Google+

LÜBNAN DİYARI

463516 Oca 2016Gezi Notu
Pınar BaşPınar BaşGezgin16 Oca 201646352 Yorum

Ortadoğu coğrafi olarak Asya, Avrupa ve Afrika’nın birbirlerine en çok yaklaştıkları yerleri kapsayan ve birbirine komşu ülkelerin oluşturduğu bölge. Ancak ne zaman Ortadoğu kelimesini duysam aklıma hep bombalar, savaşlar, öldürülen insanlar, petrolün yarattığı zenginlik ve bu zenginliğin laneti, sömürülen dini duygular gelir ve hep tüylerim ürperir. Tüm bu olumsuz düşüncelere rağmen uzun zamandır Lübnan’ı, özellikle Beyrut’u görmek istiyordum.

Beyrut

Beyrut, 1975-1991 İç Savaşı öncesi Ortadoğu’nun ekonomik, fikri ve kültürel merkezi olmakla birlikte banka hesaplarının gizliliğini sağlayan kanunları ve yüksek banka faizleriyle Arap zenginlerinin bankacılık merkeziymiş. Şehrin düzenliliği,sosyal hayatın renkliliği, gece hayatı ile Ortadoğu’nun Paris’i olarak adlandırılırmış. İsrail ile Arapların çatışması Filistinli nüfusun artmasına neden olmuş ne nüfus üstünlüğü sağlayan müslümanlar, ülke yönetimindeki Hıristiyanlar kadar söz ve güç sahibi olmayı istemişler. Bu Hristiyan-Müslüman çatışması bir iç savaş halini almış. Savaşın bilançosu kaynaklara göre farklılık göstermekle birlikte 200.000 can kaybı ve 350.000 yaralı.

Yakın bir tarihte Beyrut’a düzenlenen 4 günlük bir tura katıldım. Yol yaklaşık 1,5 saat sürüyor ve Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan uçuş var. Uçak gece 02:30 gibi Beyrut’a indi. Tüm şehir ışıl ışıldı. İstanbul’da hava soğumaya başlamış olmasına rağmen o saatte bile bir yaz akşamı sıcaklığı vardı. 4 gün boyunca dolu dolu hem Beyrut’u hem de yakın çevresindeki şehirleri gezdim. Kaldığım otel şehrin merkezinde ve sahile birkaç yüz metre uzaklıktaydı. Beni ilk şaşırtan şey savaş başlamadan inşaatı başlayan ancak bombalanma sonucunda inşaatı tamamlanmayan ünlü bir otelin binasının hala duruyor olması. Yıkılmamış, tamamlanmamış, duvarlarında mermi izleri, bombaların verdiği zararla insanlara buralarda bir savaş oldu ve derin izler bıraktı mesajını vermeye devam ediyor.

Beyrut-1

Sokaklarda çarşaflı kadınlara da kısacık şort giymiş kadınlara da rastlayabiliyorsunuz Beyrut’ta. Kimse kimseyi rahatsız etmiyor. Genelde giyim tarzları abartılı taşlı, pullu giyisiler, canlı renklerde başörtüleri, abartılı takılar ve makyaj. Hatta oje tercihleri bie canlı renklerde. Simli, dore, lame ayakkabılar, çantalar çok tercih ediliyor. Diğer şehirlerinde bu kadar modern olduklarını düşünmüyorum ama. Şehirden uzaklaştıkça Hizbullah bayrakları artmaya başlıyor. Sokaklardan, evlerin eski ve bakımsızlıklarından ekonomik seviyenin de düştüğü aşikar.

Beyrut-2

Beyrut şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Santona Residence, Lahoya Suites, Convivium 6 Serviced Apartment Beirut. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Bliss Suite Hotel, Lahoya Garden gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Talal Hotel, Lahoya Homes, Le Royal Hotel - Beirut tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Beyrut aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Lübnan mutfağının lezzetini de duymuştum. Çok yemek seçen biri olarak aşırı lezzetli bulmamakla birlike kendilerine has birçok yemekleri var. Bizdeki içli köfteye benzer ancak nohut ezmesiyle yapılan falafel, Kebeh (bol kimyonlu ve etsiz çiğköfteye benzer bir köfte), Tabule salatası (ince bulgurlu maydanoz salatası ve ben koca bir kaseyi keyifle mideye indirdim), zahterli ekmek (ben pek sevemedim), pancarlı ve karışık yeşillikli salatası (adı Fattouch diye hatırlıyorum), humus, babagannuş, hamoor dedikleri balık mutlaka tadılmalı.

Genelde bol limon kullanmayı tercih ediyorlar. Bol limonlu zeytinyağlıları, bol limon suyuyla pişirilmiş balık gerçekten lezzetli. İsmini sayamadığım birçok yemekleri var ve meze ağırlıklı. Güzel bir Lübnan yemeği keyfi için yanında 2 kadeh arak içilmeli. Arak neredeyse bizim rakımız kadar lezzetli. Yeme içme demişken kri kri dedikleri bizim tuzlu fıstığımıza benzeyen, dışı çıtır çıtır fıstıklarını yemeye doyamadım.

Gezilecek birçok yer var. Hamra Caddesi'ne mutlaka gidilmeli. Şehrin dokusunu, kültürünü görebileceğiniz bir cadde. Özellikle trafiğin yoğun olduğu saatlerde trafik kurallarının hiç olmadığını, tüm sürücülerin yayalara çılgınca korna bastığını ve bu kuralsızlıklar içerisinde hemen hemen tüm araçların birden fazla darbesinin olduğunu ve muhtemelen kimsenin de bunları yaptırmadığını görebilirsiniz. Down Town ise Nişantaşı’nı andırıyor. Lüks mağazalar ve alışveriş merkezleri var. Gezmekten yorulduğunuzda kakuleli Türk kahvesi içebilirsiniz. Corniche dedikleri sahil yolundan geçerseniz meşhur Güvercin Kayalıkları’nı görebilirsiniz.

Beyrut-3

Beyrut-4

Harissa Köyü’ne gidip Meryem Ana kilisesini gördükten sonra teleferik ile şehir merkezine inmeniz yaşayabileceğiniz ilginç bir tecrübe. Teleferik ağaç dalında sallanan elma görüntüsünü veriyor. 4 kişi biniliyor ve geçtiği yerleri baştan biliyor olsanız ve biraz evhamlıysanız asla binmezsiniz. 1 km’den uzun bir mesafeyi tüm şehir kanatlarınızın altındaymış gibi görerek ve binaların çok yakınından geçerek yarı gergin, yarı şehre hayran bir yolculuk yapıyorsunuz.

Mutlaka görmeden gelmeyin diyebileceğim Jeita Mağarası var. Beyrut’a 20 km mesafede. Gidenler için Mersin’de yer alan Astım Mağarası’nı andırıyor ama çok daha muhteşem. Yeraltı nehrinin oluşturduğu mağarada bir katı yürüyerek geziyorsunuz, alt katı ise küçük teknelerle. Mağaradaki sarkıtlar ve dikitlere hayranlıkla bakarken ışıklandırmadaki ustalıklarının mağazayı bir görsel şölene döndürdüğünü görüyorsunuz. Mağara dünyanın 7 harikasından biri olmaya aday olmuş. Lübnan’da para birimi Lübnan Lirası ancak hemen her yerde size dolar olarak da fiyat verebiliyorlar. Hatta ödemelerinizi dolar olarak yapıp para üstünüzü Lübnan Lirası olarak alıyorsunuz. 1500 Lübnan lirası 1 dolar. Lübnan lirasını dolara, doları Türk Lirası’na çevirerek ürün ya da hizmetin ucuz mu pahalı mı olduğunu anlayabiliyorsunuz.

Tur acentesi ile katıldığımız tüm gezilere 4 polis aracı eşlik etti hep. İlk anda acaba hayati tehlikemiz mi var korkusunu yaşadım. Sonra bu uygulamanın yerel acentenin bir tercihi olduğunu söylediler. Tur programımız dahilindeki yerler için özel izinler gerekiyorsa yardımcı olduklarını, kuralsız trafik içerisinde otobüsün rahatça gidebilmesini sağlamaları korkunun yerini güven duygusuna bıraktı. Kendi başınıza gezmek isterseniz toplu taşıma anlayışları olmadığından taksiyi tercih etmelisiniz. Mutlaka pazarlık yapmayı da ihmal etmeyin. Yürüyerek de birçok yeri gezilebildiği için ben hiç taksiye binmedim.

Beyrut-5

Lübnan huzurla korku, zenginlikle yoksulluk duygularını sürekli yaşatan bir yer. Günlerinizi dolu dolu geçirip bir an bile sıkılmadan vakit geçirebilirsiniz. Üstelik Türk vatandaşlarına vize de istemiyor.

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(2)

Yorumlar

hilalks kullanıcısının resmi

hilalks

GÖNDERİ ZAMANI 11 May 2016
Merhaba, 19 Mayısta 2 gece-3 gün küçük çocuğumuzla beraber Beyrut gezisi yapmayı planlıyoruz. Yakın zamanda ziyaret etmiş biri olarak önerir misiniz? Suriye'ye yakın olması dolayısıyla biraz endişeliyiz. Güvenlik açısından neler söyleyebilirsiniz? Sizce gitmek tehlikeli olabilir mi?  Şimdiden teşekkürler.
Pınar Baş kullanıcısının resmi

Pınar Baş

GÖNDERİ ZAMANI 11 May 2016
Merhaba, Ben gittiğimde herhangi bir tehlike yoktu ve o zamandan beri de ortadoğuda ne kadar olaylar olsa da Beyrut hep olaysız oldu. Bu şartlarda kendi ülkemiz özellikle terör açısından daha tehlikeli . Çok sıcaklar bastırmadan güzel bir dönemde gidiyorsunuz. Büyük ihtimalle denize bile girebilirsiniz:) İyi tatiller