Şehr-i Konya (2. Bölüm)

Bu yazı birinci yazımın (https://gezimanya.com/GeziNotlari/sehr-i-konya-1-bolum) devamı niteliğinde olduğu için tekrar Konya anlatımına girmeyeceğim ama yine Selçuklu etkisinde süren bir yazı olacak, bunun yanında Konya inanç turizminden de bahsedeceğim biraz. Gezinin ikinci bölümüne taş işçiliği örneklerini görebilececeğimiz İnce Minareli Medrese ile başlıyorum.

İnce Minareli Medrese, Taş ve Ahşap Eserleri Müzesi: 1254’te kurulmuş medresenin mimarı Kelük bin Abdullah’dır. Selçuklu taş işçiliğinin en güzel örneklerinden. Yapım malzemesi olarak kesme ve moloz taş, iç mekânlarda ise tuğla kullanılmıştır. Tuğla örgülü minaresinde turkuaz ve mor renkli çiniler yer alır.

19. yüzyılın sonuna kadar medrese olarak faaliyetini sürdüren İnce Minareli Medrese, 1956 yılında Taş ve Ahşap Eserler Müzesi olarak hizmete açılmıştır. İçerisinde Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemine ait taş ve ahşap eserler teşhir edilmektedir. 

Çift başlı kartal ve kanatlı melek figürleri

Konum olarak da Alaaddin Tepesi'nin karşısında yer alır.

Konya inanç turizmi açısından önemli bir nokta. Mevlevi yolunun öncüsü Mevlana Celalettin-i Rumi’nin türbesinin bulunduğu şehir.

Mevlana Müzesi (Türbesi): Sultan Selim Camii yanında yer alan müze içerisinde Mevlana’nın türbesi, eskiden derviş hücresi olarak kullanılan odalarda mevlevi geleneğine ait eşyalar ve mevlevi sofrasının canlandırıldığı bir adet mutfak bulunuyor.

Hz. Mevlana 1207 yılında Afganistan’da doğmuş, 1228 yılında ailesi ile Konya’ya gelmiş ve 1273 yılında burada vefat etmiştir. Kendisinde büyük değişikliklere sebep olan Şems-i Tebrizi ile tanışması da 38 yaşında oluyor. Şems-i Tebrizi Türbesi ve Camii de yine Karatay ilçesi sınırları içerisinde Şems parkında bulunmaktadır. 

Şeb-i Arus Törenleri: Şeb-i Arus (Düğün Gecesi) Mevlevilik'te Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin öldüğü gecedir. Mevlana, bu geceyi Allah’a kavuşma gecesi olarak düşündüğü için Düğün Gecesi olarak adlandırır. Ölüm günü 17 Aralık olmakla birlikte her yıl 17 Aralık tarihlerine denk gelen haftalarda "Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri" düzenlenir. 2014 yılı içinde 8-17 Aralık arasında gündüz ve gece olmak üzere günde 2 kez tören gerçekleştirildi.

Günler öncesinden biten biletlerin fiyatları hafta içi gündüz 10 TL, hafta sonu 40 TL idi.

Sırada arkeoloji müzesi var ama önce bir yemek arası verelim.

Bir önceki yazımda fırın kebaptan bahsetmiştim, bu kez de etli ekmek önerisinde bulunacağım. Araştırarak gittiğimiz mekanın kapanma saatine denk gelince yanındaki büyük restoranda yedik yemeğimizi. Etli ekmekleri beğendik lezzeti güzeldi ancak mekanın adını unuttum :( Yer önerisi veremediğim için üzgünüm ama hatırlatmak isterim Konya’ya uğrayınca etli ekmeğinizi ve sac arası tatlınızı yemeği unutmayın :)

Arkeoloji Müzesi: Müzede, Neolitik (cilalı taş), Eski Tunç, Orta Tunç (Asur ticaret kolonileri), Demir (Frig, Urartu), Klasik, Helenistlik, Roma ve Bizans çağlarına ait eserler sergilenmektedir. 1927 yılından itibaren Mevlâna Müzesi’nde teşhir edilen, 1952 yılında İplikçi Câmii’ne taşınan eserler 1962 yılından beri bugünkü Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

Arkeoloji Müzesi'nin görülmeye değer eserleri Roma lahitleridir. Sille Tatköy ve Çumra Alibeyhöyük'de müze tarafından yapılan kabartma kazılarında M.S. 6. yüzyıla ait kilise taban mozaikleri yerinden kaldırılarak müzede teşhir edilmektedir.

(kaynak: http://konya.com.tr/sayfadetay.php?sayfaID=55&lang=tr&ustm=)

Atatürk Müzesi: eskiden Vali Konağı olarak kullanılan binada 1964 yılında "Atatürk Evi-Kültür Müzesi" adıyla ziyarete açılmıştır. İçerisinde Atatürk’ün şahsi eşyaları sergilenmesinin yanında Konya’nın Kurtuluş Savaşımızdaki yeri de fotoğraf ve belgelerle anlatılmaya çalışılmıştır.

Etiketler

Tuğba CEBECİ BENLİ

Yazar Hakkında

Tuğba CEBECİ BENLİ

hayat gezince güzel.. bide sevince..en güzeli de sevdiğinle gezince :)