Google+

Arama formu

MİNİCİK BİR ÜLKE: VATİKAN

Bu yazı Gezimanya üyesi Tatiliyet tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Roma tatilimde bir günümü Vatikan’a ayırdım. Metro ile gitmek çok rahat. Ayrı bir ülke olsa da şehrin merkezinde olduğu söylenebilir. Ama metro çalışmadığı için otobüs tercih ettim. Otobüs bileti de metro gibi 1,5 Euro. Fakat İstanbullu olmama rağmen otobüse zor bindim. O kadar kalabalık ki hatta kimse bilet dahi atmıyor. İnanılmaz bir kalabalık vardı.

Vatikan’a vardığımda ücretsiz bilgi veren gönüllü tercümanlara rastladım. Hemen girişinde uzun bir sıra olan Aziz Petrus Bazilikası’na uğradım. Giriş ücretsizdir. Kapıda Vatikan askerleri ilginç kostümleri ile nöbet tutuyordu. 930 kişinin yaşadığı Hristiyanlık dininin Katolik mezhebinin başkentinin güvenliği palyaço tarzı giyimli askerler tarafından sağlanmaktadır. Bu ordu 100 kişilik olup Katolik İsviçreli bekar kişilerden oluşmaktadır. Garip diye ifade ettiğim üniformalarının rengi sarı, mavi ve kırmızıdır. Bu askerlere katılabilmek için bir şart da 19-30 yaşları arasında ve en az 174 cm uzunluğunda olunmasıdır. Askerlik görevlerini de yapmış bu kişiler İngilizce, Almanca, İtalyanca ve Fransızca’yı iyi konuşmak zorundalar.

Vatikan Sehri

Güvenlik kontrolünden geçerek bazilikaya giriş yapabilirsiniz. Eğer elinizde bazilikayı tanıtan bir kaynak yok ise sadece ne güzel heykeller ve freksler var dersiniz. Bu sebeple mutlaka bol bilginin olduğu bir kaynak yanınıza alın. Papa'nın halkı selamladığı balkon ve dumanı bekleyen binlerce kişinin toplandığı meydan insanı heyecanlandırıyor.

Girişte sağ tarafta yer alan Michelangelo’nun Pietà isimli, kucağında ölü İsa Mesih’i tutan Meryem Ana heykeli benim gibi heykelden çok anlamayan birini bile etkiliyor. Cam çerçevenin arkasında olması sebebiyle kaliteli fotoğraf alınamıyor. Ama heykeldeki kıvrımlar ve detaylar o tek kelimeyle mükkemmel! Eser, 1499'da Michelangelo 25 yaşındayken yapılmıştır.

Kendi postanesi, bankası ve hukuk sistemi olan dünyanın en küçük ülkesindeyim. Postanede sıra vardı. Herkes ülkesine kart postalıyordu. Tabi ki bizde öyle bir adet olmadığı için hemen check-in yaptım.

Vatikan Sehri-1

Bazilakanın tam karşısında özellikle "Da Vinci Code" filminden bildiğiniz San Pietro Meydanı bulunur. Temmuz ayında gittiğim için adeta kavruldum. Meydan 284 sütun ile çevrilmiştir. Buraya ilk defa gelmeme rağmen halkın dumanı beklediği alan olduğunu hemen anladım. Burası dünyanın en çok bilinen meydanlarından biridir.

Vatikan Sehri-2

Bölgede Vatikan Müzesi, Vatikan Bahçeleri ve Sistine Şapeli de yer alır. Ücretli olduğu için ben giriş yapmadım. Ama gidenlerden aldığım tepkiden sonra gitmediğime pişman oldum diyebilirim. Buradan Castel Sant Angelo’ya doğru yürüdüm. Yüksek kale, Vatikan'a ve nehre hakim konumda. Fatih Sultan Mehmet Han’ın oğlu Cem Sultan'ın da hapishanesinde mahkum edildiği kale, M.S. 130-139 yılları arasında yapılmıştır. Giriş ücretlidir. Kalenin önünde Hadrian Köprüsü adında bir de köprü bulunmaktadır.

Akşam yemeğimi yerel bir İtalyan restoranında yedim. Tabi ki biram Peroni ve yanında makarnam vardı. Midye ve domates ile beraber servis edilen makarna çok lezzetliydi. Midyenin içinde tabi ki pirinç bulunmuyor. En azından bir gün 8-10 Euro ücrete sade bir yerde yemek yiyeceğinize, 15-20 Euro ödeyerek yerel ama ünlü bir yeri tercih etmelisiniz. İtalya’nın tadı böyle çıkar!