Google+

Arama formu

İZMİR'İN EN GÜZEL GEZİ NOKTALARI

Bu yazı Gezimanya üyesi Ali KELEBEK tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Hayat bir kitaptır ve gezip görmeyenler hep aynı sayfayı okur.
 St. Agustine

Uzun bir düşünme ve araştırma sürecinin ardından Türkiye’nin güzelliklerini tekrar tekrar görmek için yeniden bir seyahate çıkmayı planladım ve İlk durağımız olan İzmir’e gitmek üzere yola koyuldum.
Sabah erkenden kalkıp yeni bir şehire gidiyor olmanın heyecanıyla hava meydanına gittim ve uçağıma bindim. Yaklaşık bir saatlik bir uçuşun ardından hayatımda hiç görmediğim bu şehre vardım. 

Uçaktan indiğimde banliyö treni ile bir saatlik güzel manzaralar görerek yaptığımız yolculukla şehrin merkezine ulaştıktan sonra kısa bir yürümenin ardından İzmir’in meşhur Saat Kulesi'ne vardık. Konak Meydanı'nda bulunan bu kule II. Abdülhamitin tahta çıkışının yirmi beşinci yıl dönümünü kutlamak amacıyla 1901 tarihinde inşa edilmiş. 

İzmir

Buradan çıkışta buranın çok yakınında bulunan Kemeraltı Çarşısı'na gittik. Burası İzmir’in ticari faaliyetlerinin yoğun olarak yaşandığı yerlerindendir. Aynı zamanda oldukça turistik bir çarşıdır. Çarşının içinde “Süt Çiçeği” adlı küçük tatlı bir kafede, çok sevdiğim bir öğretmenimin tavsiyesi üzerine kazandibi yedik. Bu kafenin en sevdiğim özelliği kazandibi tatlısını tepside servis etmeleri oldu. Hayatımda yediğim en güzel kazandibiydi diyebilirim. Kazandibiyi tepsiden kazımanın tadını hiçbir şey veremez sanırım.

İzmir şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en çok tavsiye edilenleri Hotel Maison Vourla, Taşev Butik Otel, Silenos Boutique Hotel. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Grand Ocakoğlu Hotel, Selim Sultan Otel, Can Efes Hotel. gibi otelleri tercih edebilir ya da en yüksek indirime sahip olanları merak ediyorsanız My Hotel İzmir, Blanca Hotel, Üstün Hotel Alsancak tesislerini incelebilirsiniz.

İzmir otellerini Tatilsepeti.com üzerinden incelemek için tıklayın.
İzmir otellerini Jolly Tur üzerinden incelemek için tıklayın.

İzmir-1

Çarşıdan çıkışta İzmir’in belki de en ünlü ilçesi olan Karşıyaka’ya gitmek üzere iskeleye doğru yürüdük. İzmir Körfezi'nin kuzey kıyısında bulunan bu ilçeye gitmek için oraya giden ilk vapura bindik. Ege Denizi’nin uçsuz bucaksız manzarasını seyrederek geçirdiğimiz bu yirmi dakikalık yolculuğun ardından Karşıyaka’ya vardık. Burada kısa bir yürüyüş yaptık. Aslında burayı çok da beğendiğim söylenemez. Sıradan bir şehir merkezinden pek de farkı yoktu. 

İzmir’in merkezinde yaptığımız geziyi bitirdik ve şehrin daha yörekentlerine gitmek üzere yola koyulduk. Tekrardan banliyö trenine bindik. Yolculuğumuz bu sefer yaptığımız aktarmalarla birlikte bir buçuk saat civarı sürdü. Uçsuz bucaksız ovalar ve dağ manzaralarının ardından İzmir’in en güneyinde bulunan Selçuk ilçesine vardık. Burası adeta tatil köylerini andırıyordu. Buradan kalkan küçük dolmuşlara binip Efes’e doğru yola koyulduk. Yol üç kilometre olmasına karşın dolmuşa 4 TL ödedik. 

