Orta Çağ'dan Kalma Bozulmamış Dokusuyla Brugge

Avrupa'da Türklerin yoğun yaşadığı yerlerden birisi olan Belçika'nın daha havaalanından çıktığımızda birkaç evde GALATASARAY bayraklarıyla bizi karşılaması görmeye alışık olmadığımız bir durum oldu. Açıkçası Delirium ve sokak sanatı haricinde Brüksel'den beklediğim bir şey yoktu. Başkent elit ve daha sakin bir hayatı vardı en azından Amsterdam'a göre :)

Avrupa'nın en büyük meydanlarından birisi olan market meydanında yere oturun ve sadece çevresindeki tarihi binaları izleyin. Plaza Otel ve çevresinde bulunan sokak sanatı dediğimiz 3D resimler Ten Ten gibi birçok çizgi sinema dünyasına hayat vermiş, mutlaka ara sokaklara dalıp bu sevimli resimlere bir göz atın. Tabi ki dünyanın en iyi çikolataları olan Belçika el yapımı çikolatalardan elinizde yiyerek gezinin :)

Gündüz şehrin daha çok tarihi ve turistik mekanlarına göz attıktan sonra akşam Delirium'a gidip Guinnes Rekorlar Kitabı'na en çok bira çeşidi barındıran bara gidip şöyle bir gece ortamına ayak uyduralım dedik :) Çeşit çeşit biralar ve değişik bardaklarda yanına kendilerine göre dünyanın en iyi patates kızartmasını da alırsanız değmeyin keyfinize :) Size tavsiyem çoğu Avrupa ülkesinde olduğu gibi burada da yanınıza Türk marka sular stok etmeniz, susuzluğunuzu giderecek tatlılıkta bir su ben bizim ülkemiz haricinde hiçbir ülkede bulamadım!

 

Gelelim Belçika gezimizin en merakla beklediğimiz kısmına: Brugge… Uçakta "In Brugges" filmini izleyerek ve adeta yaşayarak geldik buraya :) Kuzeyin Venedik'i unvanına en çok yakışan şehir Brugge olsa gerek çünkü kanalları, şirin evleri ve Orta Çağ'dan kalma bozulmamış dokusuyla Brugge filmlerdeki gibi sizi adeta masal diyarında dolaşıyormuş gibi hissettiriyor. Belfort Kulesi'ne biraz tuzlu da olsa vaktiniz varsa mutlaka çıkıp şehri tepeden izlemenizi öneririm. Eğer vaktiniz bol ise kanal turu yaparak şehrin kalbinin daha derinlerine inebilirsiniz.

 

Şehir meydanında eğer konser ve sergi yoksa hemen kulenin önündeki patates kızartmalarından alıp sadece Belfort Kulesine bakarak da zevk alabilirsiniz. Ama mutlaka her şehrin olduğu gibi samimiyet ve sıcaklık istiyorsanız atın kendiniz ara sokaklara, elleriniz cebinizde boş boş dolaşın, cebinizde para olmasa da kalbinize nasıl zenginlikler kattığınızı göreceksiniz.

Etiketler