var!

Tekirdağ’a varışımız yol çalışmaları olduğundan dolayı akşam 7’yi buluyor. İlk konaklama yerimiz Şarköy’e yakın Mürefte! Tekirdağ’dan sonra yol için 2 seçeneğimiz var. Birincisi, Malkara yolundan devam edip Şarköy’e inmek, diğeri ise deniz kenarından Kumbağ, Hoşköy üzerinden devam eden sahil yolu. Ben 10 yıl önce sahil yolunu kullanmıştım, o zamanlar çok bozuktu, yine de 10 yılda bir şeyler değişmiştir diye umarak, deniz çocuğu olduğumdan sanırım, sahil yolunu tercih ettik. Bol virajlı, kenarında ‘taş düşebilir’ diye tabelalar bulunduran, böbrek taşı düşürmeye bire bir sahil yoluna çevirdik rotayı. Yaklaşık 70km sonrasında Mürefte’ye vardık. Otelin kapısına gelince bizde biraz hayal kırıklığı uyandırsa da misafir umduğunu değil bulduğunu yer mantığıyla odamıza yerleştik. Saat 22.30 olsa da hemen giyinip kendimizi Şarköy’e attık.

Şarköy 17.000 nüfusu olan küçük bir sahil kasabası. Arabayı bir yere park ettikten sonra sahilde yol yorgunluğunu atabilmek için soğuk bir bira içebileceğimiz bir pub aradık. Tabii ara ki bulasın… insan sahil kasabası ve turistik bir mekan olunca her yerin cafe ve barlarla dolu olduğunu düşünüyor. Bir o tarafa yürüyoruz, bir bu tarafa, yok da yok. Güzel cafeler var fakat, sebebini bilmediğim bir şekilde deniz kenarında değil. Birkaç seyyar satıcıya da sorduktan sonra, boynumuzu bükerek, Ajdar’dan bir ton daha iyi olan bir solistin olduğu ve tüm masaları boş olan bir bara geçtik. Öyle ya misafir umduğunu değil, bulduğunu yermiş. Uzaktan bakınca iskelenin orada başka bir mekanı gözümüze kestirdik, buradaki şarkıcının bize kattığı yorgunluğu da üzerimize alarak, iskeleye doğru yol aldık. Bu arada tavsiye edebileceğim, müzikleri hoş olan bir pub’un önünden geçtik, yanlış hatırlamıyorsam cafe de paris…, ama Tuborg tekelinde olduğundan tercihimizi yine iskele yönünde kullandık. İskeleye 2-3 tane yan yana balık restoranı yapmışlar. Akşam rakı balık yapmak isteyenlere şiddetle tavsiye edilir. Kumkapı usulu çalgıcılar bir taraftan, akşamın serin rüzgarı bir taraftan gerçekten dinlendirici bir ortam. Sabah erken kalkmamız gerektiğinden eğlenceyi kısa kesip tekrar mürefte’ye dönmeye karar verdik. Ama dönmeden Şarköy’de yaptıracağımız son bir şey kaldı. Tabelası da aynı olan ‘tatil dövmesi’…. Benim omzuma kelebek konduktan ve arkadaşım Özge’nin bacağına sarmaşıklar sarıldıktan sonra gece 2 gibi ancak otele varabildik. Ama gece henüz bitmedi. Şükürler olsun ki otelde canlı müziğini kaçırdığımız terastaki barına çıktık. Otel hakkındaki tüm hayal kırıklığımız bir anda uçtu gitti. Terasa sakin, manzarası alabildiğine deniz olan, hizmette sınır olmayan bir bar kurmuşlar. 1 duble rakı eşliğinde koyu bir sohbete başladık. Ayaklarımızı uzatıp denizi izledik. Derken garsonlardan birisi tek müşteri biz olduğumuzdan yanımıza gelerek sohbetimize katıldı. Daha önce internetten araştırmama rağmen yöresel şarap yapım atölyelerinin telefonlarını bulamadığım için garsonumuz İsmail’e bu konuda danıştım. Konu şaraptan açılınca hemen kalkıp bize tadımlık bir şişe şarap getirdi. Aker şarapçılık diye bir imalathane varmış Mürefte’de.

