Google+

İRAN'A YOLCULUK ( 5.Bölüm ) - TEBRİZ

664611 Ara 2013Gezi Notu
Kenan YıldırımKenan YıldırımGezgin11 Ara 201366460 Yorum

Yezd'deki günlerim tükenince Tahran'a gelip ordan da Tebriz'e geçtim. İran'a gelirken bulunduğum otobüsteki arkadaşım Ali burada yaşıyor.  Televizyonda Azeri kanallarında nasıl konuşuluyorsa burada da aynısı hiçbir fark yok. Otobüsten inince otel aramaya koyuldum fakat o kötü gerçekle kendime geldim...

Tebriz,Azerbaycan sınırında olduğundan Azeriler buraya tedaviye geliyorlarmış. Azerbaycan para birimi olan "Manat" burada oldukça değerli. Katır yükü sırtçantamla gitmediğim otel kalmadı ve yer bulamadım. Her yerde yazan şuydu : "Boş otağımız yohtur" tabi bende durumu tekim ve bana bu yüzden yer vermiyorlar diye düşünüyorum hala. Neyseki bir otel sahibi Türkiye'den geldiğimi öğrenince beni Türkiye'den İran a gelip yerleşen birinin oteline yönlendirdi. Orada da yerin olmadığını öğrenince bu sefer söylenmeye başladım. Konuşmalarımı duyan otel sahibi sağolsun yanıma geldi ve nereli olduğumu sordu. Kendisi Aydın'dan gelip İran'da bir evlilik yapmış. 2 yıldır burada yaşıyormuş. Oteli eşiyle birlikte işletiyorlarmış.

Durumumu anlatınca yerin olmadığını ama civar köylerden gelen bir amcayla aynı odayı paylaşabileceğimi söyledi. Bu amca 7 yıldır düzenli olarak bu otelde kalıyormuş. Bu arada otel diyorum ama misafirhane ya da hostel desek daha doğru olur. Çare bulamayınca mecbur kaldım ve kabul ettim.

Tebriz
Kaldığım yerin girişi

Tebriz-1
İşte odam ya da odamız :)

"Kaldığınız otelleri tanıtınız" diyen arkadaşlara tekrar soruyorum "emin misiniz ?" Kısa bir uykudan sonra daha önce haberleştiğim Ali ile buluşmak için yola çıktım.

Tebriz-2

Burada da buluşma yeri saat kulesiymiş. Bizde adeti bozmadık. .

Gelelim şehrin yapısına ve gözlemlerime :

Tebriz şık ve gelişmiş bir şehir. Bana öyle geldi ki 7/24 hareketli ve çok kalabalık. Misafirhane 00:00 da kapılarını kapattığı için ilk gün pek gezme fırsatı bulamadım. Sadece Ali ile birlikte Şah Gölü'ne gittik. Akşam burada üşüyorsunuz diyebilirim. Çadırlar kuruluyor panayırlar mevcut ve insanlar piknik havasını burada da yaşatıyorlar.

Tebriz-3
İlgölü diğer adıyla Şah Gölü

Tebriz-4
Şah Gölü'nün üst kısmına çıktığınızda lunaparkı ve gölü güzel bir şekilde izleyebiliyorsunuz. Burası ne zaman çıksam rüzgarlıydı.

Tebriz-5

Gölün etrafında hediyelik eşyalar ,yiyecek, içecek, kitaplar v.b. gibi ürünler satılıyor.

Sabah erkenden kalktım ve şehri adım adım gezmeye koyuldum. Gözüme ilk çarpan heykellerdi. Diğer şehirlere nazaran burada heykelleri sıklıkla görüyorsunuz.

Tebriz-6

Tebriz-7

Tebriz-8

Tebriz-9

Heykellerin bulunduğu caddede fotoğraf çekerken "Tourist İnformation" tabelasını gördüm. Merdivenlerden çıkarak odaya girdim.

Tebriz-10

Beni çok sıcak karşıladılar ve yardımcı oldular. Türkiye'den geldiğimi öğrenince ayrı bir ilgi gösterdiler. Tebriz hakkında bir kitapçık bastırılmış ve bu kitapçık tamamen Türkiye Türkçesi ile yazılmış. İçinde gidilecek mekanlardan tutun da, gezilecek görülecek yerler bile vardı. Unutmadan hatıra fotoğrafı çektirelim dedik.

Tebriz de gördüğüm diğer bir detay da, şehitlere verilen değer. Meydanda bulunan bu heykeller Irak savaşında şehit düşen askerlerinmiş.

Tebriz-11

Bunun gibi heykel ve fotoğrafları sıklıkla görüyorsunuz. Otoyolda giderken yol kenarlarında sırayla gördüğünüz büyük fotoğrafların üzerlerinde nerede şehit oldukları ve tarihleri yazıyor.

Tebriz-12

Bu da bedava gazete okuma alanı. Anlatılana göre ilk sayfaları ücretsiz okuyabiliyormuşsunuz fakat sayfayı açıp çevirme girişiminizde gazete sizin oluyormuş daha doğrusu parayı ödemek zorunda kalıyormuşsunuz. :)

Tebriz-13

Tebriz'de oldukça büyük ve çok sayıda kapalı çarşılar var. Kimilerinde kilim, halı satılırken kimilerinde altın takı satılıyor.

Tebriz-14

Tebriz-15
Manavlardan görüntüler.. Burada meyve ve sebzeyi bol miktarda bulabilirsiniz.

Tebriz-16

Hakkını yemeyeyim kayısı güzeldi ve kilosu 2. 000 Tümen yani 1. 25 TL gibi bir değer.

Bunca yürüyüşten sonra birşeyler atıştırmak gerek diye düşünüp tercihimizi Tebriz Kebabı'ndan yana kullandık. Kardeşler lokantasına girip siparişimizi verdik.

Tebriz-17

Tebriz-18

Et bakımından zengin ve lezzetli bir kebap

Yemek faslı bittikten sonra rotamızı Mescid-i Kabud yerel dille Göy Mescid'e çevirdik. Geçirdiği depremler sebebiyle büyük hasarlar görmüş fakat restorasyon işlemleri sonrasında durumu daha iyi bir hal almış. Bu camiye "İslam'ın Turkuvazı" deniliyormuş. Yabancıysanız camiye girmek ücretli ve bir kısımdan sonra ilerleyemiyorsunuz çünkü faal olarak kullanılıyor. Namaz kılabiliyorsunuz. Avlu kısmında da hediyelik eşyalar satılıyor.

Tebriz-19

Tebriz-20
İslam'ın Turkuvazı

Tebriz-21

Tebriz-22
Çiniler çok etkileyiciydi

Yürümeye devam edince tüm görkemiyle Tebriz Kalesi (Arg-e Tabriz) karşıma çıktı. Kalenin surları idamlar için kullanılıyormuş. Şu sıralar restorasyon çalışmaları yapılıyor.

Tebriz-23
Tebriz Kalesi / Arg-e Tabriz

Şehrin kuzeyine doğru rotamı çevirdiğimde; Şairler Mezarlığı'na yaklaştığımı farkettim. Bu mezarlıkta 500 kadar şairin bulunduğu söyleniyor. Bu şairlerin tartışmasız en ünlüsü Şehriyar...

Tebriz-24

Benden kaynaklı mıdır bilmem ama nereye gittiysem restorasyon vardı. Burada da bir iyileştirme çalışması var fakat ne olursa olsun böyle bir mekanın olması bile merakımı fazlaca arttırdı. İran halkı şiire ve şairlere çok önem veriyor.

Tebriz-25

Tebriz-26
Muhammed Hüseyin Şehriyar

Şehriyar'dan bir dörtlük:

Bir uçaydım bu çırpınan yelinen,
Bağlaşaydım dağdan aşan selinen,
Ağlaşaydım uzak düşen elinen,
Bir göreydim ayrılığı kim saldı?
Ölkemizde kim kırıldı, kim kaldı?

Tebriz-27
Şehriyar'ın türbesi

Kimdir Şehriyar ? 1906 yılında Tebriz'de doğmuş Türk şair. Şiirleriyle dünya çapında ve özellikle Türk Dünyasında büyük üne kavuşmuş. 1988 yılında vefat etmiş. Türbesine girdiğinizde Şehriyar'ın sesinden şiirler dinliyorsunuz. En ünlü şiirinin "Heydar Baba'ya Selam" olduğunu öğrendim ve okumanızı tavsiye ederim.

Konu şairlerden ve sanattan açılmışken... Tebriz'de bir tiyatroya gideyim dedim daha doğrusu Tebrizli arkadaşım Ali beni kırmadı ve bu konuda yardımcı oldu. Merak edenler olur diyerek fotoğraflarını paylaşıyorum.

Tebriz-28

Tebriz-29

Tiyatro ne yazık ki sürekli kapatılıyormuş ve ismi değişiyormuş. Kapıdaki arkadaş da çizim yapıyor gerçekten yetenekli birisiydi.

Tebriz-30
Tiyatro Sahnesi

Bahsedilene göre tiyatrolar Türkçe yapılamıyormuş. Tebriz'de Türk bayrağının bile siyasi bir unsur olduğunu öğrendim ve yasakmış garip. .
Zaman ilerleyince ve hava kararınca araçla bir caddeye gideceğimiz bilgisini aldım Ali'den. Bu cadde diğerleri gibi değil. Tanışıp arkadaşlık kurmak isteyen kızlar erkekler araçlarıyla gelip birbirleriyle bakışıyor :) sonra hoşlandıklarına telefon numaralarını veriyorlar. Bir nevi sosyal medyayı sıcak bakışmalar ile sağlamışlar. İşte o caddeden bir kesit. Trafik var sanmayın bakışanların kalabalığı :)

Bunca yürüyüşten sonra Şah Gölü'ne gittik ve çimenlerde dinlendik. Ali'nin bahsettiği dürümü yemenin zamanı gelmişti. Sıraya dizilen ufak araçların yanlarına gittiğimde haşlanmış patates,haşlanmış yumurta ve yufka arabalarını gördüm.

Tebriz-31

Tebriz-32

Tebriz-33

Yufkanın içerisine patatesi ve yumurtayı ezerek koyuyorlar. Üzerine nane tuz ve isteğe göre biber atıp sunuyorlar. Yanına da tabiki pipi zam zam kola :) Fotoğraf ne yazık ki böyle çünkü bir polis grubu gelerek ışıkları söndürmeleri gerektiğini söyledi. Bunun üzerine tüm tezgahlar ışıkları kapattı.

Ertesi gün Ali'nin annesi benim için neler hazırlamıştı neler... Bu arada şunu da belirtmeliyim çok misafirperverlerdi. Sofrada yemeği hiç bir zaman ilk olarak kendileri almadı. Ben misafirim diye hep ilk ben aldım. Annesi babası ve tabiki Ali benimle yakından ilgilendi. İyi ki tanımışım dedim ve iyi ki Ali ile karşılaşmışım.

Tebriz-34

Bu ülkede bölge ayırt etmeden her yemekte pilav olmazsa olmazlardan.

Tebriz-35

Tebriz-36

Tebriz-37

Bu kadar yemeğin üzerine Tebriz'in geniş caddesinde yürümek iyi gelir. Belirli bir saatten sonra burası oldukça kalabalık oluyor. Sağlı sollu mağazalar mevcut. İstanbul'da bulunan İstiklal Caddesi gibi desem yanılmış olmam.

Tebriz-38

Tebriz'e gelmeden bir söz duymuştum. "Esfahan nesfe jahan eger Tabriz ne bahşe" buna benzer bir söz ya da... Anlamı şu : "İsfahan,cihanın yarısı olurdu ama Tebriz var"

Uzun uzadıya Tebriz'i yazmaya çalıştım. Elimden geldiğince paylaştım ama şu var ki; kesinlikle bu şehre gitmelisiniz. İnsanlar sıcak kanlı ve güler yüzlü. Yolda yürürken bile biriyle sohbet edip arkadaş olabilirsiniz. Bende ayrı bir yeri var ve umarım tekrar giderim...

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar