İlk Yurt Dışı Deneyimim: Budapeşte - Macaristan

Çocukluğumdan beri hep yurt dışına çıkmanın hayalini kurardım. Hatta arkadaşlarımla acaba yurt dışı var mı yoksa bu televizyonlar, internet bizi kandırıyor olmasın diye şakalaşırdık. Sonunda 2 arkadaşım ile beraber radikal bir karar aldık ve Macaristan'a gidiş-dönüş uçak biletini aldık ve Macaristan Havalimanı'nda araba da kiraladık. Ardından pasaportlarımızı çıkardık ve işin en zor kısmı olacağını düşündüğümüz vize kısmı için bir acente ile anlaştık. Acente vasıtasıyla gezin demiyorum çünkü biz sadece vize işlemini halletmesi için aceteyi kullandık. Hiç konsolosluğa gitmemize gerek kalmadan kargo ile evraklarımız gönderdik. Aynı şekilde Schengen vizeli pasaportlarımızı da kargo ile bize geri gönderdiler. Herkese tavsiyem; Macaristan'dan Schengen'i alın. Diğerleri %90 konsolosluğa çağırıyor dediler. Ama Macar konsolosluğu ilk defa vize almamıza rağmen bizi çağırmadı. Tüm işi acente takip edip, halletti ve bu işlemi de çok cüzzi bir miktara hallettiler (kişi başı 70 TL verdik).

Her şeyi ayarladıktan sonra büyük bir heyecanla Antep'ten Sabiha Gökçen'e uçtuk. Gezimizin güzelliği uçağa biner binmez başladı. Check-in işlemi yapan kişi bize torpil geçti ve business class yerlerinden yer verdi. Öğlen 15.30 gibi Budapeşte Havaalanı'na iniş yaptık. Kiraladığımız arabayı gidip aldık ve gezimize başladık (araç kiralamalarında yüklü bir meblağ depozito alıyorlar haberiniz olsun, bizden 1800 Euro depozito almışlardı aracı verince geri aldık tabi). Önemli bir detay da Budapeşte, Euro kullanmıyor o sebepten havaalanında iken harcayacağınız kadar para bozdurun. Harcamaları Euro ile yaparsanız % 20 değer kaybediyor gibi oluyo,  bu sebepten Eurolarınızı Forint'e çevirmeniz yararınıza olacaktır.

Budapeşte'de ilk olarak şehir merkezinde bir Türk lokantasında yemek yedik ardından Tuna Nehri'nden gezimize başladık. Nehir şehri ikiye bölüyor söylediklerinde göre nehrin sağ tarafının adı Buda, sol tarafının adı da Peşte imiş. Nehir temiz ve çok düzenli büyük gemiler hem otel hem de lokanta görevi görmekte. Kalmak için birebir güzel bir yer. Tuna boyunca güzel bir gezi yapıp Chain Bridge tarafına gittik. Köprüleri gerçekten çok estetik ve güzel yapılmış. Aslan heykelleri ile süslenmiş olan bu köprü çok ilgimizi çekmişti. Bol bol fotoğraf çektirdik burada. Şehri yüksekten görmek ve Buda Kalesi'ne çıkmak  için teleferiğe bindik. Bu tarihi ve eski yapılarla donatılmış şehir, tepeden bize muazzam bir manzara sundu. Buda Kalesi'nden şehir manzarası seyretmek çok güzel olmuştu. Buda Kalesi, Budapeşte'de en çok beğendiğim yapıydı. Büyüklüğü, yeri ve mimarisi ile çok güzel bir yerdi. Buda Kalesi'nden Matthias Kilisesi'ne, oradan da St. Stephen's Basilica'ya gittik.

Buda Kalesi'nden sonra şehirde en çok göze çarpan yapı hiç kuşkusuz Macaristan Parlamento Binası'ydı. Keşke bizim ülkede de meclis binası böyle olsun dedirtecek bir yapı, her şeyi ile çok güzel yapılmış bir binaydı. Bunun haricinde Budapeşte'de; Gresham Sarayı, Dohany Sokağı Sinagogu, Balıkçı Tabyası, Macaristan Devlet Opera Binası, Etnografya Müzesi, Kahramanlar Meydanı ve son olarak da şehrin en yüksek yeri olan Gellert Tepesi'ni de görerek gezimizi tamamladık. Daha birçok görmediğimiz yer vardı ama vaktimiz kalmadığı için bu güzel şehirden ayrılmak zorunda kaldık.

Budapeşte ekonomik açıdan ülkemiz ile denk bir yer. O açıdan yemekler de kalacak yerler de çok uygun fiyata, 7-10 Euro'ya merkezde hotel bulmak mümkün. Yemeklerde aynı şekilde 7-8 Euro'ya güzel bir yemek yiyebilirsiniz. İlk yurt dışı deneyimim olan bu ülkenin yeri bende her zaman ayrı olacaktır. Macaristan dışında 7 ülke daha gezdim ama Budapeşte en beğendiğim yerdi. Kesinlikle görülmesi gereken yerlerin başında bir yer. 

Yurt dışına çıkmak, yeni kültürler tanımak, yeni yerler görmek; dilini, yerini hiç bilmediğin yerleri keşfetmek anlatılmaz bir duygu. Bu sebepten kendinize bir iyilik yapın ve kabuğunuzu kırıp, görün dünyayı. Parasal açıdan planlamanızı iyi yaparsanız çok cüzzi miktarlarla bu deneyimi yaşıyabillirsiniz. 

Kendim için bu bir başlangıçtı. Tüm dünyayı görme hayalim var; Avrupa kıtası ile başlayan bu maceramı sırası ile Afrika, Asya ve Amerika kıtası ile devam ettirmeyi planlıyorum. Napolyon'un da dediği gibi gezmek, gezmek, gezmek; işte bütün mesele bu : )

Etiketler

fatih07ozdemir

Yazar Hakkında

fatih07ozdemir

1989 hatay doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Hatay'da gördüm lisans eğitimimi Denizli Pamukkale üniversitesinde Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünü 2011 de bitirdim.