Tekirdağ

Bize birer kadeh Cabarnet- savignon ikram etti. Aman tanrım o da ne? Galiba hayatımın en güzel şarabını içtim. Ben şaraptan pek anlamam, ama sanki meyve suyu içiyorum. İnanmadığımdan şişesini kontrol etmek istedim, gerçekten bu içtiğim sıvıda %12 alkol mü var yani?? Evet, gerçekten varmış…

Tekirdağ şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Hotel 59 Tekirdag, Ramada Tekirdag Hotel, Golden Yat Hotel. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz No Problem Pansiyon & Alkaya, Hotel Yayoba gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Rodosto Hotel, Sekerkamp, Sarievler tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Tekirdağ aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Sabah uyandığımızda ilk işimiz yamaç paraşütü yapmak. Biraz geç uyandığımızdan kalkıp apar topar Uçmakdere’ye yol alıyoruz. Buluşma yerimiz iniş alanı. Bu arada belirtmem gerekir ki hiçbir Tekirdağ’lının kilometre hesabına güvenmeyin. Ya onlar mil üstünden hesap yapıyorlar, ya da benim kilometre sayacım bozuldu. Yan yana oturan insanlara bile aynı yeri sorduğunuzda birisi 30, diğeri ise 80km diyebiliyor çünkü. Üstelik 30 km çok virajlı bir yolun 15 dakika süreceğini iddia edenler bile oldu. Tekirdağ yöresinde neden bilmem tabela eksiği olduğundan yolda gördüğümüz konuşabilen her canlıya iniş alanına ne kadar kaldığını sorduk. Aldığımız en güzel cevap; köprü, dere ve çeşme kombinasyonunu görünce sağa sapın cevabı oldu. Verdikleri kilometre hesabına güvenmediğimden bu kombinasyonu yakalamak daha mantıklı geldi. Sonuçta yaklaşık 25 dakika sonrasında iniş alanına vardık. Kadir bey’le buluştuktan sonra teker teker yukarı çıkıldığından önce ben attım kendimi kurban olarak. Arabayla 10 dakika mesafedeki tepeye çıktık. Malzeme hazırlığı da bitince uçmaya hazırım artık. Kadir bey bana ne kadar şu yöne koş dese de ben paraşütün çekim kuvvetinden kurtulamadığımdan sadece sağa sola saçma savrulma hareketleri yapabildim. Bana rağmen havalanabildik. Adam çuval taşısaydı muhtemelen onun için daha kolay olurdu. Ama havalandıktan sonra gerçekten muhteşem bir his, ayaklarınız yerden kesilmiş, havadasınız, yerçekimi hissetmeden yaşayabileceğiniz bir 10 dakika. İnişe geçerken denizin üstünde birkaç tur dönmeniz gerekiyor. Valla ne yalan söyleyeyim ben gözlerimi kapattım, kusmaya ramak kalmıştı çünkü. Ben indikten sonra sıra özgeye geldi, o sırada araç sorunu çıktığından hemen paraşütü paketleyip attık arabaya. Transporter gibi olmasa da sonuçta zirveye ulaşmayı başardım. Aynı paraşütün serilmesi hazırlıklar ve sonrası kabus koşu… yine de özge koşması gereken hedefi benden daha iyi tutturdu, ve havalanabildiler. arkalarından birkaç kare çekme çabam sonrası inişlerine yetişebilmek için bayırdan aşağı saldım ben de kendimi. İniş alanına vardığımda Kadir bey bir sonraki uçuş için tepeye doğru yola çıkmıştı bile.

Tekirdağ-1

Tekirdağ-2

Özge’yle buluştuktan sonra zil çalan karnımızı doyurmak üzere yolda gelirken gördüğümüz bir kaç kır lokantasında yemek yemeye gitmek üzere arabaya atladık. Şarköy yönüne ilerlerken Hoşköy’ü biraz geçtikten sonra çınar kamp alanında durduk. Ya biz çok açtık, ya da yemekler çok lezzetliydi bilmiyorum ama kurt gibi acıkmışız. Muhteşem Tekirdağ köftelerinin ardından deniz kenarına attık kendimizi. Ne yalan söyleyeyim deniz berbattı, belki Karadeniz çocuğu olduğumdan ben alışmışım güzel kumsallara, burası ise genelde taşlık. Deniz de çok bulanıktı, yüzdüğüm yerin dibini görmüyorum, bilmediğim deniz, akıntı ihtimaline karşı açılamıyorum. Ama Marmara adasının manzarası eşliğinde denize girdik, güneşlendik, biraz da kestirdik. Uyandığımızda saat 7 buçuk olmuştu, eyvah diye feryat ederek, dün gece içtiğimiz harika aker şarap satış mağazasının kapanmamış olduğunu umarak tekrar Mürefte’ye döndük. Saat 8 olmasına rağmen hala açıktı. İnanılmaz güzel bir yer, inanılmaz güzel bir aile, inanılmaz güzel bir ortam ve en önemlisi inanılmaz güzel şaraplar. Mahzeni gezdik. Arabanın alabildiği kadar şarabı sağa sola sıkıştırmak suretiyle tekrar yola koyulduk, ikinci gece için konaklama yerimiz Marmara Ereğlisi. Bu kez dönerken Kumbağ değil, Naip üstünden devam ettik, yol nispeten daha iyi, yaklaşık 1,5 saat sonra Tekirdağ’a vardık. Daha önce niyetlendiğimiz gibi Tekirdağ’da ufak bir peynir tatlısı molası verdik. Tam meydana yakın, balkan pastahanesinden peynir tatlısı yemenizi tavsiye ederim. Ama dikkat mutlaka üstüne dondurma koydurun, çünkü o kadar tatlı ki, dondurma bile yanında tuzluymuş gibi kalıyor.

Küçük molamızın sonrasında Marmara Ereğli’sine devam ediyoruz. Her ne kadar nüfusu 10.000 olsa da bence Şarköy’e göre çok daha güzel ve daha turistik bir mekan. Otele yerleştikten sonra daha önce araştırdığım safir club, yeni spice olan mekana gittik. Gerçekten çok güzel bir mekan yapmışlar, müzikler güzel, dansçı kızlar zaten harika, yaklaşık bir saat mekanda takıldıktan sonra ortamı gençlere bırakmaya karar vererek otele döndük, sabaha kadar sahilde oturduk, İstanbul’un keşmekeşinden sonra biraz sakinlik iyi gelmedi desem yalan olur.

Ertesi sabah kahvaltı sonrası Tekirdağ’a döndük. Tekirdağ içinde çok kalamadık ama, zar zor navigasyonla bulduğumuz Namık Kemal evinin Pazar günleri kapalı olduğunu görmek açıkçası hayal kırıklığına uğrattı bizi. Ne yapalım hediyelik peynir helvaları da aldıktan sonra kendimize güzel bir plaj bulmaya karar verdik. Tabii ara ki bulasın… Durmadığımız benzinlikçi, sormadığımız pompacı kalmadı. Yine şahane yol tarifleri, kimi 5 km sonra diyor, kimisi 40 km sonra. Oteldeyken resepsiyondaki görevli gidilebilecek en uygun plajın Marmara Ereğlisi ile Tekirdağ yolu arasındaki Dallas olduğunu söylemişti. Dallas’ı bulamayınca başka bir yerde durduk. Şezlong yok, büfe yok, tuvalet yok. Tam bir hayal kırıklığı yani. Ama kafaya koyduk bulacağız Dallas’ı. Tekrar yola koyulduk, en güvenilir tarif olan, birinci camiden değil ikinci camiden sal aşağı kendini. Sonunda bulduk Dallas’ı. Şezlong bulunca harbi bir küp altın bulmuş kadar sevindim. Medeniyet böyle bir şey işte ya ama Tekirdağ plajları bizden geçer not alamadı.

Saat 7 buçuk gibi dönme vaktinin geldi, ama daha bitti mi? Tabii ki hayır. Tekirdağ sınırlarından çıksak da yenecek harika bir akşam yemeğimiz var, tabii ki Silivri ve tabii ki kılçık. Harika mezeler eşliğinde güzel bir günbatımı ile tatili bitirdik. İstanbul’a kalan 55 km mi? İşte o kısmı ne siz sorun ne de ben söyleyeyim. Ama yine de kulağınıza küpe olsun bence TEM’i tercih etmeyin.

Etiketler: 

Sehir Merkezine En Yakın Tekirdağ Otelleri booking-logo

En Uygun Fiyatlı Tekirdağ Otelleri booking-logo

Sizin İçin Seçtiğimiz Tekirdağ Otelleri booking-logo

Ücretsiz WiFi hizmeti sunan Tekirdağ Otelleri booking-logo

Tekirdağ Turları

Tekirdağ için en uygun uçak biletlerini Skyscanner aracılığıyla görmek için hemen tıklayın.

Yorum yazmak için

Yorumlar

Yorumlar

öner akalın kullanıcısının resmi

öner akalın 21 May 2014

Selamlar güzel yere gitmişsiniz.En son iki veya üç sene önce bende gitmiştik gündüzleri sıcak akşamları serin oluyor.Fotoğraf için güzel kareler yakalama şansı var...

İlgili İçerikler

image_placeholder
Gold Yazar
30 Mar 2016
Gezi Notu

MALAMALA SAFARİ REZERVİ

MalaMala Safari Rezervi, Mpumalanga Bölgesi’nde 160 kilometrekare alanda bir vahşi yaşam alanıdır. 1927’de kurulan MalaMala Güney Afrika’nın en eski safari rezervi olma iddiasındadır. Bir zamanlar burası “Büyük Beşli’yi çantasına atmaya hevesli avcıların cennetiyken, 1964’den bu yana sadece turistlerin fotoğraf çektiği bir yer olmuştur. Zengin bir yabani canlı... daha fazla

MALAMALA SAFARİ REZERVİ
28 Eki 2015
Gezi Notu

JOHANNESBURG SEYAHATİ

OYA Sweet Company’nin daveti üzerine gittim Güney Afrika’ya. Yaklaşık 10 saatlik bir uçuşun ardından Johannesburg’a indim. Daha önce Afrika’nın başka bir ülkesi olan Etiyopya’da toprak pistlere inmiş olmanın ön yargısı ile yine o minvalde bir havaalanı beklerken muhteşem bir havaalanı ile karşılaştım. Tabi ki gitmeden önce biraz araştırmıştım Güney Afrika’yı Afrika’... daha fazla

JOHANNESBURG SEYAHATİ
image_placeholder
Editör
14 Eki 2013
Galeri
Loader
Johannesburg, Cape Town’dan sonra Güney Afrika Cumhuriyeti’nin en kalabalık ikinci şehri. Yaklaşık olarak 3,5 milyon nüfusu olan şehir dünyadaki en büyük 40 metropol arasında gösteriliyor.
Loader
Cape Town’a göre daha genç bir şehir olan Johannesburg, 1886 senesinde altın madeninin bulunması ile tarih sahnesine geçmiştir. Altın madeni bulunduğu sırada burada yerleşim yokmuş. Madenin bulunmasından 10 sene sonra nüfus 300.000 kişi olmuş. Şimdi ise kayıtsız nüfusta göz önüne alındığında bu rakam 5 milyonu buluyor.
Loader
Bu kente ilk yerleşim olduğu sıralarda çevrede hiç bir yeşil alan yokmuş. Ancak yerleşimin ardından dünyanın çeşitli yerlerinden getirtilen ağaçlar ile şehir yeşillendirilmiş. Şu an şehir öyle bir hale bürünmüş ki, uçaktan bakıldığında yağmur ormanları gibi görünüyor. Oysa ki hiç biri doğal değil, tamamı insan yapımı.
Loader
Pek çok yerde olduğu gibi burada zengin ve fakir tabaka arasındaki çizgi çok kesin, bir yanda tenekeden yapılma evlerde oturan siyahlar diğer tarafta etrafı teller ve duvarlarla çevrili villalarda yaşayan beyazlar. Bunun sonucu ise tabii ki yüksek suç oranı. 1991 senesine kadar resmi bir ırk ayrımı varmış. Zencilerin doğdukları yerden başka bir yere gitmeleri olanaksız kılınmış. Fotoğraf: jrsusa-org
Loader
Şehirde ulaşım çoğunlukla tren ve minibüsler ile sağlanıyor. Tren vagonları ise kendi kültürlerini yansıtacak şekilde rengarenk.

Johannesburg - Güney Afrika Cumhuriyeti

Johannesburg, Cape Town’dan sonra Güney Afrika Cumhuriyeti’nin en kalabalık ikinci şehri. Yaklaşık olarak 3,5 milyon nüfusu olan şehir dünyadaki en büyük 40 metropol arasında gösteriliyor.
image_placeholder
Editör
13 Nis 2013
Duyuru

İnsanlığın Beşiği Dünya Mirası alanında önemli bir fosil bulundu

İnsan türünün muhtemelen atalarından birine ait iskeletlerin bir araya getirilmesi, bu türün hem insan hem de maymunlara ait özellikleri sergilediğini ortaya koydu. Güney Afrika'da bulunan ve insan türünün muhtemelen atalarından birine ait kemikler üzerinden tasarlanan en bütünlüklü model insan ve maymunlara dair özellikleri birlikte barındırıyor. Daha önce... daha fazla

image_placeholder
Editör
17 Oca 2013
Fotoğraf
Johannesburg
+30 Fotoğraf
Johannesburg
Johannesburg
Johannesburg
Johannesburg
image_placeholder
Gold Yazar
25 May 2011
Gezi Notu

ALTIN MADENLERİNİN VAR ETTİĞİ ŞEHİR, JOHANNESBURG

Johannesburg, Cape Town’dan sonra Güney Afrika Cumhuriyeti’nin en kalabalık 2 şehri. 3,5 milyon civarında bir nüfusu var. Dünya’daki en büyük 40 metropol arasında gösterilmektedir. Cape Town’a göre daha genç bir şehir olan Johannesburg, 1886 senesinde altın madeninin bulunması ile tarih sahnesine geçmiştir. Altın madeni bulunduğu sırada burada yerleşim yokmuş.... daha fazla

ALTIN MADENLERİNİN VAR ETTİĞİ ŞEHİR, JOHANNESBURG
image_placeholder
Gold Yazar
25 May 2011
Gezi Notu

KABİLE YAŞAMI İLE TANIŞMA – LESEDİ PARKI

Lesedi Parkına girişte bizi Debeli kabilesi karşıladı. Bize geleneksel yiyecekleri olan haşlanmış mısır ikram ettiler. Zehirli olmadığını kanıtlamak için de önce boynu ve bacakları demir bilezikli yerel kıyafetli anneannelerine yedirdiler. Sonra bize sundular. Lesedi Parkında Debeli kabilesinin ikramını aldıktan sonra Zulu kabilesinin bölümüne geçtik. Zulu... daha fazla

KABİLE YAŞAMI İLE TANIŞMA – LESEDİ PARKI
image_placeholder
Editör
12 Haz 2007
Video

Gezimanya Johannesburg

image_placeholder
Editör
12 Haz 2007
Video

Gezimanya Johannesburg - Lesedi Park

Gezimanya interaktif harita
2 saat önce
Galeri
İÇECEKLERİYLE MEŞHUR YERLER

Bazı şehirler var ki sadece tarihi, görülecek yerleri, kültürel atmosferleri, yemekleriyle değil, içecekleriyle ünlüdürler. Bu içecekleri her içtiğinizde bu şehirler gelir aklınıza. Hatta biraz da hayransanız söz konusu içeceklere gidip yerinde içme isteği bile uyandırabilir. Bazen yemeklerin yanında tamamlayıcı bazen de tek başlarına tüketilen içecekleriyle ünlü yerleri derledik. 

ADANA - ŞALGAM
ADANA - ŞALGAM

Listenin başında tabii ki Adana ve şalgam ikilisi var. Adana sahip olduğu güzelliklerle anılan bir şehir. Fakat dürüst olmak gerekirse Adana’nın daha iddialı olduğu bir alan var: O da kebap ve şalgam! Şalgam, turpgiller ailesine ait bir bitki aslında. Bir tür pancar da diyebiliriz. Bu bitkiyle siyah havuç suyundan elde edilen şalgam suyunun acılı, acısız çeşitleri de bulunuyor. 

NİĞDE - GAZOZ
NİĞDE - GAZOZ

Niğde Gazozu için Niğde’nin simgesi desek hiç de yanlış olmaz. Frambuaz aromalı bu gazoz, sadece Niğde’de değil, Türkiye’nin pek çok şehrinde oldukça popüler. 

BREZİLYA - KAHVE
BREZİLYA - KAHVE

Brezilya, dünya kahve üretiminin neredeyse üçte birlik payına sahip bir ülke. Hal böyle olunca burada içtiğiniz kahvelerin tadı da bir başka oluyor. Brezilyalılar en çok cafezinho adını verdikleri, genelde küçük plastik fincanlarda servis edilen siyah kahve tüketiyorlar. 

BİLECİK - BOZA
BİLECİK - BOZA

Bozanın anavatanının Bilecik olduğunu biliyor muydunuz? Bozanın Osmanlı’dan yadigar bir lezzet olduğu, Bilecik’in de Osmanlı’nın kuruluş yeri olduğu düşünülürse çok da şaşırmamak gerek aslında. Boza, darı irmiği, su ve şekerden elde ediliyor. 

İÇECEKLERİYLE MEŞHUR YERLER

Bazı şehirler var ki sadece tarihi, görülecek yerleri, kültürel atmosferleri, yemekleriyle değil, içecekleriyle ünlüdürler. Bu içecekleri her içtiğinizde bu şehirler gelir aklınıza. Hatta biraz da hayransanız söz konusu içeceklere gidip yerinde içme isteği bile uyandırabilir. Bazen yemeklerin yanında tamamlayıcı bazen de tek başlarına tüketilen içecekleriyle ünlü yerleri derledik. 

3 saat önce
Gezi Notu

​KIZIL ŞEHİR BOLOGNA

Bologna için “kızıl şehir” ifadesini duyar ama gerçek anlamını bilmezdim. Şehre ilk vardığımızda gece saatleriydi, o yüzden ilk başta da fark edemedim. Ancak sabah uyanıp da odamızın penceresinden kiremitlerin kırmızısıyla iç içe girmiş taşların kızıl tonlarını görünce Bologna’nın görselliğinin bu şehrin dokusunun önemli bir parçası olduğunu anladım. İtalya’nın... daha fazla

​KIZIL ŞEHİR BOLOGNA
image_placeholder
Gezgin
3 saat önce
Gezi Notu

BABADAĞ'I AŞ DA GEL!

Sen de hep yamaç paraşütü yapmak isteyip ancak bir türlü cesaretini toplayıp yapamayanlardan mısın? Sana bir sır vereyim mi? Adrenalin seviyorsan ve ne korkacağım aman kaç bin metre yüksek olursa olsun diyorsan, hatta ve hatta korkuyorsan bile kesinlikle denemen gereken bir etkinlik! ​ İlk olarak nerede en güzel yamaç paraşütü yapılır dersen sana cevabım şöyle: Ben... daha fazla

BABADAĞ'I AŞ DA GEL!
image_placeholder
Editör
28 Ağu 2016
Duyuru

Fransa'da haşema yasağı geçici olarak kaldırıldı

Fransa Yüksek İdare Mahkemesi, Fransa sahillerinde haşemalı kadınlara getirilen tartışmalı yasağın yasalara aykırı olduğunu açıkladı. Deutsche Welle Türkçe'nin haberine göre konuyu esastan incelemeye alan mahkeme güney Fransa’daki sahil kenti Villeneuve-Loubet’de Müslüman kadınların haşema ile denize girmelerine getirilen yasağı geçici olarak kaldırma kararı... daha fazla

28 Ağu 2016
Gezi Notu

TRABZON'DA GEZİLMESİ GEREKEN YERLER

Doğal güzellikleri ve enfes havasıyla ülkemizin en çok turist çeken yerlerinden biri olan Trabzon adeta büyüleyici bir şehrimiz.  'Trablzon'da nerelere gidilir?', 'Şehrin kalbi neresi?' gibi sorabileceğiniz tüm sorulara bu yazımızda cevap vereceğiz. Tarihin tüm kalıntılarının en doğal şekli ile kalmayı başardığı ender şehirlerimizden biri olan Trabzon tarih ile iç içe... daha fazla

TRABZON'DA GEZİLMESİ GEREKEN YERLER
image_placeholder
Editör
27 Ağu 2016
Duyuru

Finlandiya vatandaşlık maaşını test edecek: 2 bin kişiye 560 Euro

Ülkedeki tüm yurttaşlarına aylık maaş bağlamayı planlayan Finlandiya, bunu hayata geçirmek için uygulamayı test edecek.  Diken.com.tr'nin haberine göre Finlandiya Sosyal Sigorta Kurumu, 2017’den itibaren rastgele seçilen 2 bin yurttaşına ayda 560 Euro ödeyecek. Uygulamanın amacı ise gelir uçurumunu dengelemek ve yurttaşların finansal konumlarını korumak.... daha fazla

27 Ağu 2016
Gezi Notu

KISA BİR BÜKREŞ GEZİSİ

Daha önce Doğu bloku ülkelerinden Bulgaristan ve Ukrayna seyahatleri yapmıştım. Bükreş seyahatine başlarken de Sofya benzeri bir şehre gideceğimi düşünüyordum ancak beklentilerimin çok üzerinde bir Bükreş ile karşılaştım.  İstanbul'dan yaklaşık 1 saatlik bir uçak yolcuğu ile Bükreş Otopeni Havaalanı'na vardık. Havaalanından şehre gitmek için taksi ya da havaalanının... daha fazla

KISA BİR BÜKREŞ GEZİSİ
image_placeholder
Gezgin
27 Ağu 2016
Gezi Notu

PHASELİS ANTİK KENTİ VE KOYU

Aslında bu bizim dördüncü Kemer tatilimiz fakat adını bu sene duyduğum Phaselis Antik Kenti ilk defa bu sene ziyaret etme fırsatı bulduk. Tatile susamış bir insan olduğum için ben otelden ayrılmak ve denizden çıkmak istemiyordum ki bir sabah denizin biraz dalgalandığını görünce babam 'hadi' dedi ve gittik. Yolda giderken de kafamda dönüp duran şey ise 'merkezdeki deniz... daha fazla

PHASELİS ANTİK KENTİ VE KOYU
image_placeholder
Gold Yazar
26 Ağu 2016
Gezi Notu

ABD'DE 5700 KM - BÖLÜM 6 - ARİZONA

Parry Lodge’dan ayrılıp artık Navajo topraklarına girmenin zamanı geldi. Benim için uzun yıllardır kurduğum bir düş bu, gerçekleşiyor olması inanılmaz, içim içime sığmıyor. Utah’dan Arizona’ya geçmemizi ve Navajo Land’e girişimizi, Navajo Köprüsü’nden yapacağız. Köprü aslında o kadar eski değil, 1927 yılında yapılmaya başlanıp 1929 yılında trafiğe açılmış. Ama Marble... daha fazla

ABD'DE 5700 KM - BÖLÜM 6 - ARİZONA
Gezimanya interaktif harita
image_placeholder
Editör
26 Ağu 2016
Duyuru

İtalya'dan gençlere kültür-sanat harcamaları için 500 Euro'luk hibe

İtalya Parlamentosu'nun aldığı yeni bir karara göre 31 Aralık 2016 tarihinden önce 18'inci yaşını doldurmuş tüm İtalya vatandaşlarına kültür-sanat harcamaları için 500 Euro hibe verilecek. 'Kültür Bonusu' olarak adlandırılan hibeyi alan gençler bu parayı kitap, konser, sinema veya tiyatro harcamalarında, müze ziyaretlerinde, ülkenin ulusal parklarına girişlerde... daha fazla