İstanbul'a Bir de En Kuzeyden, Yoros Kalesi'nden Bakın!

İstanbul’da Anadolu Kavağı’nın en yüksek tepesinde ve Karadeniz’e yakın bir konumda bulunan Yoros Kalesi; boğazın güzelliğini izlerken, cıvıl cıvıl kuş sesleri içinde ağaçların arasında yürüyüş yapmak, bol bol oksijenle ciğerlerini doldurmak isteyenler için çok güzel bir gezi rotasıdır.

su, gök, açık hava, doğa içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Tarih boyunca İstanbul’a hükmetmiş olan bütün medeniyetler şehri korumak amacıyla stratejik açıdan en önemli bölge olan boğazın girişindeki en yüksek noktalara kaleler inşa etmişlerdir. Üstelik Boğaz'ın bir yakasına yapılmış kalenin diğer ikizi mutlaka karşı yakaya inşa edilmiştir. 

gök, açık hava, çayır, doğa içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Bölgede yaşayan kişiler tarafından Anadolu Kavağı Kalesi ya da Ceneviz Kalesi de olarak bilinen Yoros Kalesi’nin ikizi de Rumeli Kavağında bulunuyor. Bu iki kale Boğaz girişini kontrol etmek amacıyla inşa edilmiştir. Yoros Kalesi halen büyük bir kısmı orijinal haliyle günümüze kadar varlığını sürdürebilmiş bir yapıdır. 

gök, açık hava, taş, su içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Anadolu yakasının kuzeyinde sarp bir yamaçta konumlanmış, boğaz boyunca beş yüz metre uzanan, genişliği yer yer altmış ila yüz otuz metre ulaşan Yoros Kalesi’nin iki adet boğaz yönünde ve iki adet kara yönünde olmak üzere toplam dört adet kulesi bulunuyor. Hem kara hem de deniz yönünde yapılmış ikiz kuleler bu kalenin her iki yönden gelebilecek istilacılara karşı güvenlik tedbiri amacıyla yapıldığını gösteriyor. 

gök, açık hava, çayır, taş içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Günümüzde kalenin ziyaretçi girişi karadan tarafta bulunmakta ve yalnızca karadan tarafta olan kuleler ziyarete açık. Genişliği iki metreyi bulan kale duvarları ve büyük taşlar kullanılarak yapılmış olan bu kulelerin üzerinde herkesin kolayca görebileceği büyüklükte üzerinde Grek’çe kitabe bulunan tuğlalar yerleştirilmiş. 

zemin, bina, taş, açık hava içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

MS 330 yılında kurulmuş, geç antik çağ ve orta çağ boyunca Roma İmparatorluğu'nun uzantısı olarak varlığını sürdüren ve başkenti Konstantinopolis olan Bizans İmparatorluğu veya Doğu Roma İmparatorluğu’nun 610’dan sonra resmi dili Yunanca (Grek) olduğu biliniyor. Grekçe yazılmış bu kitabenin MS 610’dan sonra yani Doğu Roma İmparatorluğu (Orta Bizans) döneminde yerleştirildiğini gösteriyor. 

Yoros Kalesi adının da eski Yunanda dağ anlamına gelen Oros kelimesinden türemiş olduğu düşünülüyor. 

Yoros Kalesi ilk olarak 1305 yılında Karadeniz’de bulunan Şile Kalesiyle birlikte Osmanlı Devleti’ne geçmiş fakat o dönemde deniz ticaretinde baskın güç olan Cenevizliler tarafından 1348’de ele geçirilmiş. 14.yüzyıl içinde hızla toprak kazanan ve boğazın Anadolu yakasına tamamen hakim olan Osmanlı Devleti, Yoros Kalesi’ni 14.yüzyıl sonunda Cenevizlilerden geri almış ve günümüze kadar ulaşmış bulunuyor.

Osmanlı İmparatorluğunun 8.padişahı olan II. Bayezid (3 Aralık 1447 – 26 Mayıs 1512) tarafından ilk ciddi bakımı yaptırılıp, kullanım alanı genişletilen bu orta çağ kalesine bir de mescit eklenmiş.  

bina, taş, kirli içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Osmanlı’da stratejik öneme sahip olan kalelerin idaresinden sorumlu olarak atanan komutanlara muhafız anlamına gelen “Dizdar” deniliyor. Kale dizdarının başlıca görevi kalede iç düzeninin, idaresinin sağlanması ve dıştan gelebilecek düşman saldırılarına karşı savunmasının yapılmasıydı. 

Yoros Kale’si Dizdarı yönetiminde askeri görevler ve kalede gerekli çeşitli hizmetlerin gerçekleştirilmesi için yirmi kişilik küçük bir birlik konuşlandırılmış. Dizdar olan Mehmet Ağa bu birliğin ihtiyaçları için kaleye bir de hamam ekleterek o döneme özgü olan yaşam alanı niteliğine kavuşturmuş.

Osmanlı döneminde gerçekleştirilen bakım çalışmaları, mescit ve hamam gibi yaşamsal ünitelerin eklenmesiyle özgün bir yaşam alanına dönüşmüş olan Yoros Kalesi’nde 18.yüzyıl sonu ve 19.yüzyıl başlarında yirmi beş evlik bir Türk mahallesi bulunduğunu dönemin yazarlarından olan İnciyan bildirmiş. 

İstanbul Üniversitesi adına TC Kültür ve Turizm Bakanlığı izni ve TC Bakanlar Kurulu Kararı ile Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın tarafından kazı çalışmaları yürütülen Yoros Kalesi, 15 Nisan 2013 itibariyle UNESCO Miras Geçici Listesi’ne girmiş.  UNESCO, Yoros Kalesi’yle ilgili olarak sitesinde şu bilgilere yer vermiş http://whc.unesco.org/en/tentativelists/5825/

Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın başkanlığında yürütülen kazılarda Roma dönemine ait mermer arşitravlı kapı söveleri ve 2012 yılı çalışmalarında bulunan Dorik düzende bir sütun başlığı eski dönemdeki İstanbul’un bu tek tapınağı hakkında ilk izleri ortaya çıkarılmış.

Kaynaklarda Cholchis yolu üzerinde bulunan Jason ve Argonauts tapınağı olarak geçen Yoros Kalesi hakkında tarihte ilk kez bahseden kişinin Heredot olduğu belirtilmiş. Eski Yunan ve Roma kaynaklarında bu kalenin bulunduğu alandan “Hieron” yani kutsal mekan olarak bahsedilmiş. Yoros Kalesi yani Hieron, Karadeniz'e açılan bir kapı konumunda. Antik dönemde buradan giriş ve çıkış yapan tüm denizciler ve korsanlar için boğazın güçlü rüzgarları ve fırtınalarda sığınma noktası olmuş ve aynı zamanda Zeus Ourios (İyi Rüzgârlar) sunağı ile de tapınma noktası olmuş. 

Yapılan kazı çalışmalarında bulunan farklı yapı malzemeleri, işçilik teknikleri ve burada yaşamış olan kişilere ait eşyalardan erken Bizans, Orta Bizans, Cenevizliler ve Osmanlı döneminde kalede pek çok bakım ve geliştirme çalışmaları yapıldığı ortaya çıkarılmış. Kalenin tapınak, stratejik savunma merkezi ve deniz ticareti kontrol noktası olduğuna dair bilgilere ulaşılmış.

Eski Bizans’ta Yoros Kale’si stratejik güvenlik noktası olmasının yanı sıra aynı zamanda Karadeniz’e giriş kapısı olması sebebiyle imparator Jüstinyen (527 – 565) tarafından ücretli vergi memuru yerleştirilerek deniz ticaretinin de kontrol noktası olarak kullanılmış. (Kaynak: https://www.istanbul.edu.tr/tr/haber/yoros-kalesi-unesco-miras-gecici-listesine-girdi-4900750068007A0032006500480039004500560077003100)

Tarihi Yoros Kalesi için gezi planını sabah erken saatlerde ve akşama doğru yapmak bu benzersiz tarihi doku içinde ve konumda gün doğuşu ve gün batımıyla mükemmel manzara fotoğrafları çekme fırsatı sunuyor.

gök, açık hava, su, ağaç içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Orman içinde ve eşsiz boğaz manzarasında çevre köylerde yetiştirilmiş doğal ürünlerle hazırlanmış nefis bir kır kahvaltısı yapmak isterseniz kaleye çıkan yol boyunca göreceğiniz küçük kafelere uğramanızı öneriyorum. Kaleye gelen ziyaretçilerin az olması nedeniyle bu kafeler genelde sakin oluyor. Burada hayat doğal bir akışında ilerlediği için şehirde alışık olduğumuz hızlı yiyecek içecek servisi beklemek yanlış bir yaklaşım olur. Bunun yerine siparişinizi verdikten sonra bekleme süresinde mükemmel doğa manzarasını izlemek, bol oksijenle ciğerlerinizi doldurmak uzun dinlenme süresinden aldığınız keyfi artırabilir.