Google+

HIRVATLAR VE BOŞNAKLAR ARASINDAKİ DOSTLUK KÖPRÜSÜ MOSTAR

776109 Nis 2011Gezi Notu
user-profileCENKER ENGİN09 Nis 201177610 Yorum

Mostar’a girişte ilk dikkatimizi çeken yüksek tepeye oturtulmuş çok büyük bir Haç oluyor. Haçı bulunduğu kısmın yani Neretva nehrinin batısının Hırvatlara ait olduğunu, Boşnakların ise nehrin doğusunda yaşadığını anımsıyoruz. Savaşın izlerini halen taşıyan Mostar küçük ama çok şirin bir yerleşim yeri.

Şu an sakin turistik bir yerleşim yeri havasında olan Mostar şehrinde nehrin üzerinde köprüler var. Biz ise asıl hedefimiz olan Mostar Köprüsünü görmek için ilerliyoruz.

Mostar’ın parke taşlı, küçük dükkanlar ve restoranlardan oluşan sokağına varıyoruz. Köprünün iki girişinde ufak çarşılar var. Osmanlı mimarisi kendisini belli ediyor. Çarşının içi çok kalabalık ve içerisi turist dolu. Japon, Fransız, İngiliz, Türk, her milletten insan var burada. Çarşının içinden köprüye doğru ilerliyoruz.

Savaş döneminde tamamen yıkılan ve zarar gören köprü ve çarşı tamamen onarılmış ve eski görüntüsüne getirilmiş. Kendinizi eski bir Osmanlı kasabasında hissediyorsunuz.

Tam bir Osmanlı kimliği taşıyan Mostar Köprüsü gerçekten görülmeye değer bir yapı. Mostar Köprüsü 1566 senesinde Mimar Sinan'ın öğrencisi Mimar Hayruddin tarafından yapılıyor ilk olarak. Köprü için 456 kalıp taş kullanılmış. Neretva Nehri'nden 24 metre yüksekte olan köprünün genişliği 4 metre ve uzunluğu 30 metre. Köprü yapıldıktan sonra bu kentte ticaret canlanarak Mostar’ı, Hersek bölgesinin önemli bir şehri haline getirmiş.

Mostar şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Apartment Intermezzo, Almira Apartment, Ali's. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Apartment A&S, Apartments Platz gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Apartment Mostar, Guesthouse Denino, Guest House Villa Mihael tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Mostar aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Mostar

1992 senesinde Bosna-Hersek'te başlayan iç savaşta köprüye ilk olarak Bosnalı Sırplar saldırmış. 1993'te ise Hırvatlar tanklar ile köprüye büyük bir zarar vermişler. 1993 senesi Kasım sonunda ise Köprü tamamen yıkılarak, dev taşları Neretva nehrine gömülmüş. Yüzyıllar boyunca Müslüman ve Hırvat kesimini birbirine bağlayan hoşgörü ve kültürel çeşitliliğin sembolü olan köprü yerine savaş sonrası İngilizler yıkılan köprü yerine geçici bir demir köprü yapmışlar.

UNESCO ve Dünya Bankası’nın desteğiyle 1997 senesinde köprünün aslına uygun olarak yeniden inşası başlatılmış. Köprünün inşaatını ER-BU isimli bir Türk şirket üstlenmiş. Orijinal modele sadık kalan şirket, köprünün temellerini de sağlamlaştırarak ve sağlam kalan orijinal taşları da kullanarak 2002’de köprünün inşasına başlamış ve Köprünün yeniden açılışı 23 Temmuz 2004 senesinde İngiliz Prensi Charles tarafından yapılmış.

Mostar’a giderseniz eski çarşı içinde bir restoranda mutlaka Cevabi Köftesi ve yöresel Boşnak yemeklerini deneyin. Türk mutfağına çok benzer tatlar bulacaksınız.

Mostar-1

Yemeğimizi yedikten sonra aşağıya nehir kıyısına giderek bu muhteşem yapıyı bir de aşağıdan görmek istiyoruz. Tam aşağıya inerken köprü üzerindeki kalabalığı fark ediyor ve kalabalığa doğru yaklaşıyoruz.

Mostar Köprüsü, cesur sporcular tarafından yıllarca bir atlama platformu olarak kullanılmış. Geleneklerine göre, genç erkekler, nişanlılarına cesaretlerini ispatlamak için düğün öncesinde bu köprüden atlarlarmış. Ama şimdilerde bu durum turizme yönlendirilmiş.

Bir kaç Boşnak genç köprünün üzerinde duruyor ve turistler ile gülerek sohbet ediyorlar. İki tanesi ise şapka ellerinde, para topluyorlar. Ne için mi? Mostar’da eski bir gelenek var, genç erkekler kendilerini ve cesaretlerini kanıtlamak için köprüden atlıyorlar. Bunu da bir şov haline dönüştürmüşler ve para topluyorlar. Köprünün korkuluklarında yeterli paranın toplanmasını bekleyen gençler atlamadan bu kareyi yakalamak için daha öncede de planladığımız gibi aşağıya nehir kıyısına doğru koşarcasına inmeye başladık.

Ve kimse atlamadan nehir kıyısında muhteşem Mostar manzarasında yerimizi aldık. Kameralar, fotoğraf makinelerini hazırladık ve bu seferde hadi atlasın diye sabırsızlanıyoruz.

Yaklaşık 5 dakika sonra, korkuluklardaki 3 genç de aşağıya iniyor ve hiç ortalarda olmayan 35 yaşlarında bir adam çıkıyor korkuluklara ve insanlara tempo tutturmak için ellerini havaya kaldırıyor.
Biz balıklama mı, çivileme mi atlar derken çivileme şekilde yaklaşık 40 metre yükseklikteki Mostar Köprüsünden kendisini bırakıyor. Alkışlar ve ıslıklar… Genç adam sudan kafasını çıkartınca biz de katılıyoruz bu coşkuya.

Mostar-2

Mostar köprüsünden otogara doğru yürürken sağ tarafımızda yeni düzenlenmiş tertemiz bir şehitlik dikkatimizi çekiyor. Şehitliğin merdivenlerinden çıkarken gözlerimiz mezar taşındaki tarihlere takılıyor, çoğu 30 yaşının altında yüzlerce kardeş bir arada yatıyordu. İçimizi bir burukluk kaplıyor.

Buradan Dubrovnik’e gitmek üzere araç aramaya başlıyoruz. Bayram dönemlerinde otobüs, taksi, minibüs bulmak çok sıkıntılı bu nedenle araba kiralamanız daha isabetli bir karar olacaktır. Hem yollar çok düzgün ve keyifli, hem de herkes trafik kurallarına uyuyor. Dikkat edilmesi gereken en önemli şey, yollarda çok sayıda radar var. Bu durum Bosna-Hersek’te de, Hırvatistan’da da, Karadağ’da da bu şekilde ve cezalar çok yüksek.

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar