Google+

Arama formu

Semerkant - 2: Timurlenk’in sihirli dünyası

Bu yazı Gezimanya üyesi nevinsalman tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Semerkant'ta Recistan Meydanı’nın biraz ilerisinde, Timur’un bir savaşta olduğu zamanda eşi Bibi Hanım tarafından yaptırılan Bibi Hanım Camisi’ne doğru, sağlı sollu hediyelik eşya satan dükkânların olduğu yoldan yürüyoruz.

Semerkand

Cami, tamamı çini mozaikle süslü yapı Timur döneminin ihtişamlı bir eseri olsa da bugün çok harap durumda, 60 metre yüksekliğindeki orijinal kubbenin büyük kısmı 7. yüzyılda çökmüş, şu anda gördüğümüz ve “cennet kubbe” olarak anılan kubbe sadece 30 metre.

Semerkand-1

15 bin işçinin, 100 sanatkârın çalıştığı, 100’den fazla da filin kullanıldığı inşaat, Doğu’nun en büyük camisi olması için 5 yılda tamamlanmış. Binaya fillerin rahat girebilmesi için olsa gerek kapı oldukça büyük ve heybetli.

Semerkand-2

Caminin avlusuna girdiğinizde dev boyutlarda mermer bir rahle göreceksiniz, senenin belli günleri Hz Osman’ın dünyanın en eskisi kabul edilen (Şu anda Taşkent’te bir müzede bulunan) ve Timur’un bu camiye hediye ettiği Kur’an-ı Kerim sergilenirmiş.

Semerkand şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Guest house SEASON, B&B Ozod Guest House, Beautiful room in an apartment güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri Апартаменты Registan, Green House, Imran Guest House. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz IZAURA LUX 2, MountainView Hotel, ART Hotel Samarkand gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Lion B&B, Hostel & Guest House Sim-Sim, AHMADJON tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Semerkand aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Semerkand-3

Revakı çevreleyen 480 sütundan sadece ikisi ayakta, duvar süslemeleri harap, çökmüş. Tüm eserler sapasağlam kalmışken bu caminin harap olması inşaatın çok çabuk tamamlanmış olması, hatta ilk namazda insanların başına taşlar düşmüş.

Semerkand-4

Burada da bir efsane var elbette, ben de bayılırım efsanelere bilirsiniz… “Timur’un Hindistan seferi sırasında eşi Bibi Hanım ona sürpriz düşünür ve Asya’nın en büyük camisini yaptırmaya karar verir. Bunun için de İranlı bir mimarı görevlendirir. Bibi Hanım sık sık inşaatın gidişatını kontrol etmek için teftişe gelir, Bibi Hanım’ı gören mimar zaman içinde ona âşık olup çalışamaz hale gelir, aslında sevdiği hatunu bir daha göremeyeceği için inşaatı geciktirmektedir. Timur dönmeden caminin bitmesini isteyen Bibi Hanım, mimara çok kızgındır ve artık azarlar. Mimar, Bibi Hanım’a kendisini bir kerecik olsun öperse inşaatı bitireceğini söyler. Böyle bir şey olamayacağı için Bibi Hanım mimara sarayın en güzel kızlarından birisini sunmak ister. Mimar ona önündeki biri su diğeri beyaz şarap dolu iki kupayı gösterir ve “Bakın bunların ikisinin de rengi aynı ama birisini içtiğimde beni sadece serinletiyor, diğeri ise sarhoş ediyor” cevabını verir. Çaresiz kalan hanım bir öpücüğe izin verir fakat mimarın öpücüğü hanımın yanağında öyle bir iz bırakır ki silinmez. Timur döner, Bibi Hanım bir türlü kocasının yanına çıkamamaktadır, sonunda durumu anlatır. Bibi Hanım minareden atılarak cezalandırılır ve Timur o günden sonra tüm kadınların yüzlerini örtmelerini emreder. Mimara ne oldu derseniz, yakalanmamak için caminin minaresinden atlar ancak birden kanatlanır ve uçar gider… Efsaneye göre mimar Mekke’ye kadar uçar…”

Doğru mudur, efsane midir bilinmez ama caminin tam karşısında göreceğiniz anır mezarda yatıyor. Bibi Hanım’ın Türbesi.

Semerkand-5

Recistan Meydanı’ndaki medreselerin iç avluların etrafındaki tüm odalar artık hediyelik eşya dükkânları ancak daha kaliteli ürünler almak isterseniz Bibi Hanım Camisi’ne doğru giden uzun yolda (bu yolu yürüyemeyen ya da yürümek istemeyenler için golf arabaları servisi mevcut) sağlı sollu daha butik tarzı ve tasarımcı mağazaları bulunuyor. Bibi Hanım Camisi’nin hemen yanında bulunan Semerkant Siyab Çarşısı’nda geleneksel ürünler satılıyor, her türlü gıda, özellikle kuruyemişler, kurutulmuş meyveler bulabileceğiniz harika bir gıda marketinden alışveriş yapabilirsiniz.

Semerkand-6

Yoruldunuz mu? Cami ile çarşı arasındaki tarihî eserler manzaralı kafede bir mola verebilirsiniz.

Semerkand-7

Tabii ihtiyaç molası da olur. Bayanlar siz “Ayollar” kısmına.

Uluğ Bey Rasathanesi, Timur’un torunu Uluğ Bey tarafından 5. yüzyılda yapılmış, yüksek bir tepede, üç katlı olarak yapılan binanın yalnızca yer altındaki kısmı kalmış.

Semerkand-8

Semerkand-9

Burada elde edilen verilere göre, Uluğ Bey saptamayla yılın uzunluğunu 365 gün 5 saat 49 dakika 15 saniye olarak hesaplanmış. Orijinal binanın maketini ve duvarlarındaki harika resimleri, kabartmaları karşısındaki müzede görebilirsiniz.

Semerkand-10

Semerkand-11

Semerkand-12

Gezimizin son ziyareti Şah-ı Zinde Türbesi.

Semerkand-13

O dönemdeki inanca göre İslamiyet uğruna can verenler ölmezmiş, o nedenle de onlara Yaşayan Şah da denirmiş. Burası Timur'un Semerkant’ı alarak başkent yapmasından sonra 14. yüzyılın sonlarında, Afrasiyab Yamacı’na inşa ettirdiği on altı yapıdan oluşan bir külliye. Timur Kusam İbn Abbas için bir türbe ve cami inşa ettirir ve kendi yakınlarının, ordusunda kahramanca savaşarak ölen ya da yararlılık gösteren komutanlarının da kutsal sayılan bu topraklara gömülmesini ister. Uluğ Bey zamanında tamamlanan külliyedeki tüm yapılar geleneksel mimarî tarzda inşa edilmiş, kubbeyle örtülü, kare planlı. Birçok yapıdan oluşan yapılar topluluğunda ahşap işçilikleri, kapıları özellikle kubbeleri, turkuaz renkli iki kubbeyi ve renkli mezarları kaçırmayın.

Semerkand-14

Semerkand-15

Semerkand-16

Semerkand-17

Özbekistan gezimizi tamamlıyor ve gece yarısından hemen sonra kalkacak uçağımız için havaalanına gidiyoruz. Belki dikkat etmişsinizdir, yazımda en çok müthiş, muhteşem, şahane, inanılmaz kelimelerini kullandım ve inanın hiç abartmadım. Özbekistan belki de Orta Asya’nın en önemli ülkesi olduğu kadar, en güzel, gizemli, büyülü masal gibi, rüya gibi bir ülkesi. Tarihî yapıların ihtişamı kadar çöl ortasında yemyeşil bir vaha yaratmış olmaları da beni çok etkiledi. İnsanları samimi, candan ve misafirperver, yemekleri derseniz hem bizim damak tadımıza uygun hem de çok ama çok lezzetli.
 
Bence bu ülkeyi hemen gidilecek ülkeler listenizde üst sıralara yerleştirin.
 
Başka bir ülkede buluşmak üzere sevgiyle…

Yazının birinci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.
Yazının ikinci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz. 
Yazının üçüncü bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.
Yazının dördüncü bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.
Yazının beşinci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.
Yazının altıncı bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.
Yazının yedinci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.
Yazının sekizinci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.
 

Etiketler


nevinsalman kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

nevinsalman

Ankara da doğdum, TED Ankara Koleji ve Gazi Üniversitesi Mimarlık fakültesi mezunuyum. 6 sene Londra'da yaşadım, sonraki yıllarda İstanbul'a yerleştim ve serbest çalıştım. 10 senedir ise kış aylarında İstanbul'da, Mayıs-Aralık 7-8 ay Bodrum’da yaşadıktan sonra artık tamamen Bodrum’lu oldum. Tam bir Bodrum sevdalısıyım, en büyük keyfim seyahat...