Duval Street üzerindeki çok sayıdaki kahvaltıcılardan birini dün gece otele dönerken gözümüze kestirmiştik: "Corissants de France" Fırından yeni çıkmış taptaze baget ekmek ve kruvasanlar müthiş lezzetli, bahçede oturmak da çok keyifliydi. Kahvaltıyı eritmek, sabah sporumuzu yapmak üzere şehri yürümeye kaldığımız yerden devam ediyoruz.

İlk durağımız çok güzel bir ev, 1931-1939 tarihleri arasında Key West şehrinde yaşamış olan Ernest Hemingway'in evi... Uğramadan gidemezdik. Duval Caddesi'nin arka paralel sokağında bulunan ve yazarın öldüğü güne dek evi olarak tuttuğu ev, şimdilerde müze olarak hizmet veriyor. Birçok fırtına ve bu yörede çok sık görülen kasırgalara dayanmış olan ev ve içindeki eşyaları olduğu gibi korunmuş. Girip gezmek isterseniz giriş 13 dolar. Ancak ben asırlık ağaçları ile yemyeşil ve oldukça büyük bahçesine bayıldım.

Nobel ve Pulitzer ödüllü, hayran olduğum yazarın Türkçe'ye 'Yaşlı Adam ve Deniz' adıyla çevrilen 'The Old Man and The Sea' adlı eserini çocukluk yıllarımda, sonraki yıllarda da 'Çanlar Kimin İçin Çalıyor' gibi ünlü eserlerini okumuştum. Küba gezim sırasında Havana'daki evini de ziyaret etmiş, sürekli gittiği 'El Floridita' barına da giderek barda oturan heykeliyle yan yana, kendi icadı olan 'Daikiri' (rom, greyfurt suyu, kiraz likörü ve şeker kamışından yapılan güzel bir kokteyl) içmiştim. Ünlü yazar bir kedisevermiş. Bugün şehrin sokaklarında başıboş dolaşan çok sayıdaki kedilerin Hemingway'in kedilerinin torunları olduğu söyleniyor.

Bu ünlü evin hemen karşısında ise adanın simgelerinden biri olan 20 metre yüksekliğindeki Deniz Feneri yükseliyor. Yapımı 1825 yılında tamamlanan fener, 1846'daki büyük kasırgaya dayanamamış. Sonraki yıllarda tekrardan inşa edilmiş. Girişinde hatıra eşyaları satan bir dükkan ve giriş ücreti 10 dolar olan bir müze bulunuyor. Adayı biraz daha yüksek bir yerden görmek isterseniz epey basamak çıkmanız gerekiyor ama manzara çok güzel elbette.

Fenerin bahçesinde ve şehrin birçok köşesinde bazı asırlık, dev ağaçlar oldukça dikkat çekici. Kökleri neredeyse tamamen toprak üstünde. Kökler ve dallar yer yer yakınındaki ağaçlara doğru uzanmış, çok ilginç bir manzara oluşturmakta. Key West sokaklarındaki başka ilginç bir manzaradaHemingway'in kedilerinden başka, başı boş dolaşan horoz ve aileleri. Renkleri parlaklıklarıyla çok güzel horozlar gerçekten. Eşi tavuk hanımefendiler ve arkalarında minik sevimli civcivleriyle sokaklarda kimseye aldırmadan çalımla yürüyorlar. Bir sokakta değil, her yerdeler! Dikkat çekecek kadar çoklar. Biraz araştırıp sordum; ama kutsal gibi bir durumları yok, sadece doğal yaşamı simgeliyorlar. Şehrin en işlek caddelerinde bile geziniyorlar, tüm arabalar onlar geçene kadar bekliyor, korna çalan da yok... Horozların ailelerini koruma çabaları ise görülecek manzaraydı️.

Şehri gezmeye devam ediyoruz. Hemingway'in evi ve Fener'in karşılıklı bulunduğu cadde halen US1. (Bu yol şehir içinde de devam ediyor). Key West 1. bölümde bu yolu detaylı anlatmıştım hatırlarsanız. Biz şimdi, Florida eyaletinin kıyı şeridi boyunca güneye inen, Florida Adaları boyunca devam ederek Key West’e kadar uzanan US1 karayolunun bittiği ve başladığı noktaya doğru ilerliyoruz.

Bir dörtyolda bitiyor US1 karayolu. Köşede bitiş noktasını gösteren bir tabela var: "END" "1" "MILE 0". Yolun diğer tarafında arkanızı döndüğünüzde ise ters yöne giderseniz "FLORIDA KEYS SCENIC HIGHWAY" "BEGIN" "1" "NORTH yolunun başlangıç tabelası var. Bu ilginç bir nokta; eşi var mıdır bilmiyorum. Yolun tam karşı köşesindeki hediyelik eşya satan dükkanın adı da "Yolun Sonu Dükkanı".

Böylece biz de Key West gezimizde yolun sonuna geldik. Araştırıp not ettiğimiz görülecek noktaları belki biraz eksik ya da fazlasıyla gezdik. Ben Key West yolunu; bir yanımızda Atlantik Okyanusu, bir yanımızda Meksika Körfezi ile ilerlerken gördüğümüz muhteşem manzaraları, yol üstündeki adacıkları, Key West şehrini beğendim. Gerçekten çok sevdim, birçok yönden ABD'den farklı bir bölge sanki. 

Yolu Florida'ya düşen herkese mutlaka Key West'e, kıtanın en güney ucuna inmelerini öneririm. Biz Orlando'ya giderken yol üzerinde UNESCO Dünya Mirası milli parka uğrayacağız: Everglades National Park
Görüşmek üzere, sevgiyle...

Yazı dizisinin birinci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.
Yazı dizisinin ikinci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz. 

nevinsalman

Yazar Hakkında

nevinsalman

Ankara da doğdum, TED Ankara Koleji ve Gazi Üniversitesi Mimarlık fakültesi mezunuyum. 6 sene Londra'da yaşadım, sonraki yıllarda İstanbul'a yerleştim ve serbest çalıştım.