Mor Çiçeklerin Cenneti Bodrum

“Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin, sanma ki geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler”… Bu efsane satırlar Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’ya ait olan Bodrum merkezi girişindeki yazıdır. Ege ile Akdeniz’in buluşturan, eski adı Halikarnassos olan, mis gibi mandalina kokan, beyaz-mavinin ve mor çiçeklerin cenneti Bodrum

Bodrum denince akla ilk gelen; beyaz evlerin mavi boyalı kapı ve pencereleri, duvarlarından sarkan begonvil çiçekleridir. Buradaki evler eskiden savaş ve savunma amaçlı olarak,  yüksek yamaçlara kondurulurmuş. O zamanlar bunlara ev değil de kule denilirmiş. Hızlı yapılaşma nedeniyle sayıları azalmaya başlan Bodrum evleri halen zor da yaşatılıyor.

Ünlü tarihçi Heredot’a göre Bodrum, M.Ö. 1000 yılında bugünkü Bodrum Kalesi’nin bulunduğu yerde küçük bir ada olarak inşa edilmiş. Defalarca yıkılıp yeniden yapılan ve yapımı tam 98 yıl süren Bodrum Kalesi’ni St. John Şövalyeleri inşa etmiştir. Burası Akdeniz’in büyük ve en sağlam kalesidir. Bodrum Kalesi bilinen kalelerin aksine şehrin tepesine değil denizin ortasına kurulmuş ve Bodrum’un her köşesinden görülebiliyor. Bu kalenin içinde yer alan dünyanın en büyük Sualtı Arkeoloji Müzesi, Akdeniz’de sualtından çıkarılan batıkların sergilendiği önemli bir müze.

Dünyanın 7 Harikası’ndan biri olan Halikarnas Mozolesi de Bodrum’da yer alıyor. Burası, Massolusos öldüğünde yapımı karısı tarafından başlatılmış ve birçok ünlü heykel tarafından birer cephesi tamamlanmış. Daha sonra bazı parçaları Bodrum Kalesi yapımında kullanılmış, bazı parçaları ise Londra'daki British Museum'a götürülmüş.

Bodrum Antik Tiyatrosu yamaca dayalı olup Türkiye’deki antik tiyatroların en eski ve en güzel örneklerinden biridir. Günümüzde özellikle yaz aylarında birçok etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır.

Zeki Müren’in evi, Bodrum’da müze olarak ziyarete açılmıştır. Bahçesinde uzun yıllar kullandığı arabası ve bronz heykeli sergilenmektedir. Sergilenen tüm eşyaları orijinal olup kullandığı şekilde bırakılmıştır. Burayı keyifle ziyaret edebilir, Zeki Müren’i anabilirsiniz.

Bodrum denince akla gelen diğer önemli şey ise kuşkusuz gece hayatıdır. Hareketli bir atmosferi olan Barlar Sokağı’nda, “sabaha kadar eğlence” kavramı hakkını sonuna kadar veriyor.

Bodrum merkezden Gümüşlük’e geçip buradaki Tavşan Adası’na yürüyerek de gidebilirsiniz. En fazla1 metre derinliği olması nedeniyle adaya kadar yürünebilir. Ayrıca Gümüşlük’te güneşin batışını izlemek harika olacaktır.

Bitez koyunda ise denize girmenizi mutlaka tavsiye ederim. Bodrum ile Bitez arasındaki rüzgârgülleri her iki koya hâkim bir yerde bulunuyor ve görülmeye değer bir manzara…

Burası diğer tatil bölgeleri gibi tek bir merkezde kurulu bir yer değil, farklı merkezleriyle ünlenmiş bir yer aslında. Bodrum’un bizlere sunduğu nimetler; Gümüşlük, Türkbükü, Bitez, Gündoğan, Ortakent, Turgutreis, Yalıkavak şeklinde uzar gider. Her birinde farklı bir lezzet, eğlence sizi bekliyor. Fırsatını bulabilirseniz mavi tura da katılmanızı tavsiye ederim.

Bodrum yemek kültürüne gelecek olursak; Ege, Akdeniz ve Rum mutfağının izleri vardır. Özellikle zeytinyağlılar öne çıkmıştır. Tatlı olarak da Bodrum lokmasının tadına mutlaka bakmalısınız.

Bodrum’dan hediyelik eşya almak isterseniz; çarşıdaki yel değirmenlerinden, meşhur süngerlerinden ve el yapımı sandaletlerinden alabilirsiniz.

Etiketler