Google+

İSTANBUL'DA BİR HAFTASONU...

743019 Kas 2011Gezi Notu
CÜNEYT AYKUTCÜNEYT AYKUTBronz Yazar19 Kas 201174300 Yorum

Yeditepeli şehir yüzyıllar boyunca hep bir aşk şehri olmuştur. Kimisi dünyada eşi benzeri olmayan boğazına aşık olur ve şiirler yazar onun uğruna, kimisi Sultanahmet'e aşık olur ve kendisi için bir yer açmaya çalışır tarih sayfaları arasında. Kimisi için aşk demek Haliç demektir, kimisi içinse Sarıyer, Bebek, Ortaköy, İstiklal Caddesi, Mihrabat Korusu, Eyüp Sultan, Moda, Çamlıca ve daha niceleri.

İşte bu duygulardır insanları kendisine çeken bu şehirde. Hem de ne çekim; dünyanın her yerinden, her memleketinden, her ırktan, her dilden ve her dinden ve hem de tarihin her bir döneminde onlarca, yüzlerce binlerce, milyonlarca insan gelmiştir bu şehri keşfetmeye. Biz de bu çekime yakalananlardan olduk 14–15 Temmuz 2007 tarihleri arasında, Eşim Şebnem ve ben aldık kameramızı elimize ve gidip yerleştik Sultan Ahmet’teki otelimize.

İstanbul

Bu arada, otelimiz at meydanı ya da hipodrom olarak adlandırılan bölgenin en uzak köşesinde ve Sultan Ahmet Camisinin tam karşısında, dolayısıyla manzaramız süper. Bizans döneminde bu bölgenin üzerinde, 50–60 bin seyirci kapasiteli bir hipodrom varmış, zaten bölgenin ismi de buradan geliyor. O dönemin en ünlü yarışçıları, krallarının ve halkın huzurunda en hızlı arabacı olmak için kırbaçlarlarmış atlarını. Bu arabacıların kazandıkları paralar, sahip oldukları ün, yaşadıkları şaşalı hayatlar için tarih kitaplarında yazanlar günümüzün F1 pilotlarını kıskandıracak türden.

Odamız cumbalı; caminin önünde rengârenk sardunyalar, tam karşımızda dikili taşlardan aslında en genci olan örme taş, hemen arkasında heybetli duruşuyla yabancı turistlere Blue Mosque olarak tanıtılan Sultan Ahmet Camii; hem de tamı tamına 6 minaresiyle.

İstanbul-1

Başımızı bir miktar sola çevirdiğimizde ağaçların arasından Ayasofya'yı görebiliyoruz. Ey koca Ayasofya, yüzyıllara meydan okuyan Ayasofya hala dimdik ayaktasın hem de tüm ihtişamınla.

İstanbul-2

O gün akşamüzerine doğru Eyüp Sultan Hazretleri'ni ziyaret ediyoruz ve dualar ediyoruz kalabalığın arasında. Ancak görünen o ki yaz mevsimi olduğu için ziyaretçi sayısı biraz az; havanın serin olduğu zamanlarda iğne atsanız yere düşmüyor denir hep burası için.

Sonrasında Pier Loti ye çıkıp ikişer bardak çayımızı muhteşem Haliç manzarasının eşliğinde içiyoruz.

İstanbul-3

Akşam yemeğimizi Fransız Sokağında Artist Kafe'nin terasında yedik. Bu sokaktaki kafeler içinde terasına asansörle çıkılan tek kafe burası, diğerlerinde merdivenleri çıkmanız gerekiyor. Ortam şık, müzik ve misafirperverlik gayet güzel ancak yemekler lezzet olarak ön plana çıkamıyor. Yinede aradığınız güzel bir müzik eşliğinde İstanbul’u seyretmek ise gördüğüm kadarı ile en iyi manzaraya sahip işletme burası; ha bu arada Le Terrace'ı hala görmüş değiliz.

İstanbul-4

Yemek sonrası İstiklal Caddesinde turlamadan buradan ayrılmak olmaz diyoruz ve cadde boyunca yürümeye başlıyoruz. Gecenin yarısı olmuş ama İstiklal hala uyanık. Her bir yanınızda insanlar, mekânların hemen hepsi nerdeyse tam dolu. O saatte bile kitapçılarda kitap seçen insanlar var, sohbet edenler, kahvesini yudumlayanlar, gitar çalanlar, yemek yiyenler... Her zaman demişimdir; Türkiye'nin kalbi İstiklal caddesidir çünkü o hiç uyumaz, hiç durmaz; hep canlıdır, hep kalabalık ve hep heyecanlıdır.

Tarihi yarımadaya döndüğümüzde İstiklalin tam tersine derin ama rahatlatıcı bir sessizliğin hakim olduğunu görüyoruz. Bölgenin ışıklandırması çok etkileyici, onca yorgunluğa rağmen otelimize girmek istemiyoruz; oturuyoruz bir banka ve gündüz gözüyle izleyip hayranı olduğumuz manzarayı bir de akşam karanlığında izliyoruz ve bol bol fotoğraf çekiyoruz eşimize dostumuza göstermek amacıyla.

İstanbul-5

Sabah kahvaltımızı otelin terasında yapıyoruz. Oteldeki her şey şimdiye kadar çok güzeldi, bu güzelliklere kahvaltı da ekleniyor. Buradan fotoğraflarımızı çekiyoruz çünkü daha yüksekteyiz ve artık denizi de görebiliyoruz. Boğaza usul usul giren yük gemilerini görüyoruz. Biraz açıkta ise sıranın kendilerine gelmesini bekleyen gemiler bir yığın vaziyetinde bekleşiyorlar.

Otelimizden çok hoş ve güzel duygularla ayrılıyoruz. Hipodrom meydanından tramvay durağına doğru yürürken her iki üç adımda bir geri dönüp bakmayı da ihmal etmiyoruz. Dönüş yolculuğu için Beşiktaş’tan Üsküdar’a geçmek için motorlara biniyoruz. Ve hiç tereddütsüz Orhan Veliyi yâd ediyoruz: İstanbul’u dinliyoruz gözlerimiz kapalı...

Sevgiyle...

 

İSTANBUL'DA BİR HAFTASONU...
4,7 stars - "İstanbul'da güzel bir haftasonu." İstanbul muhteşem bir şehir.

<<<<<<<

İstanbul şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Dila Suites, Neorion Hotel - Sirkeci Group, Millennium Suites. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Beyazit Hotel & Hostel, Mio Suites 2 gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Perapart, Karababa Apartments, Ikbal Deluxe Hotel Istanbul tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un İstanbul aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar