Google+

Arama formu

NEPAL (BHAKTAPUR) GÜNCESİ: 15. VE 16. GÜNLER

02-03 Mayıs 2014 - 11.30
 
Dün sabah fazla acele etmeden kalktım, zira Rinji 10.00’da gelecekti. Kahvaltı olarak istemeye istemeye bu sefer meyve salatamı yedim, üstüne de bir kahve içtim. Başladım Rinji’nin gelmesini beklemeye…

Bhaktapur

Lokanta kısmının sokağa açılan kapısından bir adam bana selâm vererek içeri girdi. Allah, allah! Kim ola ki bu? Bir süre anımsayamadım! Haaa, evet… Bu adamcağız beni şu anda kaldığım otele, Hotel Earth House, yönlendiren Otel Sakhti’nin ya yetkilisi ya da sahibi… Otel görevlileri ile konuştuktan sonra yanıma geldi el sıkıştık ve masama oturdu. Selâm sabah faslından sonra Furwa’nın onu aradığını ve otelde kaldığım iki günün parasını benden tahsil etmesini söylediğini anlattı. Sabah sabah yine keyfimi kaçırıyor bu adam. Hâlâ bir şeyler tırtıklamaya çalışıyor. Neyse ki otel yetkilisi kibar bir adam ve konuya hiç de aksice yaklaşmıyor. Ben de aynı kibarlıkla ve onu kırmamaya çalışarak benim bu otelde kalma anlaşmasını benimle değil Furwa ile yaptığını dolayısıyla konuyu onunla çözümlemesini söylüyorum (topu topu 70-80 dolar ama önceki hesaplardan da ortaya çıktığı kadarıyla Furwa zaten bana borçlu durumda). Bunun üzerine telefonla Furwa’yı arayıp benimle görüştürmeye kalktı. Bir önceki konuşmamızda telefonu suratıma kapaması nedeni ile hemen tepki gösterdim, “Sakın benim yanımda aramayın boş yere. Kesinlikle bu adamla konuşmam!” Ama yine de aradı ama iyi ki ulaşamadı. Biraz kendi halinde düşünceli düşünceli oturduktan sonra gayet güler yüzlü ama çaresiz bir şekilde kalktı ve vedalaşıp kendi oteline gitti.

Bhaktapur-1

Canım feci sıkıldı… Rinji bir an önce gelse de buradan hemen ayrılsak… Bu konu üzerinde daha fazla kimseyle konuşmak istemiyorum. Biraz sakin sakin oturup düşünse eminim Furwa da hatalı olduğunu anlayacak ama nedendir bilmiyorum ortamı germeye devam ediyor. Katmandu’da olsa, yüz yüze daha rahat çözerdik sorunu. Neyse, Rinji fazla gecikmeden geldi. Bir süre kaldığım otelin görevlisiyle konuştu, artık ne konuştularsa!?!?!?.. Ondan sonra taksicinin yanına gittik. Rinji ile Nagarkot’a gidiş-dönüş 5000 Rupi’ye ayarlamasını söylemiştim. Taksici 6000 istedi. Neyse onu da 5000’e indirdik ve Nagarkot’a doğru yola koyulduk.    

Bhaktapur-2

Dün dolanıp akşam otele girmeme yakın başlayan yağmur şiddetlenerek ara ara tüm gece boyunca sürdü. Hâlâ da atıştırıyor. Yol boyunca da atıştırdı. Hem yoğun trafik hem de taşra ve dağ yolu olması nedeni ile iki saat kadar zorlu bir yolculuktan sonra Nagarkot’a ulaştık. Hava aşırı kapalı ve yükseldikçe ara ara neredeyse önümüzü seçemeyecek yoğunlukta sisin içine dalıyoruz. Buradaki otellerde önceden yer ayırtmamıştık. Bakalım kafama göre güzel bir yer bulabilecek miyiz? Şansıma, daha ilk denediğimiz otel çok güzel çıktı. Çok sevdim burayı ve hiç başka bir yere bakmadan hemen bir oda tuttum. Hem de oda ücretine bakar mısın? Katmandu Guest House, 80 dolar (Delüksmüş. Göreceğiz…), Hotel Earth House, 40 dolar (duşu doğru dürüst akmıyor, feci gürültülü. Saatlerce uyumakta zorlanıyorsun…), şimdi kalacağım Galaxy House ise sadece 16,50 dolar. Oda hangar gibi geniş, duşu akmasa da banyosu da bir o kadar geniş. Odada bir adet iki kişilik, bir adet de tek kişilik yatak var. Banyoda su olmamasının nedeni de havanın kapalı olması imiş. Güneş enerjisi ile çalışan sıcak su sistemi güneş olmadığında hizmet veremiyormuş. Olsun iki gün duş almayıveririz. Dağda sanki her gün duş mu aldım? Ufku alabildiğine geniş, sis ve pus olmasa manzara müthiş olacaktı; gerçi sonraları biraz biraz arada açtı. Odanın kapısı bahçeye açılıyor. Önünde ufak bir masa ve sandalyeler var. Bu notları da orada yazıyorum şimdi.

Bhaktapur şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Pradhan House - Home Stay, Mahamanjushree Homestay, home with local family güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri Milla Guesthouse Bhaktapur, Hotel Vintage Home, City Guest House. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Deupala Guest House, Radhika Home Stay, Greater Himalayan Resort gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Big Bell Guest House, Mountain Guesthouse, Friend's Guest House tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Bhaktapur aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Bhaktapur-3

Hava kapalı ve yağışlı olduğu için biraz serin. Ben de bütün polarlarımı ve uzun kollularımı Katmandu’da bıraktım. Üşüyorum biraz. Akşama doğru daha da soğuk olabilir kaygısı ile taksiyi ve Rinji’yi yolladıktan sonra otelden ufaklık şeker bir oğlanla ince bir polar bakmak üzere çarşıya indik. Çok hayâl kırıklığına uğradım! Ne çarşısı yahu? Ufak tefek 3-5 tane dükkân var. Doğru dürüst de benim arzu ettiğim gibi bir şey yok. Burası aklı sıra çok tanınan ve turistik bir yer… Şaştım kaldım! Bunun üzerine ben de, “Amaaan… Biraz üşüyeyim. Ne olur yani? Çok zorlanırsam erkenden yatağa girer ısınırım. Boşver poları…” diyerek bu sevdadan vazgeçtim. İyi ki de vazgeçmişim. Şu anda ara ara çıkan güneş acı bir şekilde yakıyor. Herhalde dağda ve yüksekte olduğumuzdan…

Bhaktapur-4

Bhaktapur-5

Bhaktapur-6

Keyfe bakar mısın? Bir de oda servisi var : ) Akşam yemeğimi odaya getirmelerini söyledim. Oda hiç olmazsa otelin lokantasına göre azıcık daha az soğuk. Nagarkot’u cazip kılan unsurlar, benim göremediğim [sisten dolayı] dağ manzaraları ile gün doğumu ve gün batımının çok etkileyici olmaları imiş. Resepsiyondaki çocuğun gün doğumunun 05.30 civarında olduğunu söylemesi üzerine akşam yemeğimi yer yemez, saatimi 05.15’e kurarak bir süre kitabımı okuduktan sonra uykuya daldım.

Bhaktapur-7

Bhaktapur-8

Bhaktapur-9

Her zamanki gibi gecenin bir yarısı, bu kez 02.00 idi, uyandım. Bir süre kitap okuyup tekrar uyudum. Kalktığımda saate baktım… Eyvah, gün doğumunu kaçırmışım, saat 05.45. Saat de çalmadı mı acaba? Neden duymamışım ki? Yine de kalkıp bir bakayım dedim… Yaşasın! Daha yeni yeni güneş kendini göstermeye başlıyor. Tam zamanında kalkmışım : ) Hemen fotoğraf makinemi ve gözlüğümü kaptım ve don gömlek kapının önüne çıktım. Artık yaş ilerledi ya, utanma sıkılma da azaldı mı, ne? ; ) Kim görürse görsün diyerek başladım deklanşörü çalıştırmaya. Güzel birkaç kare yakaladım. Böylece bir kez daha muradıma ermiş oldum… [Şimdi fotoğraflara baktığımda unuttuğumu görüyorum. Dün de güzel gün batımı fotoğrafları yakalamışım…]
 
Bütün günün olanca sakinliğiyle bana ait olduğunu bilerek her şeyi ağır çekimle yaşamaya başladım. Daha kahvaltıya gitmeden, dün çok yakınlarımda uçuşan iki dünya tatlısı mavi kuşun görüntüsünü avlamak üzere odanın penceresinde pozisyon aldım. Dün görüntüleyebilmek için en az iki saatimi harcamıştım. İşte böylesi durumlarda benim sevgili fotoğraf makinem bayağı zorlanıyor. Bir sürü fotoğraf çektim ama sanırım hiçbiri arzu ettiğim kadar net değil. İlk defa böylesi bir sabırla pusuya yatmış kuş görüntüleri yakalamaya çalışıyorum. İnsan kendisi pratikte deneyince aslında kuş fotoğrafçılığının ne kadar zor bir alan olduğunu bir kez daha anlıyor. Değerli kuş fotoğrafçılarımızı yanaklarından öpüyor bir kez daha yürekten kutluyorum. Tabii ekipmanın önemi de bir kez daha burada kendisini gösterdi. Neyse, büyüyünce belki benim de daha güçlü bir makinem olur! ; )

Bhaktapur-10

Bhaktapur-11

Bhaktapur-12

Bir noktada sabrım tükendi ve kalkıp üstümü giyinerek kahvaltıya gittim. Tibet ekmeği, bal, reçel ve yağ yanlarında onları ıslatmak için çayla bir güzel karnımı doyurdum. Tibet ekmeği harika…

Bhaktapur-13

Dün Nagarkot’a girerken gözüme ilişen “Nature Trail” levhasının olduğu yere gittim. Baktım 2,5 km yazıyor. Eh, mıy mıy, fotoğraf çeke çeke git-gel 2-2,5 saat sürer. Hadi bakalım gir rotaya. Yürüyüşe başladıktan 5 dakika kadar sonra sevimli bir delikanlı ile selâmlaştık. Sonrasında orman yolu bitene kadar ki 1 saat sürdü, insan ile ilgili arada geçen uçak seslerinden başka hiçbir ses duymadım. Arada biraz ürküyordum ama hemen kendime, “Kafanda çeşitli kurgular yapmayı bırak ve sadece doğanın seslerini dinleyerek mutlu ol! Şehirde bu sessizliğin özlemini çekmiyor musun? İşte sana özlediğin ortam!” diyerek baskı yapıp rahatlıyor ve keyifle yoluma devam ediyordum. Bir sürü kuş şakırtısı ve patikayı kaplayan yapraklara temas eden ayaklarımın çıkardığı hışırtı dışında ses yok… Müthiş bir mutluluk! Nasıl da gereksinimimiz var böylesi ortamlara!

Bhaktapur-14

Bhaktapur-15

Biraz sonra rüya bitti ve köy yoluna çıktım. Gerçi buralar da kent gürültüsünden uzak oldukları için yine de cazip. Ağır aksak ilerleyerek otele geldim. Yemek saati olmuş ama aç değilim. Hava yeniden kapattı ve yoğun sis var. Yine de kapımın önündeki sandalyeye oturmuş sessizliğin tadını çıkarıp keyif yapıyorum. Bu akşam da burada kalacağım. Rinji’ye sabah 08.30’da gelip beni almalarını söylemiştim. Bu kadar sakin bir ortamda yalnız başına 1,5 gün yeterli bir doping… Aşkım olsa belki biraz daha fazla kalır bu sakinliğin tadını sindire sindire yaşardık. Onu da bir kereliğine olsun buralara, Nepal’e, getirmeyi plânlıyordum ama en güvenmem gereken adamların bile beni mutsuz etmeleri bu konuda bir kez daha düşünmeye itiyor beni… Yıl sonunda Hindistan, Sri Lanka ve Maldivleri bir aradan çıkaralım, sonra bakarız. Bu notları temize çekerken çoktan gitme plânları yapmaya başlamıştım bile! : ) Katmandu, Pokhara, Poon Hill, Chitwan, Katmandu, Nagarkot ve Katmandu’dan eve dönüş : )

*** “NEPAL GÜNCESİ” bir yazı dizisidir. Yazı dizisinin diğer bölümlerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:

http://gezimanya.com/GeziNotlari/evereste-tirmanis-oncesi-heyecani

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-2

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-3

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-4

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-5

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-6

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-7

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-8

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-9

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-10

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-11-12

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-13-ve-14-gunler


Yazar Hakkında

GEÇKİN GEZGİN

A. RÜŞTÜ HATİPOĞLU (GEÇKİN GEZGİN) Rüştü öyle bir fanidir ki, neredeyse bebekliğinden beri gezgindir… Ankara-Polatlı yolunda gördüğü çingene obaları ona bu virüsü aşılamıştır. 51’in bir Haziran gününde dünyamızı rahatsız etmeye başlamıştır. Gezmiş, tozmuş, okumuş ve sonunda gariban bir memur olmuştur… Bakmış ki memurluk onun harcı değil,...