Google+

ORTA KARADENİZ'İN İNCİSİ KASTAMONU 2. BÖLÜM

136013 Nis 2016Gezi Notu
nevinsalmannevinsalmanGold Yazar13 Nis 201613600 Yorum
KASTAMONU MEYDANINDA ŞEHİT BİR BACI’MIZ
 
Ana caddeye ulaştığımızda şehrin merkezi olan Cumhuriyet Meydanı ve adını,  içerisindeki Nasrullah Camii'nden alan Nasrullah meydanına çıkıyoruz. Geniş, ferah, asırlık büyük ağaçlarla yemyeşil ve ne tarafa baksanız kimi devlet dairesi kimi köşk, restoran gibi tarihi binalar, bahçelerinde açmış bahar ağaçlarıyla muhteşem bir görüntü içindeler. Tam karşımızdaki güzel ve anlamlı bir yaşanmışı anlatan, Şerife Bacı Anıtı hemen dikkat çekiyor. Kurtuluş Savaşımız sırasında cephane taşıyan binlerce kahraman Türk kadınını temsil eden, kurtuluş mücadelesini simgeleyen, duygusal güzel bir anıt. İnebolu'dan Ankara'ya kağnıyla mermi taşırken zorlu kış şartlarına dayanamayarak sırtında çocuğu, önünde kağnısı ile Kastamonu kışlası önünde donarak şehit olan Şerife Bacı, anıtın yanı sıra Kastamonu Öğretmen Evi ve bazı kurumlara ismi verilerek ölümsüzleşmiş, benzeri bir anıtı da İnebolu'da. Doğum yeri olan Seydiler'de de bir rölyefi bulunan Şerife Bacı’nın ismi bir caddeye verilerek doğduğu şehirde de artık ölümsüz bu cefakar Türk kadını. Ankara Ulus Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’nın çevresinde yer alan ve mermi taşıyan kadın heykelinin de Şerife Bacı’ ya ait olduğunu biliyor muydunuz? Biz bu vatanı, bağımsızlığımızı Atatürk ve silah arkadaşlarına ve elbette bu vatanseverlere borçluyuz.
 
Kastamonu
 
Kastamonu-1
Bu anıtın hemen arkasında heybetle yükselen muazzam bina, ulusal mimari akımının kurucusu Mimar Vedat Tek eseri olan Hükümet Konağı, duvar süslemeleri batı klasizmi, pencere şekilleri ise Osmanlı oryantalizmi izlerini taşıyan yapı 102 senedir ciddi bir restorasy­on geçirmese de hala Kastamonu'nun yaşayan sembollerinden biri.
 
Kastamonu-2
Çevrede ise kimi restore edilmiş kimi tarih yorgunu, yıkılmak üzere olan konaklar, ahşap kapıları harap görünse de bir zamanlar çok güzel olduklarını anlatırcasına güzelliklerini korumuş. Yolda çok sayıda külliyeler ve sarıklı mezar taşlarına rastlayacaksınız.1575 yapımı Saray Camii  ve minaresi yıllara dayanmış yapılardan.
 
Kastamonu-3
Küçük bir meydana geldiğimizde Saat Kulesi’nin merdivenlerinin önünde buluyoruz kendimizi şehrin doğusundaki yamaç üzerine kurulmuş ve tüm şehre hakim olduğu belli, çıkacağız elbette, kaç basamak bilmiyorum ama bir hayli merdiven çıkıyoruz. Kare bir kaide üzerinde 12 m. yüksekliğinde, kesme taşlardan yapılmış kare bir yapı Kastamonu Saat Kulesi, Sultan II. Abdülhamit zamanında, Kastamonu Valilerinden Abdurrahman Nureddin Paşa tarafından 1884-1885 yıllarında yaptırılan Kulenin saati de Avrupa'dan getirtilmiş.
 
Kastamonu-4
 
Saat Avrupa’dan getirtildiği bilinse de, bilmeyenler ziyaretçilere anlatılmak için saatle ilgili garip bir kaç hikaye bulunmuş (her şehir de her tarihi yerde olduğu gibi). Bir zamanlar İstanbul’da bulunan kulenin çanı, zamansız çalarak, yakınlarda oturan bir Paşa’nın hamile hanımının düşük yapmasına neden olur ve Paşa tarafından buraya "sürgün" edilir. Bir başka rivayet ise, saat İstanbul’da Sarayburnu’nda saraya yakın bir yerde bulunuyor ana hep yanlış olduğu için yine zamansız çalması sonucu sarayı kızdırır ve II. Abdülhamit tarafından cezalandırılarak Kastamonu’ya sürgün edilir.
 
Kastamonu-5
Anlaşılan şimdilerde düzgün çalışıyor saat ama sadece 24 saat, eğer her gün kurulmazsa duruyormuş. Hikaye dinlemek, Saat Kulesi'nden ayaklarımızın altında uzanan tipik evleriyle ünlü tarihi şehri izlemek, tam karşı tepedeki Kale'yi fotoğraflamak, hele kule dibindeki kafede Dibek Kahvesi içmek çok keyifli. Ama hava kararmak üzere, gezmeye devam, şehrin ana caddesine ara sokaklara da girerek yürümeye devam ediyoruz.
 
Kastamonu-6
 
Tuğrul arkadaşım, ilerde  binaların arkasında büyük bir minare gördüğünü, sanki külliyeye benzer yapılar var deyince Mahallenin arka sokaklarına dalıyoruz. Ünlü Kastamonu evleri arasından yürüyoruz ve gerçekten de karşımıza büyük bir cami çıkıyor, ancak epey bir merdiven çıkmamız gerekiyor, bir tepe üzerinde, çokça basamakla çıkılan bir tepede. (İsmail Bey Mahallesi’nde, Şeyhinşah kayası olarak tanınan bir tepe üzerinde, meyilli bir arazide) Tırmanmamıza değiyor, karşımıza birçok yapıdan oluşan muazzam bir külliye çıkıyor, gezi listemizde olan 15. yüzyılda erken Osmanlı mimarisi tarzında yapılmış Cami, İmaret, Medrese, Türbe, Sübyan Mektebi, Deve Hanı’ndan oluşmakta, hamamı ise avlu dışında yapılmış. Ayrıca kütüphane, ambar, mutfak ve fırın gibi yapıların da bulunduğu bir vakıf, Külliye Candaroğulları beylerinden İsmail Bey tarafından 15. yüzyılda yapılmış. 
 
Kastamonu-7
 
Cami, sekizgen tuğla kasnaklar, sivri kemerlerle süslenmiş tonozlu mekanlardan oluşan müthiş bir cami. Önündeki, dört sütun ise blok sütunlar ve iki paye üzerine sivri kemerlerle oturtulmuş beş kubbesi ile muazzam görünüyor. 
 
Kastamonu-8
 
Tek şerefeli, sekizgen gövdeli, yukarı çıktıkça çokgen olan silindir minare, gün batımı saatlerinde ışıklandırıldığında müthiş bir görüntü vererek yükselmekteydi.
 
Türbe - İsmail Bey'in adına kendisi ve yakınları için yaptırılmış, ancak Fatih Sultan Mehmet tarafından gönderildiği Filibe'de öldüğünden gömülememiş. Bu nedenle de kapısı üzerindeki kitabe yeri boş. Kesme taşlardan yapılmış, üzeri sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülmüş kare çok güzel bir yapı. 
 
Kastamonu-9
 
(Namaza gelmiş iki bey heyecanla fotoğraf çeken bizlere hoş geldiniz diyor ve külliye hakkında bilgiler veriyor, ardından da hemen efsanesini anlatıyor. İsmail bey karşıki tepede bulunan kaleden atı ile şahlanarak uçuyor ve 'atım her nereye inerse şehrin merkezi orası ola' diyor, at bu tepenin üzerine konunca da bu muazzam külliye inşa edilmeye başlanıyor.)
 
Kastamonu-10
 
Kastamonu-11
 
Bugüne çok şey sığdırdık, yoldaki zengin kahvaltımızdan sonra öğlen yemeğini pas geçtiğiniz için güzel bir akşam yemeğini de hak ettik doğrusu. Yöresel yemek denince de herkes tarafından tavsiye edilen isim "Münire Sultan Sofrası". Otelimizin de hemen yakınında, eski, tarihi bir binada, yaz ayları için bahçesi de var. Üst kata çıkmadan önce yörenin ünlü “etli ekmek” hamurunu açan yerli bayanları izlerken iştahımız biraz daha artıyor. Tonoz tavanlı salonun perdeleri yöresel kumaştan üzeri çok hoş bir desen baskılı, objeler eskilerden, antika olmuş, atmosfer oldukça nostaljik. Zengin menüden bir kaçını deniyoruz. Etli ekmek, yaprak sarma, ekşili pilav, banduma, hepsi de son derece lezzetli, tavsiye ederim. Hemen arkasında bulunan yine yöresel el ürünleri satılan pazar yerine de uğrayabilirsiniz.
 
Kastamonu-12
 
 
Kastamonu-13
 
Kastamonu-14 
 
KASTAMONU YÖRESEL YEMEKLER:
 
Kaynaklara göre Kastamonu ve çevresinde 812 çeşit yemek varmış. Türkiye'de en zengin mantar çeşidinin bulunduğu Kastamonu’da elbette mantar yemekleri de çok ünlü. Kuzu kulağı, kanlıca, ayı mıcığı, tavuk ayağı, saçak, içi kızıl, cincile, kavak, meşe, kömüş memesi, söbelek, gelincik, teltelli, kırağı, mıkcık, kum mantarı... bunlardan bazıları. . 2010 Yılında gittiğim Fethiye'nin dağ köyü Yeşil Üzümlü köyündeki Mantar Festivalinde o yörenin zengin mantar kültürünü de anlatmıştım https://gezimanya.com/GeziNotlari/orkide-cenneti-ve-mantar-lezzetli-yesiluzumlu# )
 
 
Kastamonu-15
 
Kastamonu-16
 
Kastamonu'dan alabileceğiniz birçok gıda ürünü var, bu organik gıdalarının ününü de İstanbul’da duyduk, giderken elbette hepsinden alacağız - Osmancık'ın pirinci, bal, tereyağ, kızılcık tarhanası, , tirit için çıplak simit, çeşit çeşit mantar, üryani eriği, kızılcık ekşisi, pestil, siyez unu ve bulguru, belki de daha bilmediğimiz birçok ürün. Ülkenin hatta dünyanın en kaliteli sarımsağı burada yetişirmiş, peki hep Kayseri pastırması deriz de Kastamonu pastırmasının daha ünlü olduğunu biliyor musunuz?
 
Kastamonu-17
 
Ünlü yemekleri çok, ya Dibek kahvesi, yanına da çekme helva almadan da olmaz elbette. Kaşık helva da restoranlarda ikram edilen bir tatlı, ama geçen hafta Kars’ta yediğim helvanın tadı hala damağımda.
 
Kastamonu-18
 
Börekleri de çok meşhur, Çullama Börek, Küre Böreği, Delioğlan Sarığı, Lahana Böreği, Mantar Böreği, Burmalı Çörek.
 
Kastamonu-19
 
Yarın sabah şehri gezmeye devam edeceğiz, Kaleye tırmanacak, tarihi evleri gezeceğiz.
 
Kastamonu-20
 
Sonra İnebolu'ya gidiyoruz, giderken de Küre Dağları'ndan geçerek Karadeniz’e paralel yüce dağlarının havasını soluyacağız. Karadeniz kıyısında balık yemeden de dönmeyiz artık, tam da kalkan balığı zamanı, hele de Karadeniz ne kadar lezzetlidir.

<<<<<<<

Kastamonu şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Kastamonu Kadıoğlu Konak, Otel Mutevelli, Kebeli Konakları. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Everest Pension, Kayi Hotel gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Osmanli Sarayi Hotel, Gun Hotel, Hafizbey Konagi tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Kastamonu aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar