Gaziantep'e Yolculuk

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük, Türkiye'nin ise 6. büyük kenti olan Gaziantep; nüfusu, ekonomik potansiyeli ve büyükşehir status ile bir metropol görünümündedir.

Antep'e 2011 ve 2013 yılalrında iki ziyaretimiz oldu. Bu yazımızda her iki seferde gezdiğimiz, gördüğümüz, yediğimiz, içtiğimiz şeyleri anlatacak. Ağızda yüksek miktarda su salgılanmasına sebep olabilir, şimdiden uyaralım :)

KATMERCİ MURAT

Gaziantep gezisi fikri doğmadan önce Katmer denilen bir tatlının çok methini duymuştum ama kahvaltıda yenen bir şey olduğunu bilmiyordum. Gideceğimiz adres Katmerci Murat...

Murat Usta Adres: Atatürk Bulvarı No:3/C Tel: 0 342 230 59 06

Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz katmer bir porsiyon, kahvaltı için tatlı biraz garip ama deneyelim dedik. Önce iki porsiyon sipariş ettik, Murat Usta katmerleri gözümüzün önünde taze taze yaptı, bunu özellikle belirtiyorum çünkü çoğu yerde hazır katmeri ısıtıp servis ediyorlarmış. Murat Usta'nın tezgahı çok temiz, malzemeleri çok kaliteli... birer porsiyon katmer geliyor ve anında bitiyor :) Hemen ikişer tane daha sipariş ediyoruz. Katmer hepimizden geçer not aldı hatta müptelası yaptı diyebilirim. Çünkü sadece katmer için birkaç kere daha geldik Gaziantep'e :)

KATMERCİ ZEKERİYA USTA

Gaziantep'e ilk gittiğimizde sadece Katmerci Murat Usta'da yemiştik hatta bayılmıştık. Aradan iki sene geçti ve biz Vedat Milör sayesinde Katmerci Zekeriya Usta'nın varlığını öğrendik. Temelde katmerin yapılışı açısından bir fark yok, tek farkları: Murat Usta sac üzerinde pişiriyor, Zekeriya Usta ise odun fırınında pişiriyor. Ancak bu farklılık lezzet açısından büyük bir fark yaratıyor. Zekeriya Usta lezzet açısından Murat Usta'ya fark attı bizim açımızdan bir daha gidersek tercihimzi Zekeriya Usta olacak.

Zekeriya Usta Adres: Çukur Mah. Körükcü Sk. B Hilmi Gecidi No: 16/C-D Şahinbey

BEY MAHALLESİ

Antep'te ilk günümüzde kahvaltımızı yapıp turumuza başlıyoruz. İlk durağımız Bey Mahallesi, Katmerci Murat Usta'nın dükkanının arka sokağından başlıyor. Dar sokaklar, kesme taş duvarlar ve kiremitli kırma çatılı evleriyle Antep'in eski dokusunun en iyi görülebileceği yer Bey Mahallesi.

Gaziantep'e 2011 yılındaki ilk ziyaretimde Bey mahallesine hayran kalmıştım ancak 2013 yılındaki ikinci ziyaretimde malesef biraz hayal kırıklığına uğradım. O güzelim dokuyu yüksek müzik çalan bar, kafe tarzı mekanlar ile bozmuşlar. Tarihi dokuyu artık hissedemiyoruz malesef.

ZİNCİRLİ BEDESTEN

Zincirli Bedesten; İmam Çağdaş'ın tam karşısında, iki taraftan girişi olan uzun bir çarşı. İçerisinde turistlere yönelik hediyelik eşyaların satıldığı yaklaşık 70-80 adet dükkan var. Buradan bakır eşyalar, baharatlar, sedef sandıklar, antikalar satın alabilirsiniz. Biz birkaç bakır eşya ve antika almadan yapamıyoruz. Ancak Şanlıurfa yazımda da belirttiğim gibi bu tip hediyelik eşyaları Urfa'dan almanızı öneririm, zira aradaki fiyat farkı gerçekten çok fazla.

BAKIRCILAR ÇARŞISI

Gaziantep merkezi çok büyük bir alanı kaplamıyor, her yere yürüyerek gidebilirsiniz. Zincirli Bedesten'den çıktıktan sonra etrafa bir bakalım dedik, dar bir sokaktan geçerken dükkanların önünde bakır tezgahları bakır döven çocuklara rastlıyoruz. Burası Antep'teki bakır piyasasının merkeziymiş.

GAZİANTEP KALESİ 
Gaziantep Kalesi, Türkiye'de ayakta kalabilen kalelerin en güzel örneklerinden birisi olup, gerek ihtişamı ve heybetiyle gerekse bir sır gibi gizlediği tarihiyle şehir merkezinde, yaklaış 25-30 metre yükseklikte hemen herkesin dikkatini çeken bir tepe üzerindedir.

