Google+

Arama formu

Moğolistan (Bölüm II) : Bilgelerin Huzurunda - 2. Kısım

Moğolistan

Moğolistan maceramın ilk kısmında da belirttiğim gibi, Cheke ile hesaplaşmaya başladık.
“Evet, sana ne kadar ödemeliyim, bir indirim yaparsan sevinirim”
“Motoru kiralarken imzaladığın sözleşmeyi okudun değil mi?”
“Hayır, okumadım”
“Ama neden, bak gayet basit bir sözleşme”. Hakikaten de öyleydi. Gerekli, net ve açık maddeler, kısacık ve sonunda dostça tavsiyeler.
“Cheke, ben işim gereği sözleşmeleri bilirim, okusam müzakere etme imkânım var mıydı? Tek istediğim motoru kiralamak ve bir an önce yola koyulmaktı, bu tip belgeleri de olağan olarak her yerde imzalatırlar, sorun değil, bana bir rakam söyle.”
“Bak, sözleşmede yazıyor, motor çalınır ya da motorun başına bir şey gelirse, 700 EURO ödenir diye ama bu motor 2015 model bu nedenle senden bu rakamı istemeyeceğim, 500 EURO yeter.”
“Tamam” dedim.
“Tamam?”
Tamam, kart kabul ediyor musun?”
“Maalesef”.
Doğru, motorun kira bedelini de nakit ödemiştim. Bir kaç seçenek düşündükten sonra Cheke’nin bankasına gitmeye, parayı benim kredi kartımdan çekip Cheke’ye nakit ödemeye karar verdik. En yakındaki havaalanı şubesine gittik. Cheke parayı alana kadar rahat etmedi. Sonradan, bunun sebebinin yaklaşık 5 yıl önce, bir müşterisi tarafından, bankadan bir para transferi konusunda dolandırılmış olması olduğunu anlattı.
Bankada sıramızı beklerken ben sohbet etmeye çalışıyordum. İnsanlara inancını sormam, ama Şamanların diyarındaydık ve benim de Moğolistan’a gelirken aklımdan geçen ender şeylerden biri de mümkün olursa gerçek bir şamanla karşılaşmaktı. Konuyu buraya getirdim.
“Evet” dedi Cheke “benim bir şamanım var”.
“Onunla görüşebilir miyim?”
“Bu işler öyle olmuyor. Bir kere, benim şamanım turistik bir şaman değil, herkesle görüşmez, yabancılara karşı da mesafelidir, daha önce yabancılarla bazı sorunlu görüşmeleri oldu”
“Bir sorar mısın lütfen”
“Hem zaten görüşecek olsan bile birkaç gün önceden randevu alman gerekir, kim bilir ne zaman uygun”
“Sor lütfen”
“Aa, tamam, sorarım” dedi sıkılgan bir tavırla.
“Lütfen”
“Tamam, uygun bir zamanda sorar sana haber veririm ama şimdi değil”
“Tamam, anlaştık”
Bankada işlerimizi bitirdik. Cheke artık rahatlamıştı.
“Ne yapacaksın şimdi”, diye sordu
“Bu geceyi Ulan Batur’da geçireyim, yarın belki ihtiyacım olan eşyaları satın alırım”
“Nerede kalacaksın?”
“Bir hostel tavsiyen var mı?”
“Evet, bildiğim mütevazi, uygun fiyatlı ve iyi bir yer var. Arkadaşım Gana’nın yeri, Gana’s Guest House, merkeze yakındır, sana özel bir fiyat vermesini söylerim”.
“Olur”, dedim, “sizin taksi ile bırakabilir misiniz” beni. Bu arada, bu taksi seyahatlerine indirimli de olsa hep bir ücret ödüyorum; bu onların geçim kapısı.
Şimdi taksiyi Jaga’ya geri götürmem lazım, istersen buradan otobüsle de gidebilirsin, istersen benimle gel, alışveriş yapıp bizim yere dönelim, bir şeyler yersin, aç mısın, müsaitse oradan Jaga ile devam edebilirsiniz”
“Olur.”
Alışveriş yaptık, hatta marketin yakınında bir cep telefon tamircisine telefonumu gösterdik; çalıştıramadı.
Cheke’nin yerine döndük. Jaga yoktu. Cheke’nin arkadaşı olan İsviçreli bir çiftle tanıştım. 8 yıldır bisikletleri ile dünyayı dolaşıyorlarmış. Bu zaman zarfında iki de kızları olmuş. Büyük olan pedal çevirmeye başlamış bile, küçük ise halen emiyor. Vay canına!
“Demek seyahatiniz 8 yıldır sürüyor” dedim.
“Aslında, buna seyahat demek doğru değil, artık yaşam biçimimiz oldu, bizimki göçebelik.”
“Evet, haklısınız” dedim.
Cheke’nin pişirdiği yemeği -Xavier ve Celine’in ikram ettiği salata ile- yerken sohbet ediyorduk. Kitapları basılmış:

Moğolistan-1

İlhamla yola çıkarsınız ve yolda olmak başlı başına ilham vericidir. Yolda ilham verici yerler, olaylar ve kişilerle karşılaşırsınız. İlk bakışta aynı yöne gitmeseniz de yolda olmak sebebi ile tüm bu insanlarla yoldaşsınızdır. Moğolistan, ilham bakımından bilhassa zengin.
Jaga dönmüş, gitme zamanı gelmişti.
“Şamanını arayı unutma!” dedim Cheke’ye, kapıya doğru yürürken.
“Tamaam, şimdi sen git hosteline, ona ulaşınca haber veririm”
“Tamam”.

Moğolistan-2
Jaga ve taksisi

Ulan Batur’da daha önce kaldığım (çantamı almak için havaalanına döndüğüm) gece, tuhaf bir otele, son dakika rezervasyonu ile 30 USD vermiştim. Otele vardığımda açtım, resepsiyon bankosunun altından hop diye çıkardıkları paket noodle ve içme suyunu (“muslukları tavsiye etmeyiz” demişlerdi) bile iyi fiyata satmışlardı. “Noodle için sıcak suya ihtiyacım olacak ona da para alacak mısınız?” diye sormuştum, almadılar :)

Hikayenin devamını okumak için tıklayın: Moğolistan (Bölüm II) : Bilgelerin Huzurunda - 3. Kısım

Etiketler