Google+

KASTAMONU'DA DÜĞÜN GÜNÜ

142727 Ara 2015Gezi Notu
Safiye Yaşar ErdigerSafiye Yaşar ErdigerGezgin27 Ara 201514270 Yorum

Kastamonu’ya gittiğinizde; eski günlerin duygularını en iyi bu konakta yaşarsınız. Kastamonu Liva Paşa Konağı’ndan söz ediyorum.
 
Konak; yaşam şartlarını -unutulmak üzere olan meslekler- hem de sosyal yaşantıyı ve ananeyi göstermek amacıyla düzenlenmiş.
 
Kastamonu Müzesi; üç bölümden oluşacak yazı dizisidir: Kastamonu'da düğün günü, eski zanaatlar ve sahipsiz kalan eşyaların fısıltıları.
 
Sizi anılara ortaklık etmeye; eşyaların ve gölgelerin fısıltılarını duymaya çağırıyorum. Gölgenin birisi: Aliye Gelin.
 
Kastamonu’da düğün gününü, Aliye Gelin anlatacak. O kim mi? Artık dile gelmek isteyen, geçmiş zamanın gölgesi: Aliye. Böyle dememi istedi. Siz de öyle bilin.
 
Aliye Gelin beni üst katlara götürüyor. O günlerde telaş diz boyudur. Aliye’nin anacığı gelin çeyizini yetiştirmeye uğraşıyor. Son bir yatak çarşafının ara dantelini zor da olsa bitirmiş. Komşu kadın, annenin becerisine hayran kalmış. Yoksa Aliye’yi oğluna almadığı için mi pişman?
 
Gelinin beyaz işli fistanı, sırma ayakkabısı, kemikten tarak tokaları ile gümüş kemeri bir kenarda hazırlanmış. Annesinin gözünde “Aliye” pembe sırmalı kaftanıyla gelin değil peri kızıymış. Anneler ve kızlarına ait o güzel hayaller…

Düğün olacak, o hala ağaç tepesinde. Aliye, kiraz ağacına çıkmış kirazları aşırmakta. Yıllar sonra, o günleri yad etmek için bu yastığı işlemiş. Kocası, ona: “Kiraz dudaklım.” dermiş. Gözünün ucundan yanağına bir damla yaş aktı. Dudağının kenarındaki gamzeyle: “Her şey geride kaldı.” Gölgelerin hala geçmişi anmaları ne garip?
 
Büyük Bey, damadı ve sağdıcı karşısına almış. Uzun uzun nutuk çekmekte. Aliye, kulağıma fısıldıyor. “Kızı, perşembe günü almaya gideceğiz. Bahşişleri hazır ettin mi? Aile reisi olmak kolay mı Mehmet ağa?” Aliye’nin kocası, sonradan babasını hep taklit etmiş.

Kastamonu
Büyük Hanım'ın Kahvesi

Büyük Hanım odasında kahve yapılmasını bekliyor. Yanında, Elif kız kahveyi değirmende çekiyor. Çarşamba günü gelmiş. Büyükhanım, Elif kıza: “Aşçılarla, börekçi kadına haber ettiniz mi? Yemekler zamanında misafire çıksın. El âleme rezil olmayalım.” diye konuşuyor.

Kastamonu-1
Düğün Sofrası

Kastamonu şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Kastamonu Kadıoğlu Konak, Otel Mutevelli, Kebeli Konakları. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Everest Pension, Kayi Hotel gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Gun Hotel, Osmanli Sarayi Hotel, Hafizbey Konagi tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Kastamonu aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Aliye’nin akrabaları Ali ile Hasan sofraya oturmuş. Yemeklerin tadına bakmakta. Düğünde mercimek çorbası, kuru bamya, etli pirinç pilavı,  baklava, salata ve komposto verilir.  Hasan, böreği beklermiş. Yemeden kalkınca karnı doymazmış. Aliye, Hasan’ın gelin almaya geldiklerinde istediği bahşişi almadan kapıyı açmadığını fısıldıyor. Börek, düğünlerde olmazsa düğünden sayılmaz. Kastamonu’nun adetlerinden.

Kastamonu-2
Gelin Yatağı

Gelin yatağını görünce, yüzü utancından al al oluyor. Aliye Gelin’e kırmızılık pek yakışıyor. Sanki canlanıyor, “biz sonradan birbirini sevenlerdendik.”

Kastamonu-3
Kirazlı Yastık

Uğur böcekli yastığı göstererek: “Onun kiraz dudağıysam; o da benim uğur böceğimdi. Yanımda olduğu zaman, her şey daha kolaydı.” İnsan anlıyor ki: Omuz omuza verilen birlikteliğin ışığı hep parlıyor.
 
Yeni gelin olarak evdeki ilk günleri. Aliye Gelin, hala şaşkın bakıyor. Bir kenarda görümcesi -Mehmet Ağa’nın ablası- ona nasihat etmekte. Çocukça gülüyor: “Dün ağaçlarda kiraz toplardım. Neye uğradığımı şaşırdım. Gelin dedikleri bir oyun değil miydi? Süslü giysilerimi çıkartıp annemin yanına gidecektim.” Büyük görümcem: “Artık sen bu evin kızısın. Bizim de gelinimizsin. Ağaçlara çıkmayacağız. Anlaştık mı?” diyor.

Kastamonu-4
Yeni Gelin Aliye

Bir kenardaki sedef işlemeli ayna da Mehmet Ağa’nın Aliye’ye hediyesiymiş. Pazardan döndüğünde bu aynayı: “Senden daha güzelini bulamadım.” diye vermiş. Aliye’nin yüzü ince ince kırışıklıklar dolsa da aynada kendini severek seyredermiş.
 
Sofadaki masanın üstünde ki semaver eski günlerin hatırına kaynayıverecek. Aliye Gelin, mutfaktan çay bardaklarını birazdan getirip konu komşuyu sohbete çağıracak. Vakit de akşam oldu.
 
Biz de yavaştan yola düşeriz. Aliye Gelin ve sevdiceklerini arkamızda bırakıyoruz.
 
Kastamonu’nun bulutlarına dileklerimizi emanet ederek sizle vedalaşıyorum.
 
Umarım, Aliye Gelin’in diliyle eski Kastamonu günlerini sevmişsinizdir. Kastamonu ile ilgili daha çok yazacaklarımız var.

Not: Fotoğrafların ve yazının hepsi bana aittir. Kaynak göstermeden kullanılamaz ve alıntı yapılamaz.

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar