Google+

Arama formu

SIRT ÇANTAMLA AMSTERDAM

Bu yazı Gezimanya üyesi UFUK AKKUŞ tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Amsterdam’a gelmeden önce 3 gecelik rezervasyonumu Booking.com aracılığı ile Amsterdam’ın ünlü caddesi Red Light District’te bulunan Budget Hostel Heart of Amsterdam adlı hostelden gayet uygun bir fiyat yakalayarak yaptım. Otelim gerek konum gerekse temizlik ve güvenlik acısından çok başarılı bir oteldi. Budget Hostel Heart of Amsterdam isimli oteli kesinlikle sırt çantalı gezginlere tavsiye edebilirim.

Amsterdam ilk geldiğimde harika bir şehir havası uyandırdı bende ve gercekten de öyleydi. Central Station’dan ilk çıktığım andan itibaren sıcacık bir atmosfer vardı. Amsterdam Merkez Tren istasyonundan şehrin kalbi konumundaki Dam Meydanı'na yürüyerek 10 dakikada gidilebiliyordu ve bu çok iyi oldu benim için. İlk önce otelimi buldum, yerleştim ve ardından fotoğraf makinemi ve küçük sırt çantamı alarak daldım Amsterdam’ın kanallarıyla ünlü sokaklarına...

Amsterdam

Amsterdam çok farklı bir şehir olmasının yanında kendine özgü mimari evleriyle, kanalları ve kalabalığı ile de muhteşem duygular hissettiriyor insana. İnsanların sıcakkanlı olması ise Amsterdam’ın asıl en muhteşem özelliği idi benim için. Benim için buradaki ilk saatlerimdi. Biraz kanalların aralarında yürüdüm, biraz Dam Meydanı'nda oturdum ve şehir daha ilk dakikalarından itibaren büyülemişti beni. Daha ilk gecemde ise harika gece fotoğrafları yakalamak günün tüm yorgunluğunu almıştı üzerimden. Sonunda artık dinlenme zamanı...

Amsterdam bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Artık Amsterdam’ı gündüz gözüyle gezmek ve otelden aldığım şehir haritası ile farklı mekanlarını keşfetmek zamanı gelmişti. Amsterdam o kadar güzel ve kolay bir şehir ki yürüyerek her tarafa ulaşmak mümkün ve çok da zevkli. Ancak arada metro kullanmak işinizi epey kolaylaştırıyor. Bu arada Amsterdam’da otobüs ve metro 1,70 Euro ve biletin geçerlilik süresi 1 saat.

Amsterdam şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Amsterdam Jewel Canal Apartments, Da Costa Suite, L’artiste Apartment güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri Park Mansion Centre, Jordaan Suite bed and bubbles, Breitner House. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz The Warehouse, Leidse Square Amsterdam Apartments, City Centre VIP Apartments gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Hostel Cosmos Amsterdam, Princess Hostel Leidse Square, Amsterdam Hostel Sarphati tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Amsterdam aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Şehrin için de Begijnhof Evleri ve Spui bölgesi ilk durağımdı. Ardından Ice Bar’a yürüdüm ve çevresini gezdim. Daha sonra Windmill yani büyük yel değirmeninin olduğu bölgeyi gezdim. Artık hava sıcaklığını hissettirmeye başlamıştı ve buradan bir metroya binerek Rijskmuseum’a ve orada bulunan Van Gogh Müzesi'ne geldim. İki müzeyi de gezdim ve müze gezmeyi sevmememe rağmen bu müzeye bayıldım gerçekten. Amsterdam’ da görülmesi gereken yerlerden bir tanesiydi burası da... Müzenin arkasında bulunan bir platform halindeki I Amsterdam yazısı ise turistlerin uğrak noktası. Benim de en beğendiğim bölge burası oldu diyebilirim. Farklı fotoğraflar çektim ve dinlenme imkanı da buldum burada. Mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer olarak ilk sıralarda yer alan bir bölge burası. Buradan çıkışta ise yürüyerek çiçek pazarına gittim. Kalabalık bir Avrupa başkentinde şehri her haliyle yaşamak çok güzel bir deneyim oldu benim için.

Amsterdam-1

Amsterdam gerçekten doyumsuz bir şehirdi ve çok eğlenceliydi. Gece hayatını ise anlatmaya zaten gerek yok. Bilindiği gibi Red Light buranın gece hayatının en yoğun olduğu bölge. Bu arada Rembrandt Meydanı da akşamları en az Dam Meydanı kadar güzel ve hareketli bir meydan. Benim fikrim görülmeden dönülmemesi gereken bir yer olan Rembrandt Meydanı'nda bir kahve içmeden Amsterdam’ı bitirmeyin ve artık Amsterdam yavaş yavaş geride kalıyordu benim için. Yarın Hollanda’nın meşhur balıkçı kasabası ve yerli halkın yaşam yeri olan Marken ve Volendam’a gitmek için hazırlıklarıma başladım bile.

Amsterdam-2

Yine bir Amsterdam sabahı kahvaltımı yapıp doğru Marken ve Volendam yollarına düştüm. Dilerseniz bu kasabalara otobüslerle de ulaşabilirsiniz ancak daha az yer görme ve zamanı yetiştirememe riskine karşı ben bir program yaptım ve tur ile gitmenin daha uygun olacağını düşündüm. Turun bedeli 36 Euro ve çok ekonomik sayılmaz ama Avrupa her zaman pahalı. Ayrıca yel değirmenlerinin olduğu Windmills bölgesine de gidiyorsunuz ve sizi aldıkları gibi yine Central Station önünde bırakıyorlar. Bu durumda tur seçeneği biraz daha cazip gelebiliyor. Marken, kendine özgü ağaçtan yapılmış Hollanda ayakkabılarının üretim yeri olan bir küçük köy diyebilirim. Burada bu ayakkabıların üretim yeri var ve burayı gezip hediyelikler alabiliyorsunuz. Marken’den Volendam’a vapurlarla geçiyorsunuz. Volendam ise daha büyük ve daha kalabalık bir balıkçı kasabası. Peynir üretimi yapılan ve balıkçı kasabası olması ile ünlü olan bu kasabanın daha çok evleri meşhur. Volendam evlerini görmek, burada olmak gerçekten harika bir gün geçirmeme neden oldu. Farklı bir Avrupa kasabası ile karşılaştım ve çok sevdim. Hemen sonrasında yel değirmenlerinin olduğu Windmill bölgesine gittik. Artık gün iyice yorucu olmuştu ama çok farklı bir Hollanda günü yaşadım diyebilirim. Artık Hollanda – Amsterdam günlerim de bitmişti ve yarın sabah erkenden Belçika – Brüksel’ e gitmek üzere hazırlıklarıma başladım...

Volkan3535 kullanıcısının resmi
Volkan3535
Cts, 11/26/2016 - 16:45
Merhabalar. Amsterdam ile ilgili yazinizi begenerek okudum. Paylasim icin tesekkurler. Emege saygi.  Haziran 2017'de Amsterdam'a yanliz gitmek istiyorum. Sorum su; sizce Amsterdam tek basina vakit gecirmek icin uygun bir sehir mi? Tesekkurler 

UFUK AKKUŞ kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

UFUK AKKUŞ

Gezgin, Fotoğrafçı 1977 Karabük doğumlu, Safranbolu da yaşıyor.. Mesleğini çok seven bir sigortacı. Hayallerinin peşinden düştü yollara. Farklı kültürleri tanımayı çok seviyor. Gittiği ülkelerde şehirlerin gece fotoğraflarını çekmek en büyük tutkusu. Özellikle doğa fotoğrafları çok önemli onun için ve Kelebek fotoğrafları olmazsa...