Google+

Arama formu

Masalsı bir şehir: Tallinn (Bölüm 2)

Bu yazı Gezimanya üyesi BANU DEMİR tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Estonyalı yakın arkadaşım Helen’ın evinde kaldığım Tallinn gezim devam ediyor.

Tallinn Açık Hava Müzesi ve Kalamaja Bölgesi

Güzel bir sabaha uyandıktan sonra ayağımıza en rahat ayakkabılarımızı giyip Tallinn Açık Hava Müzesi’ne yollanıyoruz. Bükreş’teki açık hava müzesini her zaman çok sevmiş ve her gelen misafirimi mutlaka götürmüşümdür çünkü evlerin tarih içerisindeki gelişimi bulunduğunuz ülkenin kültürü ile ilgili muazzam bilgiler verebiliyor.

Tallinn

Estonya’daki eski köy ya da çiftçilerin hayatını anlamak için görülmesi gereken yerlerden biri de bu yüzden mutlaka; Tallinn Açık Hava Müzesi (Vabaöhumuuseumi tee). Burada Estonya’nın çeşitli bölgelerinden tarihte farklı zamanlarda yapılmış 70 adet; içlerinde kilise, yel değirmeni, balıkçı kulübesi olan ev var. (Linki: https://evm.ee/eng/home)

Tallinn bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Tallinn-1

Tallinn şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Лучшее место!, Villa Tiigi, Harmonie Homestay güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri Comfortable Residence City Center, Poordi Cozy apartments, Luxury apartment-historical Michel Sittow's house. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Odra 10/2, Hestia Hotel Seaport, Go Hotel Shnelli gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Odra 10 Apartment, City Center Gonsiori Studio, Old Town Hostel Alur tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Tallinn aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Tallinn-2

Koskoca bir ormanın içerisine kurulmuş Açık Hava Müzesi’ni gezmek aslında doğada yürüyüş yaparken arada bir gördüğünüz binaları incelemek gibi. En çok hoşuma giden, evlerin içerisinde eski hayatı canlandırmak için çok zengin dekorasyon malzemesi kullanmaları ve bazı yerlerde içeride gerçekten hayat varmış gibi koymuş oldukları seslendirme.

Tallinn-3

Bir evin içerisindeyken Helen ile birbirimize bakıp çocuk seslerinin nereden geldiğini anlamaya çalıştığımızda keşfettik biz de. Kalabalık bir turist grubu ile dolaşıyorsanız belki duymanız çok zor olabilir çünkü her kafadan bir ses çıkabiliyor, bir de rehber sesini herkese duyurmak için genelde bağırıyor oluyor ama biraz geride kalıp dinlemeye çalışın. İnsana huşu ve o zamanki hayatın içerisine hayalde de olsa dalmanızı sağlayacak bir his veriyor. Evlerin ahır bölümlerine ise gerçek boyutlarda hayvan resimleri koymuşlar bu da resim çektiğinizde hakikaten orada o sırada hayvanlar varmış izlenimi veriyor.

Tallinn-4

Tallinn-5

Diğer çiftçi evlerinden en farklı olan ise bence balıkçı kulübesiydi. Estonyalılar için deniz; onlara yiyecek sağlayan en önemli kaynaklardan biri. Estonyalı balıkçı ailelerin güzel bir deyişi varmış; “Deniz hem alır hem verir, hem ayırır hem de birleştirir”. Eski çağlarda balıkçılar neredeyse tam bir sezon boyunca avlanmak için Finlandiya kıyılarına giderlermiş, gittiklerinde aileleri onlara ait kıyafetleri ya da özel eşyalarını evlerine asarlarmış ki, sevdikleri çabuk ve sağ salim gelsin.

Tallinn-6

Tallinn-7

Tallinn-8

Öğlen olup da acıkınca geleneksel Estonya yemeği için parkın içerisindeki Kolu Körts’e gidiyoruz.

Tallinn-9

Tallinn-10

(Linki: https://evm.ee/est/ekspositsioon/uksikobjektid/kolu-korts/tere-tulemast-kolu-kortsi). Helen; mulgipuder, kamavaht ve kaerahelbeküpsised ısmarlıyor. Birinci yemek yine tereyağlı Estonya ekmeği eşliğinde patates püresi üzerinde bacon parçaları, yanında taze salatalık turşusu ve Estonyalıların olmazsa olmazı sour cream (ekşi krema). Kamavaht ise içinde bezelye, kavrulmuş arpa ve çavdar olan bir unla yapılıyormuş hatta markette de pakette un halinde satılıyor, üzerine de reçel ya da sos ile servis ediyorlar. Son telaffuzu zor olan ise, Helen’in çocukluğundan beri çok sevdiği bir kurabiyeymiş, Kamavaht’ın tadı ilginç ama değişik tatlardan hoşlananlar deneyebilir bence.

Tallinn-11

Tallinn-12

Açık Hava Müzesi’ne giriş 7 euro, aile ise 14 euro, eğer çocuklarınız var ise ve Hayvanat Bahçesi’ne de gidecekseniz 17 euro’ya ikisine beraber bilet alabiliyorsunuz. Hayvanat Bahçesi’ndeki kutup ayıları ise bu senenin atraksiyonuymuş. Ben şahsen hayvanları kapalı yerlerde görmekten hoşlanmadığım için hayvanat bahçelerine gitmiyorum ama Helen, hayvanat bahçesinde yaşam alanlarının gerçekten büyük olduğundan bahsediyor.

Öğleden sonrayı Kalamaja bölgesine ayırdık. Kalamaja “Balık Evi” demekmiş ve bölgedeki tüm sokak isimleri de balık ve balıkçılık ile alakalıymış.

Tallinn-13

Örneğin Köie ip, Kalaranna balık plajı demekmiş. Eskiden öğrencilerin, bohem artistlerin yaşadığı ucuz bir semtken son yıllarda trend olunca emlak fiyatları da tavan olmuş. Helen bölgede en hoşuna giden yerin Telliskivi (Linki: www.telliskivi.eu/en/) olduğunu söylüyor, burası eski bir tren yolu garı iken bugün restoranların, barların, değişik tasarım dükkânlarının bulunduğu bir mekân haline gelmiş. Aynı zamanda birçok konsere ya da etkinliğe de ev sahipliği yapmaya başlamış.

Tallinn-14

İlk önce artık bağımlısı olduğum Estonya ekmeğinden almamız lazım. Ev yapımı ekmek hazırlayan bir dükkâna gidip ertesi sabah kahvaltıda yiyeceğimiz ekmeklerimizi Muhu Pagarid’den (https://muhuleib.ee) alıyoruz. Ben Polonya’ya dönerken de yanımda getirdim ve buzdolabında tutarsanız da uzun dayanıyormuş gerçi bizde iki günde bitti, eşim bile bu ekmekten başka bir şey yemeye gerek yok diyerek tamamını yedi diyebilirim.

Tallinn-15

Tallinn-16

Kahve molasını verdiğimiz dükkân Homeart (Linki: https://telliskivi.cc/en/foods/homeart/) bir ev dekorasyon dükkânı, aynı zamanda çok hoş objeler var ama el çantası ile uçtuğum için ben alamıyorum.

Tallinn-17

Tallinn-18

Tren vagonlarının restorana, terasların bara döndüğü, gençliğin ise bölgeye aktığı enteresan bir yer burası. Kaçırmayın derim.

Tallinn-19

Tallinn-20

Akşam için ise Umami Restoranı seçtik bu kez  (Linki: http://www.umamiresto.ee). Helen ailecek bahçesi büyük ve güzel olduğu için ama öncelikli olarak yemekleri çok lezzetli olduğu için bu restoranı seçtiğini söylüyor. Kocaman bir bahçede iki katlı bir villa restoran haline getirilmiş ama elma ağaçları ile kaplı bahçede yemek yemek keyifli, yemekler ise olağanüstü.

Tallinn-21

Tallinn-22

Genelde ikimiz de spor yaptığımız için sağlıklı ve çok yememeye özen gösteriyoruz ama burada kendimizden geçip hem başlangıç hem de ana yemek söylüyoruz. Yediğim ördek; sushi pirinci ile hazırlanmış zencefil soslu acayip bir şey. Yine yemeğe uygun önerilen bir kadeh şarap, yemeğin tadını damağınızda ölümsüzleştiriyor. Helen’ın ısrarı ile birkaç schnapss da deniyorum. Kahveye yerimiz kalmıyor, araba ile gitmek yerine yediklerimizi eritebilmek için gerisin geriye 7 kilometre yürüyoruz ama bol kahkahalı bize ileride andıkça güleceğimiz bir anı olarak kalacak bir akşamı daha geride bırakarak.

Yazı dizisinin birinci bölümü için tıklayın

Bir sonraki yazı; Kadriorg Park ve Haapsalu.

Tallinn-23

Yazı ve fotoğraflar: Banu Demir
Instagram: banuyollarda
 

Etiketler


BANU DEMİR kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

BANU DEMİR

İstanbul Üniversitesi Radyo-TV bölümü ve Marmara Üniversitesi Contemporary Business Management’tan (gece bölümü) mezun olduktan sonra İngiltere Nescot College’da okudum. Yaklaşık 11 sene reklam sektöründe Müşteri Temsilciliği ve Müşteri İlişkileri Direktör'lüğü yaptım. 2000 senesi başında eşimin işi nedeni ile Polonya-Varşova’da 1 sene,...