İtalya'nın Sanatçı Şehri: Floransa

Floransa beni gerçekten çok etkilemişti. İtalya'nın her şehri ayrı güzel, hepsinde farklı bir ruha bürünüyorsunuz sanki. Floransa çok dingin, romantik yani aklınızın alamayacağı kadar huzurlu. Etrafınızı izlemek bile çok keyif verecektir. Leonardo da Vinci ve Michelangelo'nun yetiştiği şehir oluncan kültürün ve sanatın şehri olması şaşırtıcı olmuyor tabi ki. Bunun üzerine birde İtalya'da Rönesans'ın doğduğu şehir olma özelliğini taşıyor. Floransa geçmiştede günümüzdede önemli bir ticaret şehri.

Roma'da bulunan meydanlar gibi Floransa'nın da meydanları meşhur. Fotoğrafta gördüğünüz Piazza del Republica oldukça ünlü ve büyük meydanlarından biri. İnsanların buluşmak için tercih ettiği bir meydan olmakla birlikte çevresinde bulunan cafelerde oturarak soluklanabilirsiniz.

Bu meydanın özelliklerinden biri ünlü atlıkarıncasıdır. Bir diğer özelliği ise İtalya yemek kültürünün en önemli tatlılarından olan tiramisuyu tatmanız için Cafe Gilli'ye gitmenizi öneririm. Gerçekten çok lezzetli olan tiramisumuzu yedikten sonra şehri keşfetmeye devam ediyoruz.

Arno Nehri'nin etrafında kurulan şehir Floransa'nın birbirinden meşhur galerileri, müzeleri bulunuyor. Anlayacağınız sanat ile yaşayan bir şehirden söz ediyoruz. Her sokağında bir galerisi var desek abartmış olmayız. Fotoğraf, dünyaca ünlü Uffizi Galerisi'nin önünde bulunan avludan bir kare.

Floransa'nın 6 tane köprüsü bulunuyor. Köprülerin arasında en meşhuru Ponte Vecchio. 1345 yılında yapılan köprü Uffizi Galerisi ile Medici ailesinin meşhur sarayını birbirine bağlıyor. Köprü geçmişten günümüze devam eden ticaretin ünlü sembollerinden biri halini almış. Günümüzde köprünün üzerinde bir çok kuyumcu bulunuyor. Dükkanlar akşam olup kapandığı zaman bizdeki kepenk yerine aynı bir sandık görüntüsü halini alıyor. Köprüyü ziyaret etmenizi kesinlikle öneririm. 

Floransa' da mutlaka gitmeniz gereken yere geldi ''Piazzale Michelangelo'' yani Michelangelo Tepesi. Tepeye çıkarken merdivenler biraz yorabilir ama inanın bana eşlsiz bir manzara sizi bekliyor. Bu tepede güneşi batırmak meşhur dolayısıyla akşam üzeri olduğunda bir çok insan o tarafa doğru yöneliyor. Tepeye çıktığınızda İtalyan müzikleri çalan sokak sanatçıları sizleri karşılıyor. Sevdiklerinizde yanınızdaysa bence hayatta unutulmayacak dakikalar yaşanıyor. Güzel bir manzara karşınızda masalsı bir şehir, belki bir kadeh şarap ya da pizza... Bir sonra ki yazımızda buluşuncaya dek hayatın keyifli anları çoğalsın :)

Elif Hazal Gündoğdu

Yazar Hakkında

Elif Hazal Gündoğdu

1991 yılı Haziran ayında dünya'ya gelmişim. Bol gezmeli bir çocukluğun ardından artık kendi seyahat planlarımı yapmaya başladım. Beykent Üniversitesi Turizm İşletmeciliği bölümünü bitirdim.