Google+

Arama formu

İstanbul'un Gözdesi Topkapı Sarayı

Bu yazı Gezimanya üyesi Fatma Başoğlu Karayaka tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.
 

Topkapı Sarayı dört avludan oluşuyor. İlk kapı Bâb-ı Hümâyun kapısı. Bu kapıdan girmeden sağ tarafta III. Ahmet Çeşmesi yer alıyor. 

İstanbul

Çeşmenin 5 tane kubbesi, dört tarafında çeşmesi ve üzerinde hat işlemeleri bulunuyor. Bâb-ı Hümâyun kapısının üzerinde Hicr suresinin ayeti karşılıklı olarak yazılmış.

İstanbul-1

Sarayın birinci avlusuna ücretsiz olarak girebiliyorsunuz.  Avlunun sol tarafında Aya İrini Kilisesi ve darphane bulunuyor. Bilet gişeleri bu avluda sağ tarafta kalıyor. Saray,  Aya İrini Kilisesi ve Harem biletleri ayrı olarak satılıyor. Müzekart ile direk saraya giriş yapabilirsiniz ancak Aya İrini ve Harem’de bu kart geçerli olmuyor; ayrıca bilet almak zorunda kalıyorsunuz.

İstanbul şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en çok tavsiye edilenleri Vira Creek House Ağva, Esans Hotel İstanbul, Tüyap Palas Hotel. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz The Macan Hostel, Seven Days Hotel, Ağva Sahil Yıldızı Hotel. gibi otelleri tercih edebilir ya da en yüksek indirime sahip olanları merak ediyorsanız Pera Tulip Hotel, Tulip City Taksim Hotel, Grand Seigneur Hotel tesislerini incelebilirsiniz.

İstanbul otellerini Tatilsepeti.com üzerinden incelemek için tıklayın.
İstanbul otellerini Jolly Tur üzerinden incelemek için tıklayın.

Bileti aldıktan sonra Babüsselam kapısından içeri girerek ikinci avluya geçiyoruz.  Bu avlu devlet yönetiminin gerçekleştiği, elçi kabullerinin yapıldığı, ulufe dağıtımlarının yapıldığı meydandır. Kapıdan girince sağ tarafta saray mutfakları,  sol tarafta ise harem girişi, Kubbealtı, Adalet Kulesi, Dış Hazine Binası bulunuyor. Önce harem biletimizi alıp, Zülüflü Baltacılar Ocağı’ndan gezimize başlıyoruz.

İstanbul-2

Zülüflü Baltacılar sarayda harem ve selamlık kısmının temizlenmesi, törenlerde tahtın taşınması, cenaze törenlerinde tabutun taşınması vb. gibi görevler yapmışlar. Zülüflü ismi ise bu koğuşta bulunanların başlıklarının iki tarafından sarkan örgülerden geliyormuş, bu sayede Haremde etrafı görmeleri engellenmiş. Sarayın bu kısmında iki katlı dinlenme mekânları, hamam, çubuk odası, mescit yer alıyor. Çubuk odasında ise tütün kullanımı için çubuklar hazırlanıyormuş, odada temsili olarak canlandırma da yapmışlar. Zülüflü Baltacılar Ocağına girdiğinizde bu yapıların bitişik nizamda sıralandığını görüyorsunuz ve bu adeta bir mahalleyi andırıyor.  

İstanbul-3

Daha sonra Kara Ağalar Taşlığından gezimize devam ediyoruz. Kara Ağalar harem girişinde nöbet tutup, giriş çıkışları kontrol  edermiş. Genellikle Orta Afrika'dan getirilen zenci çocuklar, hadım edilerek, Kara Ağa olarak yetiştiriliyormuş. Daha sonra Kara Ağalar Mescidine giriyoruz. Sarayı her yerinde olduğu gibi burada da mükemmel çiniler yer alıyor. Bu çinileri incelediğimizde Arafat, Mescid-i Haram ve Mescid-i  Nebevi’nin tasvir edildiğini görüyoruz.

İstanbul-4

Haremin cümle kapısında Harem’in giriş çıkışlarını kontrol etmek amaçlı bir asma kat bulunuyor. Bu kapı Cariyeler Taşlığı, Valide Sultan Taşlığı ve Altın yol olmak üzere üç ana bölümü birbirine bağlıyor. Biz gittiğimizde Harem’in bazı bölümlerinde restorasyon vardı, bu sebeple her yeri gezemedik. 

İstanbul-5

Cümle kapısından geçtikten sonra karşılıklı iki büyük ayna görüyoruz. Buradan Cariyeler koridoruna geçiyoruz, mermerden uzun bir  platform görüyoruz. Buraya harem için yemek tepsileri koyulurmuş.

İstanbul-6

Sırada Valide Sultan Dairesi var Bu daireyi Sultan III Murat annesi Nurbanu Sultan için yaptırmış. Dairede  daha sonradan eklenen ikinci bir asma kat bulunuyor. Valide Sultan'ın salon ve yatak odası olarak kullandığı bu daire haremin en geniş bölümlerinden birisi.

İstanbul-7

Ardından Hünkar Sofası’na geçiyoruz; burayı padişahlar haremdeki  tören ve kabul salonu olarak kullanmaktaymış. Burada padişahın tahtı ve Valide Sultan ve diğer cariyelerin oturduğu galeri yer alıyor.

İstanbul-8

Sonrasında Mimar Sinan tarafından yapılan III. Murat Has Odasına giriyoruz. Adından da anlaşılabileceği gibi bu oda III. Murat tarafından yaptırılmış. Ben bu odada  tavan süslemesini gerçekten çok beğendim.

İstanbul-9

Odada Mavi zemin üzerine beyaz olarak Ayet-el Kürsi yazılmış çiniler kuşak şeklinde duvarları süslüyor.

İstanbul-10

 Buradan da Harem Mescidine girdikten sonra Gözdeler Taşlığına çıkıyoruz.  Burası haremin diğer taraflarından farklı olarak 4 tarafı kapalı değil, ön tarafı açık. Burada yer alan banklarda oturup manzarayı izleyebilirsiniz.

İstanbul-11

Buradan sonra Altın Yol’dan geçerek haremden çıkıyoruz. Altın yol, duvarları sıvalı, taş döşeli uzun bir koridor; padişah bayram günlerinde Harem halkına burada altın dağıtırmış.  Buradan direk olarak üçüncü avluya gidip, ikinci  avluda bulunan diğer mekanları sonraya bırakıyoruz.
Üçüncü avlunun bir diğer adı Enderun Avlusu'dur. Avluda III. Ahmed Kütüphanesi, Arz Odası, Mukaddes Emanetlerin bulunduğu Has Oda, Hazine Koğuşu, Silahdar Hazinesi bulunuyor. Üçüncü avluda gezimize önce Arz Odası'ndan başlıyoruz. Arz Odası'na girince padişahların zamanında kullandığı bir taht bizi karşılıyor; aynı zamanda çeşitli taht örtüleri de bu odada yer alıyor.  Divan toplantıları sonrasında   divan üyeleri padişahın huzuruna bu odada çıkarmış. İçeride konuşulanların dışarıya duyulmaması için, odanın içinde ve dışında bulunan çeşmeler açılırmış. Yine bu odada  padişahlar elçi kabulü de yaparlarmış .

İstanbul-12

Arz odasından sonra III. Ahmet kütüphanesine giriyoruz. Daha önce saraya geldiğimizde bu kısım tadilatta olduğundan girememiştik. Burayı III. Ahmed, Enderun mensuplarının yararlanması için yaptırmış ve  temelinin atılmasında bizzat bulunmuş.

İstanbul-13

Daha sonra Has Oda Koğuşuna giriyoruz, ilk oda padişah portrelerinin sergilendiği yer. Osmanlı padişahlarının hepsinin portrelerini burada görebilirsiniz. Aynı zamanda muhteşem bir soy ağacı da mevcut.  
Ardından Kutsal emanetlerin bulunduğu bölme giriyoruz. Bizi şadırvanlı sofa karşılıyor. Burada Kâbe anahtarları, Kâbe olukları, Kâbe kapısı ve Hacerü'l-esved  bulunuyor. Kutsal emanetlerden Hz Musa’nın asası, Hırka-ı Şerif Sandukası,  Sahabe ve Halifeleri kılıçları, Hz. Muhammed ayak izi, mührü, Sakal-ı Şerif’i inceledikten sonra Has Oda’dan çıkıyoruz.
Daha sonra IV avluya giriş yapıyoruz. Burada önce Sofa Köşkü'nden gezimize başlıyoruz. Bu köşkün Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından yaptırıldığı düşünülüyor, bu sebepten diğer adı Mustafa Paşa Köşkü, burada padişahlar bahçedeki spor oyunlarını seyredermiş.

İstanbul-14

Dördüncü avluya girince hemen sağ tarafta küçük bir cami yer alıyor. Sofa koğuş halkının kullanımı için Sultan II. Mahmut tarafından yaptırılmış, ibadete açıktır.
Ardından Mecidiye Köşkü’nün bulunduğu kısma geliyoruz. Burası sarayda yapılan son köşk, ancak ziyarete açık olmadığından içeriye giremiyoruz. Bulunduğu yerde çok güzel bir boğaz manzarası bulunuyor.

İstanbul-15

Buradan merdivenle İftariye Kameriyesi’nin bulunduğu açıklığa geliyoruz. Buranın manzarası da muhteşem, adını yaz aylarında padişahların iftarı beklediği yer olmasından dolayı almış .

İstanbul-16

Ardından Revan Köşkü, Bağdat Köşkü ve Sünnet odasına giriyoruz. Burada en çok dikkatimizi çeken muhteşem çiniler oluyor.

İstanbul-17

Daha  sonra  ikinci avludan direk hareme giriş yaptığımız için, gezemediğimiz yerleri görmek için geri dönüyoruz.
Önce saray mutfaklarına giriyoruz. Burada padişahlara ve valide sultanlara ait porselen, gümüş yemek takımları, yer sofraları, kazanlar, kepçeler, aşurelikler bulunuyor. Saray mutfaklarında yapılan yemeklerin eski bir listesi de mevcut.

İstanbul-18
 

Saray mutfaklarının hemen karşısında Divan-ı Hümayun (Kubbealtı) bulunuyor. Divan toplantıları haftada dört gün Kubbealtında yapılırmış. Padişahlar toplantı yapılan salondan tel bir pencere ile ayrılan kısımda divan toplantılarını dinlermiş.

İstanbul-19

Kubbealtının hemen yanında imparatorluğun resmi hazinesinin saklandığı Dış hazine dairesi bulunuyor. Günümüzde burada silah koleksiyonu sergilenmektedir. Kanuni Sultan Süleyman, Fatih Sultan Mehmet gibi imparatorluğun önce gelen padişahlarının kılıçlarının yanı sıra, Macar, Japon vb. milletlerin silahlarını da görebilirsiniz.
Biz gittiğimizde hazine bölümü restorasyonda olduğundan bu bölümü gezemedik. Topkapı Sarayı’nın bütün bölümlerini gezmek için bütün bir günü ayırmanız gerekiyor. Gezdikçe insanın daha da araştırası geliyor ve tarihin izinden gidiyor.
 

 

Etiketler