Google+

Arama formu

KIŞ ORTASINDA MÜNİH (İKİNCİ BÖLÜM)

Münih’e yönelik yazımızın birinci bölümünde şehrin Old Town bölgesi ve buna bağlı Nymphenburg Sarayı ile burada uygun fiyatla kalınacak ve yemek yenilip içilecek yerleri ele almıştık. Bu bölümde ise şehrin dış kısımlarında yer alan Münih Olimpiyat Parkı, BMW Dünyası ve Müzesi ile İngiliz Bahçesi’ni ve yemek yenebilecek yerleri ele alacağız.

Münih

İlk durağımız 1972 yaz olimpiyatlarında kullanılan 70.000 kişilik Münih Olimpiyat Stadı olacak.

Münih-1

İkinci durağımız ana merkezi Münih'te bulunan BMW; Türkçesi Bavyera Motor Fabrikası A.Ş.

Münih-2

Üçüncü durağımız Münih'in merkezinden başlayarak şehrin kuzeydoğu sınırına kadar uzanan 3,7 kilometrekarelik alanıyla dünyanın en büyük halka açık şehir içi parkları arasında yer alan İngiliz Bahçesi. Artık sanırım sırasıyla anlatmaya başlayabiliriz.

Münih Olimpiyat Parkı

Münih-3

Münih Olimpiyat Parkı 2005 yılına kadar Bayern Münih ve 1860 Münih kulüpleri tarafından kullanmış. Stadın iki özelliği çok hoş: Birincisi örümcek ağı şeklindeki çatısı. Broşürlerden anladığım kadarıyla dağcılık eğitimi için bile kullanıyorlarmış.

Münih-4

İkinci ise insanları tribüne mahkûm etmeyen anlayış. İsterseniz tribünde oturmayıp alışveriş yaparken ya da bir şeyler yiyip içerken de maçı seyredebiliyorsunuz. Stada giriş aile kartı ile 7,5 € tutuyor.

Münih-5

1968 yılında inşa edilen 290 metre yüksekliğindeki 52.500 tonluk televizyon kulesi Olympiaturm Münih’in her yerinden görülebiliyor. Gözlem platformu ise 190 metrede. 180 metrede ise döner bir restoran var. Sabah 09.00’dan gece 00.00’a kadar açık. Aile ücreti 18 €.

BMW Dünyası ve Müzesi

Münih-6

BMW aynı zamanda Mini ve Rolls-Royce Land Rover otomobil şirketlerinin de sahibi. Buradaki komplekste BMW Dünyası ve Müzesi de yer alıyor. Münih Olimpiyat Parkı’nı gezdikten sonra yaklaşık 5 dakikalık yürüme mesafesinde. Öncelikle BMW Dünyası'na girmekte fayda var. BMW Dünyası kocaman bir plaza. Burayı yılda yaklaşık 850.000 kişi ziyaret ediyormuş. BMW'nin ürettiği bütün güncel otomobilleri, motosikletleri burada görebilirsiniz.

Münih-7

Şirket, 1913 yılında Münih kentinde sadece uçak motoru üretmek için kurulmuş bu yüzden parçalı amblemin mavi kısmı gökyüzünü beyaz kısmı da uçak pervanesini temsil ediyormuş. 1929 yılında otomobil üretimine girmiş. Yanlış anlaşılmasın uçak motoru üretimini de bırakmamışlar. Müzeyi gezerken 1944 model uçak motorunu da görebilirsiniz.

Münih-8

Plaza sıradan bir otomobil sergileme alanı değil. Öncelikle muhteşem bir mimarisi var. Sonrasında da inanılmaz modern bir düzenleme. Plazada BMW'nin ürettiği bütün güncel otomobilleri, motosikletleri "binanın içinde" test edebilirsiniz. BMW Butik'ten F1 forması alabilir, yorulunca da BMW Cafe'de kahvenizi içebilirsiniz. Hatta şanslıysanız kahvenizi yudumlarken plazanın içinde gerçekleştirilen motosiklet gösterisini de seyredebilirsiniz.

Münih-9

Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz araba, bu kadar modern ve güzel arabanın arasında dikkatimi çekti. Hem de iki kişilik.

Münih-10

BMW Dünyası ile BMW Müzesi’ni bir yol ayırıyor. BMW iki yerleşkesini gümüş rengi, şekilli bir köprü ile birbirine bağlamış. Biz de köprüyü kullanarak BMW Müzesi’nin önüne geldik. Bu yapı yarım küre şeklinde. Arka tarafta görülen 4 silindirli bina BMW'nin merkezi, karşısında ise BMW'nin fabrikası var. Bütün bu kompleksi tanıtım amacıyla 1972 Olimpiyatları'na yetiştirmişler. Müzeye giriş ücreti tek kişi için 10 €, aile 24 €. Dikkat müzeye sırt çantası almıyorlar. Girişte dolaplar var. Oraya kilitlemenizi istiyorlar.

Münih-11

Müzenin içi biraz labirent gibi. BMW’nin ürettiği otomobillerin, motosikletlerin hatta uçak motorlarının bütün modellerini bu müzede görmek mümkün. Yine BMW'nin, çeşitli motor sporları dallarında (F1, DTM, Touring Car Şampiyonası, Paris-Dakar Yarışı gibi) yarışıp emekli olmuş otomobil ve motosikletlerini de görüp inceleyebilirsiniz. Yukarıdaki fotoğrafta görülen motosiklet; BMW'nin ürettiği ilk modelmiş.

Münih-12

Değişik tasarımlardan biri.

Münih-13

Fenerbahçeli arkadaşlarım bu arabaları görse kim bilir nasıl mutlu olurlardı.

Münih-14

Müzenin içinde 1959 yılından itibaren üretimine başlanan Mini modeli için de ayrı bir müze oluşturulmuş. Müze gezimizi bitirip İngiliz Bahçesi'ne gidiyoruz.

İngiliz Bahçesi

Münih-15

1792 yılında açılmış ve o zamandan beri Münihlilerin hizmetindeymiş. İşin ilginç yanı 200 küsür senedir zaten çok büyük denilerek orası burası imara açılmamış. Kışın karlar altındaki parkın ıssız güzelliği karşısında etkilenmemek pek mümkün değil. Park hakkında önemli başka bir bilgi de mangal ve barbekü gibi faaliyetlerin yasak olması.

Münih-16

Parkın içerisinde İsar Nehri’nden beslenen kanallar oluşturulmuş. Bunlara dere görünümü verilerek ördekler ve kuğularla birlikte güzel bir doğallık katılmış. Bisiklet ve binicilik parkurları parkı boydan boya sarıyor. İnsan kendi kendine keşke böyle güzel bir park İstanbul'da da olsaydı demeden duramıyor.

Münih-17

Çin Kulesi parkın simgesel yapısı. Yukardıdaki fotoğrafta görünen bölge yazın Münih'in en kalabalık yeri haline geliyormuş. 1789-1790 yıllarında inşa edilen kule II. Dünya Savaşı'ndaki ağır bombardımanlardan sonra yanmış. 1952 yılında orjinaline sadık kalınarak tekrar inşa edilmiş.

Münih-18

Eğer İngiliz Bahçesi'nde yemek yemek için fiyatları uygun ve ağız tadımıza göre bir yer arıyorsanız Gaststätte Chinesischer Turm yani Çin Kulesi Lokantası tam size göre. Kış olduğu için park içerisinde yemek yiyebileceğiniz fazla seçeneğiniz yok. Bizim belediyeye ait sosyal tesislere benziyor ancak daha iyi hizmet vereni. Menüde klasik Bavyera yemekleri sunuluyor. Biz sadece yerel yemek deneme amaçlı olarak Bavyera Köftesi aldık. Bir avuç ekmeksiz kıymayı mühürleyip önünüze getirdiklerini düşünün. İşte öyle bir şey. Almanların acilen bizim köftelerle tanıştırılmaları gerekiyor. Tatlı olarak da genelde apfelstrudel yani elmalı turta yiyorlar. Ünlü olduğu Avusturya'dan farkı bunu çok sıcak sunmaları.

Münih-19

Parkın güney kısmında, rastlamayı hiç ummadığınız bir spor faaliyeti ile karşılaşacaksınız: Sörf. Eisbach Kanalı, Münih'in can damarı olan Isar Nehri'nin bir kolu olarak insan eliyle yaratılmış. Bu kanalın ağzında yer alan yapay akıntı üzerinde sörf yapmak için ellerinde sörf tahtaları ile bekleyenler ilginç bir manzara oluşturuyor. Diğer tarafta ise şu an üzerinde bulunduğumuz köprü üzerinde bekleyen fotoğrafseverler bekliyor. Her gün burada fotoğrafsever kalabalığı köprüden fotoğraflarını çekerken, sörfçüler de tabii ki ayakta kalabildikleri ölçüde güzel pozlar vermeye çalışıyorlar. Münih ile ilgili anlatacaklarım bu kadar. Münih'i genel itibariyle bütün hatlarıyla anlatmaya çalıştım. Gerçekten çok güzel bir şehir. Şehri tam olarak gezip anlayabilmek için en az 5 gün burada kalmanız gerektiğini değerlendiriyorum.

Sağlıcakla kalın.

KIŞ ORTASINDA MÜNİH (BİRİNCİ BÖLÜM)

Etiketler


Yazar Hakkında

Serhat Çelebioğlu

Serhat Çelebioğlu | Gezimanya .view-anasayfa-manset,#mmenu_left { display:none; } .view-id-v4_anasayfa.view-display-id-page { margin-top:10px; } .browser-message { display:block !important; }Google+ Gezimanya Gezmedik yer bırakma! Rehberler  Kıtalar  Ülkeler  Şehirler  İnteraktif Harita  Ne Zaman Nereye  Seyahat Planlayıcı...