Google+

Arama formu

RAJASTHAN EYALETİNİN BAŞKENTİ: JAIPUR

Hindistan'da Jaipur’a ulaşmalıyım. Agra, içinizdeki karanlık yerleri parlatıp, kalbinizdeki, beyninizdeki derin kuyulara düşmenizi sağlayabilir. Paramparça bir vicdanla otobüs terminaline gitmek istiyorum ama ricksaw şoförü beni bir otobüsün yanına bırakıp komisyonunu alarak hızla uzaklaşıyor. Beni dinlemiyor bile. Hindistan sürekli aksilik yaşayabileceğiniz bir ülke, özellikle şehirler arası ulaşımlarda.

Hak keza o otobüse biniyorum ama benden başka hiç kimse yok. Kapının yanındaki koltuğa oturuyorum çünkü sürekli 3 Hintli bana bakarak konuşuyor ve arada bana da laf atıyorlar. İnatla çantamı bagaja koymamı ve en arkaya oturmamı istiyorlar. Ben de açık kapıdan hava almak bahanesiyle her an aşağıya atlamaya hazır şekilde 1 saat kadar gidiyorum. Başkaları da binince ters bir şey olmadığına emin olup yerime geçiyorum. Eğer sabrınızı ölçmek isterseniz böyle bir yolculuktan iyisini bulamazsınız.

 
Jaipur
Kaldığım evin çocukları

 

Jaipur’daki arkadaşım Kabir ortalarda yok. Bir şekilde ricksaw bulup evine ulaşıyorum. Turist gibi gezmek için değil, Hintli biri gibi yaşamak istediğim için Hintli bir aile ile kalıyorum. Her yerden çocuklar çıkıyor, terk edilmiş bir eve yerleşmiş gibiler. Ayakları çıplak, sürekli gülüyorlar ve bana bakıyorlar. Ne desem yapıyorlar. Sırayla çağırıp sarılıyorum, isimlerini sorduğumu anlıyorlar. Kaldığım odaya sürekli fare giriyor. Uyumak mümkün değil, göz göze geliyoruz hep. İşte burada bir kopma oluyor, umursamamaya başlıyorum. Artık kovalamıyorum, kulaklığımı ve uyku gözlüğümü takıp ışığı açık bırakarak dalıyorum, onlar gibi oluyorum. Aklımızda dolaşan fareler, yatağımızın altındakilerden daha tehlikeli değil mi? 
 
Jaipur-1
Geleceğin Bollywood starı Bilal  

 

Jaipur-2
Yemek hazırlayan Hintli arkadaşım
 
Jaipur-3
Hawa Mahal'de (Rüzgar Sarayı) arkadaşlarla

 

Jaipur, Rajastan (Krallar Şehri) Bölgesi’nin başkenti. Mihracelerin hüküm sürdüğü, en güçlü savaşçıların yetiştiği şehir. Hint hükümdarları bu nedenle Jaipur bölgesi ile pek sorun yaşamak istemezmiş. Rüzgar Sarayı, Şehir Sarayı, Gözlemevi ve şehirde ufak bir tur attıktan sonra Turkish Bar’a gidiyorum. Kabir överek anlattı burayı ama barda Türkiye’ye ait hiçbir şey yok. Sahipleri de Çinli (Hiç garson görmedim. Belki bu yönüyle bizim barlara benziyor olabilir).

 

Jaipur şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Magpie Villa, Girisadan Homestay, Hotel Soni Space. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Hotel Aqua, Jai Vilas gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Janak Palace, Kesar D'Villa, Tara Niwas tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Jaipur aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Ertesi gün bir uzun yürüyüşle Beyaz Tapınak’a geliyorum. Yorgun olduğumu sürekli hatırlatan ayaklarımın çıplak mermerle öpüşmesi, ruhumun bembeyaz tapınağın içinde hemen kamufle olması, tapınağın balkonundan gördüğüm Krallar Şehri’nin artık tüccarların ve fakirlerin hüküm sürdüğü karman çorman bir toprak oluşu, günün dünyanın her yerinde güzel batışı… Hepsi iliklerime kadar işlemiş bir yalnızlık oluyor:

 
“Biliyorsun, ben hangi şehirdeysem,
yalnızlığın başkenti orası.”
 

Jaipur-4

Yüksek bir binanın çatısına çıkıp uçurtma festivalini ve çocukları izliyorum. Belki de sadece uçurtmaların iplerini tuttuklarında başları öne eğilmiyor. İpleri birbirine dolaşan uçurtmalara benziyorlar; evleriyle karışmış, sokaklarıyla bozuşmuş, uçtuklarını unutmuş. Senle ilgili bir sırrı biliyorlar da üzülmemen için saklıyor gibiler. Hep bir şeylerime ortak etmek, arkamda kalmasınlar diye geri geri yürümek istiyorum. Kuzey’dekiler aklımda, aklım Kuzey’de kalarak uçuyorum Güney’e doğru, bir uçurtma peşimizden geliyor…