Kars Gezisi: Çıldır Gölü 3. Bölüm

Ani Antik Kenti’nden Çıldır Gölü’ne doğru ilerlerken çevredeki kar manzaraları beni umutlandırıyor, gölün halen donuk olduğunu biliyoruz ama kalınlığı kızak yapmaya elverişli mi, kızak yapabilecek miyiz? Bilmiyoruz ve heyecanla bekliyoruz. Bembeyaz karlı ovalar, dağlar, muhteşem manzaralar eşliğinde ilerlerken bol bol fotoğraf çekiyorum, bir müddet sonra bir anda görüntümüze giriyor göl ve ben gördüğüm manzara karşısında nefesimi tutuyorum, işte Çıldır karşımda. Bundan sonra yol boyu gölün fotoğraflarını çekmeye doyamıyorum, tren yolculuğumuz sırasında umduğum ama çekemediğim kar manzarası karelerini telafi etmek istercesine.

Göl donuk ama kıyılardan erimeye başladığı gözle görülüyor, kıyıdan erimeye başlayan göl ile donan bölüm arasında bir çizgi var ve bu o kadar güzel kareler oluşturuyor ki inanılmaz.

2000 metrede bulunan Çıldır Gölü, Türkiye’nin donan tek gölüymüş. Bulut fotoğrafları çekmeyi ve resmetmeyi çok seven biri olarak, karşıdaki karlı yüce dağlar ve hafif bulutlu ama masmavi gökyüzü harika manzaralar veriyor bana :) Ara sıra çıkan güneşin bulutlar arasından süzülen hüzmeleri ise tek kelimeyle harika, gölü bir başka güzelleştiriyor. Görüntüde biraz da yeşil olsaydı manzara tam olacaktı.

Bu arada yemek yiyeceğimiz restorandan haber geliyor, ne yazık ki kızak yapamayacağız. Üzülmenin faydası yok, şöyle düşünüyorum, arabacı kızakları çeken atları muhtemelen kırbaçlayacaktı ve ben buna dayanamayacaktım. Evet iyi ki kızak yapamayacağız :) Pollyanna’yı oynamakta yarar var, ne dersiniz?:) Daha önce bir kez Avusturya, ZelAmZe kayak kasabasındaki göl üzerinde yürümüş, dolaşmıştım, hem heyecanlı hem de çok keyifliydi hatırlıyorum. Çıldır Gölü’nde de bir daha ki gelişimize diyelim…

 

O halde, şimdi göl kenarında güzel manzaraya karşı rakı-roka-balık hayali kurabiliriz, acıkmaya başladık zaten. Gölün sarı sazan balığı da çok ünlü ve lezzetliymiş. “Atalay’ın Yeri” göl kenarında salaş bir balıkçı ama masaya gelen her şey çok lezzetliydi, Kars’a özgü sofraların olmazsa olmazı çeçil peyniri, kete, tereyağ, turşu, salata. Sarı sazan da nar gibi kızarmış ve göl balığı olmasına rağmen yediğim en lezzetli tatlı su balığıydı, giderseniz tavsiye ederim mutlaka deneyin.
 
ÇıldırArdahan ilinin bir ilçesi, 1878 yılındaki Berlin Anlaşması sonucu savaş borcu olarak Kars ve Batum ile birlikte Ruslara verilmiş, 1921’de düşman işgalinden kurtarılarak önce Kars’a, il olmasının ardından da Ardahan’a bağlanmış. Yaşayan halk Terekeme ve Ahıska Türkleri, geçim kaynakları ise hayvancılık ve tarımın yanı sıra elbette turizm.
İlçede bulunan Şeytan Kalesi, 7 katlı mağaralar, Gürcistan sınırındaki Kurt Kalesi ve elbette Çıldır Gölü ile içerisinde bulunan Kuş Adası, Akçakale köyü içerisinde bulunan Alpaslan Adası ve adanın içerisinde bulunun yer altı mağaraları ile kiliseler yabancı turistlerin ilgisi çeken yerler.

Çıldır Gölü ise Ardahan ve Kars il sınırları içerisinde, 123 km2’lik alanı ile Doğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük tatlı su ve en büyük ikinci gölü. Deniz seviyesinden 2000 metre yükseklikte bulunan gölün en derin noktası 42 metre. Ermenistan sınırında bulunan Arpaçay’ın kolu olan Telek Çayı ise Çıldır Gölü’nün bir uzantısı.

Göl çevresinde hayvancılık ve dört mevsim yapılabilen balıkçılık yöre halkı için oldukça önemli bir ekonomik gelir kaynağı, kışın buz tutan gölde kalın buz tabakası kırılarak Eskimo tarzı balık avlanmakta, en önemli balığı sazan (sarı sazan ya da aynalı sazan da deniyormuş). Ne yazık ki, bazı yöre balıkçılarının yasaklara uymayarak kontrolsüz ve aşırı avlanmalarının balıkçılığı olumsuz etkilemesi, göl kenarına yapılması planlanan otelin de kirlilik yaratacağı endişesi çevre halkı tarafından endişe yaratmakta. Turizmi, tarihi eserleri, bol balıkları, kuş türleri, muhteşem doğasıyla yaşam güzel, halkı mutlu, bence Çıldır’ı ve yöresi bıraksak da hep böyle güzel ve bakir kalsa...


 

Bugün, sabah Ani Antik Kenti gezdik, Çıldır’da kızak yapamadık ama muhteşem göl ve karlı dağlar manzarası eşliğinde güzel bir yemek yiyerek keyifli bir gün geçirdik.  
Artık Kars’a dönüyoruz, yarın son günümüz, Kars’a özel peynirler ve diğer yöresel ürünler almadan dönmeyeceğiz demiştik, o halde önce biraz alışveriş (Kars peynirlerini detaylı anlatacağım) sonra da özel bir akşam için hazırlanacağız.

Kars Kaz Evi’ndeki akşam yemeğimizde kaz ziyafeti var, bir yandan da Kafkas oyunları ve aşık atışması izleyeceğiz. Tüm bu güzellikleri yazı dizimin devamında  ilgiyle izleyeceğinize eminim.

 

nevinsalman

Yazar Hakkında

nevinsalman

Ankara da doğdum, TED Ankara Koleji ve Gazi Üniversitesi Mimarlık fakültesi mezunuyum. 6 sene Londra'da yaşadım, sonraki yıllarda İstanbul'a yerleştim ve serbest çalıştım.