Google+

Arama formu

HİNDİSTAN’IN YAŞAM SEVİYESİ EN YÜKSEK BÖLGELERİNDEN: KERALA

Hindistan yolculuğumun son noktası olan Kerala eyaletine 44 saat süren bir otobüs yolculuğunun (Bangalore aktarmalı) ardından ulaşıyorum. Fort Kochi, Kerala eyaletinin turizm merkezi. Genellikle turistlerin konakladığı, çok sakin ve iyi organize ediliş bir turizm merkezi. Kendimi ilk kez Kochi’de turist gibi hissediyorum.
 

Kerala
F. Kochi'de balık evı için yüzyıllardır kullanılan Çin ağları

Kerala’da Hristiyan nüfus çok fazla. İsa’nın 12 havarisinden biri olan Aziz Thomas 52 yılında Hristiyanlığı yaymak için bu bölgeye gelmiş. Pansiyonunda kaldığım 72 yaşındaki Hristiyan Hintli’nin ismi de Franchis. Kerala eyaleti dünyada komünistlerin seçim kazanarak iktidar olduğu tek bölge (“seçimle” dedim ama). Okuma yazma oranın en yüksek olduğu (% 91), dilenen insanların en az olduğu, insanların daha güler yüzlü olduğu bir eyalet burası. Bunu akıllı yöneticilere oy veren akıllı insanlara ve gelir paylaşımındaki adalete bağlamak mümkün.

 

Kerala-1

Dünyada sadece Kerala’da yapılabilen "Backwater" tur için sabah erken saatte servis aracına biniyorum. Beni buraya çeken ve en çok merak ettiğim tur buydu. Bu tur 3 saat kadar durgun bir su üzerinde giden geniş bir tekne turu ile başlıyor. Köyde yenilen yemeğin ardından ada şeklinde bulunan komün köyleri içlerinde ilerleyen 4-6 kişilik kanolarla devam ediyor. Dar su kanallarından geçerken kendinizi bir masalın içinde hissediyorsunuz.
 

Kerala-2
Duşunu alıyor

 

Kerala-3
Hiçbir teknolojik ürünün olmadığı komün köylerinde çamaşır yıkayan bir kadın
 
Hiçbir masalın sonunda, masalın kahramanı kendisini havaalanında bir albayla kavga ederken bulmaz, burası gerçekten çok bürokratik bir ülke. Bu yüzden masalları çok kısa sanırım. Kochi Havaalanı'ndan ayrılırken değişmiş olmasam da kendimi değişime daha açık ve 10 kilo vermiş biri olarak buluyorum. Döndüğümde gerçekten düzeltmek istediğim, eğer hala zamanım kalmışsa kendimi adamak istediğim bir konu var ve eğer şimdi gitmezsem yeniden gelmek için bir şansım olmayacak.
 
"Sonunda sen bir gün gelirsin diye,
çok şeyin adı küçük yazıldı."
 
Kerala-4

 

Yaşamın bir yolculuk olduğu düşüncesine hiçbir zaman inanmadım. O bir kısır döngüdür, dört duvarın içidir, kementi biraz gevşek tuttuğunuzda üzerinden atıldığınız azgın bir boğadır (altına düşersiniz bazen). Yetişkinlerdeki her şeyi boş verme huyu, içinden geçtikleri her insan topluluğunun onlara taktığı zincir halkalarındandır. Akşam televizyon karşısında çöken derin ağırlık, ofis yaşamında hiçbir işe 15 dakikadan fazla odaklanamama, sürekli güneye yerleşme isteği ama otobüste bile sıkıntıdan iki durak geçemeyip telefona kurtarıcı gibi sarılmak, hep bundandır. İstanbul’a yeniden inerken yanımda taşıdığım küçük defterime kime ait olduğunu unuttuğum bir sözü yazdım: “Hareket etmezseniz, zincirlerinizin farkına varamazsınız”.
 
Sertaç Gümüşoğlu
Kasım 2014