Google+

NEPAL GÜNCESİ (5)

156905 Haz 2014Gezi Notu
GEÇKİN GEZGİNGEÇKİN GEZGİNBronz Yazar05 Haz 201415690 Yorum

Sabah 07.00’ye kurmuştum saati ama 06.00’yı biraz geçe uyandım ve uzun uzun keyif yaptım.

Katmandu

Katmandu-1

Yürüyüş sırasında öğleyi geçince tabii yorgunluk başlıyor o zaman, başlıyorum mızıldanmaya, “Tamam, yeter! Artık dönelim. Ben buraya eziyet çekmeye mi geldim?” Fakat konaklayacağımız noktaya ulaşıp biraz dinlendikten ve güzel bir uyku çekip sabah kalktıktan sonra da “Haydi devam! Kim tutar beni!” diyorum : ) Aslında fizik ve kondisyon açısından çok iyiyim. Ne önceki gibi Khumbu öksürüğüm var ne de yüksek irtifadan dolayı uyku sorunum… Kendimi çok iyi hissediyorum. 3860 metredeyiz ve en ufak bir sorunum yok. Yeter ki ani hareketlerden kaçınayım. O zaman kafam karıncalanır gibi oluyor ve soluksuz kalabiliyorum. O zaman da biraz kaygılanıyorum. Neyse ki 5-10 saniyeden fazla sürmüyor.

Katmandu-2

Katmandu-3

Bugünün rahat bir yürüyüş olacağını düşünüyordum. Kahvaltıdan sonra saat 08.00’de yola çıktım. Bugünkü yürüyüşün 4,5-5 saat süreceğini söylemişti Furwa. Bir süre yükseldik ve sonra inişli çıkışlı kolay bir parkur kat ettik. Bir noktaya geldiğimizde artık yaklaştığımızı düşünürken Furwa hedefimizin bizim tarafta değil vadinin karşı tarafında olduğunu söyledi. İyi, ne yapalım! Biraz sonra aşağıda vadide akan nehre doğru inmeye başladık. Düz iniş olsa daha rahat başa çıkacağım ama sürekli basamaklar var. Onlar da dizleri mahvediyor. Yine de keyifli keyifli yürümeye devam ediyorum.

Katmandu şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Paulines Guesthouse, Chef House Resort, Hotel Grand Prince. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Hotel Lily Pvt Ltd, Potala Tourist Home gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Hotel Red Planet, Shangri-La Hotel Kathmandu, Mandakini Hotel tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Katmandu aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Katmandu-4

Katmandu-5

Aaaa… Bu arada önemli bir ayrıntıyı atladığımı fark ettim! Everest Ana Kamp’tan Lukla’ya kadar olan yolun bakım ve onarımı için bağış toplayan ve 5 yıl önce fotoğraflarını çektiğim yaşlı Pasang Lama Şerpa hâlâ görev başında… Daha bir çökmüş ama aynı heyecanla bağış toplamaya devam ediyor. Birkaç kare fotoğrafını çektikten sonra yanına çömeldim birlikte fotoğraflarımızı çektirdim. Tabii 400 rupilik bağışımı da yapıp bağış defterime 5 yıl önce olduğu gibi adımı kaydettim.

Katmandu-6

Katmandu-7

Katmandu-8

Katmandu-9

Dönelim parkura… Nehre geldik. Köprüyü aşıp karşı tarafa geçtikten kısa bir süre sonra bir çay evinde mola verdik. Köprü uzuncaydı. Altından gürül gürül akan nehir muazzamdı. Ara ara camgöbeği ve turkuaz iken birden köpürerek pamuk gibi oluyor ve suyun şiddetinin yıprattığı, aşınarak pırıl pırıl ve rengârenk olan kayaları okşayarak yoluna devam ediyor. Bu görüntüleri resmetmek gerçekten çok zor…
 
Ismarladığım ballı limon çayını içerken saatin 11.30’a gelmiş olduğunu gördüm. O zaman 3,5 saat geçmiş demek ki bu da 1-1,5 saat daha yürüyeceğiz demektir. Furwa da aynı düşüncede, zorlanmadan 1,5 saat sürer diyor. Ben kalkmaya yeltenince biraz daha dinlenmemi söyledi. Eh, patron o! Söz dinlemek gerek arada ; ) O arada masada oturan iki İspanyol’a, Valentin’in anısına, lâf attım [ 2012 yılında Annapurna Circuit rotasını yaparken tanıdığım İspanyol bir grubun lideri idi Valentin. Grup da akrabalar ve kız arkadaşından oluşuyordu. Varlıklı bir kişi idi ama ruhen tam bir anarşistti. Tipik Akdeniz insanı, inanılmaz sıcakkanlı… Beni hemen içlerine almışlardı. O dönemde benim hedeflerimden biri Chulu Far East’e tırmanmaktı. Bu nedenle sürekli bana yüksek irtifa hastalıklarına karşı çok tetikte olmamı ve kesinlikle kendimi riske atmamamı söyledi durdu. Belirtiler hakkında bilgiler verdi. Ama maalesef onu tam da bu nedenle 4500-5000 metrelerde kaybettik. Dağların Tanrıları eminim onu en güzel şekilde ağırlıyorlardır : ( ]. Neyse, ben yaşlardaki iki ihtiyarla biraz sohbet ettik. Jose etkinliği organize eden ortak ama tek kelime İngilizce bilmiyor, aslında İspanyolcadan başka bir dil bilmiyor. Manuel de acayip neşeli tatlı bir insan ama onun da İngilizcesi çok zayıf… İşin en komik tarafı da rehberleri olan genç çocuk da hemen hemen hiç İngilizce bilmiyormuş. Bayıldım! Herhalde aralarında bir dil geliştirdiler ; ) İki ihtiyar bu şartlarda koyulmuşlar yola, Island Peak etkinliği yapıyorlar. Nepal’e THY ile gelmişler. Eskiden Qatar veya Gulf Air ile uçuyorlarmış ama THY şimdi çok daha uygun fiyatlarla uçtuğu için onu tercih etmişler. Duymak güzel!

Sohbet güzel ama artık dayanamadım ve onlara veda edip yola koyuldum. Hemen çıkışta yine bir kontrol noktası varmış. TIMS kartı (Ulusal Park’ta etkinlik izin kartı) da Furwa’da… Geri de dönmek istemiyorum. “Yaaa… Rehberimin adını vereyim geçeyim” derken “Tamam, devam edebilirsin!” demez mi? Hayrola derken baktım aşağı doğru bakıyor. Ben de bakışlarımı o tarafa çevirince baktım Furwa elinde TIMS kartını sallıyor. Ben de gülerek ona el salladım ve yola devam ettim.

Katmandu-10

Katmandu-11

Keyfim inanılmaz gıcır : ) Ağır ağır ben bu yolu, hatta tüm etkinliği tamamlarım. Çam ormanları arasında ara ara Ama Dablam ve Kangtega [Tibetçe’de eyer demekmiş. Bazı açılardan bakıldığında gerçekten eyere benziyor] karlı zirveleri ve onları çevreleyen bulut deniziyle harika görüntüler sergiliyorlar. Sürekli tırmanıştayım artık… Nehrin olduğu yükseklik 3250-3300 metrelerde ve biz oradan 3860 metreye tırmanıyoruz. Önceki günlerin uyum tırmanışları olmasa gerçekten bitirmek zor… Ama yine de son 1 saat hiç ummadığım şekilde feci zorlanmaya başladım. Aralıksız tırmanıyorsun! İşte yukarıda da söylediğim gibi son saatte başladım, “Ne ulan bu! Ye-teeeer! Bir başınalık yetmez gibi bir de deliler gibi kendini yıpratıyorsun. Ye-teeer! Dön artık…” demelere ; ) Neyse ki hava çok güzel… Hatta önceki günler sıcak olduğu için kısa kollu tişörtlerle yürüdüğüm için kollarımı bayağı yaktığımdan, su bile topladılar, bugün uzun kolluyu giydim.

Katmandu-12

Katmandu-13

İki kere oturup dinlendim. Eskiden hep ayakta dinlenirdim. Oturup kalkmak zor geldiği içindi belki de… İkincisinde Furwa yine 1-2 bisküvi yedirip çay içirdi. Şımartıyor, sağ olsun! : )

Katmandu-14

Katmandu-15

Şu köşeyi döndüğümde kesin Tengboche’nin girişini göreceğim. Yok olmadı… Ama bundan sonraki köşe kesin! Böyle kaç köşe döndüm bilmiyorum ama sonunda giriş kapısını görünce rahatladım ve sürünerek ; ) yukarı çıktım. Furwa’ya önden gidip oteli ayarlamasını söylemiştim, ama bu sefer salladı. Neredeyse benimle aynı zamanda girdi Tengboche’ye. Kalmayı düşündüğü ilk iki otel doluydu ki bunlar en iyileri idi. İşte bu durumlara kızıyorum. Yahu, dün Mehmet ve Rinji burada kaldılar. Söylesen onlara da bu sabah otelden ayrılırken bizim odayı ayarlatsana… Bu kadar zor mu bu işler? Böylesi basit beceriksizlikler insanı ister istemez kızdırıyor. Ben rehberi bu tarz sorunlar olmasın diye tutuyorum. Kendimde ulaştığım anda yer aramayı bilirim. İstiyorum ki ulaştığımda yerim hazır olsun ve eşyalarım da odama benden önce gelmiş olsun. İkisi de olmayınca geriliyor insan… Eski deneyimlerden buna fazla kafa takmamayı öğrendim ama anlık sinir kabarması oluyor işte. “Hemen git diğerlerine bak. Şimdi beni bekleme. Beni beklersen onlar da dolar açıkta kalırız” diye yolladım. Bu arada seçenekler düşünüyorum. Burada yer bulamazsak ileride daha başka kalınacak yerler olduğunu anımsıyorum. En kötü olasılıkla biraz daha yürür oraları deneriz. O da olmazsa bir otelin lokantasına uyku tulumunu atar yatarız! Sinir yaaa! Niye tutuyorum oğlum ben sizi? Lâf olsun diye mi? İşte bu durumları yaşamamak için… Fesuphanallah! Baktım ileride birisinden el sallıyor. 3 yıldızlıdan tek yıldızlıya terfi (!) ettik! Neyse önemli değil. Ama yine de bir kulağını çekmeden edemedim.

Katmandu-16

Katmandu-17

Oda sıcacık… Dilerim gece yatacağımda da sıcak olur (Bekle, olur!). Odada iki yatak var ama oda çok dar olduğu için çantaları açmayacağım. Uyku tulumumu da çıkartmayacağım. Odada iki yatak olduğu için iki de battaniye var. Biriyle üşürsem ikinciyi de alırım üstüme…

Katmandu-18

Katmandu-19

Epey yorulmuşum… 10 dakika kadar hiç hareket etmeden oturdum. Sonra yine oturduğum yerde tozdan berbat bir şekilde kirlenmiş fotoğraf makinemi temizledim. Bitmekte olan bataryayı değiştirdim. Taşıyıcı beyefendi yine ortalıkta olmadığı için terli giysilerimi çıkartıp ikiyüzlü sarı polarımı çıplak tenimin üstüne giyip çıktım odadan… Her şeye rağmen yine de kendimi iyi hissediyorum. Kendime bazı konuları fazla takmama yönündeki telkinlerim işe yarıyor.

Katmandu-20

Katmandu-21

Tost ekmeği üstünde yumurtayı çayla mideye indirmeden önce bir tanemi aradım. Ne oluyor yahu? Yine boğazım düğümlendi… Kendimi toparlayıp iyi olduğumu, keyfimin ve moralimin yerinde olduğunu söyledim. Sağlık açısından da bomba gibiyim dedim. Hiçbir şeyi illâ yapacağım diye yola çıkmadığımı ve bundan sonra gücüm ve keyfim elverdiğince etkinliğimi sürdüreceğimi söyledim aşkıma…

Katmandu-22

Katmandu-23

Salonda Furwa, pansiyon sahibi ile sohbet ediyor. “Ne yapayım? Nereye gideyim?” diye danıştım. Manastırın tam karşısındaki tepede yükseklerde, lamaların bir chorten’i (Budizm’de dinsel anıt) var; ona çıkmamı önerdi patron. Önceki gelişimden anımsadığım manastırın arka tarafına düşen tepelerde de dağlarda yaşamlarını yitirmiş insanların anıtları var. Orası daha düzayak… Önce oraya gidip sonrasında tırmanışı gerçekleştireyim dedim. Hava pırıl pırıl değil ama hiç olmazsa bir önceki gelişimde olduğu gibi çevredeki dağları gözlerden gizleyen bulutlar az… Azıcık dinlenme sonucu gücümü hemen hemen toparladığım için yalnızlığımın keyfini çıkararak bol bol deklanşöre basıyorum. Anıtlar bitti. Karşı tepeye devam… Bulutlar yavaş yavaş toplamaya başladı ama görüş yine de fena değil. Yükseklere çıktıkça şiddetini ara ara arttıran rüzgâr da olmasa daha keyifli olacak. Zira üstümdeki tek polar o anlarda yetersiz kalıyor. İlk chorten’e ulaştım, sanırım burası 4360 metrede… Bir tane de çooook daha yüksekte var, belki 5000’in üzerinde ama oraya çıkmaya niyetim yok. Yavaş yavaş, neredeyse şarkılar söyleyerek indim aşağı… Sonrasında da hava iyice kapattı.

Katmandu-24

Katmandu-25

İşte biraz dinlendim ya tüm ufak tefek olumsuzluklar unutuldu ve şikâyetler bitti. Tabii bu rahatlama üzerine de çenemi tutmamın hemen hemen imkânı kalmadı. Düştü düşecek. Saati 17.30 etmişim. Bir saat daha kafamın masaya düşmesine engel olabilirsem, 18.30’da önüme konulacak yemeği yedikten sonra cumburlop yatağa…

Katmandu-26

Katmandu-27

Bugün yürürken, Kalapattar’a tırmandıktan sonra Facebook’ta yayınlayacağım iletinin taslağını oluşturdum kafamda. “Ağrı efendi! Ağrı efendiii! Duyuyor musun beni? Bak, Himalayalar’da abilerinden biri, Kalapattar (5550 metre) beni zirvesinde ağırladı. Bak, vatanımın bir parçasısın. Artık bu yaşlı dağcıya zirveni aç. Denediğim üç kez de beni zirvene konuk etmedin. Ayıp oluyor ama!” [Bunu yazacağımı hissetmiş Ağrı efendi ve benim Kalapattar yakınlarına bile gitmeme taaa oralardan engel olmuş! Ben ne yapacağım bu Ağrı efendiyle aramı düzeltmek için, bilmiyorum ki!]

Katmandu-28

Katmandu-29

Katmandu-30

Katmandu-31

Kendimi gerçekten çok iyi hissediyorum. Moralim iyi, sağlığım iyi… Kısacası keyif inanılmaz gıcır : )

Katmandu-32

Katmandu-33

Yarın görüşürüz : )
 
“Nepal Güncesi” bir yazı dizisidir. Yazı dizisinin diğer bölümlerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:

http://gezimanya.com/GeziNotlari/evereste-tirmanis-oncesi-heyecani
 
http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi
 
http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-2
 
http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-3
 
http://gezimanya.com/GeziNotlari/nepal-guncesi-4

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar