Kısa Kısa Dubrovnik Gezi Notları

Yaz tatilinde çıkmış olduğum Balkanlar turunda Karadağ'dan sonraki durağım Hırvatistan'ın Adriyatik kıyısındaki şehirlerinden Dubrovnik oluyor.

Dubrovnik; Stari Grad, Budva ve Kotor eski şehirlerinden çok daha büyük, bunu henüz şehrin içine girmeden, devasa surlara bakarak anlamak mümkün. Surların içine girer girmez iki harita ile karşılaşıyoruz. Bunlardan birisi, Sırpların ve Karadağlıların bombardımanı sonucu Dubrovnik’teki zarar görmüş yapıları gösteriyor.

Dubrovnik’in savaş sonrası ne durumda olduğunu anlamak için eski şehirde savaş fotoğraflarının gösterildiği küçük müzeye girmenizi tavsiye ederim. Müzenin girişinde, 14. yüzyılda Dubrovnik’te kurulmuş olan Ragusa Cumhuriyeti’nin sloganı, çeşitli dillerdeki tercümeleriyle birlikte yer alıyor. Söz konusu slogan ise şu: Non bene pro toto libertas venditur auro. Slogan Latincede “Dünyanın bütün altınları için bile özgürlük feda edilemez." anlamına geliyor.

Balkanların en güzel şehirlerinden biri olan Dubrovnik’te çok sayıda saray, kilise ve 14. yüzyıldan kalma bir eczane bulunuyor.

Dubrovnik’in bütün sokakları şehrin ana caddesi Stradun’a çıkıyor, dolayısıyla her ne kadar şehir büyük olsa da burada kaybolmak imkânsız.

Tavsiyem; Dubrovnik’in hem gündüzünü hem de akşamını yaşamanız yönünde. Gündüz saatlerini kiliseleri, şehir surlarını ve eczaneyi gezerek; akşam saatlerini de eski şehir sokaklarında kaybolarak ve bu büyüleyici şehirde bir akşam yemeği yiyerek geçirebilirsiniz. Çünkü şehir, özellikle akşam saatlerinde içerisindeki görkemli yapıların aydınlatılmasıyla birlikte çok daha büyüleyici hale geliyor.

Etiketler