MüzeKartınız varsa kaleye hiçbir ücret ödemeden girebiliyorsunuz, girişten itibaren panaromik olarak hazırlanmış yolda ilerliyorsunuz. Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz kalenin içi de yuvarlak bir şekilde dönen uzun bir yoldan ulaşıyor, yürüme yolunun yanındaki duvarlarda Kurtuluş Savaşı zamanında şehirdeki kahramanlık öyküleri gerçeğe uygun seslerle desteklenerek resmedilmiş ve her 10 metrede bir plazma ekranlarda bir önceki resimde anlatılan olayı yaşamış gazilerin ya da yakınlarının görsel videoları dönüyor. Kalenin tamamını dikkatlice gezmek için 2 saat yeterli, eğer Antep'e giderseniz mutlaka kaleyi de gezmenizi öneririz.

KEBAPÇI HALİL USTA

Öğle yemeği için midede yerimiz yok ancak akşam için kebap yeme konusunda herkes anlaştı ama nerede yiyeceğiz, asıl sorun bu :) Antep'e gelmeden önce İmam Çağdaş seçeneğimiz vardı ama ilk günkü fiyaskodan sonra bu kararımızdan dönmüştük. Murat Usta'nın önerisi ile Kebapçı Halil Usta'ya gidiyoruz. Yeri şehir merkezinde değil ama kime sorsanız tarif eder sanıyorum. Biz sora sora bulduk. Dükkanın önüne ilk geldiğimizde tam bir hayal kırıklığı yaşıyoruz çünkü dışarıdan bakılınca hiç de meşhur bir kebapçıya benzemiyor.

Murat Usta bize burayı önerirken benden selam söyleyin, ocağın da yakınına oturun demişti. Ne mümkün, içeriye adım atıyoruz ancak oturacak yer yok (!) hem Cumartesi hem de akşam saati olduğu için tıka basa dolu... Biraz bekledikten sonra garson hemen bizi bir masaya alıyor, mekanda konfor yok, siz sakın bu beklentiyle gitmeyin. Hemen siparişlerimizi veriyoruz zaten fazla seçenek yok; küşleme, karışık, şiş... Hepsi bu kadar :) Herkes birer karışık ortaya da bir porsiyon küşleme söylüyoruz, acısı az olsun demeyi de unutmuyoruz tabi :) Kebaplarımızı beklerken sıcacık pide ve salata geliyor.

Garsona acısı az olsun demiştik ya, hata etmişiz. Antep'te acısı az demek bizim anladığımız anlamda normal acılı oluyor, çünkü onlar full acılı yiyorlar. Acısı az demek için hiç acısız demek gerekiyormuş çünkü hiç acısız deseniz bile koyuyorlar (?) Ağzımız, midemiz, her yerimiz yana yana kebapları yiyoruz. Karışık kebap güzel ama asıl güzel olan küşleme, eğer Halil Ustaya giderseniz küşleme yemenizi öneriyorum, bize bir porsiyon yetmedi ikinci porsiyonu da paylaştık.

Belki Antep'teki diğer yerlere göre biraz daha pahalı ancak verdiği hizmete göre kıyaslarsak çok makul. Biz 4 kişi için toplam 120 TL hesap ödedik. Çıkarken de kapıda müşterilerini uğurlayan Halil Usta'ya selam vermeden geçmiyoruz. Bu arada bir uyarı, Halil Usta pazar günleri kapalı (!)

KÖMÜRDE KADAYIF

Halil Usta'nın muhteşem kebabının üstüne bir tatlı yemek lazım, Zincirli Bedesten'in tam karşısında, camında "Kömürde Kadayıf" tabelası olan dükkan dikkatimizi çekmişti gezerken. Tatlı için kadayıf tercih ediyoruz bu akşam için, adı Erçelebi Kadayıf  Baklava yerine bence Antep'e kadayıf yemek için gitmeyi gerektirecek kadar güzel. Özellikle yanında ikram edilen soğuk süt kadayıfın gerçek tadını almamızdaki en önemli etken bence. O kadar güzel ki Antep'ten hediyelik baklava yerine hepimiz kadayıf alıyoruz.

Yazımın bu noktasında güncel bir bilgi girmem gerekiyor. 2011 senesinde Zincirli Bedesten'in karşısındaki bu minik dükaknda yemiştik ancak artık orası kapanmış. Şu an sadece tek şubeleri var.

Adres: Milli Egemenlik Bulvarı No: 33 Şehitkamil (2014)

BEYRAN

Antep'teki ilk günümüzde önünden geçtiğimiz ufak tefek dükkanlarda "beyran vardır" yazısı gözümüze çarpıyor. İnternette ufak bir araştırma yapıyoruz ve Beyran'ın Antep'e özgü ve sadece sabah çok erken saatte yenilebilen işkembe türü bir çeşit çorba olduğunu öğreniyoruz. Demir bir tabak içerisinde; dibinde pilav, üzerinde iyice ufalanmış kuzu gerdanı ve bu etin suyu, salçalı sos ile servis ediliyor. Söylenenlere göre inanılmaz acıymış.

Antep'te son günümüzün sabahı saat 6.00 gibi çıkıyoruz ve etrafta Beyran satan bir yer arıyoruz, bize "Kelebek" adında bir mekan tarif ediyorlar, gidiyoruz. Ben tezgahta Beyran'ın hazırlanışı görünce zaten direk vazgeçiyorum. Bir masaya oturuyoruz, Sadık'ın Beyran çorbası geliyor, bana da bir mercimek :) Sadık'ın yorum olumlu, beğenmiş.

GAZİANTEP KAYA MEZARLARI

Sürekli yediklerimizden bahsetsem de kültürel gezilerimizden de geri kalmıyoruz. Madem sabahın köründe Beyran yemek için uyandık, sabahın bu saatinde Kaya Mezarlarını da gezebiliriz. Şehrin yaklaşık 15km uzağında bir mesire alanı var, tüm Antep halkının pazar gününü piknik yaparak geçirdiği yer burası. Ama diğer bir özelliği de içerisinde Kaya mezarları bulundurması.
 
Mesire alanına araba ile giriyoruz ve tabelaları takip ederek arkeolojik bölgeyi buluyoruz. Ama biraz hayal kırıklığı oluyor çünkü bulduğumuz yer çok bakımsız, herhangi bir bilgilendirme tabelası yok, etrafı kırık bira şişeleriyle dolu. Biz yine de tüm hepsini gezip, fotoğraflarını çekiyoruz ...

HASAN SÜZER ETNOGRAFYA MÜZESİ
 
Bey mahallesini gezerken bu müze dikkatimizi çekmişti, Antep'teki son günümüzde burayı ziyaret ediyoruz. Müze kart geçerli, başka bir ücret ödemeden girebiliyoruz.
 
Bey mahallesi Hanifioğlu Sokak'ta yer alan Antep Evi, geçen asrın başında inşa edilmiştir. Daha sonar birkaç defa el değiştiren bina, 1985 yılında çok harap bir vaziyette iken işadamı Hasan Süzer tarafından satın alınmış ve restorasyonu tamamlandıktan sonar müze olarak kullanılmak şartıyla Kültür ve turizm Bakanlığı'na bağışlanmıştır. Böylece Gaziantep Müzesi'nde bulunan etnografya bölümü buraya taşınarak Konak-Müze tanzim edilmiştir.

MEDUSA CAM ESERLER MÜZESİ

Gaziantep Kalesi'nin tam karşısındaki ara sokakta bulunan bu müze özel bir müze. Girişte müze kart kullanamıyorsunuz, bilet satın almak gerekiyor. Müze açısından bakarsak pek başarılı olduğunu söyleyemem. Büyük bir avlusu olan 3 katlı ahşap bir evi müze haline getirmişler ve her katta çeşitli dönemlere ait cam eşyalar sergileniyor. Müzenin tamamını gezmek en fazla 15-20 dakikanızı alır.

Kültürel amacından çok ticari amacı ön plana çıkmış, çok büyük ve gösterişli bir mağaza var içerisinde. El işi gümüş takılar satılıyor, ucuz değil. Bir de Antep'e özgü bir kahve olan Menengiç kahvesi satan minik bir dükkan var içeride. Avlusu da restoran olarak hizmet veriyor. Dediğim gibi müze gibi değil de mini bir alışveriş merkezi gibi...

TARİHİ KIR KAHVESİ

Tarihi Kır Kahvesi, Gaziantep Kalesi'nin hemen altında bulunuyor. Avrupa Birliği ve GAP idaresinin desteği ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilmiş.

Ufak bir bahçe içerisindeki bina Antep taşlarından inşa edilmiş, renkli camları ve ahşap pencereleri ile çok şirin bir mekan. Kahvenin tam ortasında bir odun sobası mekanı ısıtmak için bekliyor. Minik masalar, ahşap sandalyeler...

Menengiç kahvesi denemeye değer, gerçi benim dışımda kimse beğenmedi ama özellikle sütlü olanı ben beğendim. Çiğ antep fıstığının kahve gibi kavrulmasından oluşan macun kıvamında bir maddenin süt ile kaynatılmasıyla hazırlanıyor. Menengiç tercih etmeyenler için ise Dibek kahvesi bulunuyor ve gerçek dibekte öğütülen kahve ile yapılıyor. Buraya mutlaka uğramanızı öneririz.

TAHMİS KAHVESİ

Gaziantep deyince aka gelen ilk yerlerden biri de Tahmis Kahvesi, rivayete gore 1640 yılından beri açıkmış. Antep'e ilk gelişimde duymuş ama gidememiştim, 2013 yılındaki ikinci ziyaretimde gitme şansım oldu. Ortam görsel olarak müthiş; her yer ahşap kaplı, büyük avizeler, arkada çalan otantik bir müzik... Yöreye ait olan menengiç kahvesi ikram edilen en önemli ürünleri ayrıca nargile de mevcut.

Bizim şansımıza olsa gerek, içeri girdikten bir 5 dakika kadar sonar ellerinde enstürmanarıyla bir grup müzisyen içeri girdi, yaklaşık yarım saatlik mini bir konser verip gittiler.
 
ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ

Zeugma Mozaik Müzesi yanlış bilmiyorsam dünyadaki en büyük mozaik müzesi. Bana gore ise gerek yapısal kompleksi gerekse içerisindeki eserler açısından dünyanın en önemli müzelerinin başında geliyor. Şu ana kadar Türkiye'de gezdiğim müzelerin en iyisi olduğunu babul etmek zorundayım.

Müzeye şehrin heryerinden kolayca ulaşım mevcut, şehir merkezine çok yakın olduğundan biz yürüyerek gidiyoruz. Müze kart geçiyor, müze kartı olmayanlar için giriş ücreti 8 TL. Ayrıca içeride 5 TL karşılığında kulaklıklı rehber kiralayabiliyorsunuz.
Eğer Antep'e giderseniz bu müzeyi gezmek için en az yarım gününüzü ayırmanızı öneririm. Çok zengin bir sergi alanı mevcut. Kısaca anlatmam gerekirse müze 3 bölümden oluşuyor:

  • Bodrum katta, baraj suları altında kalan hamam mozaikleri sergileniyor.
  • Giriş katta, Fırat Nehri kenarındaki villalara ait taban mozaikleri sergileniyor.
  • 2. katta ise ZAP 2000 adndaki kurtarma kazılarında bulunan mozaikler sergilenmektedir.

Ayrıca ikinci katta ayrı bir bölümde dünyaca ünlü "Çingene Kızı" mozaiği sergilenmektedir. Labirente benzer bir odada tek başına sergilenen bu mozaik karanlık bir odada sadece çok loş bir ışık altında bulunuyor. Odanın kapısında güvenlik var ve odaya aynı anda sadece 2 kişi girebiliyor.

İMAM ÇAĞDAŞ GERÇEĞİ
 
Bu kadar yedin içtin İmam Çağdaş'a gitmedin mi diyenler olabilir :)
 Aslında Antep'e gitmeyenler için İmam Çağdaş bir efsane olabilir ama Antep'te gerçek bu değil. Sokağa çıktığınızda caddeler boyunca sağlı sollu dizilmiş her iki dükkandan biri baklavacı ve hepsi aynı standartta dükkanlar. İmam Çağdaş daha büyük bir mekan, daha fazla reklam yapmış, kebap servisi de bulunuyor ama bizim ortak kanımız hizmet konusunda sınıfta kaldığı doğrultusunda.

İçeri girdiğimizde saat 21:00 civarındaydı, hepimizin karnı tok olduğu için sadece tatlı sipariş ediyoruz, her birimiz farklı bir şey sipariş ederek hepsinde deneriz diye düşünüyoruz ama ne istesek "yok" cevabını alıyoruz. Mecburen sadece normal baklava istedik. Asıl olay bundan sonra başlıyor zaten, baklavalarımız ile beraber iki adet de garsonumuz oluyor. Tatlıları yemeye çalıştığımız süre boyunca karşılıklı olarak başımızda dikilmek suretiyle bizi izlediler, tabaklarımız biter bitmez derhal önümüzden aldılar ve tekrar dikilme görevine döndüler.

Amaçları bizi taciz ederek biran önce çıkmamızı sağlamak olduğunu düşünüyoruz, çünkü hesap istedikten yaklaşık 10 saniye sonra hesabı bile ödeyip çıkmıştık. Uzun uzun anlattım ama işin kısası İmam Çağdaş beğenmedik, gitmenizi önermiyoruz, tabi seçim size kalmış.

http://hayatgezinceguzell.blogspot.com.tr/

#Evdekal alanında göster
Kapalı
Gülçin Kaymak Sağkol

Yazar Hakkında

Gülçin Kaymak Sağkol

Her fırsatta gezmek için fırsat kollayan, her yeri merak eden bendeniz gezip gördüğüm yerleri sizlerle paylaşmak için yazıyıyorum. Detaylı bilgileri bloğumda bulabilirsiniz...