Gezmeye Saatler Ayrılmalı: Efes Antik Kenti

Efes’e gelince kısa bir yürüyüşün ardından Efes Antik Kenti'ne geldik. Giriş 60 TL. Doğrusu oldukça pahalıydı. Bilet almak için gişede beklerken etrafımda hiç Türk vatandaşı göremedim. Bu beni oldukça üzdü çünkü millet olarak değerlerimize sahip çıkmadığımızı fark ettim. Antik kente girdiğimizde içerisi oldukça sıcaktı. Biraz gezdikten sonra çantamda su olmadığını fark ettim ve su almak için bir büfeye gittiğimde suyun 6 TL olduğunu duyunca almaktan vaz geçtim. Burayı gezmemiz üç saat sürdü ve oldukça yorucuydu, lakin böyle güzel bir yeri görmeye kesinlikle değdi. Efes Antik Kenti klasik Yunan döneminde İyonya’nın on iki şehrinden biridir. Kentteki  yapılardan bazıları: Celsus Kütüphanesi, Odeon, Domitian Tapınağı, Hadrian Tapınağı, Büyük Tiyatro ve günümüzde hiç kalıntısı kalmayan Arthemis Tapınağıdır. Kentteki en önemli yapı Celsus Kütüphanesidir. Bu kütüphane Asia eyaletinin prokönsülü olan  Tiberius Julius Celsus Polemaeanus adına oğlu tarafından inşa edilmiştir. Kütüphanenin altında Tiberius Julius Celsus Polemaeanus’un mezarının halen durduğu söylenmektedir. Kütüphanenin ön tarafında Celsus’un erdemlerini sembolize eden heykeller vardır. Bu heykellerin orijinalleri Viyana’dadır. Bu heykeller: Sophia; bilgelik ve akılı temsil eder. Arete; erdem ve karakteri temsil eder. Ennoia; kader ve muhakemeyi temsil eder. Ve son olarak Episteme; ilim ve bilimi temsil eder. Aynı zamanda bu kütüphane kentteki en çok ilgimi çeken yapıydı. 

İzmir-2

Şirince Köyü'nün Ara Sokaklarında Kaybolun

Buradan çıkışta yine İzmir’in bir köyü olan Şirince Köyü’ne dolmuşlar aracılığıyla gidecektik fakat dolmuşların çok pahalı olması sebebiyle bir çılgınlık yapıp otostop çekmeye karar verdik. Yaptığımız şeyin tehlikeli olduğunun farkındaydık fakat oldukça eğlenceli olduğunu da biliyorduk. Yaklaşık on beş dakika bekledikten sonra tam ümidimizi kesecektik ki bir araba önümüzde durdu. “Şirince’ye gidiyor musunuz?” diye sorduğumda yabancı olduklarını fark ettim. Bizi arabalarına aldılar ve çok tatlı sohbetler ettik. On beş dakika süren yolculuğun ardından Şirince’ye vardık.

İzmir-3

Burası hayatımda gördüğüm en tatlı köydü diyebilirim. Küçük bir restorana girdik ve orada öğrendik ki gözleme buranın meşhur yiyeceğiymiş. Biz de burada gözleme yedik. Daha sonra köyün ara sokaklarına daldık. Bu sokaklar öylesine tatlıydı ki insanın hiç çıkası gelmiyor. Yaklaşık bir saat buralarda gezdikten sonra gitmemiz gerektiğini fark edip buradan ayrıldık ve dönüş yoluna geçtik. 
Yaklaşık bir saat süren bir banliyö treni yolculuğunun ardından havaalanına geldik. Uçağıma bindim ve yeni şeyler öğrenmenin mutluluğuyla birlikte yaşadığım şehre geri döndüm.
 

Etiketler


Ali KELEBEK kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

Ali KELEBEK