Google+

Arama formu

Daha önce bazı Yurtdışı seyahatlerimi, deneyim ve tecrübelerimi, gezi yazılarımı internette Facebookta, gezi sitelerinden, gezi sayfalarından ve Kişisel Blogumda yazdıktan sonra Nahcivan Seyahatimin devamı olan komşumuz İran İslam Cumhuriyeti ile ilgili seyahatimi yazma ihtiyacı duydum.
 
Seyahatimi bu sefer Nahcivan'a gelmişken İran'a da yapmak istiyordum. Nahcivan'da kaldığım sürenin sonunda üzerimdeki Azerbeycan'ın para birimi olan Manatları ve yüklü miktarda bulundurduğum Amerikan Dolarlarını her köşe başında bulduğum Valyuta Döviz bürolarından bozdurarak İran Riyali (Tümen) alarak yola koyulacaktım. Paraları bozdurdum ve yola düştüm. Üstelik bu Doğubeyazıt Gürbulak Sınır Kapısından sonra yapacağım 2. İran Seyahatim olacaktı.
 
Azerbeycan'a bağlı Nahcivan (Nakhcevan) Muhtar Respublikası topraklarından yeni maceralara hazırlanmak üzere Nahcivan'dan Ordubad kasabası üzerinden Nahcivan'a ait olan Culfa (Cyulfa) sınır kapısına ulaşmak üzere Nahcivan-İran minibüsüne bindim. Nahcivan Culfa sınır kapısı merkezden yaklaşık olarak 35 kilometre bir uzaklıktadır. 1 saate yakın bir minibüs seyahatinden sonra Culfa sınır kapısındayım. Nahcivan sınırından İran'a bu kapıdan geçmek için 2 seçeneğiniz bulunmaktadır. Birinci tercihiniz isterseniz yürüme yolu ile 5 dakikalık bir mesafeyi Nahcivan-İran sınırını ortadan ikiye ayıran Aras Nehri Üzerinden yaya olarak, diğer bir seçenek ise otomobil ile geçmek İran İslam Cumhuriyeti Topraklarına. Ben ise her zaman ki tarzım olan yürüme şeklini seçtim yine.
 
Nahcivan Seyahatimden çok zevk almış güzel günlerimi, anılarımı geride bırakarak İran Gümrüğünde idim. Burada giriş çıkışlarınızı yaptırmak için  iki ayrı bölüm bulunmaktadır. Birinci bölümde erkeklerin ve kadınların ayrı ayrı pasaport giriş çıkışı yaptırdıkları bölümler mevcuttur. Pasaportumu hazırlayarak bende erkeklere ait olan bölüme yöneliyorum sırt çantam ve beraberimdeki kamping malzemelerimle birlikte. Kapıda fazla bir yoğunluk bulunmamaktadır, insanlar sorunsuzca pasaport ve bagaj kontrol işlemlerini rahatlıkla yaptırmaktadır. O kadar farklı ülkelerden gümrük giriş çıkışlarını yaptırdığımdan dolayı, hayatımda yaptığım seyahatlerimde en rahat sorunsuz bir şekilde bu gümrük kapısından beklemeden yaptırabildim diyebilirim.
Tebriz
 
İran-Julfa Gümrük kapısına girerken ilk izlenimlerimden birisi de İran İslam Cumhuriyeti’nin Devrik Lideri Şah Rıza Pehlevi'yi İslami Darbe ile deviren Ayetullah Humeyni'nin çokça görebileceğiniz resimleri karşılamaktadır her yerde sizi.
 
Daha o an zaten girdiğiniz zaman ülke topraklarına İran'da olduğunuzu hemen anlıyorsunuz. İran hakkında fazlaca bilgim yoktu, üstelik fazlaca bilgi edinememiştim ama Nahcivan'da kaldığım sürece yakın yerler hakkında bilgiler edinmiştim ama bu bana yetmemişti. Daha fazla bilgiler edinmeli görmeliydim. Okuyarak bilgileri yetmiyor. Gözlerimle, gözlemlerim ile öğrenmeli idim seyahatim ile.. İran'a seyahati seçmemin sebeplerinden birisi de bu ülkeyi de aşırı derecede de merak etmemden kaynaklanmaktaydı.
 
Pasaport işlemlerimden sonra ülkeye Resmen girmiştim. Nereye giderim nereleri gezebilirim diye düşündüm. Gümrük alanından çıktıktan sonra İran-Julfa Kasabasına ulaşmak için bir hususi taksi tutmuştum. Taksinin sürücüsü ve sahibi Ramazan Bey ile tanıştım önce. Ramazan Dayı İran Azerilerinden idi. Akrabalarının büyük kısmı Bakü Şehrinde ve Nahcivan'da yaşamaktaymış. Orta yaşlı çok efendi ve dürüst insandı. Nahcivan-İran arası sürekli yolcu taşıyormuş. İran ile ilgili seyahatimle ilgili çok güzel şeyler bilgiler verdi bana sürekli. İran'ın çok güzel bir ülke olduğundan çok güzel tarihi yerlerinin ve gezilecek görülecek mekanları olduğunu uzun uzadıya anlattı. Kısa bir Julfa kasabası seyahati yaptık birlikte. Bir kafede oturup bir şeyler yedik içtik, sohbetimizin arasında bende beraberimde seyahatlerimde hiç yanımdan eksik etmediğim harita üzerinde rotamı çizmeye çalışıyordum gezilip görülebilecek şehirler için. Ama Rehberim Taksici Ramazan Dayı buna gerek olmadığını söyledi. Bense nedenini sorduğumda İran'ın hangi şehrine gidersen git mutlaka beğenecek, insanlardan memnun kalacaksın, ülkeden memnun ayrılacaksın diye de uzun uzun anlattı birşeyler.
 
Özellikle gitmem gereken yerlerin başında mutlaka Tahran (Tehran), Tebriz (Tabriz), Urumiye ve Meşhed (Masched) olduğunu söyledi. Kısa İran-Jyul izlenimlerim gezimden sonra Rehberim Ramazan Dayı ile vedalaşmak üzere yola koyuldum ve ülkenin ikinci büyük şehri olan Tebriz (Tabriz)’e doğru yola düştüm. İran'da benzinin çok ucuz olması sebebi ile ulaşımda üstelik çok ucuza geliyordu benim için. Meşhed'de özellikle Büyük İmamların Türbegahını, İran'ın ikinci büyük şehri Tebriz ve Başkent Tahran'ı mutlaka görmemi istedi. Aslında yaptığım İran'ın farklı şehirlerinde ve yerleşim yerlerinde farklı İran ile karşılaştım. Tahran gezimde büyük gökdelen ve iş merkezleri modern İran mimarisi ile ve modern İran yaşantısı ile ilgili güzel izlenimler elde ettim. Yani buna dini yönetim şekli olan İran'ın farklı iki yüzü diyebilirim sizlere kısaca arkadaşlar. İran'da Tus şehrini görme imkanı bile buldum.
 
Meşhed hakkında kısa bilgi verecek olursam izlenimlerimde şöyle diyebilirim. Meşhed Şii (Caferi) mezhebine ait olanların kutsal saydıkları Tarihi İpekyolu üzerinde batıda Merv ile; zengin doğu ülkelerini birbirine bağlayan kutsal sayılan başkent Tahran’a 823 kilometre mesafede İran'lıların Şehadet anlamına gelen Meşhed adını verdikleri ve İmam Rıza(Molla Rza)ya atfen kurulan, Şiilerce kutsal sayılan bir yerleşim yeridir. Dünyanın farklı ülkelerinden özellikle Türkiye'den Şii mezhebine mensup insanların çok ziyaret ettikleri yerleşim yeridir. Türkiye'den özellikle daha önceden görev yaptığım il olan Iğdır'dan otobüslerle çok sayıda ziyaretçi bu kutsal yerleri görmeye gitmektedir. Bense inanç turizm için değil sırf yaptığım gezilerime burayı da ekleme gereği duyduğum için  Meşhed'i de gezilecek yer olarak Gezi-seyahat rotama ekledim.
 
Bulabildiğim taşıt vasıtası ile karayolu ile gitmek üzere ülkenin ilk önce 2. büyük şehir olan Tebriz (Tabriz)’e çevirdim rotamı. Bulduğum ilk otobüs ile Tebriz'e doğru yola koyuldum. İran'nın farklı kasaba ve yerleşim yerlerinden geçtikten sonra uzun bir otobüs seyahatinden sonra kendimi bir anda Tebriz'de bulmuştum.
 
Tebriz, İran'ın kuzeybatısında en büyük şehirlerinden olup tahmini nüfusu 1.600.000 kişi civarındadır. Doğu Azerbaycan Eyaleti’nin başkenti sayılabilecek durumdadır. İran'ın önemli şehirlerinden birisidir. Bölgede özellikle Azeriler nüfus bakımından oldukça yoğundur. Kalmak için kendime bir hostel aramaya başladım ve sorarak zor da olsa buldum. Eşyalarımı hostele bırakarak şehri gezmeye dolaşmaya şehri gözlemleyip tanımaya ayırdım. Tebriz tarihi güzellikleri yanında oldukça turizm şehirlerinden birisidir. Başkent Tahran'dan sonra son derece güzel ve mükemmel bir yerleşim yeridir. Gezilerime ağırlıklı olarak gezilebilecek olan yerlerden, üniversitelerden başladım. Tebriz’de Azerbaycan (Azerbaijan) Terbiyet üniversitesi, Tebriz Azad İslami Üniversitesi, Sehent Teknik Üniversitesi, Tebriz Nebi Ekrem Üniversitesi ve Tebriz Tıp Üniversitesi eğitim anlamında önde gelen geliyorlar. Yine Tebriz’de gezebileceğiniz müzeler sıkça karşınıza çıkacak. Özellikle Tebriz'in dünyaca meşhur olan El işi el dokuma İran-Tebriz halılarını görmek de kısmet oldu. Tebriz'in modern şehir olduğunu söylemiştim ben size. Görülecek yerler arasında Şairler Anıtı (Megberet ol Şoara), Büyük Tebriz Halı Pazarı, Alişah Camii, Kebut Camii, Seyyed Hamza Camii, Zehiriye Camii, Ostad ve Şegerd Camii, Magbere Camii, Tebriz Ulu Camii yer alıyor.
 
Şehrin en önemli müzelerinden birisi de Kacar müzesidir. İçerisinde çok güzel çini ve vitray işlemeleri mevcuttur. Yine şehrin önemli müzeleri Şehriyarın Müzesi, Senceş Müzesi, Meşrutiyet Müzesi, Anıtsal olarak Un İbn Ali Anıtı ve Şairlerin anıtı Megberet ol Şoara da ziyaret edebileceğiniz yerlerden. Modern İran’ın yetiştirdiği şairlerden olan Şehriyar'ın da mezarı burada.
 
Kısacası Tebriz'de o kadar güzel gezilecek yerler mevcuttur ki, ülke adeta gelen yabancılara gezginlere ve turistlere hiç yabancılık çektirmiyor. İnsanları çokça misafirperver ve konuksever. Tebriz’de ulaşım son derece mükemmel olarak işlemektedir. Pek çok yere metro ile ulaşım mevcuttur. Bunların arasında en çok benim kullandığım metro istasyonu Şahgölü Metro istasyonudur ve seferler son derece düzenli olarak işlemektedir.
 
Gezilerimde sürekli hostellerde kalmadım aslında. Kamp çadırım ile şehrin muhtelif yerlerinde, muhtelif köşelerinde kamp kurma imkanı da buldum. Sonuçta gezilerimi Kamp malzemelerimle yapmakta idim. İran'da kalmak istiyordum fazlası ile biliyordum ki, devlet memuru olduğum için senelik bir ay yıllık iznim mevcuttu ve bunu en iyi şekilde gezilerimle değerlendirmeli idim. Yani zamandan dolayı sıkıntım vardı, ne kadar fazla yer gezebilsem ne kadar fazla mekan görebilsem benim için o kadar iyi olacak ve gezdiğim yerleri insanlarla paylaşma imkanı bulabilecektim.

<<<<<<<

Yazar Hakkında

SONER GÜRKAN YÜCEL

02.05.1972 Kırıkkale Doğumluyum.1990 Yılından bu yana halen kamu kuruluşunda görev yapıyorum,Amatör olarak 1988 yılında Türkiye'nin farklı şehirlerini,farklı bölgelerini adım adım gezdim,Profesyonel olarak 1992 den bu yana dünyanın farklı coğrafyalarını,değişik ülkelerini kendi imkanlarım ile gezmekteyim.Uzunca bir süre ailevi nedenlerden...


zahramhdzd kullanıcısının resmi
zahramhdzd
Cts, 02/14/2015 - 22:02
merhaba ben tebriz'de yaşıyorum master bölümümde turizmle ilgili. belki burdan yazmak biraz saçmaa gelecek ama size yardımcı olabilirim.