Google+

NEPAL GÜNCESİ (6)

155624 Haz 2014Gezi Notu
GEÇKİN GEZGİNGEÇKİN GEZGİNBronz Yazar24 Haz 201415560 Yorum

23 Nisan 2014 - 11.00
 
Bugünkü program; 3860 metredeki Tengboche’den başlayıp 4360 metredeki Dingboche’de bitecekti. Vazgeçtim ve 3980 metredeki Pangboche’de kalmaya karar verdim. Daha önceki gelişimde de böyle yapmıştık, belki ondan dolayı Furwa’nın değiştirdiği programı ben yeniden değiştirdim. Bundan sonra programı böyle yapacağım. Şu günde şu, bu günde bu yapılacak; bugün şurada kalınacak, şuraya tırmanılacak yok artık. Furwa bana bağlı ve benim keyfim ne istiyorsa onu yapacak. Bu sefer Nepal için ayırdığım 1 ayı artık keyif almak için harcayacağım. Öyle kendimi zorlamak ve benim isteğim dışında zırt pırt program değiştirilerek benim programlı düşünce tarzımı allak bullak etmek yok. Bundan sonra bir değişiklik yapılacaksa ya ben yapacağım ya da onayım alındıktan sonra birlikte yapacağız. [Namche’den beri bir şeylerin yanlış gittiği düşüncesi burada yavaş yavaş kendini daha belirginleştirmeye başladı! Gelişmeler bu konuda ne kadar haklı olduğumu ortaya çıkardı.]

Katmandu

Biraz Furwa’yı tanıtayım size... Furwa’nın birinci derecede aile nüfusu 45-50 kişi… İki erkek, beş kız kardeşi var. Babasını 6 yıl önce 56 yaşında kaybetmiş. Benimle aynı yaşta olacaktı yaşasaydı, o nedenle bazen bana baba diyor Furwa. Annesi hâlâ hayatta ve gayet de sağlıklı imiş. Şu anda 73 yaşında… Babası kendisinden 11-12 yaş büyük bir hanım almış. Furwa evli ve iki çocuğu var. Büyükle küçük arasında 10 yaş fark var. Kız olan büyük bu sene dişçilik fakültesine başlamış. Burada da dişçilik eğitimi 5 yılmış. Oğlu ise bu sene okula başlamış ama iki yaşındayken kreşe vermiş ve orada çok güzel İngilizce öğrenmiş. Mehmet evlerine ziyarete gittiğinde, Mehmet ile gayet güzel anlaşmışlar.

Katmandu-1

Sabah Tengboche’de pırıl pırıl bir güne uyandım. Odanın küçük olması sonucu çantaları açmamış ve dolayısı ile uyku tulumunu da çıkarmamıştım. İki tane kalın battaniyenin beni sıcak tutacağını düşünmüştüm. Ancak çok donmamakla birlikte gece boyunca birkaç kez üşüyerek uyandım. Sabah da üşüdüğüm için bir türlü yataktan çıkamadım. Sabah 06.00’da uyandığım halde 07.00’ye kadar kendimi yatağa hapsettim. Yatak sıcacık olsa yüreğim yanmaz! Kalkıp giyinsem ve kendimi dışarı atsam kesin dışarısı daha sıcaktır. Bir süre sonra böyle düşünerek kendimi zorlayıp yataktan fırladım. Fırladım dediğime bakma, ağır ağır kalktım. Zira ani hareketler anında etkisini gösteriyor. Nefes nefese kalıp bütün vücudum karıncalanıyor o zaman… Soğuğun el verdiği oranda yavaşça giyindim ve dışarı attım kendimi…

Katmandu-2

Katmandu-3

Katmandu şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Hotel Grand Prince, Mountain Peace Guest House, Rama Inn Boutique Home. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Hotel Mandap, Pariwar B&B gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Trekkers Home, Hotel Blue Horizon, Swayambhu Hotels& Apartments- Sitapaila tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Katmandu aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Tam düşündüğüm gibi dışarısı sıcacık… Hemen kahvaltımı söyleyip sırtımı güneşe vererek oturdum bir yere. İçim ısındı. Kahvaltımı edip fazla oyalanmadan yola koyuldum. Furwa da her zaman olduğu gibi arkadan geldi. Yürüyüşün başlarında biraz zorlandım ama tempoyu tutturunca rahatladım. Zorlanmamın bir nedeni de sanırım psikolojik, zira güneş o ara bulutların arkasına gizlendi. Zaten puslu, bulutlu havalarda hiç keyfim olmaz. Neyse ilerledikçe o da saklandığı yerden çıktı ve inanılmaz dağ manzaraları arasında yürümek keyfimi yerine getirdi. İyi ki gelmişim… Yalnız başına, sadece doğayı dinleyerek ve içine sindirerek yürümek çok güzel… Başka bir ses yok, sadece kuşlar ve arada esen hafif bir rüzgârın dans ettirdiği yaprakların hışırtısı… Huzur!

Katmandu-4

Bu sene katıldıkları ekspedisyondan keyif almak için hareket edenlerin sayısının bayağı fazla olduğu dikkatimi çekiyor. Öyle harala gürele koşuşturmaktansa onlar da benim gibi ikide bir durup manzaranın veya birbirlerinin fotoğrafını çekiyor. Eğlenerek, dura kalka yollarına devam ediyorlar. Bu çok hoş bir şey… Kim bilir belki bir daha hiç gelmeyecekler buraya onun için anın keyfini çıkarmak en doğrusu…

Katmandu-5

Katmandu-6

İyi ki tembellik yapıp burada konaklamışım… Tek sorun akşama kadar nasıl zamanı tüketeceğim. Hava da biraz kapattı. Gerçi dağlar kendilerini hâlâ sunmaya devam ediyorlar ama güneş, hain, yine saklandı. O saklanınca işin tadı da kaçıyor tabii… Hem üşüyorsun hem de psikolojin olumsuz etkileniyor. Hakikaten insanın morali üzerinde ne kadar etkili şu güneş!
 
Katmandu-7

Geçen seferki gelişime göre helikopter trafiği bu sene inanılmaz derecede fazla… Yaşanan çığ faciasının da mutlaka bunda etkisi var. Bugün Furwa’dan aldığım habere göre Katmandu’da dağdaki şerpaların eşlerinden üçte biri basın açıklaması yaparak, eğer eşleri ekspedisyonları bırakıp evlerine dönmezlerse intihar edeceklerini açıklamışlar. Bunun üzerine ekspedisyonlardan terkler başlamış. Bu durumda da bazı ekspedisyonlar toparlanıp tırmanışlarını iptal etmişler. Sezinlediğim kadar Furwa’da kaygılı… Pek Nuptse tırmanışını yapmak istemiyor gibi… Ona da ailesinden baskı var tabii… Ben kesinlikle baskı yapıp Mehmet’i de bu sevdadan vazgeçirmeye çalışacağım. Ne kadar işe yarar bilmiyorum! Ama iyi olur cayarsa… Anladığım kadarı ile kendisi de o kadar deneyimli bir dağcı değil. Programı değiştirmeseydim bugün Dingboche’de birlikte olacaktık. Benim bugün aldığım keyfi takılma kararımdan sonra bakalım bir daha ne zaman karşılaşacağız!

Katmandu-8

Saate bakıyorum… Al işte! Tam düşündüğüm ama istemediğim gibi saat daha 11.30… Üstelik iki kelime yaz durakla, iki kelime yaz durakla, iki adım ileri bir adım geri şeklinde yaz yine de vakit geçmiyor. Yalnız olunca ağır tempoyla tırmanmanın en büyük dezavantajı da bu işte… Zaman geçmek bilmiyor. Yürüyünce farkına varmadan ilerliyor saatler… Bir de burası pek fazla konaklanan bir köy olmadığı için pansiyonda pek insan yok. Şu anda salonda benden başka yalnızca İngiliz olduğunu tahmin ettiğim bir kişi var ama bende de hiç konuşma isteği yok. Sabah kahvaltıda biraz sohbet ettik. Grubu ile Island Peak zirve yapmış ama şu anda anımsamadığım bir nedenle gruptan ayrılıp eve dönmeye karar vermiş. Grup sanırım daha yüksek bir zirveye gidecekti ve o da bunu yapmak istememiş. Belki de o da benim gibi aşk belâsına toslamıştır ; )
 
Güneş çık ortaya beeee! Çık da biraz turalayayım köyün çevresinde… Sen olunca rüzgâr fazla üşütmüyor.

Katmandu-9

Yürüyüş sırasında diğer yürüyüşçüler de benim gibi devamlı kendileri ile o anki ruh halleri, vücutlarının durumu, devam edip edemeyecekleri vb. konularda konuşuyorlar mı acaba? Yapılmaması gereken bir şey… Bunun aksine, insanın farklı konular düşünüp aklını o an yaptığı etkinlikten uzaklaştırması sanırım yapılması gereken en doğru şey… Yürüyüşe odaklanınca insan kendini dinlemeye ve kendini sorgulamaya başlıyor. Bu hiç de doğru değil ve kesinlikle yapılmaması gerek… Bunun sonucu kişinin demoralize olması işten değil. Bu işi zaten başlamış, yapıyorsun, kendine bir hedef koymuşsun… Artık yapılır yapılmaz, tüh ya, falan filân gibi düşünceler işin keyfini kaçırır. İşte yürüyüş esnasında ve uzun süre yalnız kaldığımda kendime bu tür haksızlıklar yaparken yakalıyorum kendimi. Bunları kafama hiç takmamam gerek aslında… Zira benimki gibi esnek programı olan birisi için değişiklikler ve programın tümüyle iptali hiç sorun değil. Böyle olunca insanın kendisini sıkması çok anlamsız… Fakat bu etkinlikte hiç olmazsa bu sefer şu Kala Pattar’ı tamamlarsam çok hoş olur. Ağrı’ya göndermeyi de kaleme almışken! ; )

Katmandu-10

Katmandu-11

İşe bak yahu! Önce Gokyo Ri ve Renjo La kısmından vazgeçebilirim belki diyordum şimdi Island Peak’i bile defterden silmeyi düşünmeye başladım. Üşümeyi sevmiyorum! Bir başınalığı sevmiyorum! Dağ etkinliği açısından bu zayıf yanlarımı daha önceden de bildiğim halde, bu tarz bir etkinliğin bir ortakla yapılması gerektiğini sürekli dile getirdiğim halde işte yine tek başımayım… Furwa’ya söyleyeceğim bundan sonra olabildiğince kısa yürüyüşlerle bu etkinliği bir şekilde tamamlamak istiyorum. Bakalım nasıl bir rota çizebilirim. Haritaya bir bakalım…
 
Bilemedim!

Katmandu-12

Katmandu-13

Bir başına olarak bir etkinlik yapmak inanılmaz derecede zor! Devamlı kendinlesin… Dertleşecek, sorunları birlikte çözecek bir yoldaşın yok. Hoşlanmadığın işlerle karşı karşıya kaldığında eğer çok güçlü değilsen, kafana koyduğunu sonuna kadar götürme direncin yoksa hadi bunları bir kenara bıraktım; koyduğun hedefte seni dürtecek ve o hedefe ulaşman için seni gayretlendirecek bir yoldaşın yoksa işte böyle saçmalamaya başlıyorsun…

Katmandu-14

12.30
 
Yemekten önce yeni bir program yaptım. Bakalım ne olacak! Ruh gibiyim şu anda… Hava kapalı, aynen moralim gibi… Rüzgârlı, aynen kafamda deliler gibi uçuşan düşünceler gibi…
 
15.15
 
Taşıyıcılardan biri burada konaklayacağımızı bilmediğinden es geçmiş ve Dingboche’ye devam etmiş. [Şimdi düşünüyorum da benim eşyalarımı taşıyan değil de diğerinin es geçmesi biraz ilginç!] İyi ki benimki değil o, yoksa bütün eşyalarım Dingboche’ye gitmiş olacak ve ben de mecburen peşinden gidecektim. Gerçi ben 1-2 saat dinlendikten sonra yine zinde ve yola devam edecek güçteydim, hatta şimdi de gidebileceğimi söyledim ama Furwa nedense kalmamı istedi. Kendisi biraz sonra diğer taşıyıcının peşinden gidecek. Önce sabah erkenden kalkıp 05.00’te harekete geçip ondan sonra erkenden tekrar geri dönüp beni yolda karşılayacağını söylemişti. Ben de sabahı beklememesini söyleyip şimdi birlikte devam etmeyi teklif ettiğimde benim kalmamda ısrar etti. [Sonradan düşünüyorum da neden gitmekte ve benim kalmamda ısrar etti o zaman anlamamıştım. Demek kendi kafasında bir takım plânlar varmış. Ertesi sabah ortaya çıktı… Beni yarı yolda Rinji’ye bıraktı ve Mehmet ile yola devam etti. Belki bir an önce aşkıma kavuşma isteğimin yanı sıra bu tarz davranışlar da biraz keyfimi kaçırıp geri dönme kararı vermeme neden oldu.]

Katmandu-15

Katmandu-16

Gitmeden önce program konusunda kafası çok karışık gibiydi. Onun üzerine ben de yeni yaptığım programdan söz etmek durumunda kaldım. Aslında daha sonra söyleyecektim. Biraz tereddütlü yaklaştı benim programa ama ben kararlıyım, bu program uygulanacak… Kerata Mehmet ile benim programı çakıştırmış o yüzden işler devamlı karışıyor. Çözülmeyecek sorunlar değil ama niye bana rağmen olsun ki! Şimdi bu çakışma nedeni ile benim arzu ettiğimin aksine hızlanmam gerekecek. Ben de bunu kesinlikle istemiyorum. Yaaa bu rehberler konusunda neden ben bu kadar çok sorun yaşıyorum? Kötü bir insan olsam, onlara kötü davransam, ezmeye çalışsam ve bunların sonucunda sorun yaşasam anlayacağım… Tam aksine canım ciğerim gibi davranıyorum ve yine de kelek atılıyor bana! : ( Son yaptığım programı belki ufak tefek değişikliklerle uygulatacağım. Günde ortalama 5 saatlik yürüyüşlerden oluşan bir program…

Katmandu-17

Furwa gitti. Hava iyice iç karartıcı oldu. Artık saati 18.00 yapıp yemeğimi yedikten sonra yatmaktan başka bir şey yapmak gelmiyor içimden… Soğuk ve kapalı hava beni de kapatıyor. Güneşli ve sıcak olsa şu anda ufak adımlarla çevreyi keşfediyor ve fotoğraf çekiyor olurdum. O zaman zamanın nasıl geçtiğini bile anlamıyorum. Yeni yaptığım program, biraz daha aklıma yattığı ve yapılabilirliği daha yüksek olduğu için kafa olarak daha rahatım… Bakalım gelen günler ne gösterecek…

Katmandu-18

Defter önümde açık… Beni oyalamak için ben ona, o bana bakışıyoruz. Saat daha 16.00… İki saat var yemeğe… Bazen iki saat gibi kısa bir süre nasıl da asırlar kadar uzun geliyor insana. Acaba kendimi canımın kollarında güneşli bir plâjda düşlesem ; ) daha mı çabuk geçer zaman?
 
Soğuk, soğuk, soğuk…
Puslu, puslu, puslu…
Alacağın olsun Pangboche!
Telefondan internete girebildim galiba! Facebook’a ileti bıraktım.

Katmandu-19

İnsanlar gelmeye başladı salona... İki İngiliz, iki Polonyalı ve iki de Amerikalı… Sobayı da yaktılar belki ısınırsam çenem de açılır, zira soğuktan çenem kilitlenmiş durumda… Dinledikçe farklı veriler alıyor insan. İki İngiliz dediğimden biri Amerikalı çıktı ve bunlar genç… Polonyalılar da genç; kız dekoratör, oğlan da müzik yapımcısı imişler. Yaşlı Amerikalı çift ise en ilginç olanlar; erkek 71 yaşında ve hem dağcı hem de matematik profesörü… Eşinin yaşından söz etmediler : ) [Sonradan üniversiteye başlarken tanışıp o günden beri yaşamlarını paylaştıklarını söylediklerinde eşinin de aynı yaşta olduğu yorumunu yaptım] O da matematikçi ve ikisi de emekli ama dünyanın çeşitli yerlerinden konferans verme konusunda sürekli teklif aldıklarına göre konularında uzman insanlar… Amcam seneye gelip [72 olacak o zaman] hem Island Peak hem de Ama Dablam’ı yapacakmış. Bravo yani!

Katmandu-20

Katmandu-21

Katmandu-22

Yaaa bu işe gerçekten tutkuyla bağlı olmak gerek… İşte o zaman ne soğuk ne de kapalı havalar insanın morali üzerinde zerre kadar etki yapamaz.
 
Sobayı yaktılar ama ısınmanın “ı”sı yok. Ancak kendini ısıtıyor. Saat 17.30… Neyse yemeğe az kaldı. Donmuş bir heykel gibiyim, kıpırdayamıyorum. Tuvalete gidip gelsem belki hareket etmek ısıtacak… Haydi cesaret Rüştü!

Katmandu-23

Yemeğimi bitirdim. 18.30… Bu sefer de burası ısındığı için kalkıp gitmek içimden gelmiyor. Kahve söyledim ama yarım ağız söylemişim ki ne onlar getirmeye zahmet ediyorlar ne de ben ısrarcı davranıyorum. 5-10 dakika daha oturacağım gelmezse kaçacağım.

Katmandu-24

Hava gerçekten berbatlaştı… Yağarsa buradan bir yere gitmem… Yağmurluğum da Furwa’da kaldı zaten. Başlarım böyle havaya yahu!

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar