Şifalı Termal Kaynak Suyu: Arabat Arrow

Arabat kıyı okundaki şifalı termal kaynak suyu, 1960’ların sonlarında petrol ve doğal gaz sondaj çalışmaları sırasında şans eseri bulunmuştur. 42 ila 45 derece sıcaklığındaki ilk termal kaynak suyu Henichesk kasabasından 10 km uzaklıkta keşfedilmiştir. Bugün o bölgede, 1980’lerde yapılan ve Arabat kıyı oku adı verilen bir şifalı banyo mevcuttur.

1987’de Shchaslyvtseve köyü civarında, sıcaklığı 82 ila 85 derece arasında ve yine aynı mineral bileşiminden müteşekkil ikinci bir termal kaynak suyu keşfedilmiştir. Ukrayna Sağlık Bakanlığı’na bağlı Tıbbi Rehabilitasyon ve Balneoloji (Banyo ile Tedavi Bilimi) Araştırma Enstitüsü’ne göre; bu termal suların içerisinde yüksek oranlarda iyot, bromür ve silisit asit bulunmuştur.  Termal kaynak sularının tıbbi kullanım alanına yönelik göstergeler büyük çeşitlilik arz etmektedir. Bu suların, kalp hastalıklarına, merkezi sinir sistemi hastalıklarına, omurilik sistemi hastalıklarına, jinekolojik rahatsızlıklara, endokrin ve metabolik hastalıklara iyi geldiği düşünülmektedir.

Bu sular, sedef hastalığı da dâhil olmak üzere cilt hastalıklarının tedavisinde de kullanılmaktadır. Suların içeriğinde bulunan yüksek orandaki bromür bileşenleri vasküler-vejetatif distoni, astenik ve nevroz benzeri sendromlara iyi gelmektedir.

Mineral içerik açısından en zengin su, Sivaş Gölü suyudur. Kendine has özelliği sayesinde, buradaki kaynak sularının tıp ve kozmetik endüstrisinde geniş bir kullanım alanı mevcuttur.

Oluşumu ve mineral bileşenleri açısından birbirine benzeyen sadece dört göl vardır dünya üzerinde. Bunlar, ABD’deki Büyük Tuz Gölü, İsrail’deki Ölü Deniz, Türkmenistan’daki Kara Boğa Gölü ve Sivaş Gölü’dür. Her yıl, Azak Denizi’nden Sivaş Gölü’ne 12 milyon ton su dökülmekte ve buharlaşan bu sular, gölün bromür, sodyum, magnezyum ve diğer değerli bileşenlerden oluşan içeriğini zenginleştirmektedir.

Sivaş Gölü’nün tuzlu suyu, Dunaliella Salina isimli bir mikroalgın varlığı sayesinde pembe renktedir. Dunaliella Salina, sadece tuzlu sularda yaşayan bir bitkidir. Bu bitki 30’dan fazla karotenoid barındırdığı için antioksidan özellikleri yönüyle oldukça meşhurdur.

Böylesine bir tuzlu su ortamında ve olağanüstü çevresel şartlar altında (güneş radyasyonu, aşırı sıcaklık ve besin öğeleri eksikliği) her organizmanın yaşaması mümkün değildir. Hayatta kalan organizmalar bunu yüksek oranda karotenoid üretebilmelerine borçludurlar.

Şifalı suların içerisinde en çok beta karoten maddesi bulunur. Beta karoten, A vitamininin bir ürünü olup sadece karoten diye de isimlendirilir. Buna rağmen, yüksek orandaki beta karoten zehirli değildir (ürün veya katkı maddesi olarak kullanıldığı kaynak hariç); çünkü herhangi bir A vitamini sadece gerektiğinde beta karoten üretir. Beta karotenin başlıca fonksiyonları şudur: Beta karoten, anti oksidant ve bağışıklık sisteminin harekete geçiren bir uyarıcıdır. Deride, bezelerde ve mukoza zarında bulunan epitel dokunun oluşumunda hem A vitamini hem de beta karoten büyük bir rol oynar.

Sağlık özellikleri:

Beta karoten, göğüs, cilt, rahim ağzı, akciğer, bağırsak ve mesane kanserinin oluşumunı önleyebilir. Kalp hastalıkları, damar tıkanıklıkları ve felce karşı koruma sağlar.

Beta karoten ayrıca derinin işlevlerini artırarak serbest radikallere ve uyarılara karşı dayanıklılığını yükseltir. Deri pigmentasyonu ve güneş yanığı sürecinde de olumlu katkıları vardır. 

Tuzlu binlerce yıldır var olan bir maddedir. Şifalı tuzlu suyla temasa geçen pembe su bu suyu canlandırıp aktifleştirmektedir. Şifalı tuzlu suyun yüksek bir nüfuz gücü olup, bu suyun içindeki maddeler deri vasıtasıyla kan akışına girer. Bu suyun çalışma mekanizması benzersiz olduğu halde üzerinde yeterince araştırma yapılmamıştır. 

Tuzlu su pluripotansiyel yapıda olup vücuttaki bütün organları canlandırarak iç yapının dengesini sağlar. Ayrıca pembe suyun etkisiyle bağlantılı olarak, tuzlu suyun gençleştirici etkisi de mevcuttur. Yaşlanmayı geciktirerek hücrelerin yapısını iyileştirmektedir. Bu da tuzlu suyu diğer kozmetik gençleştiricilerden ayırmaktadır.

Şifa verici kullanımının yanı sıra, Arabat Kıyı Oku ekoturizme yaptığı katkıyla da benzersizdir. Arabat’ın el değmemiş doğal alanı, ekoturizm noktasında gelecek vaat etmektedir.

Peloyidlerin sağlık özellikleri ile Soliane Gölü’ndeki tuzlu su, Orta Çağ’daki atalarımız tarafından da fark edilmiştir. Kazakların eski dönemlerde yaraları iyileştirmede bu suyu kullandıkları bilinmektedir. Aynı zamanda, Ukrayna’aki en eski şifalı banyo olan “Sanatoriy Hopry” 1889’dan bu yana hizmet vermektedir.

Sülfit ve sulu peloyid ile klorid ve sodyumlu tuzlu su bu şifalı banyoların temelindeki maddelerdir. Tuzlu suda bulunan yüksek orandaki klorid, karbonat ve hidrokarbon, gölü tuzlu ve alkalik bir yapıya büründürmüştür. Bu gölün bir benzerine Avrupa’da rastlamak mümkün değildir.

Araştırmacılar, bromür ve iyot ile alkali bileşenlerinin ve de nadir bir element olan borakyumun varlığını tespit etmişlerdir. Şifalı su bu özelliğini, karotinden ve bir de hormon, folükül ve penisilin gibi özellikler gösteren bileşenlerden almaktadır.

Omurilik sistemi hastalıkları, sinir rahatsızlıkları, kronik iltihaplı jinekolojik rahatsızlıklar, kadınlarda görülen kısırlık, kronik prostat ve diğer bazı hastalıklar, bu suyun içeriğindeki maddeler sayesinde tedavi edilebilmektedir. 

Kherson oblastındaki doğal kaynakların kullanımı sadece faydalı değil, aynı zamanda gereklidir de…

Bölge, iklim ve yeryüzü özellikleri ve su kaynakları yönüyle de benzersiz olup bölgede sanatoryum benzeri tedavi merkezleri konuşlanmıştır. Bu merkezler, pek çok hastalığın tedavisinde uzun yıllara dayanan tecrübeleriyle pek çok insanın şifa bulmasına vesile olmaktadır.

Bölgedeki doğal şartlar ve şifalı sular hem çeşitli hastalıklarla malul kişilere hem de sağlıklı insanlara (turizme ve tehlikeli sporlara ilgi duyanlara) pek çok imkân sunmaktadır. Hastalık ve rahatsızlıkların tedavisinde kademeli egzersiz tekniklerinin kullanılmasıyla bu merkezlerde çok çeşitli rehabilitasyon ve iyileştirme tekniklerine imkan tanınmaktadır.

TUĞÇE YILMAZ

Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur.1997 - 1999 İstanbul Üni