İran Rehberi: Şiraz'da Gezilecek Yerler

Şiraz, İran'ın en aydın şehirlerinden biri. Tarih boyunca bu şehirden filozoflar, düşünürler, savaşçılar, şairler yetişmiş. Şehir üzüm bağları, gül bahçeleri ile ünlü. Burada couhsurfing üzerinden tanıştığım mimar olan Hamed'in evinde kalacağım. Yine kalış sürem 4 gün.

Saat 18.30 gibi Şiraz terminaline indim. Hamed beni bekliyordu zaten. Hemen atladık arabaya ve eve gittik. Günün yorgunluğunu çay ve sigara eşliğinde sohbet ederek atlattık. Hamed tam benim kafa dengim bir adam. Aynı yaşlardayız ve tüm zevklerimiz uyuşuyor birbiriyle ve Şiraz günlerimde her gün beni gezdirdi. O olmasaydı gerçekten işim çok zordu. Burada İngilizce konuşan kimse yok ve mesafeler birbiri ile çok uzakta yer almakta. Mecburen taksi ile anlaşmak zorundasınız ama onda da zaten potansiyel kazıklanacak prototip olduğunuz için taksiciler tarafından bulunmaz nimetsiniz. Hamed bu konuda benim elim ayağım oldu hep.

Şiraz tıpkı İsfahan'da olduğu gibi bir büyük ana caddeye sahip; Kerim Khan-e Zend Caddesi ya da bizim dilimizce Kerim Han Caddesi diyelim. Kerim Han Şiraz'ı baştan sona inşa eden 1750 yıllarında hüküm sürmüş bir kral, bu cadde boyunca adımladığınızda karşınıza dev bir meydan çıkmakta; Şüheda Meydanı. İşte Şiraz'da gezilecek ne kadar yer varsa hepsi bu meydan üzerinde ve çevresinde toplanmış.

ŞİRAZ GEZİLECEK YERLER

Sabah erkenden kalktık ve yollara düştük. Bugün tek gezeceğimiz yer Büyük Pers İmparatorluğu'nun merkezi PERSEPOLİS..

Persepolis'e ulaşmak için herhangi bir otobüs ya da minibüs yok Şiraz içinden. Mecburen terminale gidip oradan Persepolis arabalarına bineceksiniz ve kapısında ineceksiniz. Şiraz - Persepolis arası yaklaşık 1,5 saat sürmekte. Biz de aynen böyle yaptık ve saat 10.00 gibi yolculuğumuz başladı sabahtan.

PERSEPOLİS

Şiraz'ın 70 km. kadar uzağında yer alan bu şehir Büyük Pers imparatorluğu'nun merkeziydi. 1. Darius zamanında M.Ö. 520 yılında yapımına başlanan bu muhteşem kent, 200 yıl süren bir yapım aşamasından sonra tamamlanıyor. Toplam 130.000 metrekare üstüne kurulan bu kent; içindeki eserler, muhteşem kaya figürleri ve taş işlemeleri ile İran'a gelen her gezginin kesinlikle geldiği bir açık hava müzesidir.

Persepolis

Sırasıyla Persepolis gezisine başlayalım;

Tüm Milletler Kapısı: Persepolis Antik Kenti'ne girişi bu kapıdan yaparsınız. 1. Xerkes tarafından yapılmıştır ve bu kapıdan geçerek şehrin her tarafına ulaşma imkanı var.


Tüm Milletler Kapısı

Kapıdan geçerken, zamanında burada kazı yapmış arkeologların duvarlara kendi imzalarını kazıdığını görürsünüz.

Bu kapının en üstünde çivi yazısıyla yazılmış Kral Xerkes'in bu kapıyı nasıl yaptığını anlatan bir kitabesi bulunmakta.


Kapıdan geçip kentin meydanına indiğinizde Apadana Sarayı kalıntılarına ulaşırsınız.

Apadana Sarayı: Kral Darius bu sarayda ikamet eder ve konuklarını burada huzura kabul ederdi.


Apadana Sarayı

Bu sarayın hemen yanında ise buraya geliş amacımız olan Apadana Merdivenleri bulunmakta.

Apadana Merdivenleri: İşte bu merdivenlerin olduğu ana yürüme yolu tam bir görsel şov ve muhteşem bir tarih sunumu verir bize. Burada yer alan kaya resimleri, işlemeler o kadar iyi durumdadır ki binlerce yıl öncesinde nasıl yapıldıysa aynen öyle durmakta. Bu merdivenlerde devrin en büyük imparatoru olan Darius'a gelen dünya milletlerinin yetkilileri çok ince bir işleme ile duvara resmedilmiştir.

