Rengârenk Cunda

Ayvalık'tan sonra Cunda Adasına doğru yola koyulduk. Cunda Adası’na (diğer adıyla Alibey Adası) en son üniversitede fotoğraf kulübüyle bir kere gitmiş ve muhtemelen 3-5 saat kadar kalmıştım. O zamandan şimdiye olumlu yönde epey değişmiş.

Her şeyden önce restorasyon konusunda çok temiz çalışmalar yapmışlar. İç dizaynlarını bilmiyorum ama dış cepheler çok başarılı olmuş. Ayvalık merkez de benzer şekilde iyi durumdaydı. Yel değirmeni, eski kilise ve çarşı merkezi görülmeye değer (hepsi birbirine yakın, yürüme mesafesindeki yerler). Ada halkının geçim kaynağı ise turizmin yanı sıra zeytincilik ve balıkçılık.

Cunda Sahili’nde çok hoş rakı-balık mekânları olsun, kafeteryalar olsun; hoş vakit geçirmek için güzel mekânlar da var.  

Hava biraz daha sıcak olsa, yüzmeyi de düşünebilirdik ama birkaç gün önce İstanbul’dan yola çıkarken kar yağıyordu, denize girebilmek için sanırsam biraz daha bekleyeceğim, en azından Mayıs olsun : )

Kısacası; temiz havası, güzel doğası, tarihi binaları ve hoş mekânları ile seyahat rotalarına eklenmesi gereken bir yer Cunda Adası.

Etiketler

Özgür Çağdaş

Yazar Hakkında

Özgür Çağdaş

- Boğaziçi Psikoloji Mezunu- Altın Portakal Film Festivaline 2007, Berlin Film Festivaline 2008 yılında davet edildi.- Pek çok TV projesinde çalıştı.