Paris ile Başlayan Avrupa Seyahati

Yola Çıkın Gerisi Kolay…

Avrupa seyahatine başlamadan önce elimde sadece seyahate çıkma fikri vardı, başka hiçbir planım yoktu. Her şey Atlas Havayolları'ndan, iç hat uçuşundan daha ucuz olan bir uçak biletini bulmamla başladı. Paris Charles de Gaulle diğer adıyla Roissy Havaalanına İstanbul Atatürk’ten aktarmasız uçak biletini aldım.

Dönüş yolunu da Almanya üzerinden belirledim. Ucuz bilet arayışıyla Köln’den uçak biletini de ayarlamıştım. Sonrasında 10-15 gün içinde nereleri bu hat üzerinde gezebilirim diye düşündüm. Paris-Brüksel-Brugge-Amsterdam-Berlin-Köln rotasını oluşturdum. A4 kâğıdına bu ülkelerde ne kadar süre kalmak istediğimi belirledim. Daha sonra planımdan bahsettiğim arkadaşım da dahil olunca yolculuğa iki kişi planlayarak başlamış olduk. Sonraki aşama da Booking’ten konforlu ve merkeze ve istasyonlara yakın olmasına özen gösterdiğimiz otellere rezervasyonları gerçekleştirmekti onları da tamamladıktan sonra vize başvurusunda bulunduk. 3 gün içinde vizemiz hazırdı. Vizemizi de aldıktan sonra yola çıktık.

Sırt çantamı aldım ve yollara düştüm

Atlas Havayolları'nın 2 saat gecikmesi de olmasaydı ve THY ile benden bir saat sonra gidip beni orada bekleyen arkadaşım da aynı eziyeti çekmemiş olsaydı, bu uçuş deneyimine 10 üzerinden 9 verebilirdim. Bu aksiliklere rağmen Atlas ile deneyimlediğim ilk yurt dışı uçuşum lezzetli ikramları ve güleryüzlü hosteslerinden dolayı 10 üzerinden 7 almayı hak ediyor. 

Paris Charles de Gaulle (Şarl de Gul) Havaalanı'nın ismini duyduğumda ilk hatırladığım, yıllar önce okuduğum Ferhan Şensoy’un "Kalemimin Sapını Gülle Donattım"da geçen siyasi adamdı. Şimdi ise Paris’te birçok durak ismi ve havaalanının ismiydi.

Charles de Gaulle Havaalanına geldiğimizde metro haritasını aldık ve puzzle çözermiş gibi okumaya başladık. Paris metrosu 16 hattıyla yer altındaki koca bir şehir. Paris metrosunu kullandığınızda Fransa’nın başkenti Paris’in yer üstünde kurulmadan önce yer altında kurulduğunu bir kez daha anlıyorsunuz.

Otelimize yerleştirdikten sonra ilk gün nereleri gezeceğimizin planını oluşturduk. İlk gün Louvre Müzesi'ni de kapsayan Notre Dame Katedrali, Sacre Coeur Bazilikası, Zafer Takı, Montmarte, Eiffel gezisi bizi bekliyordu. Daha sonra Latin mahallesinin sıcacık sokakları tüm samimiyetiyle bizi kucakladı.

Şimdilik bu kadar, bir sonraki yazı olan "Louvre Müzesi" yazısında görüşmek üzere...