Google+

Arama formu

İSFAHAN VE İKİ DEĞERLİ İNSAN

İsfahan’da çok önemli ve iki değerli insanla ziyaretimiz, sohbetimiz oldu, her ikisine de randevu ile gittik, sohbet ettik, bilgi aldık.
 
ATEŞ TAPINAĞI
 
İsfahan’daki son günümüzde sabah ilk randevumuz bir Ateş Tapınağı. İran yazı dizimi takip edenler hatırlayacaktır. Yezd şehrinde Ateşgede – Ateş Evi ziyaretimizi anlatırken Zerdüştlerden de bahsetmiştim. (http://gezimanya.com/GeziNotlari/ruzgari-yakalayan-sehir-yezd)
 
Bugün İsfahan’da önemli bir Ateş Evi ziyaretimiz var. Rahip ya da “Muz” ile randevumuz var, felsefelerini bir de ondan dinleyecek, merak ettiğimiz, öğrenmek istediklerimizi soracağız.

İsfahan

Bizi güler yüzle karşılıyor, tabii her evde olduğu gibi sürekli yanan bir ateş var burada da. Bize gösterdikleri sıralara oturup sohbete başlıyoruz. Önce kendisi bize kısaca Zerdüştlerden ya da Meccuzilerden ya da Mandaizmden ve felsefelerini anlatıyor.
 
“Kısaca felsefeleri ise şu: doğru düşün, doğru söyle, doğru yap - Adam gibi adam ol yeter”
 
Hiç sönmemek üzere içinde yakılan Ateş’in anlamı şu – Ateş tüm kötülükleri yok eder, ateşin olduğu yerde kötülük barınmaz, ateş aydınlık verir, yolumuzu aydınlatır, ışık verir. Işığın ve aydınlıkların, Tanrı Ahura Mazda’nın fiziksel temsili olduğuna inanırlar. Yoksa asla ateşe tapmıyorlar (ben döndükten sonra internette Zerdüştlerle ilgili bilgileri araştırıp okurken dikkatimi şu cümle dikkatimi çekti: “ateşe tapanlar”. Oysa bu bey bize bunun kesinlikle yanlış olduğunu söylüyor.

İsfahan-1

Bizden aldığı sorular verdiği yanıtlar da özetle şunlar. Zerdüşt olmak için inandığınız dinden, dininizden çıkmanız, ayrılmanız gerekmiyor, hem Müslüman, Hristiyan vb. hem de Zerdüşt olunabilir. Evet, 20. yüzyıldayız, ateş yerine yolumuzu aydınlatacak elektrik var, doğru, onlar da teknolojiyi reddetmiyor hatta kullanıyorlar. Mesela yanan ateş doğalgaz sayesinde hiç sönmüyor, evet kendisi de internet kullanıyor. Önemli olan ateşin, belki de içimizdeki ateşin hiç sönmemesi.
 
MİNYATÜR
 
İlk ziyaretimiz; dünyaca ünlü bir Minyatür Ustası, dehası, piri Hossein Fallahi. Şanslıyız, dünyanın her yerinden davetler alan Fallahi yurda yeni dönmüş, bizi çok içten, gülen yüzüyle karşılıyor. Sohbete başlıyoruz, o anlatıyor biz de merak ettiklerimizi soruyoruz.

İsfahan-2

Çok ince işlenmiş ve küçük boyutlu resimlere ve bu tür resim sanatı, Minyatür, ince ince işlenmiş ve sayfa süslemesi olarak da kullanılan küçük resimler. Minyatür adı Latince “minimum”dan türemiş, anlamı ise “boyaya kırmızı bir renk verev kurşun oksit” tir.
 
İran, çok eskilere dayanan köklü tarihi ve gelenekleri ile birçok sanat dalına can vermiş, yazılarımda anlattığım, birçok mekânda gördüğümüz ayna süslemeleri, cam objeler, çini, mozaik ve elbette özellikle de adı geçmeden olmasa olmaz minyatür.

İsfahan-3

Minyatür fırçası İran kedisinin kılından ve güvercin tüyünden yapılıyor. Üzerine minyatür yapılan materyal deve kemiği, daha büyük ebatlar için ise kemik preslenerek kullanıldığı gibi el yapımı kâğıt, deri ve nadiren de fil dişi kullanılıyormuş. Tasvirler ise İran kültüründen sahneler, İran şairlerinin, Hayyam, Hafız, Firdevsi, Sadi gibi, şiirlerinden alınma konular, çoğunlukla da aşiret hayatı, polo oyuncuları, av sahneleri gibi konular.

İsfahan-4

Bu güzel ve bilgilendirici sohbetten sonra küçük bir kâğıda bir şeyler karalamaya başlıyor ve birkaç dakikada ortaya ustaca çizilmiş bir portre çıkıyor. Burası onun hem satış yaptığı iş yeri hem de atölyesi, öğrencileri ile burada çalışıyor. Duvarlar çeşitli boylarda minyatürlerle dolu, hepsi birbirinden güzel, hangisine baksam bir başka güzellik görüyorum. Bu eserlerden mutlaka almak istiyorum. Fiyatlara göz attığımda bakıyorum bazen ufak bir tablo oldukça pahalı iken daha büyükçe biri çok daha uygun. Soruyorum, hocanın kendi elleriyle yaptıkları ve üzerinde ıslak imzası olanlar pahalı olanlar, daha ucuz olanlar ise dizaynları hocanın ama yapan öğrencileri. Öğrenci minyatürlerinin yanı sıra elbette hocanın imzalı eserlerinden de alıyoruz. Çay ikramlarından sonra ayrılıyoruz bu sevimli, cana yakın ustanın atölyesinden.

İsfahan-5

İsfahan-6

İsfahan-7

SON SÖZ
 
İran’da değerli bu iki insandan aldığımız bilgilerle İran gezimiz sona eriyor.
 
Bir geziyi daha sorunsuz tamamlayarak, farklı bir ülkeye konuk olmaktan mutlu, güzel anılarla evimize dönerken düşündüm…

İran’a giderken beklentilerim hayal ettiklerimin ötesine geçmiyordu. Ama eski medeniyetler, dinler, mezhepler hakkında çok şeyler öğrenerek döndüm, çok ama çok müthiş ayna, çini ve mozaik işçilikleri ile bezenmiş muhteşem İslami eserler, geleneksel el sanatları olan halının çok güzellerini gördüm. Dünyaca ünlü bir minyatür ustası ile tanıştım, çalışmasını izledim, kalemini nasıl ustalıkla kullandığına tanıklık ettim ve onun eserlerinden satın aldım. Gezimiz sorunsuz, hatta keyifli ve dolu dolu geçti. Gittiğim için çok memnunum, sizlere de fırsat yaratmanızı ve gidip görmenizi şiddetle tavsiye ederim, çok güzel eserler göreceğinizden emin olun…


Yazar Hakkında

nevinsalman

Ankara da doğdum, TED Ankara Koleji ve Gazi Üniversitesi Mimarlık fakültesi mezunuyum. 6 sene Londra'da yaşadım, sonraki yıllarda İstanbul'a yerleştim ve serbest çalıştım. 10 senedir ise kış aylarında İstanbul'da, Mayıs-Aralık 7 ay Bodrum’da yaşıyorum. Tam bir Bodrum sevdalısıyım, en büyük keyfim yelken, yüzme ve squba-diving. Spor hayatımın...


aysakini kullanıcısının resmi
aysakini
Sa, 12/23/2014 - 09:49
Çok güzel bir yazı olmuş tebrik ediyorum..şiddetle tavsiye ederken terlikte atıyormusunuz:)