Google+

NEPAL GÜNCESİ (9)

141604 Tem 2014Gezi Notu
GEÇKİN GEZGİNGEÇKİN GEZGİNBronz Yazar04 Tem 201414160 Yorum

26.04.2014
 
Soğuk ne kaka şeysin sen!
 
Sabah uyandığımda bir an önce aşkıma, canım oğluma ve sevgili Fındık’ıma kavuşma arzusu beni bu ekspedisyondan caydırmasına rağmen; bir türlü uyku tulumundan çıkamadım. Tam 1 saat mücadele ettim. Sanırım her ne kadar özlem bu kararı vermeme neden olduysa da işi yarı yolda bırakmak da bir o kadar olumsuz etkiledi beni. Mantığım yola rahatlıkla devam edebileceğimi ve güçlü olduğumu söylerken, özlem yüreğimi ters istikamete yönlendirmekte. Böylesi bir ikircim içinde kalınca da moral düşüyor, yatağa gömülüyorsun. Sonunda bir gayret fırladım. Rutin sabah işlerimi yaptıktan sonra yola koyuldum.

Katmandu

Katmandu-1

Bir an önce vatanıma dönme isteği içimi kavursa da ayaklarım bir türlü yürümüyor sanki geri geri gidiyor. Melankoli son haddinde… Yürüyüşe devam edebilmek için sürekli telkinde bulunmak zorunda kalıyorum. Yine de Pangboche’ye 2 saat 15 dakikada ulaştım. 15 dakika klasik zencefil, limon ve ballı içeceğimi yudumlamak için mola verdim. Sanki biraz moralim düzelir gibi oldu.

Katmandu-2

Katmandu-3

10.30’da günün son etabını yürümeye başladım. Biraz daha rahatım. Rota her zaman olduğu gibi yine kalabalık... Bunun sonucu olarak da selamlaşmalar arttı tabii. Tengboche göründükten sonra arkadan gelmekte Rinji’yi bekledim. Yukarı çıkarken başımıza gelen, esas kalmamız gereken otelde yer bulamamak gibi tatsız bir espriyle karşılaşmamak için onu önden yollayıp odayı ayarlamasını istedim. Bana kendime dikkat etmemi söyleyerek ayrıldı. Ben de bir yürüyüşçüyü en çok yoracak bir şekilde [Dur, fotoğraf çek, yürü… Dur, fotoğraf çek, yürü…] peşinden ilerledim. Fakat 2 saat 15 dakika süren yürüyüşümün son 45 dakikasını neredeyse sürünerek tamamladım. Ama yine de fotoğraf çekmekten geri durmadım. Yorulunca insan her şeyle kavga ediyor. Yolla, etkinlikle, insanların en ufak bir yanlışlıklarıyla ama en çok da kendisiyle. İyi ki de bu kavgaları içsel olarak yapıyorum yoksa sonunda dayak yemek de var ; ) Bu kavgalı psikoloji sonunda da mutsuz oluyorsun tabii. Fakat bu konuda da kendime telkinlerde bulunup teşvik ederek yola devam etme gücümü tümüyle kaybetmedim. Sonunda umduğumdan da önce Tengboche’ye ulaştım.

Katmandu şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Paulines Guesthouse, Chef House Resort, Hotel Grand Prince. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Mandakini Hotel, Red Planet Guest House gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Hotel Holy Temple Tree Pvt. Ltd, Devachan, Hotel Down Town tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Katmandu aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Katmandu-4

Katmandu-5

Köyün girişinde baktım Rinji oturmuş beni bekliyor. Hemen oteli sordum. Neyse ki odayı ayarlayabilmiş. Aldı beni otele götürdü. Bu otel yeni ve birçok yerleşim yeri gibi manastıra ait… Yukarı çıkarken kaldığım pansiyondan kesinlikle çok daha iyi. Hele odam, çok güzel bir manzarası var. Odama çıktık ama taşıyıcı çocuk her zamanki gibi gecikince benim yatıp dinlenme planım suya düştü. Üstüne üstlük yine terli giysilere mahkûm olarak salonda beklemek zorunda kaldım. Bir bakıma da iyi oldu ama… Salonda içeceğimi yudumlarken çevremi gözlemledim. Bir süre sonra yakınımda oturan iki gençle sohbete giriştim. Birisi El Salvadorlu Julio, diğeri Amerikalı Josh. Onlar ters yöne gidiyorlar, tırmanıştalar ve zamanları kısıtlı olduğu için hızlı hareket ediyorlar. Dilerim sorunsuz hedeflerine ulaşırlar.

Katmandu-6

Katmandu-7

Aaaaa… En önemli şeyi atlıyorum! Canımın içini aradım : ) Sesini duyduğum anda bir an moralim düzelir gibi oldu ama sonunda yine duygulanıp ağladım. Kızcağızı da üzdüm! ; ( Ne tatlı bir aşkım var yaaa! Çoooook şanslıyım… Seni inanamayacağın kadar çok seviyorum biricik aşkım! Sensiz topal ve körden beter olurdum herhalde… Rüştüüüüü… Konuyu değiştir, etrafta çok fazla insan var! Neredeyse hüngürdemeye başlayacaksın.

Katmandu-8

Katmandu-9

Gençler yollarına devam etmek üzere hareket ettiklerinde pencereden dışarıya baktığımda sanki benim taşıyıcıyı gördüm. Ben de gençlerin ardından dışarı çıktım. A-aaa… Azıcık dinlenmek nasıl da işe yaramış, tabii irtifa kaybı da insanın kendisini daha çabuk toplamasına ve güçlenmesine katkıda bulunuyor. Bizim taşıyıcı çocuk zannettiğim çocuğa yaklaştığımda başka birisi olduğunu gördüm. Olsun, dışarı çıkmam da iyi oldu. Biraz hava alırım. Tam bu sırada bir tantana, ortalık toz duman oldu. 100 metre ilerime bir helikopter indi. O anda çevredekileri görecektin. Hepimiz çok komik bir şekilde tozdan dumandan kaçıştık. Sanki çığdan kaçar gibiydik. Toz duman yatışınca manastır girişinde birkaç fotoğraf çektim. Etrafı gezmek için tam hareket edecekken baktım bizim taşıyıcı oğlan aşağıdan göründü. Eh, bari onu bekleyim de eşyaları birlikte odaya götürelim. Odada gerekli eşyaları çıkarıp düzenledikten sonra fotoğraf safarime devam etmek için tekrar dışarı çıktım.

Katmandu-10

Katmandu-11

Hava çok kapalı. Böylesi kapalı havalarda Tengboche’de fotoğraf için tek hedef kalıyor geriye: Tengboche Manastırı. Çevresini tavaf ettikten sonra içeri girmek istedim ama kapı duvar. Kapıda bekleyen 3 kişi var, onlara sordum. Ayin başlamadan önce açacaklarmış. Ona da 20 dakika kalmış. Eh, pek fazla değil. Merdivenlere oturup beklemeye başladım. Yavaş yavaş, teker teker grup halinde insanlar gelip birikmeye başladılar. Bu arada 30-40 kişi birikti. Neyse, zamanı gelince açtılar. Hemen daldım. Amacım oturup uzun uzun ayini izlemek değil, birkaç fotoğraf çekip birkaç da Rupi bağış yapıp çıkmak. İlk giren birkaç kişiden olduğum için hemen 1-2 kaçamak yapıp fotoğraf çekmeye çalıştım ama genç bir rahip hemen tepeme ekşidi. Yok fotoğraf çekemezmişim! 1-2 tane çektim kargaşada ama rahip neredeyse kolumdan tutup atacak beni. Dert anlatamadım. Hâlbuki bir önceki gelişimde, hem ayin yokken bir rahip özel olarak bana kapıyı açmış ben fotoğraf çektikten sonra bağış yapıp çıkmıştım hem de ayin sırasında flaş kullanmadan (zaten flaş kullanmayı hiç sevmem) bir sürü fotoğraf çekmiştim. Neyse, baktım olmayacak yine bağışımı yapıp botlarımı giyerek çıktım. Daha önce bu ayini izlemiştim zaten. Ayrıca bana da pek bir şey ifade etmiyor. Sonrasında baktığımda çektiklerimden sadece bir tanesi (o da pek net olmayan) albümde yer alabildi.

Katmandu-12

Katmandu-13

Dışarıda bir 5-10 dakika daha geçirdikten sonra otelin ortak alanı salona geldim. Sanırım bugün artık yazacaklarım bu kadar. Gün içinde uzun bir süre içimden hiç yazmak gelmediği düşünülürse bugünkü notlarım hiç de az sayılmaz.

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar