Google+

Arama formu

RAHMİ KOÇ MÜZESİ - HASKÖY / İSTANBUL

Müze ve tarihi eserleri herkes gezmeyi sevmez. Hatta ne zevk alıyorsunuz taşı toprağı gezmekten, müzelerde onları sergilemeyi seyretmekten derler. Tercih meselesi tabii...

Ancak Rahmi Koç Müzesi'nden genç, ihtiyar, çocuk herkes zevk alabilir. Koç ailesine bu güzel müzeyi İstanbul halkına kazandırdığı için teşekkür ediyorum.

İstanbul

Haliç’in kuzey yakasındaki Hasköy semtindeki Rahmi Koç Müzesi 1994 yılında ziyarete açılmış, yaklaşık 27 bin metrekarelik alana yayılan müze, üç ana bölümden oluşmuştur.

Tarihi Lengerhane Binası
Osmanlılar'da gemiyi sabitlemek için denize atılan zincir ve ucundaki çapaya lenger, bunların yapıldığı yere ise lengerhane denilmiştir. Bizans döneminde başka maksatlar için inşa edilmiş bir binanın temelleri üzerine kurulmuş bu Osmanlı Lengerhanesi’nin geçmişi, Sultan III.Ahmet devrine uzanmaktadır.

İstanbul şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en çok tavise edilenleri Sirkeci Mansion, Lalahan Otel, Ferman Konak Hotel. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Selanikli Pansiyon, White Palace Otel Büyükada, Dikçatı Pansiyon Şile. gibi otelleri tercih edebilir ya da en yüksek indirime sahip olanları mereak ediyorsanız Taksim Prelude Hotel, Nordstern Hotel Galata, Avicenna Hotel tesislerini incelebilirsiniz. Bir de Tatilsepeti.com'un İstanbul aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Müzenin özel tarihi ise 1991 yılında tarihi lengerhane binasının Rahmi M. Koç Müzecilik Vakfı tarafından satın alınmasıyla başlar. Vakıf tarafından, Dr. Bülent Bulgurlu koordinasyonunda titizlikle yürütülen restorasyon çalışmalarının ardından Aralık 1994’de müze ziyarete açılmıştır.

Yaklaşık 2 bin 100 metrekarelik dikdörtgen biçimli arsada tarihi lengerhane binası, ahşap çatılı küçük bir bina ve taş duvarlar yer alır. Bunların oluşturduğu iç avlunun ve dış mekanın özüne dokunulmadan gerçekleştirilen müze tasarımında, sergilenecek objelerle birlikte binaların dokusunun ziyaretçilere hissettirilmesi amaçlanmıştır.

Tarihi Hasköy Tersanesi
Kısa süre sonra sergileme alanlarının, Rahmi M. Koç Müzesi koleksiyonuna yeterli gelmemesi nedeniyle lengerhanenin hemen karşısındaki, harap durumda olan Hasköy Tersanesi satın alınmış ve bu kısımın restorasyonu 2001 yılında tamamlanmıştır. Endüstriyel arkeoloji açısından, en az lengerhane kadar büyük önem taşıyan tersane, 11 bin metrekarelik bir alana yayılmaktadır. Arsanın üç tarafını büyük bir U biçiminde çevreleyen 14 bina, asıllarına sadık kalınarak restore edilmiştir.

İstanbul-1

Hasköy Tersanesi, 1861 yılında Şirket-i Hayriye tarafından kendi gemilerinin bakım-onarımı için kurulmuştur. Başlangıçta atölye düzeninde birkaç binadan oluşan tersane, zamanla olanaklar oranında genişletilir. Önce tersaneye 45 metrelik bir ahşap kızak kurulur ve çekme gücü, istimle çalışan bir ırgattan sağlanır. Bu ırgat 1910 yılında elektrikle çalışır hale getirilirken, 1938’de ise 75 ve 76 baca numaralı şehir hattı vapurları Kocataş ile Sarıyer burada inşa edilir. İlerleyen yıllarda Hasköy Tersanesi, deniz ulaşımına dair yapılanma değişikliklerine göre 1980’lere dek sık sık el değiştirmiştir.

Bir devre ışık tutan bu yapılar, Kasım 1996’da Rahmi M. Koç Müzecilik Vakfı tarafından satın alındığında ise terk edilmiş durumdaydı. Hasköy Tersanesi’nin Dr. Bülent Bulgurlu başkanlığında yürütülen restorasyonun ardından binaların alan ve yüksekliklerine bağlı olarak müze fonksiyonları belirlenmiştir.

Açık Hava Sergileme Alanı
Rahmi M. Koç Müzesi koleksiyonunun bir kısmı da Hasköy Caddesi’ndeki ana girişten Haliç’e uzanan açık alanda ziyaretçilerin ilgisine sunulmakta. Klasik otomobiller, devasa Turgut Alp Vinçi, B-24 Liberator ve diğer uçaklar, ve daha fazlası müze koleksiyonunun parçası olarak Haliç’e demirli durumdaki Fenerbahçe Vapuru ve TCG Uluçalireis Denizaltısı’na dek uzanmakta.   

İstanbul-2

Açıkhava bölümündeki bu arabada tüm gelinlerin düğün öncesi mekan çekim alanı olmuş. Biz gelin olurken böyle imkanlar yoktu; hazır fırsat varken bir resim çektirelim dedik ve atladık arabaya.

İstanbul-3

Bu müzede her seferinde yeni birşeylerle karşılaşıyorsunuz. Aşağıda İstanbul'un tüm iskelelerin küçük modellerini görüyorsunuz. Haydarpaşa Vapur İskelesi beni en çok duygulandıran oldu. İnanılmaz güzel iskelelerimizin olduğunu buradan görüyorsunuz. 

Sözün kısası, çıkın çıkın gidin. Bugün yarın demeyin. En kısa zamanda gezin, önce arabalar bölümünü, lengerhane binasını ve açıkhava müzesini gezin.

İstanbul-4

Sonra da 55 yıl İstanbul Adalar Kadıköy hattına hizmet veren ve bir döneme damgasını vuran Fenerbahçe Vapuru'nda tarihi yarımadaya karşı güvertede bir çay için. Benden de tüm tarihe selam söyleyin...

 

Etiketler


Yazar Hakkında

Serpil Gül

Seyahat etmeyi seven, seyahati gençlerde eğitimin, yaşlılarda görgünün bir parçası sayan, ailece gezmekten zevk alan, gezdiği yerleri de not alıp başkaları da iyisinden kötüsünden bilgilendirmeyi seven biriyim.