Modanın Başkenti Milano

Modanın Başkenti Milano”dan bildiriyorum burada herkes fazlasıyla şık, bu kente adımınızı atar atmaz kendinizi podyumda hissediyorsunuz.

Sanayi, zenginlik ve sanat bir arada olursa ne olur diye merak ediyorsanız cevabı kesinlikle Milano’dur. Milano yaşamak için ideal, ancak gezmek için çok vakit harcanmaması gereken bir şehir. Etraf hep acelesi olan, bir yerlere yetişmeye çalışan, şık ama mutsuz gözüken insanlarla dolu.

Milano’yu keşfe ilk olarak Duomo Meydanı’nda bulunan, Duomo Katedrali’nden başlıyoruz. Milano’nun sembolü olan bu katedrale, ister yürüyerek ister metro ile ulaşılabiliyor.

1386 yılında yapımına başlanan bu yapının tamamlanması tam tamına 500 yıl sürmüş. Duomo Katedrali’nin en etkileyici yanı; 135 tane olan külahı ve duvarlarının bezeli olduğu heykelleri. Dünyanın en etkileyici gotik katedrallerinden kabul edilen bu yapının içerisinde fotoğraf çekmek isterseniz ayrı bir bileklik almanız gerekiyor. Bu katedralin en büyük kutsal emaneti; Hz. İsa’nın çarmıhından bir çividir.

Duomo’nun hemen yanında bulunan dünyanın ilk alışveriş merkezi, Galleria Vittorio Emanuele’yi gezmeye başlıyoruz. Mozaik zemini ve cam çatısıyla güzel bir mimariye sahip olan merkez, Louis Vuitton’dan Prada’ya birçok şık mağaza ve restoranı içerisinde barındırıyor.

Da Vinci’nin Son Akşam Yemeği tablosunun olduğu Santa Maria delle Grazie Müzesi, UNESCO Dünya Kültür Mirasları arasında yer alıyor. Bazilika, özellikle görkemli kubbesiyle Rönesans döneminin önemli mimari eserlerinden biri. Son Akşam Yemeği tablosunu görebilmek için birkaç ay öncesinden rezervasyon yapmak gerekiyor. Biz yetişemediğimiz için bu tabloyu maalesef ki göremedik.

Geri kalan vaktimizi, Milano’da mağazaları gezip alışveriş yaparak değerlendirdik. Milano oldukça pahalı bir şehir, sanırım hayatımdaki en pahalı suyu buradan aldım. Bir suya 4-5 Euro verebiliyorsunuz bu şehirde, ancak kozmetik ummadığınız kadar ucuz olabiliyor. Milano çıkışı olan İtalyan kozmetik markası burada indirimdeydi.

Milano Ulaşım Rehberi

Milano, şehir içi ulaşımı oldukça rahat ve gelişmiş bir şehir. Metro ve tramvaylarla istediğiniz yere kolaylıkla gidebilirsiniz.

Kırmızı iki katlı otobüsler Londra için neyse, turuncu tramvaylar da Milano için o kadar ikonik.

Tarihi 1881 yılına dayanan tramvaylar, dünyanın bir şehirdeki en uzun hatlarından birine sahip.

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle...

Etiketler