Google+

Arama formu

KOTOR’A GİDERKEN

Bu yazı Gezimanya üyesi nevinsalman tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Bugün Kotor’a gidiyoruz, Budva’dan Kotor’a sahil yolu bir saatten az, ama biz bu kısa yol yerine dağlardan giderek çevreyi görelim istedik. Bu yol Cetinje ve Milli Park’tan geçen yol, yarı yoldan ise Podgorica’ya ayrılıyor ki bizim Budva’ya gezerek geldiğimiz yoldan daha kısa. Yola koyulma vakti.  Dağ yolunda ilerliyoruz, epey virajlı bir yol ama ilerlerken gördüğümüz Budva’nın kuş bakışı görüntüsü görülmeye değer. Etraf yemyeşil ağaçlarla kaplı, aslında tüm Karadağ’ı çok yeşil buldum ve bayıldım. Yolumuzun üzerinde ağaçların arasında küçük köyler, aralarda taş eski binalar, ufak kaleler de geçiyoruz.

Kotor

Kotor-1

Kotor-2

Kotor’u çevreleyen bu dağların yollarında karşımıza çıkan ilk şehir, Karadağ’da görülmesi gereken yerlerden biri ve eski başkent Cetinje. Karadağ‘ın, beş yüzyıl boyunca kültür ve eğitim başkenti olması nedeniyle birçok tarihi ve kültürel yapı, sokaklarında yürürken birçok müze ve kilise görebilirsiniz. Bunların içinde en önemlisi Cetinje Manastırı, Balkanlardaki Ortodoks dünyası için çok önemli bir Sırp Ortodoks manastırı.

Kotor şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Sea Joy Apartment, Apartmani Prcanj, Antika Guesthouse güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri Apartment Kalle, Palazzo Sbutega, Apartment Donković. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz G-Apart, Old Town Clock Tower Apartment, Guesthouse BiT Accommodation gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Hostel 89, Montenegro Hostel B&B Kotor, Hostel Amigo tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Kotor aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Kotor-3

Kotor-4

Kotor-5

Biz tekrar dağ yollarında ilerlemeye devam ederken Cetinje’de neden kahve içmedik diye hayıflanıyor ve kahve içebileceğimiz, yeşillikler arasında bir kır kahvesi bakınıyoruz. Küçücük bir köyden geçerken hiç ummadığımız anda karşımıza çıkan salaş ötesi bir kahve görüyor ve giriyoruz. Genç delikanlı bize “kahvemiz yok ama Türk kahvesi” var demez mi! Hem de neredeyse çay fincanı boyutunda getiriyor köpüklü kahvelerimizi, daha sonra hemen her kafede Türk kahvesi içmeye başladık.

Kotor-6

Kotor-7

Kotor-8

Yemyeşil dağ yollarından artık inmeye başladığımızda dağın eteklerinde bir köy görünüyor, burası Njegusi köyü. Yol boyu evlerin önünde kuru et, bal, peynir, zeytinyağı gibi yöresel ve organik ürünler sergiliyor ve satıyorlar, biraz ileride kurulmuş pazarda da yine aynı ürünler, yanı sıra kendi özel içkileri (brandy), köy kadınlarının el emeği göz nuru örtüler, danteller, tahta objeler satılmakta. Az ilerideki çok şirin bir kafede yine bol köpüklü Türk kahvemizi içerken gördüğümüz “Lovcen Milli Park” tabelasına doğru düşünmeden sapıyoruz.

Kotor-9

Kotor-10

Kotor-11

Yemyeşil bir tabiatın içinde ilerlerken (Parka giriş kişi başı 3€) çamlar ve çeşitli ağaçların yanı sıra çok değişik rengârenk çiçekler ile harika bir bitki örtüsü bu kötü yola girdiğimize hiç de pişman değiliz, hatta bu yol hiç yapılmasın ki çok yoğun trafik olmasın ve bu güzellikler bozulmasın diye konuşuyoruz. Bu parkta 1158 çeşit bitki çeşidi olduğu söyleniyor. Parkın içinde bir dağın en tepe noktasında, uzaktan bir katedral görüyoruz. Burası oldukça önemli St. Mark Katedrali. Ancak gördüğümüz, sayamadığımız basamaklar bu sıcakta bizi ürkütüyor, uzaktan bakmakla yetinip yolumuza devam diyoruz.

Kotor-12

Kotor-13

Kotor-14

Ana yola tekrar çıktıktan biraz sonra yol tekrar yükselmeye ve biz tekrar bir dağa tırmanmaya başlıyoruz, Balkanların en büyük sıra dağları Dinar Alpleri. Karadağ'ın Güney batısında yer alan ve etekleri Adriyatik denizine yayılan, 1750 metrenin üzerinde tepe noktaları olan dağ oldukça yüksek, sarp ve dik kayalıklı. Ciddi keskin virajlar alıyoruz, bizim eski Marmaris - Datça yolunu hatırlıyorum. Bazı noktalarla araçlar birbirine yol vermek durumunda kalıyor, bu yola giren büyük turist otobüsleri nedeniyle zaman zaman sıkıntılı anlar da yaşıyoruz, biraz ürkütücü ve stresli bir yolculuk olurken aşağıda belirmeye başlayan Boka Kotorska koyları ve Kotor körfezi manzarası belirmeye başladığında bu yoldan geldiğimize değiyor diye düşünüyorum. Tabii arabayı kullanan arkadaşım bu güzellikleri göremiyor ama ben bol bol fotoğraf çekiyorum. İlerledikçe masmavi deniz ve iç içe iki körfez daha da güzel manzaralar oluşuyor. Tüm güzelliği ile önümüzde masmavi Adriyatik ve dar boğazlarla birbirine bağlanmış koyların yemyeşil manzarası karşısında heyecanlanıyorum. Tivat şehri ve havaalanından havalanan uçakları izlemek de ayrı güzel...

Kotor-15

Kotor-16

Kotor-17

Hava halen sıcak olduğu için Kotor’u rahatça gezebilmek için havanın biraz olsun serinlemesini beklemek üzere önce Radonovici de ünlü bir plaja sonra da Tivat şehrinin marinasına gidiyoruz. Küçük ama çok şirin ve güzel bir marinada güzel bir yemek yiyor ve Kotor’a doğru yola çıkıyoruz.

Etiketler


nevinsalman kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

nevinsalman

Ankara da doğdum, TED Ankara Koleji ve Gazi Üniversitesi Mimarlık fakültesi mezunuyum. 6 sene Londra'da yaşadım, sonraki yıllarda İstanbul'a yerleştim ve serbest çalıştım. 10 senedir ise kış aylarında İstanbul'da, Mayıs-Aralık 7 ay Bodrum’da yaşıyorum. Tam bir Bodrum sevdalısıyım, en büyük keyfim yelken, yüzme ve squba-diving. Spor hayatımın...