Google+

KÖLN'DE BİR GÜN

42614 Şub 2017Gezi Notu
terazihanterazihanGezgin14 Şub 20174263 Yorum

Köln, Almanya'nın dördüncü büyük kenti. Hayli kalabalık. Eşim ve annem daha önce Almanya'ya gelip gitmişler ancak benim ilk ziyaretim. Pasaport kontrolündeki görevli Almanlar'dan hiç hoşlanmasam da (niye geldin, ne zaman döneceksin, dönüş biletin nerede gibi) sonuçta adamlar işlerini yapıyorlar düşüncesi ile boşverdim. Amcam sağolsun bizi karşılamaya gelmiş. Aracımızı alıp havalimanı yakınındaki evlerine geçtik. Yolda ilkleri yaşadım elbette; ilk BMW sürüşüm hem de anavatanında. Almanya'da aktif araç kullanmak da bir başka ilk oldu tabi. Fakat korkulacak bir şey yok, onu gördüm. Her ne kadar başta kendimi kasmış olsam da trafik kurallarının harfi harfine uygulandığı Alaman yollarında bir süre sonra gayet rahat bir sürüş sizi bekliyor olacak. Dikkat edilmesi gereken nokta, yayalar! Hep anlatılır ya, "Avrupa'ya gittim, ayağımı yola atar atmaz arabalar duruyor" diye. İşte bu defa o duran araba siz oluyorsunuz, bu yüzden yayalara ve elbette bisikletlilere ekstra dikkat. Zaten bisikletler (Hollanda ve Belçika'da da öyle) aktif trafiğin içindeler. Onlara bir motosiklet, bir araba gibi davranmak durumundasınız. Onun dışında kurallara uyduğunuz sürece hiçbir sıkıntı olmuyor. Bisikletliler ve yayalar da aynı bilinç ile trafiğe eşlik ediyorlar. Mesela yayalar "nasıl olsa araba durdu, yol hakkı benim" diye yavaş yavaş karşıya geçmiyorlar, olabildiğince hızlı bir şekilde yoldan karşıya geçip trafiği fazla meşgul etmemeye özen gösteriyorlar. Bisikletliler dönüşlerde tıpkı el ve kollarını kullanarak dönecekleri yönü belirtiyorlar. Bu arada hiç korna sesi duymamamız, taksi ve dolmuşlardan (gerçi burada dolmuş diye bir şey yok) tehlikeli haraketler görmememiz, alakasız yerlere park etmiş araçlar ile karşılaşmamamız bizi nasıl mutlu etti anlatamam. Sokak arasında biraz hızlı gidince kaldırımdaki yayalar sizi yavaş olmanız konusunda el işaretleri ile uyarıyorlar. Yol verdiğiniz yaya ve bisikletlilerin hepsi de selam vermeyi unutmuyorlar. İnsan burada trafikte bile insan olduğunu anlıyor, "güzel ülkemde bu niye yok" sorularını kendine sorarken buluyor. :(

Köln

Şu yaya geçidinin başında durduğunuz anda trafik de duruyor. Siz geçene kadar da bekliyorlar.

Amcamızın evine varırken yoların ve çevrenin ne kadar temiz olduğu gözümüzden kaçmıyor. Amcam konuya açıklık getiriyor, her apartman/ev kendi sınırındaki alanı temizlemekle mesul (tanıdık geldi mi?). Bu da apartman gibi yerlerde sıraya konmuş durumda. Temizlik yoksa cezası var. Apartmanın içi sanki herhangi bir dairenin içi gibi, duvarlarda fotoğraflar, çiçekli saksılar falan. Ve öylesine temiz ki insan neredeyse apartmanın girişinde ayakkabısını çıkaracak, o derece yani. Zaten buralarda eve ayakkabı ile giriliyor (en azından koridora kadar). Bu kadar temiz bir yerden gelince ben de olsam çıkarmam diyebilirsiniz. :)


Nasıl Haberleşilir?

Vodafone Red'le yurtdışına gittiğinizde günde 14,90TL’ye, herhangi bir ek işlem yapmadan tarifenizdeki internet, her yöne dakika ve SMS’lerin tamamını 51 ülkede tıpkı Türkiye’deymiş gibi kullanabilirsiniz. Telefonunuzu kullanmadığın günlerde ek ücret de ödemezsiniz.


Köln şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Exklusives Apartment 1A Rheinlage, Living Colonia, A&M Flat - Emerald. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Ferienwohnung Frechen Marsdorf, Budget Apartment Köln gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Fair Apartments Cologne, Graeff 6, Apartment Humboldt-Gremberg 4km bis Köln Messe tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Köln aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Köln-1

Gayet sıcak bir karşılamanın ardından hoş beş sohbetler geldi. Derken bizi evlerine davet ettiler. Akşam üzeri saat 16:00'dan sonra kek, pasta ve benzeri bilimum tatlı ile çay ya da kahve içilip yeniyormuş. Şeker takviyesi! Helga yengemiz bize kendi elleriyle yaptığı kek ve pastalardan sundu. Hele hele "bademli Alman pastası" rejim yaptığımız halde iki dilim yedirtti kendinden. Hatta üzerine krema ekleyerek Alice Harikalar Diyarı'na gidebilirsiniz! :) Almanların bu tatlı düşkünlüğü dillere destan sanırım, kahvaltıda da reçel ağırlıklı yiyecekler olmasını normal karşılamalı. Ki yine Helga yengemin, Türkiye'den aklında kalan şeylerin başında "baklava" gelmesini yadırgamazsınız sanırım.

Köln-2

Almanya'nın genelinde olduğu gibi Köln'de de evler oldukça pahalı. Geniş bir daire için ufak bir servet ödemeniz gerekebiliyor. Amcamın kaldığı daire 2+1 tipi ufak bir daire, ancak o kadar derli toplu ve kullanışlı ki, bizim buradaki 140-150 metrekare 3+1 yayla gibi evleri kullanım açısından şüphesiz geçer. IKEA'daki 75 metrekarelik ama süper kullanışlı örnek daireleri düşünün, aynen öyle! :) Almanların dakik insanlar olduğunu bilirdim ancak bu kadarına da pes dediğim anlar olmadı değil. Akşam yemeğinin yeneceği saat belirleniyor ve tüm plan ona göre yapılıyor evde. Kahvaltı da keza öyleydi. Öğle yemekleri 12:00'den sonra kesin yeniyor. Bazı kurallar katı gelebiliyor ancak bir düzen açısından elbette ki bu gerekli.

Köln-3

Ertesi gün metro ile Köln merkeze geçtik. Köln, Türk nüfusunun yine fazlaca olduğu şehirlerden birisi. En önemli yapısı elbette katedrali. Bunun dışında zamanı olanlar ve ilgilenenler için "Museum Ludwig" ve Ren üzerine kurulu "Hohenzollern Köprüsü" görülmeye değer yerler. Katedral, Köln'ün merkez tren istasyonunun dibinde zaten. Burada çeşitli alışveriş merkezleri ve mağazalar da mevcut. Tren istasyonundan biraz ileri gidince "küçük İstanbul" olarak adlandırılan bir caddeye geliyorsunuz. Burası sağlı sollu Türk dükkanları ile dolu. Tahmin edebileceğiniz üzere "kebapçılar" ve "dönerciler" caddenin olmazsa olmazları. Ancak elektronik eşya satan dükkanlarda "indirim var" ya da "iPhone şarj cihazı geldi" gibi yazılar görmek bizi cidden İstanbul'a götürdü. :)

Köln-4

Saat 12, öğle yemeği zamanı. Güzel bir Türk lokantasında memleket özlemi gideriyoruz. :) Hoşuma giden taraf, lokantada birçok yabancı müşterinin de olmasıydı. Benimki milliyetçilik sanırım. :) Buradan katedrale geri dönüyoruz. Yol üzerinde tren garını ufak da olsa görme şansım oluyor. İçerisi bir hayli büyük ve kalabalık. Sürekli bir sefer var. Gar binası bir bakıma alışveriş merkezi tadında, kafeterya ve lokantaları mevcut. Almanya'nın demir yolları oldukça gelişmiş olduğundan bu garların ülke/şehir olarak önemi bir hayli büyük elbette. İki katlı yolcu trenlerini görmek ayrıca güzeldi.

Köln-5

Katedrale dönüşte uğruyoruz. Kuzey Avrupa'nın en büyük katedrali olduğu söyleniyor ki şehrin en yüksek yapılarından birisi zaten. İki kulesinin de uzunluğu tam 157 metre. İçeride dualar okunurken biz giriş yapıyoruz. Gotik tarzdaki bu mekan hem içerden hem de dışardan insanı cidden büyülüyor. Yer taşlarından camlardaki tasfirlere kadar her ayrıntı bir tablo misali ince ince işlenmiş görünüyor. Bize de tüm bunları fotoğraflamak kalıyor;

Köln-6

Katedralin içinde bulunan mezarlardan birisi.

Köln-7

Her sütun ayrı bir canlandırmaya ev sahipliği yapıyor.

Köln-8

Pencerelere resmedilmiş görseller olağanüstü.

Köln-9

Katedralin tavan yüksekliği yaklaşık 43 metre!

Köln şehri, II. Dünya Savaşı sırasında deyim yerindeyse yerle bir olmuş. Ayakta kalan bir tek bu katedral varmış, gerisini siz düşünün. Şehri gezerken çeşitli yerlerde Köln'ün savaş sırasında yerle bir olmuş fotoğraflarını görmek, o fotoğrafın şimdiki halini canlı olarak yaşamak/dokunmak farklı bir his elbette. Amcamların apartmanındaki duvarlarda bulunan fotoğraflarda da Köln'ün eski yıkık savaş kareleri yer alıyordu. Köln siyaha boyanmış! Adamlar 1945'ten sonra resmen sıfırdan başlayarak bu koca şehri/ülkeyi yeniden inşa etmişler. Yetmemiş, sanayide dünyanın sayılı ülkeleri arasına girmişler. Bu azim bizi kurtarır azizim, bu disiplin bizi kurtarır. Yoksa AVM benim neyime?!

Köln-10

Katedralden "Hohenzollern Köprüsü"ne doğru yürüken.

Katedralin hemen arkasında "Museum Ludwig" yer alıyor. Pazartesileri kapalı olduğu için müzeyi ne yazık ki gezemedik. Modern sanat müzesi olarak tanımlayabileceğim bu yeri çok övüyorlardı, kısmetse başka zamana artık diyip Ren Nehri üzerindeki en meşhur köprülerden biri olan "Hohenzollern"e doğru yürümeye devam ediyoruz. Bir ufak not, köprüye gelmezden önce sağda bulunan yuvarlakça bir park alanına giriş yasaktı. Sebebi, o kısmın altında yer alan konser salonunda bir etkinlik olması ve yayaların bu alandan geçerken çıkardığı ayak seslerinin konseri dinleyenleri rahatsız etmemesiymiş. Maaşallah! Bizde, hayatlarının sınavına giren gençleri düşünmeden okul yakınında basılan kornalar, gereksiz gürültüler, yüksek sesli müzikler filan. :(

Köln-11

"Hohenzollern Köprüsü" modaya uymuş, aşıklar için "ağır" bir sembol olmuş. Köprü üzerinde sürüyle aşk kilidi asılıydı. Federico Moccia'nın romanından sonra ünlü olduğu söylenen bu gelenek, en basit haliyle çiftlerin aşklarını ölümsüzleştirmek için bir asma kilidi köprü üzerine asıp anahtarı da nehre fırlatmalarından ibarettir. Dünyanın birçok yerinde bu geleneğe rastlayabilirsiniz. Elbette olayın ucunun kaçtığı ve köprüye ekstra ağırlık verdiğinden dolayı belediye ekiplerince kesilip alındığı yerler de var. Burada ise gördüğümüz kadarıyla bir kesim söz konusu değil ancak olacaksa da yakın bir zamanda olur düşüncesindeyiz zira köprü üzerinden kilit asacak pek bir yer kalmamış. :)

Köln-12

"Hohenzollern Köprüsü" üzerinde 6 şerit ray var. Aynı anda dört trenin geçtiğini gözümle gördüm. Köprüden geçip tekrar metroya binerek eve geçiyoruz. Ve böylece güzel bir Köln gününü noktalıyoruz. Trafik konusunda tereddüt yaşayanlarara son bir kısa not vermek istiyorum; burada trafik kuralları harfiyen uygulanıyor. O yüzden siz de bu kurallara uyduğunuz sürece bir sorun yaşamayacaksınız. İyi gezmeler!


Köln Hakkında Diğer İçerikler

KÖLN'DE BİR GÜN
KÖLN'DE BİR GÜN
KÖLN'DE BİR GÜN
KÖLN'DE BİR GÜN
AVRUPA'NIN ORTASI: KÖLN
AVRUPA'NIN ORTASI: KÖLN
KÖLN GEZİSİ
KÖLN GEZİSİ

Köln Hotel Önerileri booking-logo

Sehir Merkezine En Yakın Köln Otelleri

En Uygun Fiyatlı Köln Otelleri

Sizin İçin Seçtiğimiz Köln Otelleri

Ücretsiz WiFi hizmeti sunan Köln Otelleri

Köln Turları

Yorumlar(3)

Yorumlar

turker.tukuc kullanıcısının resmi

turker.tukuc

GÖNDERİ ZAMANI 22 Şub 2017
Çok keyifli bir yazıydı, teşekkürler...
terazihan kullanıcısının resmi

terazihan

GÖNDERİ ZAMANI 22 Şub 2017
Ben teşekkür ederim Türker Bey. Saygılarımla.
terazihan kullanıcısının resmi

terazihan

GÖNDERİ ZAMANI 22 Şub 2017
Ben teşekkür ederim Türker Bey. Saygılarımla.
user-profle

Yeni yorum ekle