Google+

Arama formu

Paris yolculuğumuz 3 Eylül 2014 günü başladı. Lufthansa firmasıyla Münih aktarmalı olarak Paris Charles de Gaulle Havaalanı'na vardık. Şansımıza havaalanını şehre bağlayan tren arızalıydı. Şehrin belirli bir noktasına kadar otobüslerle geldik. Sonra trene bindik. Tren gece yarısı çok ürperticiydi. Bu saatlerde pek turist yoktu. Genelde havaalanında çalışan siyahi personeller vardı trende. Neyse saat 00.00 gibi Gare du Nord’a geldik. Kalacağımız eve yürüyerek gitmemiz gerekiyor. Bu arada kalacağımız evi AirBnb’den ayarladık. 15 dakikalık bir yüreme mesafesinden sonra eve vardık. Güler yüzlü ev sahibimiz bizi karşıladı. Anahtarları bize bırakıp evden ayrıldı.

Paris

Ev sahibimizden 2 adet bisiklet kartı temin ettik. Paris’te ikişer üçer sokak arayla bisiklet parkları mevcut. Kartla bir bisiklet alıp 45 dk boyunca kullanabiliyoruz. 45 dakika içinde tekrar bırakmamız gerekiyor. Bıraktıktan 10 dakika sonra tekrar yeni bisiklet alabiliyoruz. Bazı bisikletlerin pedalı kırık ya da zinciri bozuktu; bisikleti kontrol edip sonra kartı okutmak en mantıklısı, aksi taktirde bizim gibi 10 dakika gereksiz yere beklemek zorunda kalabilirsiniz : )
 
Bisikletler sayesinde ulaşım konusunda hiç masrafımız olmadı ve de sıra dışı ara sokakları keşfetme imkanımız oldu. Neyse; ilk gün Sebastobol bulvarındaki Starbucks’da kahvaltı yaptıktan sonra Notre Dame Katedrali'ne gittik. Önce muhteşem ön cephesini fotoğrafladık. Sonra sıraya girip katedralin içine girdik. Katedrale giriş ücretsiz. Girdiğimizde içerde ayin vardı. Sessizce izledik ayini. Sonra dışarı çıkıp katedralin tepesine çıkmak için girilen kuyruğa girdik. Kuleye çıkmak için 8,50 € verdik. Kuyruk oldukça yavaş ilerledi. Ama beklediğimize değdi. Dar merdivenler, gargoyle’lar ve müthiş Paris manzarası bizi karşıladı. Bolca fotoğraf çekip vedalaştık Notre Dame’la.

Paris-1 
Paris-2

Paris bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Paris-3
Yine bisikletlere atladık. Bir sonraki durağımız Pantheon’du. 7,50 € giriş ücreti verdik. Burası için bir anıt mezar diyebiliriz. Gerçekten etkileyici bir yer. Voltaire, Jean-Jacques Rousseau, Lagrange, Victor Hugo, Emilie Zola, Pierre Curie, Marie Curie ve Alexandre Dumas gibi bir çok entelektüelin mezarı bulunuyor.
 
Paris-4

Paris şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Millésime Hôtel, Hôtel Le Relais Saint-Germain, Hôtel Comete Paris. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Hôtel Belloy Saint Germain, Hôtel Central Saint Germain, Hotel Royal Cardinal gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Smart Place Gare du Nord by Hiphophostels, Le Regent Montmartre by Hiphophostels, Hôtel Richard tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Paris aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Paris’te yorgunluk atmak için en güzel yer kesinlikle Lüksemburg Bahçesi. Çok temiz ve düzenli bir bahçe burası. Huzur doluyor insan. 2 saate yakın vaktimizi bu parkta harcayıp, bir sürü fotoğraf çektik. Bizim ülkemizde olmayan hantal ve iri güvercinler vardı; çok ilgimizi çekti : )
Paris-5 
Paris-6
İkinci günümüze Louvre Müzesi ile başladık. Louvre’un girişi için 2 alternatif var. İster meydandaki piramitin yanından ya da meydanın altındaki AVM’nin içinden. Tabi önce bilet sırasına girip bilet almak gerekiyor. Bu arada meraklısı için biletler 12 €. Müze Richelieu, Sully ve Denon olmak üzere 3 bölümden oluşuyor. Her bölümde 3 katlı olunca kaybolmamak elde değil. Zaten işin tadı kaybolunca çıkıyor. Girmeden önce plan yapmıştık şuraları gezelim diye ama kaybolduk biz de çoğu turist gibi : ) Antik Mısır ve İslam sanatı bölümleri en çok ilgimi çeken bölümlerdi. Tabi Louvre Müzesi'ni bu kadar ünlü yapan Mona Lisa, Venus de Millo ve Victoire de Samothrace gibi eserleri de gördükten sonra dışarı çıktık. Müzede dolaşırken belli olmasa da fena halde yorulduk.

Paris-7 
Paris-8

Müzeden çıktıktan yürüyerek Tuileries Bahçesi'ne geçtik. Sonra da Concorde Meydanı'na... Sultanahmet’deki obeliskin bir benzeri ile karşılaştık burada : ) Yürümeye devam edince karşımıza meşhur Champs-Élysées çıktı. Parfüm kokularıyla kaplı müthiş bir cadde burası. Paris’e gitmeden önce en iyi makaron nereden alınır diye küçük bir araştırma yapmıştık ve biz de uyarıları dikkate alarak Ladurée’ye uğradık. Çeşit çeşit makaronlar var. Çikolata, kahve, böğürtlen, likor, limon, vanilya, vişne vs : )

Paris-9 
Paris-10
Champs-Élysées’in sonunda ünlü Zafer Takı (Arc de Triomphe) bulunuyor. 12 adet büyük caddenin kesişiminde yer alıyor. Caddenin ortasında trafiğe aldırmadan fotoğraf sırasına girdik : )

Paris-11 

Paris-12

Zafer Takı'ndan sonra yine bisikletlere atlayıp Eiffel Kulesi'ne geldik. Müthiş bir yapı gerçekten. Uzaktan ayrı güzel, yakından ayrı güzel. Eiffel'e çıkmak için bilet sırasına girdik. 9 €'ya biletimizi aldıktan sonra, asansör sırası bekledik. Ne yazık ki kulenin tepesine çıkış o günlük yoktu. Asansörle 2. katta indik Paris, panoramik görüntüsü ile karşılaşadı bizi. Eylül ayı olmasına rağmen kulenin tepesi çok soğuktu. Manzaraya doyduktan sonra üşüyerek aşağı indik. Sonra Eiffel'in karşısındaki çimlere geçip oturduk ve havanın kararmasını bekledik. Eğer Eiffel'e giderseniz tam gün batımına denk getirmenizi öneririz. Böylece kuleyi hem ışıklı hem ışıksız görmüş olursunuz. Hava karardıktan sonra müthiş bir ışık gösterisi başladı. Oturduğumuz yerden fotoğraf çekip, bu manzaranın tadını çıkardık.
 
Paris-13 

Paris-14
Paris-15
 
3. ve son günümüzü Montmartre’ye ayırdık. Burası şehrin en yüksek tepesiymiş. "Le Fabuleux Destin d'Amélie" filminden hafızalarımızda yer alan Sacré-Cœur Bazilikası’na geldik. Paris’teki favori mekanım burası oldu kesinlikle. Merdivenlerden yavaş yavaş, sokak sanatçılarının arp melodilerini dinleye dinleye bazilikaya kadar çıktık. Bembeyaz müthiş bir mimarı. Kesinlikle şehrin köşe taşlarından birisi. Biz yapıyı çok beğensek de Fransız sanatçılar Bazilikayı kaba bir taklit olarak niteliyorlarmış. İlginç : )

Paris-16  
Paris-17
 
Son öğleden sonramızı da hediyelik eşya ve küçük hatıralar almaya ayırdık : ) Aaa unutmadan Hard Rock Cafe’ye uğrayıp shot bardağı da aldık tabi : )

Paris-18 

Paris-19