Google+

Arama formu

NEPAL GÜNCESİ: 13. VE 14. GÜNLER

30.04.2014 - 01.05.2014 - 16.10
 
Lukla’da akşamı zor ettim. Yetmez gibi bir de bir türlü sabah olmadı. Takmayayım diyorum ama yine de takılıyor kafama. Aynı otele yerleştiğimiz benimle aynı uçakta olan bir Hindistanlı ile sohbetimiz sırasında geçen yıl arkadaşlarının Lukla’da tam 6 (altı) gün mahsur kaldıklarını söyledi. Gel de takma kafana! Gerçi normal uçuş tarihime daha çok zaman var ama ben o kadar kalmak istemiyorum. Neden yarı yoldan geri döndüm ki o zaman?
 
Neyse, 15.30’da yağmur yağıyor olmasına rağmen, yağmurluğum yok ya, Sita bürosuna gitmeye karar verdik. Rinji yağmurluğunu bana verdi. İyi çocuk ya! Kendisi yağmurluksuz çıktı dışarı. Büroda yine ağır erkekin ağır hareketleri sonunda bu sefer bir önceki gibi üçüncü değil, ikinci uçuşta yerimizi aldık. Bu da geri dönebilme olasılığımızı daha artırıyor. Ne kadar erken, o kadar uçuş kesin.

Katmandu

Katmandu-1

Katmandu-2

Katmandu bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Sita görevlisi 07.15’te havaalanında olmamızı söylemiş olmasına rağmen ben 05.00’te kalkıp hazırlanmaya başladım. Kahvaltıda azıcık bir şeyler atıştırıp zamanın geçmesini beklemeye başladım. Böyle zamanlarda da bir türlü geçmek bilmez ki zaman! 06.30’u zor ettim, 5-6 dakikalık bir yürüyüş mesafesi olmasına rağmen “Haydi Rinji gidiyoruz!” dedim ve iki ağır çantayı Rinji, iki hafif çantayı da ben yüklendim ve koyulduk yola. Tabii erkenden oradaydık. Bir saate yakın check-in bankosuna birisinin gelmesini bekledik. Bu arada, daha sonradan sigortacı olduğunu öğrendiğim bir İngiliz çocukla sohbete daldık. Böyle durumlarda yeni birileriyle sohbet iyi geliyor. Sonunda bizim ağır erkek geldi ve ben tüm sevimliliğimle “Günaydın”ı çaktım : ) Uğur yapıyorum! Ne olur ne olmaz, tatsızlık olursa yine uçamayız bakarsın! ; ) Check-in işlemimizi yaptırıp geçtik güvenlikten ve başladık beklemeye. Kimseye çaktırmıyorum ama içimde bayağı bir heyecan var; ya dünkü durumu bir daha yaşarsak kaygısı… Bu duyguyu kendime bile çaktırmamaya gayret ediyorum. İyi ki bu İngiliz çocukla ahbaplık ediyoruz, zamanın geçmesine ve kaygımı unutmaya çok yardımcı oluyor. Fakat bu arada Tara Havayolları’nın uçaklarından biri inip biri kalktıkça ben fıtık oluyorum. Üstelik uçuş saati, yani 08.30 olduğu halde bizimkinden yine eser yok. Gel de kaygılanma! Saat 09.00… Bir uçak sesi gelmeye başladı. Tamam bu kesin bizimkidir artık! Hadi, hadi, ha-diiiii! Yaklaşıyor… E-veeeet bizimki! Ama o kadar sevinme… Dur bakalım… İndi de kalkabilecek mi? Bu sefer ofisteki kız: “Buyrun, uçağa!” Sevinç zirvede! Hemen en önden fırlıyor ve uçağa binip en ön sıraya, pilotların arkasına oturuyorum. Oh, beee! Şimdi sırada kalkıp kalkmama var!

Katmandu-3

Katmandu-4

Katmandu şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Kathmandu Homestay, Mums Homestay, Khushi Homestay güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri Hotel Jampa, OYO 161 Ram Janaki Hotel, Little Nepal Inn. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz North Valley Home Stay, The Dwarika’s Hotel, 3 Rooms by The Paulines gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Fireflies Hostel, Sara's Backpackers Hotel, Sudha's Garden Home tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Katmandu aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Uçak hareket edene kadar tam anlamıyla rahat bir nefes alabilmiş değilim. Karı kapandı. Pilotları izliyorum. Bir şeyler konuşuyor, aletlerle oynuyorlar ama ben bir şey anlamıyorum ki! Ya-şa-sıııın! Kalkıyoruz… E-veeet işte havadayız… Rahat bir soluk alıp dışarıyı seyre başlıyorum. Hava puslu olduğundan güzelim dağların bize veda edişlerini pek iyi görüntüleyemiyorum. Zaten camlar da inanılmaz derecede kirli. Bir an önce Katmandu’ya ulaşmak istiyorum ya, sanki uçak çok yavaş gidiyor gibi geliyor. Bir de o kadar zaman sonra alçalacağımız yerde sanki yükseliyoruz! Uçağın önündeki panolardaki göstergelerin çoğu çalışmıyor. Ama kesin çalışıyor olmasını düşündüğüm bir göstergeyi arıyorum sürekli. Sonunda buluyorum; altimetre - 11.500 metre yükseklikteyiz. Epey zaman geçtiği halde bu yükseklikte uçmaya devam ediyoruz. İnsanın aklına olur olmaz bir sürü şey üşüşüyor. Bir süre sonra dikkat ediyorum öbür tarafa geçmiş olan güneş tekrar benim tarafımda… O zaman anlıyorum ki Katmandu semalarındayız ama trafik yoğunluğundan iniş iznini bekliyoruz. Neyse demek ki geldik ve bir süre sonra ineceğiz. Nitekim biraz sonra yavaş yavaş irtifa kaybetmeye başlıyoruz ve işte tekerler yere değdi! Öf beee! Sonunda Katmandu’dayız : ) Bir gün mahsur kalınca böyle oldum ya bir de o Hindistanlının arkadaşları gibi 5-6 gün mahsur kalsaydım? Yanardım, yanar ; )

Katmandu-5

Katmandu-6

Katmandu-7

Rinji bir taksi ayarlıyor ve hemen Sakhti Otel’e gidiyoruz. Görevliye çantaları odaya çıkarmasını söylüyorum. Biz resepsiyondan THY bürosunun yerini öğrenmeye çalışıyoruz. Resepsiyondaki çocuk bilmiyormuş ama bizim için sağı solu arayarak kesin yerini öğrendi. Rinji bir taksi ayarladı. Binip gideceğiz ama bu sefer de resepsiyondaki çocuk Furwa’nın ofisinden birisinin benimle görüşmek istediğini söyleyerek az ötede bekleyen bir adamı gösterdi. Ben uçak biletimi bir an önce erkene almak için acele ediyorum şimdi bir de bu çıktı! Yanına gidiyorum, selâmlaşıyoruz.
 
“Furwa beni aradı ve sizin kendisine 500 Euro daha ödemeniz gerektiğini ve bunu da bana vermenizi söyledi” demez mi!
 
“Beni kendisi arasın. Bu kadar borcum olduğunu hiç sanmıyorum” diyerek taksiye yöneldim.
 
Furwa ile aylar öncesinden ilk programımıza göre Katmandu’da üç gece oda-kahvaltı konaklama, Katmandu şehir turu, hoş geldin yemeği, havaalanı transferleri ve etkinlik boyunca benim dağlarda konaklama ve yeme içmem dâhil 2000 Euro’ya anlaşmıştık. Buna dağ tırmanış izni ve milli parklar giriş ücretleri, rehberlik ve taşıyıcı ücretleri de dâhildi. İlk ödeme olarak Türkiye’den 1000 Euro gönderdim ve Nepal’e gelir gelmez de 500 Euro daha verdim. Kalan 500 Euro’yu da etkinlik sonunda verecektim, öyle konuşmuştuk. Programı iptal etmiş olmama rağmen bu kalan borcu ödeyecektim fakat gelişmeler, bana karşı olumsuz tavırları, zaten hak etmediği (zira onun karşılayacağı birçok masraf ortadan kalkmış durumda) bir miktarı yeniden bir durum değerlendirmesi yapmama neden oldu. Furwa tarafından yapılan yanlışlar, belki de eksiği ile şunlar:
 
1- Benimle anlaşma yapıp hizmetlerini bana adayacağı dönemde başka bir müşteri ile de aynı dönem için anlaşıyor. Programlarımız da farklı üstelik. [İşin komik tarafı bu diğer müşterinin de bizden olması: İngiltere’de okulu, Oxford Academy olan Mehmet arkadaş. Tunç’un da üniversiteden arkadaşı imiş] Bu iki farklı programı bir şekilde birbirine yaklaştırıp benzetmek için benim programımı, hava muhalefeti nedeni ile değiştiriyor, sonradan anladığım kadarı ile kesinlikle havada sorun yokmuş. Kendi kafasına göre oluşturduğu programı da bir türlü net olarak ortaya koymuyor ve gelişmelere göre nabız kontrolü ile hareket ediyor. Bu nedenle de iki arada bir derede kaldığı için kararsız kalıyor ve hatalar yapıyor. Yeni programı kâğıda döküp vermesini istediğimde de geçiştirmeye çalıştı ve sonrasında baştan savma hazırlanmış bir programı Katmandu yerine taaa Phakding’de verdi. Ben de referansı nedeni ile çevirdiği işleri anlamadım ve bazen de anlamamazlıktan geldim. Ama adamımla görüşmemden sonra telefonla beni aradığında bağırıp çağırmaları ve telefonu yüzüme kapatması yeniden durum değerlendirmeye itti beni.
 
2- Lukla’dan Katmandu’ya hem benim hem de rehberin uçak ücretleri programa göre onun tarafından ödenmesi gerekirken ödemedi. Ben ödemek zorunda kaldım: 160 Euro…
 
3- Nepal’deki ilk günümün akşamında anlaşmada var olan Nepal müzik ve dansları eşliğinde yiyeceğimiz hoş geldin yemeği gargaraya getiriliyor. O an umursamıyorum ama gelişmeler umursamış olmam gerektiğini gösteriyor.
 
4- Swayambunath, Pashupatinath ve Boudhanath’ı içeren şehir turunu yaptırmıyor. Bunu ben kendi cebimden 25 Euro vererek yapıyorum.
 
5- Bütün bunların üstüne ekspedisyon 15 gün önce terk edildiği için dağlarda benim için harcayacağı ortalama 2.500 Rupi harcanmayacak. Yani 2.500 x 15 = 37.500 Rupi. Bu da aşağı yukarı 285 Euro eder.
 
6- En azından günde 600 Rupi vereceği taşıyıcı konusu da ortadan kalkıyor. Yani etkinlik olmadığı için taşıyıcı da olmayacak... Bu da, 600 x 15 = 9.000 Rupi ediyor mu? O da 70 Euro…
 
7- Son olarak da havaalanına gidişim de yine kendi cebimden karşılandı.
 
Bazı ayrıntıları kenara bıraktık mı bütün burada sözünü ettiğim rakamları toplayınca bile 540 Euro ediyor. Bu hesaba göre bana borçlu çıktığı halde bir de hiç sıkılmadan ve de azarlayarak 500 Euro daha istiyor ki kesinlikle son anlardaki saygısızca yaklaşımı olmasaydı 500 Euro olmasa bile 300-350 Euro daha vermeyi düşünüyordum.

Katmandu-8

Katmandu-9

Biraz keyfim kaçmış olarak gittim taksiye bindim. Çok uzak değilmiş THY bürosu. Varınca hemen parayı verip büroya seğirttim. Bankoda iki kız, bir oğlan oturuyor. Sanki daha deneyimli göründüğünden, ortadaki kıza yöneliyor ve en acıklı ve sevimli [nasıl oluyorsa! : )] halimi takınarak, “Şiddetle yardımınıza gereksinimim var. 17 Mayıs tarihindeki uçuşumu 5 veya 6 Mayıs tarihine alabilir miyiz? Lüüüüt-feeeeen!” diyorum…
 
Küçük hanım hiç de oralı olmadan zoraki bir gülümsemeyle biletimi istiyor. Zaten elimde tuttuğum biletimi hemen uzatıyorum. Ben ne kadar bir an önce arzum gerçekleşsin diye kıvranıyorsam o da onun aksine kaplumbağa hızıyla bilgisayarda işlemleri yapmaya başlıyor. Ben nefesimi tutmuş, heyecanla, “Evet, tamam. Hallettim…” demesini beklerken, “En erken 14 Mayıs’ta yer var” demez mi? Başımdan kaynar sular döküldü. Yıkıldım! Ben iki hafta Katmandu’da ne yapardım?
           
“Ne olur, bir daha deneyin… Belki gözden kaçan bir şey vardır.”
“Niye bu kadar çabuk geri dönmek istiyorsunuz ki?”
“Bakın,” dedim, “hem eşime hem ülkeme öylesine özlem doluyum ki sırf bu nedenle bir senedir hazırlandığım Island Peak ekspedisyonumu terk edip geri döndüm. Gitmem gerek… Bir an önce kendimi aşkımın, karımın kollarına atmam gerek! Ne olur, lütfen bir kez daha deneyin.”
 
Aşktan bahsedince sanırım, bu sefer daha bir sevimli sırıttı sanki…
           
Bir ömür gibi süren birkaç dakika sonra 65 Euro ek ücret ödemek koşulu ile ayın 7’sine yer verebileceğini söyledi. Uçtum, uç-tuuuuuum! Hemen cüzdanımı çıkarıp atladım, “A-lı-yo-ruuuum!” dedim…

Katmandu-10

Katmandu-11

Katmandu-12

10-15 dakikalık bir işlemden sonra paramı ödemiş biletimi yenilemiştim. Keyfim dorukların hemen eşiğinde. Hemen eşiğinde diyorum zira açıklığa kavuşturulması ve çözülmesi gereken 1-2 ufak konu daha var. Ama esas halledilmesi gereken konu halledildi. Furwa ile olan pürüzleri de hallettikten sonra artık kalan günleri doruklarda dolaşarak geçireceğim.
 
THY bürosundan yürüyerek geri döndük. Yolda Katmandu Guest House’a uğradık. Ayın 3’ünden itibaren dört günlük yer ayırtmayı düşünüyorum. Resepsiyondakiler önüme bir fiyat listesi koydular. Biraz inceledikten sonra benim için en uygun olan odanın yanlış anımsamıyorsam 40 veya 50 dolardı fiyatı. “Tamam,” dedim “şu tarihler arasında bu odalardan birini bana ayırın lütfen,” dedim. Bunun üzerine içerideki rezervasyon bürosuna gönderdiler beni.

Katmandu-13

Nepalliler çok sakin ve ağır insanlar. İşleri de çok ağır ağır yapıyorlar. Öyle acele edip hızlanmalarını sağlamaya hiç çalışmayın. Boşuna! Abim ağır ağır bilgisayardan oda durumlarını kontrol ediyor. Sonunda benim istediğim ucuz odaların dolu olduğunu ama bana delüks odalardan birini verebileceğini söylüyor. Peki ne kadar? Günlüğü 140 dolar. Yuh! 40 dolar nerede 140 dolar nerede? Allem ediyor kallem ediyor, oradan indiriyor buradan indiriyor ve son fiyatı söylüyor: Tüm vergiler dâhil 80 dolar. Zaten ucuz olan da vergilerle birlikte 65 dolara geliyormuş. Düşündüm, taşındım… Amaaaan be, son dört günümde de biraz lüks takılayım! Ne olur yani? Tamam, dedim. Bu sefer de 3’ünde yer olmadığını ancak 4’ünden itibaren beni ağırlayabileceklerini söylemez mi? Aslında baktım biraz daha tasarruf etmiş olacağım böylece, zira Nagarkot’ta çok daha ucuz oteller. Bu durumda Nagarkot’ta bir gece fazladan kalırım sorun çözülür. Gerekli işlemleri yapıp bir gecelik parayı da peşin ödedikten sonra Katmandu Guest House’tan ayrılıp Otel Sakhti’ye doğru yola koyulduk.
 
Sakhti’ye giderken Rinji’ye birkaç kez telefon geldi. Sonuncusunda feci sinirli bir şekilde telefonu kapatıp bana döndü ve “Furwa ile aranızdaki sorunu halledin. Ben bıktım artık. Ben gidiyorum,” demeye başladı. Zar zor sakinleştirdim. “Bu konu seni tabii ki ilgilendirmiyor. Niye sen üzerine alınıp sinirlerini bozuyorsun ki? Otele gidelim ben arayıp onunla konuşacağım” diyerek zar zor sakinleştirmişken telefon bir daha çaldı. Arayan yine Furwa… Taciz ediyor düpedüz… Rinji sinirli sinirli bana uzattı telefonu. Bağıra çağıra telefonda bir şeyler söyleyip duruyor Furwa. Çoğunu anlayamıyorum zira çevre de çok gürültülü. “Sen bir sakinleş, ben otele varır varmaz seni arayacağım” diyerek telefonu kapatıyorum. Daha sonra konuşmak istememin bir nedeni de benim flash disk’ten esas programı kâğıda döküp elimde verilerle onunla konuşmak istemem.      

Katmandu-14

Katmandu-15

Katmandu-16

Sonunda oteldeki bilgisayardan bir çıktı alarak arıyorum Furwa’yı. Ancak, yine bağırıp çağırıyor ve ortamı tatlıya bağlamaya çalışıyorum ama bir türlü ulaşamıyorum. İddialarına karşı aramızdaki anlaşmanın metnini okuyorum ama anlaşmanın aksine hala tutturmuş Lukla-Katmandu uçuşunun ücretini benim ödemem gerektiğini söylüyor. Diyorum, “Anlaşmadaki paket fiyatına dâhil olmayanlar listesini okuyorum. Bak, burada öyle bir şey yok” Bir an sessizleşiyor ama hemen ardından yine bağırıp çağırmaya başlıyor. Baktım böyle çözemeyeceğiz konuyu, durumu Mehmet’e anlatırsam o yanında, daha kolay bir şekilde iletişim kurabilir düşüncesi ile Mehmet’in orada olup olmadığını soruyorum. Orada olduğunu söylüyor, ben telefona Mehmet’in gelmesini bekleyeceğimi düşünürken çat diye telefon yüzüme kapanıyor. O andan beri de görüşmedik. Artık bu yaklaşımı ile görüşmek de istemiyorum. Neredeyse alacaklıyım ki hiç öyle bir talebim yok, adam beni taciz ediyor. Bu saatten sonra konuşacağım da ne olacak?
 
Bu arada sakinleşmiş olan Rinji’ye dönüyorum ve sanki ortada Furwa yokmuş biz onunla işe başlamışız gibi oturup uçuş tarihine kadarki programı konuşuyor ve onun hangi konularda bana yardımcı olması konusunda ricalarda bulunuyorum. İki gece Otel Sakhti’de kalacağım. Ardından Rinji beni taksiyle Nagarkot’a götürecek ve beni orada bırakacak. İki gece de orada kaldıktan sonra gelip beni alacak ve Katmandu Guest House’a bırakacak. Son üç günümü de orada geçirdikten sonra bu seferki Nepal maceram sona ermiş olacak. Havaalanına gidiş saatim çok erken olduğu için beni Katmandu Guest House’a bıraktığı gün onunla vedalaşacağım. Çocuğun sabahın köründe sırf havaalanına beni götürmek için kalkıp gelmesine hiç gerek yok. Ben otelden bir taksi ayarlarım o beni bırakır. Olur biter…

Katmandu-17

Katmandu-18

Bugün (1 Mayıs) yine sabahın köründe kalktım. Erkenden aşağı inip bir dilim tost, yağ, reçel, bal ve çayla kahvaltımı ettim. Aslında kahvaltı oda fiyatına dahil ve fiks menü ve bu menüde ayrıca bir tost daha, patates ve omlet de vardı ama ben yemedim. O yediklerim bana hayda hayda yetiyor.
 
Bir süre sonra Rinji geldi ve erkenden yola koyulduk. Diyorum ya eskisi gibi Nepal ile ilgili içimde pek fazla heyecan kalmamış. Önce Swayambunath’a, maymun tapınağına gittik. Burası Budistlerin önemli ibadet yerlerinden biri. Eskiye oranla her şey çok basit ve sıradan geldi. Nerede o ilk ziyaretimdeki merak ve heyecanla etrafımı gözlemem? Pashupatinath’ta da benzer duygular yaşadım. Daha önceki gelişimde bayağı bir cenaze yakılışı vardı, bu sefer sadece bir tane, o da neredeyse sönmek üzere idi. Bir diğeri de yakılamaya hazırlanılıyordu. Ayrıca ilk sefere kıyasla daha tenha. Üstelik bugün 1 Mayıs nedeni ile tatil olmasına rağmen. Sadhu’ların genelde durdukları yerde de sadece üç tanesi vardı. Niye bu kadar az olduklarına bir anlam veremedim! Hâlbuki Pashupatinath’ta bayağı bir fotoğraf çekerim umuduyla oraya gitmiştim. Fazla ilgimi çeken fotoğraflık konu olmadığı gibi, var tabii de eskisi gibi değil, bir de fotoğraf makinemin pili bitmeye yüz tutmaz mı? Yedek bellek kartları hep cebimdedir ama yedek pilleri çantaya koyarım. Buraya da çantayı getirmedim. Sırada daha Boudhanath var. Yahu ben Boudhanath’ta makinesiz ne yapayım? Gitsem de olur gitmesem de! Benim derdim fotoğraf çekmek. Biraz keyfim kaçar gibi oldu. Hemen taksiciye bir teklif, az bir fark ödeyip Boudhanath’a gitmeden otele uğradık ve keyfim yerine geldi : ) Gel gör ki duygusal açıdan burada da aynı sıradanlığı yaşadım! Ama yine de şak şuk bir sürü fotoğraf çektim. Bu sefer üstelik yedek silahım da : ) olduğu için rahat rahat deklanşöre basabiliyordum, makineye taktığım taze pilin yanı sıra bir de yedek pil almıştım yanıma : )

Katmandu-19

Katmandu-20

Katmandu-21

Stupa’yı iki kez aşağıdan, bir kez de yukarıdan tavaf ettikten sonra çevrede yer alan teras lokantalardan birine çıktık. Hava müthiş sıcak ve rutubetli; gördüğümüz bir dijital termometre 31 dereceyi gösteriyordu. Nepal’e kesinlikle Ekim-Kasım aylarında gelmeli. Fakat benim bu mevsimde gelmemin bir nedeni vardı; soğuklardan olabildiğince kaçmak. Zira genelde yükseklerde olacaktık. Yaza her geçen gün daha yaklaşacağımız için soğukluk da azalacaktı.
 
Rinji ve şoföre de yemek ısmarladım. Benim yanımda sipariş verdiler. Verdikleri siparişte yemeğin fiyatı 400 Rupi idi. Sonra sıcak bahanesi ile terastan lokantanın içine kaçtılar. Hesap geldiğinde baktım yediklerinin fiyatı 600 küsur Rupi ; ) Benim yediğim ise 300 Rupi idi… Neyse, bu köylü kurnazlığını görmemezlikten geldim. Belki bir şey yememiş bile olabilirler, onun yerine parasını almışlardır! ; ) Neyse, helâl olsun!

Katmandu-22

Katmandu-23

Atladık taksiye beni otele bırakıp onlar ayrıldılar. Biraz odada oyalandıktan sonra tekrar çıktım dışarıya. Saat daha 13.00-14.00 suları. Ne yapayım? Haaa… Nurcan’ın siparişlerinin tam yerini tespit edeyim… İyi fikir! Kolaymış… Eeee… Ne duruyorsun? Gelmişken al bari… Kozmetik bölümünde bir kızı yakaladım, fakat bir şey bildiği yok. Ben kendim o yüzlerce ürünün arasından siparişleri bulmaya çalışıyorum, nafile! Ateş basmaya, ter boşalmaya başladı. Öyle böyle değil… Ne zor işmiş bu yahu! Başka bir reyona yolladı kız beni. Bakıyorum bakıyorum yok. Nurcan’ın istedikleri yok… Ya da ben göremiyorum! Başım dönmeye, şakır şakır terlemeye başladım. Vazgeçip çıkıp gitmek istiyorum ama kızcağız kırk yılda bir sipariş vermiş eli boş gitmek içimden gelmiyor. Sağa bakıyorum, sola bakıyorum yok oğlu yok! Son bir yere daha bakıyorum. Sanki bunlar! Orada da raflara ürünleri yerleştiren temiz yüzlü genç bir çocuk. Hemen “İmdaaaaaat!” diyerek yardım dileniyorum. Çocuk da tam da benim aradığım ürünlerin uzmanı çıkmaz mı? Listede olanları tak tak çıkardı ve sepete attı. Olmayanların da kesin bir dilde olmadığını söyleyerek Nurcan’ın siparişinin çoğunu sepetime doldurmuş oldu.  
 
63 yıllık yaşamımda ben böylesi zorlu bir alışveriş yapmamıştım. Nur-caaaaan! Artık seni tanımıyorum ; ) Kızlar, bundan sonra beni kozmetikçiye, kuyumcuya, kısacası alışverişte sizleri ilgilendiren bir yere sokmaya çalışırsanız, şimdiden peşin peşin söyleyeyim, sizin de hiç birinizi TA-NI-MI-YO-RUUUUUM! İşte o kadar!
 
Çıktıktan sonra iri damlalı ama şiddetli olmayan bir yağmura yakalandım. Ara ara dükkân saçaklarına gizlenerek ve haritadan yerimi tespit etmeye çalışarak otele vardım. Yarım saat kadar uzandıktan sonra aşağıya inip iki gündür yazmayı ihmal ettiğim bu notları kaleme almaya başladım. Bu arada baktım saat 19.00’a yaklaşmış… Eh notlar da bitti! Çıkayım, bir şeyler atıştıracak bir yer arayım. Karnım da pek aç değil ya!

*** “NEPAL GÜNCESİ” bir yazı dizisidir. Yazı dizisinin diğer bölümlerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:

http://gezimanya.com/GeziNotlari/evereste-tirmanis-oncesi-heyecani

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-2

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-3

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-4

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-5

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-6

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-7

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-8

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-9

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-10

http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-11-12


Yazar Hakkında

GEÇKİN GEZGİN

A. RÜŞTÜ HATİPOĞLU (GEÇKİN GEZGİN) Rüştü öyle bir fanidir ki, neredeyse bebekliğinden beri gezgindir… Ankara-Polatlı yolunda gördüğü çingene obaları ona bu virüsü aşılamıştır. 51’in bir Haziran gününde dünyamızı rahatsız etmeye başlamıştır. Gezmiş, tozmuş, okumuş ve sonunda gariban bir memur olmuştur… Bakmış ki memurluk onun harcı değil,...