Apadana Merdivenleri

Yine bu merdivenlerden ana meydana çıkınca 1. Darius'un taşlara işlenmiş birçok rölyefi sizi karşılar.


Persepolis ve ben dersime çalışıyorum, konu 1. Darius

Persepolis antik kentinin yamacında dağın eteklerinde iki adet mezar bulunur, bunlar dev kaya bloklarına işlenmiş duvar resimleriyle yaklaşık 2000 yaşındadır. Bu mezarlar 2. Artaxerxes'in mezarlarıdır. Bu kaya resimlerinde dönemin dini Zerdüştlük hakkında ve Zerdüşt dininin sembolleri çokça bulunur. İnsanın aklı ermiyor ama, bu adamlar bunları nasıl yaptı, kaç yılda yaptı, kaç kişi çalıştı? İnanın baktıkça beynim error veriyor.

Persepolis gerçekten büyük bir şehir, tadına vararak adımlamak, kalabalığı da göz önüne alırsanız yaklaşık 3 saat kadar sürmekte, ama burada havada bulunan tarih kokusu buram buram.

Persepolis içinde soluklanacağınız bir cafe var, çayınızı içer, hediyelik eşyanızı alabilirsiniz.

Persepolis'ten çıkınca rotanızı yaklaşık 10 km. uzakta bulunan Nakş-ı Rüstem'e çevirmeniz gerekiyor. Yine yapacağınız tek şey taksi tutmak. Persepolis önünde bekleyen genelde 2 taksi var ama turist olduğunuzu bildiklerinden uçuk fiyat söylüyorlar. Telaş etmeyin ve bekleyin. Halktan korsan taksicilik yapan biri kesinlikle uğrayacaktır. Biz de bekledik yaklaşık 10 dakika kadar. Sonrasında aynen asıl mesleği çiftçilik olan ama işi bitince kendi arabasıyla taksicilik yapan Sait geldi ve tanıştık. Atladık arabasına ve ver elini Nakş-ı Rüstem...

Nakş-ı Rüstem: Burada kayalara oyulmuş devasa büyüklükte 4 tane mezar bulunmakta. Burada yer alan mezarlar 1. Darius ve Xerkes'e ait. Diğerleri de oğullarına ait. İran halkı, bu mezarların İran ulusal kahramanı Zaloğlu Rüstem tarafından yapıldığına inanıyor, ondan dolayı bu ismi vermişler. Mezarlar gerçekten devasa büyüklükte.


Nakş-ı Rüstem

Burada yer alan bir kaya resmi çok dikkat çekici, İmparator 1. Darius Romalı bir generali teslim alıyor. Kaya resmi o kadar büyük ve o kadar güzel korunmuş ki..


Nakş-ı Rüstem çıkışı arabaya atlayıp hemen bu bölgeye yaklaşık 10 dakika uzaklıkta olan Nakş-ı Recep ziyareti yapmalısınız.

Nakş-ı Recep: Nakş-ı Rüstem kaya mezarlarına yaklaşık 10 dakika uzaklıkta olan bu yer, bir toprak alan içerisinde bulunan 4 adet kaya mezarından oluşmakta. Bu mezarlara işlenen kaya resimleri gerçekten iyi korunmuş durumda. Bu resimler Sasaniler zamanında yapılmış.


Nakş-ı Recep

Gezimizi tamamladıktan sonra arabaya atladık ve Şiraz yollarına düştük. Persepolis'ten sonra buralara gelmek için maalesef taksi tutmak zorundasınız, neyse ki benzin ucuz ve fiyatlar bizim ülkemize göre çok ucuz. Buraları kesinlikle görmelisiniz.

Saat 18.00 gibi Şiraz'a geldik ve bugün Hamed seni Zurhane'ye götüreyim dedi. Akşam saat 21.00 gibi başlıyor ve sen yanımda olduğun için rahatça izleyebilirsin dedi. Aklımda hep bu zurhane vardı. Ama kime sorduysam kime dediysem olmadı. Tebriz'de de bizim çocuklara sorduğumda burada sadece bir yer var ama içeri girmen sorun olur demişti. Aklım havalarda gidelim dedim.

Zurhane: Kerim Khan-e Zend Caddesi üzerinde yer alan Şüheda Meydan'na gittik. Burada hemen sağ tarafta bulunan vekil hamamı içinde bir sokağa girdik ve ufak bir mescid önüne geldik. Burada yerin bir kat altına indik ve o andan itibaren hayatımda gördüğüm en ilginç seyirlerden birini yaşadım. Zurhane aslında İran'da bir spor ve bu sporu yerel halktan kişiler yapmakta. Daire şeklinde bir alanda farklı kilo ve yaşlarda kişiler çıkıp hem ayin yapmakta hem de spor. Alanın dışında ufak oturacak yerler var. Lobutlar, büyük ve ağır zincirler ile ahenkli, uyumlu bir şekilde resmen trans halinde hareketler yapıyorlar. Salonun tam köşesinde elinde def dediğimiz vurmalı bir çalgı ile bu ayini yöneten ve bir yandan da şarkı söyleyen biri var. Burada bu hareketleri yapanlar ilk önce ısınıyor, kendi etraflarında deli gibi dönüyorlar. O kadar hızlı dönüyorlar ki takip etmekte zorlanıyorsunuz bazen. Sonra toplu halde Kuran okumaya başlıyorlar. Bu arada müzik yapan kişi durmadan Hz. Ali için beyitler okuyor. Kesinlikle gözlerinizle görmelisiniz.


Zurhane

Yaklaşık 2 saat süren bu toplu spor ve ayinden sonra ağzım kulaklarımda dışarı çıktık. Bugünüm nefis, dolu dolu geçmişti. Eve doğru adımlamaya başladık. Eve geldiğimizde bir cigara ve yorgunluk çayı sonrası hemen yatma moduna girdik.

Gezinin İkinci Günü

Sabah kahvaltısı sonrası Kerim Han Caddesi'ni adımlayıp Şüheda Meydanı'na geldim. Tam meydanın ortasında yer alan kale Şiraz'ın eski tarihi eserlerinden biri olan Kerim Han Kalesi.

Kerim Han Kalesi: Tamamen tuğladan yapılmış olan bu kale, 15 metre olan duvarları ve 4 kulesinden sadece bir tanesinin eğri oluşuyla ünlüdür.

Kale içine girdiğinizde önünüze çok geniş bir bahçe çıkar. Bu bahçe etrafında ise kralın odaları, misafir ağırlama salonu, hamam ve hediyelik eşya satan ufak dükkanlar bulunmakta.

1

Kalenin misafir salonunda bulunan balmumu heykelleri; Kerim Han yabancı bir elçiyi kabul ediyor.

2

Kerim Han'ın hamamı

3

Kaleden çıkıp hemen yolun karşı tarafına geçtiğinizde büyük bir cami göreceksiniz. Şimdi o camiye gidelim.

Vekil Cami: Kerim Han Kalesi'nin hemen karşısında bulunan bu cami, 1773 yılında Kerim Han tarafından yaptırılmış. Mozaik işlemeleri nefis bu caminin.

4

5

Camide yine diğer yerlerde gördüğüm gibi tadilat çalışması vardı.

Vekil Pazarı: Caminin hemen yanında yer alan bu çarşıyı yine Kerim Han yaptırmış. İçerisi yine diğer şehirlerde gördüğüm çarşılar gibi labirent koridorlar, dükkanlardan oluşmakta. Çarşı cidden büyük. Bu çarşı içinden devam ederek tabelaları takip ederek Şiraz'ın en önemli eseri sayılan Şah-e Çerağ Türbesi çarşı kapısına varabilirsiniz.

6

Şah-e Çerağ Türbesi: Şii inanışının en önemli ziyaret edilen türbesidir. Türbenin içinde mozaik şeklinde milyonlarca ayna duvarlara atılmış ve ziyaretçilere muhteşem bir ışık oyunu sunmakta. Türbenin avlusu çok kalabalık. Ağlayanlar, ibadet edenler var. Buranın bu kadar önemli olmasının sebebi ise şii inanışında 12 imam inanışı var. Bu 12 imamdan biri olan İmam Rıza'nın kardeşi burada öldürülmüş. Sonrasında öldürüldüğü bu yere, bu türbe yapılmış. KESİNLİKLE FOTOĞRAF ÇEKMEK YASAK. BEN GİZLİ ÇEKTİM. ÇOK SIKI KORUNUYOR.

7
 

Saat 17.00 civarı olmuştu ve biz yavaştan tekrar ev yoluna düştük. Hava çok sıcak ve ben evde notlarımı yazmak istiyorum, Hamed ise işle alakalı proje çizecek. Siz de adım adım yürüyerek gezerseniz, ortalama yine 1 gününüzü alacak bu rota.

Gezinin Üçüncü Günü

Dervaz-e Kuran-Kuran Kapısı: Şiraz'ın çıkışında bulunan bu kapıya ulaşmak için taksi tutmanız gerekiyor. Meydandan yaklaşık 30 dakika sürmekte, araç trafiğine bağlı olarak. 1100 yıl önce yapılan bu kapı için şunu anlatıyorlar; Önceden seyahate giden birisi bu kapıdan geçerse tekrar Şiraz'a sağ salim dönermiş. Yine Kerim Han bu kapının üstüne ayetler işletmiş. Bundan dolayı adını almış.

8

Hafız Türbesi: Kuran kapısından çıkıp aşağıya meydan tarafına yürüdüğünüzde bir tabela çıkar karşınıza; Hafız diye. Bu tabelayı izleyip yaklaşık 30 dakika yürürseniz, en sonunda Fars edebiyatının en büyük isimlerinden Hafız'ın türbesine ulaşırsınız. 1324 yılında doğan bu dev isim 1391 yılında vefat etmiş. Hafız, İran'da o kadar yüce bir insan ki, her evde Kuran ve Hafız'ın kitabı var.


9

Türbe, geniş ve büyük bir bahçe içinde yer alıyor. Hoparlörlerden devamlı Hafız'ın şiirleri okunuyor. Avlu ve bahçe çok kalabalık. Günün her saati burası akın akın ziyaretçiler tarafından ziyaret ediliyor.

10

Yine avluda bulunan havuz, buraya gelen ziyaretçiler için bir dinlenme ve soluklanma yeri olarak kullanılmakta.

Genel olarak Şiraz gezisinde görülmesi gereken yerler burası. Ben yine 4 gün üzerinden planlarımı yaptım çünkü son gün olan yarın istediğim saatte kalkacağım, Hamed ile plansız ve programsız gezeceğiz sokakları, notlarımı alacağım. Genelde hep seyahatlerimde bunu yaparım. Son günü kendime ayırırım. Buradan Tebriz'e geri döneceğim ve 2 gün kalacağım ama bu sefer sadece misafir olarak, gezgin olarak değil. Ben İran'ı çok sevdim, bu ülke gerçekten gezilmesi ve keşfedilmesi gereken bir gizli cennet.

Şiraz'dan 4. gün sonunda ayrıldım. Şiraz - Tebriz otobüsleri yine Şiraz içinde yer alan ufak terminalden kalkmakta. Hamed ile vedalaştık. Gerçekten bana çok ama çok yardımcı oldu. Tebriz otogarına sabah vardım. Mehdi beni karşılamaya gelmişti. 2 gün boyunca Tebriz'de plansız programsız bir Tebrizli gibi dolaştım. 2. gün sonunda artık Türkiye'ye dönüş zamanı gelmişti. Tebriz'den Türkiye Bazargan sınır kapısına iki şekilde gelebilirsiniz; 1. seçenek: Tebriz otogarından Maku otobüslerine binmek ve yaklaşık 8 saat yolculuktan sonra Maku şehir merkezinde inip bir taksi tutarak sınıra ulaşmak. Maku'dan sonra Bazargan sınır kapısı yaklaşık 20 km. ve taksi olmadan ulaşım seçeneği yok. 2. seçenek ise yine otogardan kelle başı 25.000 tümen verip arabaya binmek. Arabalar 4 kişi dolunca hareket etmekte ve herkes kelle başı bu parayı vermekte. Yaklaşık 4 saat sonra sınır kapısı önünde iniyorsunuz. Tebriz - Bazargan sınır kapısı arası yaklaşık 380 km. Ben 1. seçeneği yaptım, zamanım vardı yeterince ve param da azdı. Tebriz'den Maku otobüsleri 11.000 tümen ve Maku'dan Bazargan sınır kapısı taksi ile 6000 tümen, toplamda 17.000 tümen vererek sınıra ulaştım. Sınır kapısından içeri girdiğinizde ister ana binaya kadar yürürsünüz ki yaklaşık 45 dakika sürer yürümek, isterseniz 500 tümen karşılığı taksiye biner ana kapıya kadar gidersiniz. Ben taksi seçeneğini kullandım. Pasaport kontrol çok kolay, sadece çok yığılma var ve düzen yok. O biraz sıkıntı yaratabiliyor ve saat 17.00 gibi Türkiye topraklarına, canım vatanıma ayak bastım. Karşımda heybetli Ağrı Dağı bana merhaba, hoş geldin dedi. Yaktım bir cigara ve merhaba dedim ben de, merhaba, hoş bulduk.

11

Ağrı - Doğubeyazıt Bazargan sınır kapısı Türkiye toprağı, karşımda heybetli Ağrı Dağı.