Google+

Arama formu

ORTA ÇAĞ RÜYASI DUBROVNİK

Bu yazı Gezimanya üyesi Jülvet KURTULDU tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.
Balkan gezisinin 3. Durağı Dubrovnik. Adriyatik denizinin incisi. Gelmeden hakkında çok fotoğraf tarıyor, çok yazı okuyorum. Balkan turu planlamamın başlıca sebebi. Mostar’dan otobüsle uzun bir yolculuğa başlıyoruz. Hırvatistan’a giriş sonra yine Bosna Hersek sınırlarına dahil olduğumuz Neum şehri Hırvatistan topraklarını bölüyor. 5 saat sürüyor Dubrovnik’te olmamız.

Hostel rezervasyonu yok, kalacak yer belirlenmemiş. Elimizde telefonlar otogarda bulduğumuz bir cafede başlıyoruz başımızı sokacak bir yer araştırmaya. Fiyatlar uçuk. Daha önceden buraya gelmiş bir arkadaşımın tavsiye ettiği ev sahibesini arıyorum, şanslıyız. Kadın hemen gelip alıyor bizi. Sıkı bir pazarlık sayesinde 20 eur kişi başı gecelik fiyata anlaşıyoruz. En yüksek sezonda bu fiyatı bulmak bizim için bir nimet. Eve vardığımızda sevincimiz katlanıyor. 150 yıllık bir ev burası. İvana “4 nesil burada yetişti” diyor. Her köşede ayrı bir hatıra. Odamıza girince büyük bir sürpriz bizi karşılıyor. Çift kişilik yatak bize göz kırpıyor. Saray Bosna’ da hostelde tanıştığım ve 2 gündür beraber gezdiğim gezgin arkadaşımla birbirimize bakıp gülüyor ve “2 günde ilişkimiz ne kadar çok yol aldı” diyoruz ama bu fikre alışmamız saniyelerimizi alıyor. İvana elinde haritayla bize hızlı bir şekilde şehri tanıtıyor. (Çok profesyonel) Gezilecek yerler, güzel plajlar. İlk durak olarak Lokrun Adasına gitmeye karar veriyoruz. Otobüsle şehir merkezine 10 dakika süren bir yolculuktan sonra kendimizi Old City’de surların içinde buluyoruz. (1eur=7Kuna  Otobüs bileti 15kn=2 eur 2eur=6,5 tl amaaannn başlarım hesabına deyip Şehirde yaşadığımız pahalılık ve kur çilesi burada başlıyor). Ortaçağ rüyası görüyoruz sanki. Bizi Onofrio çeşmesi karşılıyor.

Dubrovnik
                                 Onofrio Çeşmesi

Vakti zamanında veba salgınını önlemek için yapılan bu çeşme şimdilerde halkın buluşma ve dinlenme noktası olmuş. Old City sokaklarında dolaştıktan sonra kendimizi limana atıyoruz. Lokrun Adasına giden botları buluyoruz 80kn (12eur) çok pahalı geliyor ama yine de kıyıyoruz paramıza. İyi de ediyoruz. Ada ormanlık bir alan aynı zamanda botanik park.  Ağaçların arasından kayalıklara ulaşıp denize giriyoruz. Plaj yok ama deniz temiz ve berrak. Adanın arka taraflarında çıplaklar plajı da var. Biz üşeniyoruz o sıcakta ada içinde yürümeye.

 Dubrovnik-1
                                    Lokrun Adası

Dubrovnik-2
                               Denizden Liman Manzarası

Dubrovnik şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Apartments Kapo, Villa Ida, Apartments & Rooms Perla. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Apartments Noa, Apartments Heart of Dubrovnik, Apartments Carmelitta gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Kingslanding Old Town Hostel, Guest House Banana, The City Place Hostel tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Dubrovnik aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Denizin tadını çıkardıktan sonra dönüyoruz Old City’ye. Sıra Surları gezmekte.Güneşin batışından önce surlarda olup o müthiş ışıkla fotolar çekmek için koşturuyoruz. Her yerde gördüğüm Dubrovnik fotoğraflarındaki o meşhur çatı manzarası şimdi ayaklarımızın altında.

 Dubrovnik-3
                            Surlardan Old City Manzarası

Sur girişi 100kn= 14eur. 2 kilometrelik bir alanı 1 saatte müthiş fotoğraflarla tamamlıyoruz. Saatler süren yolculuk, deniz keyfi, koşturmacalı sur turu derken bitkin düşüyoruz. Hemen civarda karnımızı doyurup  evimize koşuyoruz.

2. gün Lapad bölgesindeki plajları keşif günü. Elimizde harita, tepemizde güneş vuruyoruz kendimizi yollara. Hedef plajları dolaşmak keyif yapmak. Pahalılığı ile bizi yoran şehir bu sefer yüzümüze gülüyor. 3 plaj dolaşıyoruz 3 ü de ücretsiz. Plajlar çakıl ama denizi mis gibi.

Dubrovnik-4
                                 Lapad Plajları

Dubrovnik-5
                                 Lapad Plajları

Dubrovnik-6
                                      Lapad Plajları

 Akşam için planımız Old City’ de yaşamı koklamak oluyor tabi ki ufak bir uykudan sonra. Fotoğraf çekip şehir insanı gibi yaşamayı hedef belirleyip atıyoruz kendimizi ara sokaklara. Her sokağa girip çıkıyoruz. Stradun caddesinde kendimiz kaybediyoruz.

Dubrovnik-7
                                    Stradun Caddesi

Şehrin önemli yapıları Franciscan Manastırı, Çan Kulesi (City Bell Tower), Sponza Sarayı, Rektör Sarayı, Orlando Sütunu gibi yapıları görüyorız surların içinde.

Dubrovnik-8
                                    St Blaise Kilisesi

  Dubrovnik-9
                                   Old City Sokakları

 Dubrovnik-10
                                  Çan Kulesi (City Bell Tower)

Game of Thrones’un bazı bölümleri burada çekildiği için ciddi bir turizm aracına dönüşmüş. Her yer kostümlü insanlar, Game of Thrones  hediyelik eşyalarıyla dolu.

  Dubrovnik-11
                                   King’s Landing 

Gecesi ayrı güzel olan bu şehri  ve insanları izlemek için kalabalık meydanda bir cafeye oturup saatlerce geleni geçeniz izliyor, şehrin tadını çıkarıyoruz.
3. gün öğleden sonra şehirden ayrılmam gerektiği  için yorucu olmayan bir planla şehrin en ünlü plajlarından Copacabana’ya gidiyoruz.

 Dubrovnik-12
                                Copacabana Plajı

 Mesafe bir hayli var. Otobüs kullanıyoruz bu sefer. Yeşillikler içine kurulmuş bir komleksten geçerek sahile iniyoruz. Açıkçası hayal kırıklığı ile karşılaşıyoruz. Burasını diğer plajlardan ayıran tek özellik locaların olması. Tabi ki paralı. Duş bile bozuk para ile çalışıyor. Tahmin edersiniz ki burası gönlümüzde çok yer etmiyor. Az deniz keyfinden sonra evimize dönüyor, eşyalarımızı alıp yeni bir maceraya adım atmak için otogara gidiyoruz. Yol arkadaşımla burada beraberliğimiz bitiyor. O Belgrad’a ben Kotor’a. Yalnız çıkılan bir yolda bana 5 gün eşlik ettiği için teşekkür edip bir gün Dünya’nın başka bir ülkesinde karşılaşmayı dileyip vedalaşıyoruz.
 
 
Unutmadan;
Çok pahalı bir şehir. Hesap yapmayı bırakıp keyfinize bakın.
Deniz ürünleri yemeden dönmeyin.
Game of Thrones hayranıysanız tekne turlarına mutlaka katılın.
Old City sokaklarında kaybolun.
Dünyanın en eski 3. eczanesi  Old City sınırlarında. Meraklıysanız bir göz atın.
Teleferik turu yapın. Şehri tepeden görmek inanılmaz olacaktır.
Zamanınız varsa civardaki adalara gidin. Hvar,Mjlet,Korcula en ünlüleri.
Surlar 19:30 da kapanıyor planınızı ona göre yapın.
 

Etiketler


Yazar Hakkında

Jülvet KURTULDU

Çocukken yaşadığı göç yüzünden kendini hiç bir yere ait hissedemeyen ve hayatının tek amacını "dünyayı gezmek" olarak belirlemiş bir kader kurbanı. Hostelde konaklayan Başak kadını. Her gün mütemadiyen uçak bileti kontrolu yapan bir deli.